Ana içeriğe geç
Sözlük

canlar ile cümle

canlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ve öğleden sonra saat birde, tamamen canları çıkmış olur.Om één uur 's middags zijn ze dan uitgeput.
Ve öğleden sonra saat birde, tamamen canları çıkmış olur.Persze délután egykor már teljesen kimerültek lesznek.
Ve öğleden sonra saat birde, tamamen canları çıkmış olur.Und dann stürzen sie nachmittags total ab.
Ve öğleden sonra saat birde, tamamen canları çıkmış olur.Và sau đó tại một trong buổi chiều, họ hoàn toàn bị rơi.
Ve öğleden sonra saat birde, tamamen canları çıkmış olur.Y después, a la una de la tarde, están totalmente cansados.
Ve öğleden sonra saat birde, tamamen canları çıkmış olur.А после в един следобяд напълно се сриват.
Ve öğleden sonra saat birde, tamamen canları çıkmış olur.А потом, в час пополудни, они очень голодны.
Ve öğleden sonra saat birde, tamamen canları çıkmış olur.ואז בשעה אחת בצהריים, הם ממוטטים לגמרי.
Ve öğleden sonra saat birde, tamamen canları çıkmış olur.وفي تمام الواحدة ظهراً , جميعهم محطمون .
Ve öğleden sonra saat birde, tamamen canları çıkmış olur.お子さんやお孫さんが お迎えに行った時ぐったりしているのも
Ve şimdi şu gerçekle karşı karşıyayız: Canları yanabilecekEm segundo lugar, iremos assistir à expansão do terrorismo.
Ve şimdi şu gerçekle karşı karşıyayız: Canları yanabilecekIl futuro di questo potrebbe essere un incrocio tra al-Qaeda 2.0 e
Ve şimdi şu gerçekle karşı karşıyayız: Canları yanabilecek무인공격기 조종사,
Ve şimdi şu gerçekle karşı karşıyayız: Canları yanabilecekלטייס מל"ט בין 19 שנלחם
Ve şimdi şu gerçekle karşı karşıyayız: Canları yanabilecekإلى الطيارين الذين حاربوا منذ 19 سنة
Ve şimdi şu gerçekle karşı karşıyayız: Canları yanabilecek兵士から 彼らに命令を下す大将まで
Yeni başlayanlar, canları çıkıncaya kadar çalışırlar ve 15 feet (~5m) tırmanabilirler.남자 초보들은 마치, 계속 몸부림 치면서 거슬러 나아가려 하고 5미터 정도 올라갑니다.
Yeni başlayanlar, canları çıkıncaya kadar çalışırlar ve 15 feet (~5m) tırmanabilirler.9メートルくらい登ります で大体の人は懸垂を15回できますよね?
Yeni başlayanlar, canları çıkıncaya kadar çalışırlar ve 15 feet (~5m) tırmanabilirler.A kezdő srácok csak nyomják neki, nyomják, feljutnak olyan 15 lábnyira (4,5 m).
Yeni başlayanlar, canları çıkıncaya kadar çalışırlar ve 15 feet (~5m) tırmanabilirler.Anfänger preschen und preschen am Anfang einfach irgendwie drauf los und schaffen ungefähr 4,5 m.
Yeni başlayanlar, canları çıkıncaya kadar çalışırlar ve 15 feet (~5m) tırmanabilirler.Beginnende mannen, ze sleuren en ze trekken ze komen een meter of 5.
Yeni başlayanlar, canları çıkıncaya kadar çalışırlar ve 15 feet (~5m) tırmanabilirler.Incepatorii, fac asa mereu, se forteaza, ajung la 5-6metri altitudine.
Yeni başlayanlar, canları çıkıncaya kadar çalışırlar ve 15 feet (~5m) tırmanabilirler.Les gars qui débutent, ils se démènent, ils se démènent, ils montent 4 mètres 50.
Yeni başlayanlar, canları çıkıncaya kadar çalışırlar ve 15 feet (~5m) tırmanabilirler.Los principiantes, se impulsan, se impulsan, llegan a 5 metros de altura (15 pies).
Yeni başlayanlar, canları çıkıncaya kadar çalışırlar ve 15 feet (~5m) tırmanabilirler.Para pemula, mereka merayap dengan tangan mereka bisa naik 15 kaki.
Yeni başlayanlar, canları çıkıncaya kadar çalışırlar ve 15 feet (~5m) tırmanabilirler.Początkujący goście, walczą, walczą i wchodzą do góry na 15 stóp.
Yeni başlayanlar, canları çıkıncaya kadar çalışırlar ve 15 feet (~5m) tırmanabilirler.Začetniki gredo na silo in se dvignejo za 5 metrov.
Yeni başlayanlar, canları çıkıncaya kadar çalışırlar ve 15 feet (~5m) tırmanabilirler.Začínající chlapi to tam namakají, dostanou se do výšky 5 metrů.
Yeni başlayanlar, canları çıkıncaya kadar çalışırlar ve 15 feet (~5m) tırmanabilirler.Začínajúci chalani to tam natlačia, dostanú sa do výšky 5 metrov.
Yeni başlayanlar, canları çıkıncaya kadar çalışırlar ve 15 feet (~5m) tırmanabilirler.Начинаещите катерачи, се набират, набират, и се изкачват на 5 метра нагоре.
Yeni başlayanlar, canları çıkıncaya kadar çalışırlar ve 15 feet (~5m) tırmanabilirler.Начиная учёбу, они обычно поднимаются быстрыми рывками футов на 15 (~ 5 метров).
Yeni başlayanlar, canları çıkıncaya kadar çalışırlar ve 15 feet (~5m) tırmanabilirler.Початківці борсаються, борсаються, поки вилізуть на 4 з половиною метри.
Yeni başlayanlar, canları çıkıncaya kadar çalışırlar ve 15 feet (~5m) tırmanabilirler.מתחילים נוטים להאבק ולהאבק, ומצליחים לטפס 5 מטרים (15 רגל).
Yeni başlayanlar, canları çıkıncaya kadar çalışırlar ve 15 feet (~5m) tırmanabilirler.المبتئدون، أنه مثل ،يضربون، يضربون، يصلون الى علو 15 قدماً.
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.(77:50) уравнял стезю гневу Своему, не охранял души их от смерти, и скот их предал моровой язве;
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.Cum Şi -a dat drum slobod mîniei, nu le -a scăpat sufletul dela moarte, şi le -a dat viaţa pradă molimei;
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.Deu livre curso � sua ira; não os poupou da morte, mas entregou a vida deles � pestilência.
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.Diede sfogo alla sua ira: non li risparmiò dalla morte e diede in preda alla peste la loro vita
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.Dio vía libre a su furor; no eximió sus almas de la muerte; sus vidas entregó a la epidemia
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.frit Løb gav han sin Vrede, skånede dem ikke for Døden, gav deres Liv til Pris for Pest;
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.Han brøt vei for sin vrede, sparte ikke deres sjel for døden, overgav deres liv til pesten.
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.Ia tidak menahan kemarahan-Nya atau menyayangi hidup mereka, tetapi membinasakan mereka dengan penyakit sampar
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.Il donna libre cours à sa colère, Il ne sauva pas leur âme de la mort, Il livra leur vie à la mortalité;
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.그 노를 위하여 치도하사 저희 혼의 사망을 면케 아니하시고 저희 생명을 염병에 붙이셨으며
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.Ngài mở lối cho cơn giận Ngài, Chẳng dong thứ linh hồn họ khỏi chết, Bèn phó mạng sống chúng nó cho dịch hạch;
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.Prosto pot je napravil svoji jezi, smrti ni ubranil njih duš in življenje njih je izročil kugi.
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.Spravil svojemu hnevu cestu, neušetril ich duše od smrti a ich statok vydal napospas moru.
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.Uprostrannil stezku prchlivosti své, neuchoval od smrti duše jejich, ano i na hovada jejich mor dopustil.
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.Utat tört haragjának, s nem tartotta meg a haláltól lelköket, és életöket döghalálnak veté.
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.Wyprostował ścieżkę gniewowi swemu, nie zachował od śmierci duszy ich, i na bydło ich powietrze dopuścił;
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.Zo ging Zijn toorn over heel Egypte. Hij beschermde hen niet tegen de dood, maar gaf hen prijs aan de pest.
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.Изравни пътя за гнева Си, Но пощади от смърт душата им, Но предаде на мор живота им;
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.יפלס נתיב לאפו לא חשך ממות נפשם וחיתם לדבר הסגיר׃
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.‎مهد سبيلا لغضبه. لم يمنع من الموت انفسهم بل دفع حياتهم للوبإ
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.他 為 自 己 的 怒 氣 修 平 了 路 、 將 他 們 交 給 瘟 疫 、 使 他 們 死 亡
Yol verdi öfkesine, Canlarını ölümden esirgemedi, Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.他 為自己 的 怒氣 修平 了 路 、 將他們交給 瘟疫 、 使 他 們 死亡
Yöneticileri avını parçalayan kurt gibidir. Haksız kazanç elde etmek için kan döküyor, canlara kıyıyorlar.Furstarna därinne äro såsom rovgiriga vargar; de utgjuta blod och förgöra själar för att skaffa sig vinning.
Yöneticileri avını parçalayan kurt gibidir. Haksız kazanç elde etmek için kan döküyor, canlara kıyıyorlar.그 가운데 그 방백들은 식물을 삼키는 이리 같아서 불의의 이를 취하려고 피를 흘려 영혼을 멸하거늘
Yöneticileri avını parçalayan kurt gibidir. Haksız kazanç elde etmek için kan döküyor, canlara kıyıyorlar.Князья у нее как волки, похищающие добычу; проливают кровь, губят души, чтобы приобрести корысть.
Yöneticileri avını parçalayan kurt gibidir. Haksız kazanç elde etmek için kan döküyor, canlara kıyıyorlar.שריה בקרבה כזאבים טרפי טרף לשפך דם לאבד נפשות למען בצע בצע׃
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
canlar ile cümle - Sayfa 13 - canlar kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App