Ana içeriğe geç
Sözlük

cankurtaran ile cümle

cankurtaran kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Cankurtaran başkalarına yardım etmek hiç hazırdır.The lifeguard is ever ready to help others.
Cankurtaran yüksek kaliteli malzemelerden yapılmış olmalıdır.The life preserver must be made of high quality materials.
Cankurtaran sandalları nerede?Where are the lifeboats?
O bir cankurtaran.He's a lifeguard.
Ben bir cankurtaranım.I'm a lifeguard.
Büyük gemilerin hepsi bir cankurtaran ile donatılmıştır.Large ships are all equipped with a lifeboat.
Bir cankurtarana ihtiyacın var.You need an ambulance.
Cankurtaran henüz görevde olmamasına rağmen yüzmeye gitmeye teşvik edildim.I was tempted to go swimming even though the lifeguard was not yet on duty.
Tom yerel bir yüzme havuzunda bir cankurtaran.Tom is a lifeguard at the local swimming pool.
Tom yaz boyunca bir cankurtaran olarak çalıştı.Tom worked as a lifeguard during the summer.
Cankurtaranlar kırmızı ışıklarda durmak zorunda değiller ama genellikle yavaşlarlar.Ambulances don't have to stop at red lights, but they usually slow down.
Bu gemide kaç tane cankurtaran sandalı var.How many lifeboats are on this ship?
Kumsalda cankurtaran yok.There isn't a life guard at the beach.
Tom cankurtaran göreve başlayıncaya kadar suya girmek istemiyor.Tom doesn't want to get into the water until the lifeguard goes on duty.
Cankurtaranlar henüz görevde değil.Lifeguards are not yet on duty.
Cankurtaranlar 9.30'da göreve gider.Lifeguards go on duty at 9:30.
Görevli cankurtaran yok.There's no lifeguard on duty.
Bir cankurtaran yeleğin yok.You don't have a life jacket.
Mary bir cankurtarandır.Mary is a lifeguard.
Tom geçen yaz cankurtaran olarak çalıştı.Tom worked as a lifeguard last summer.
Cankurtaranlar her yıl ABD'deki kıyı akıntılarından on binlerce insanı kurtarıyor.Lifeguards rescue tens of thousands of people from rip currents in the U.S. every year.
Tom geçen yaz bir cankurtarandı.Tom was a lifeguard last summer.
Havuzda görevlendirilmiş bir cankurtaran var mı?Is there a lifeguard posted at the pool?
Tom ve Mary cankurtaranlar.Tom and Mary are lifeguards.
Cankurtaran başkalarına yardım etmeye her zaman hazırdır.The lifeguard is ever ready to help others.
Cankurtaran, kadını kayalıklara taşıdı ve fena şekilde yaralandığını gördü” dedi.The lifeguard got her on the reef and he noticed she was severely wounded."
Bir cankurtaran uzaktan bize doğru koşmaya çalışıyordu.A rescuer was running up to us from afar.
Sahilde cankurtaran olarak görevlidir.He is the beach's lifeguard.
Cankurtaran Botu 5A Yalnızca Acil Durumlar İçin Kullanın(screaming)
- Amcam cankurtaranken bir kere denemiştim efendim.I tried it once with my uncle when i was a nipper sir.
Arnavutluk'ta, cankurtaranlar gerçek sahiller yerine daha çok televizyonda görülüyorlar.In Albania, lifeguards are more likely to be seen on TV than at an actual beach.
Cankurtaranlar polis tarafından göreve alınıp gönüllü olarak çalışıyorlar.The lifeguards are recruited by the police and work on a volunteer basis.
Tuna: Avrupa’nın CankurtaranıThe Danube: A European Lifeline
İnsan ve Cankurtaranları (Man and His Lifebelts), New York, Reynal & Hitchcock, 1938, 340p.Man and His Lifebelts, New York, Reynal & Hitchcock, 1938, 340p.
Ayrıca Cankurtaran Geçidi'nden geçen yola kıyasla 12 kilometre kısadır.Finally, it shortened the existing route by about 12 km (7.5 mi).[4][5]
Cankurtaran (kişi)FÜR RETTUNGSTAT).
Cankurtaran Larry: Hep kas geliştirir.Rainer Frenkel: Immer auf dem Sprung.
M718A1 – Ön cephe cankurtaran modeli.M718A1 - Versión ambulancia.
Askerden dönünce Cankurtaran’da bir iplik fabrikasında çalışmaya başladı.Tras la guerra comenzó a trabajar en una ferretería.
Cankurtaranlar kırmızı ışıklarda durmak zorunda değiller ama genellikle yavaşlarlar.Машины скорой помощи не должны останавливаться на красный свет, но они, как правило, замедляют ход.
Sahilde cankurtaran olarak görevlidir.Работал спасателем на пляже.
M718A1 – Ön cephe cankurtaran modeli.M718A1 — Фронтовой санитарный вариант.
Kıyı şehirlerinden birinde cankurtaran olarak çalıştı ve kazandığı parayla da ülkeyi gezdi.Ему удалось устроиться спасателем на пляж в местном курортном городе и заработать на путешествие по стране.
Cankurtaran, kadını kayalıklara taşıdı ve fena şekilde yaralandığını gördü” dedi.Охрана их хорошо знала в лицо и пропустила."
M718 – Ön cephe cankurtaran modeli.M718 — Фронтовой санитарный вариант.
Cankurtaran Larry: Hep kas geliştirir.Cher Lloyd - Ao Vivo.
M718A1 – Ön cephe cankurtaran modeli.K277A1, Posto de comando.
Cankurtaran sandalları nerede?Waar zijn de reddingsboten?
Askerden dönünce Cankurtaran’da bir iplik fabrikasında çalışmaya başladı.Po powrocie z frontu nadal pracował w Fabryce Wagonów.
Cankurtaran (kişi)The Rescue (ang.).
Cankurtaran (kişi)«Рятувальники» (англ.
Cankurtaranların müdahalesi ile ambulansa bindi ve taşıma sırasında öldü.Po příjezdu záchranářů sama zkolabovala a musela být ošetřena v sanitním voze.
Olay yerine polis ve bir cankurtaran vardıktan sonra, Selena yerel bir hastaneye taşındı.După sosirea ambulanței și a poliției, Selena a fost transportată la un spital local.
Bondi takımını 35 kişilik cankurtaran grubu oluşturmaktadır.Kolmesta viiteen pelastusyksikköä muodostavat pelastusjoukkueen.
Cankurtaran (kişi)Pelastusarmeijan).
Askerden dönünce Cankurtaran’da bir iplik fabrikasında çalışmaya başladı.Päästäkseen armeijaan hän valehteli ikänsä värväystoimistossa.
Cankurtaran (kişi)Sygehjælper (militær).
Bondi takımını 35 kişilik cankurtaran grubu oluşturmaktadır.Udrustet med redningsflåde og redningsudstyr til 25 personer.
Olay yerine polis ve bir cankurtaran vardıktan sonra, Selena yerel bir hastaneye taşındı.Sau khi xe cấp cứu và cảnh sát tới hiện trường, Selena được chở tới một bệnh viện địa phương.
Cankurtaran (kişi)救済者か。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod