Ana içeriğe geç
Sözlük

canavar ile cümle

canavar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bölüm Sonu Canavarı ise 7.4/10 puan vermiştir.Die ICV-EUiA erreichte 7,4 Prozent und zehn Sitze.
Andromeda bir kayaya zincirle bağlanır ve canavarın gelişini bekler.Andromeda wurde schließlich an einen Felsen gekettet und erwartete ihr grausames Schicksal.
Sonunda Siegfried canavarı öldürmeyi başarır.Somit kann Hunding Siegmund töten.
XYZ canavarları oyuna tanıtılır.Xyz-Monster können auch Effektmonster sein.
Aşık canavarlar onun arkadaşıdır.Eines der Wesen wird sein Freund.
Genç canavarları sevmez ve kendisi bir cellattır.Sie beschäftigt sich gerne mit Kindern und sie ist eine Kupplerin.
8 Gördüğün canavar bir zamanlar vardı, ama şimdi yok.Ein Jahr zuvor war bereits die Debütsingle Que Si, Que No erschienen.
Yolculuk boyunca hacılar çeşitli hayaletler, canavarlar ve benzeri mitik yaratıklar ve yerlerle karşılaşırlar.Auf dem Weg nach draußen begegnen sie verschiedenen Monster und Gespenstern.
Ama Simon artık kendisini bir canavar olarak görmektedir.Claire schickt sich nun an, selbst eine Monsterjägerin zu werden.
Tazmanya canavarı bir doğaüstü yaratık mı?Le diable de Tasmanie est-il un être surnaturel ?
Kamiya'nın asıl vizyonu canavarların birbirlerine karşı savaşmasıydı.En effet, la vision de base de Kamiya était des combats entre monstres.
Oyuncu daha fazla yaratıkla savaştıkça, daha fazla bilgi canavarlar kitabına (bestiary) eklenir.Lorsque le joueur combat davantage de créatures, de nouvelles informations sont ajoutées dans le bestiaire.
Tasmanya ve Avustralya, Tasmanya canavarlarının ihracını yasaklamıştır.La Tasmanie et l’Australie en interdisent l’exportation.
Burası Jason'un bir canavarı devirdiği yerdir.C’est là que Jason terrassa un monstre.
Aynı zamanda bir Tazmanya canavarı hayatı boyunca yavaşça büyüyen tek bir takım dişe sahiptir.Un diable de Tasmanie a également un jeu de dents qui croissent doucement tout le long de sa vie.
Bunlardan "aşk canavarı", "Bad Romance"in altında yatan canavardır.Un de ses « monstres » est celui de l’amour, symbolisé par Bad Romance.
Genç canavarlar ağaçlara tırmanabilirler ama bu irileştikçe daha zor hale gelir.Jeune, il peut grimper aux arbres, mais cela devient plus difficile lorsqu’il grandit.
Sonunda canavarın öldürüldüğünü gördüm.Elle est ensuite apparemment tuée par le monstre.
Tasmanya canavarı 1941'de koruma altına alında ve nüfusu yavaşça kendini toparladı.Le diable de Tasmanie a été légalement protégé en 1941 et la population s’est doucement rétablie.
Soğuk Hoth gezegeninde yaşayan bir kar canavarıdır.Un Wampa est un monstre des glaces carnivore vivant dans les grottes de la planète Hoth.
Bu bir canavar.C'est le monstre.
Jack sanki bir hayalet ya da canavar gibi betimlenmiştir.Il était souvent décrit comme un spectre ou un monstre.
Canavara dönmeyi kendileri istiyorlardı.Pour affoler le monstre.
Korkunun Canavarları.Les Monstres.
Bu canavar size hayalet fırlatır.Cette démarche plut au monstre.
Kurabiye Canavarı : "Cookie Monster" uyarlamasıdır.C'est pourquoi il est surnommé également le « Cookie Monster ».
Sonunda Siegfried canavarı öldürmeyi başarır.Alors Siegfried tue le nain.
Bilinen son denizaşırı canavar 2004 yılında Kaliforniya'da öldü.L'espèce de souris la plus récemment découverte l'a été en 2004 à Chypre.
Eddie ve canavarlarla pek anlaşamaz.Ne doit pas être confondu avec Des hommes et des monstres.
Ayrıca canavarları üstüne çekme özelliği sayesinde gruplarda çok faydalı olurlar.Il possède aussi un skill pour attirer les monstres sur lui, très utile en groupe.
İnsanlar ve canavarlar arasındaki savaş onun yüzünden başlamıştır.La guerre entre humains et démons ne fait que commencer.
Sonunda insanlar ve canavarlar dost olurlar.Les terriens et les végans deviennent amis.
Sonunda korkunç canavar yok olur.Fini les monstres.
İlk Tasmanyalı yerleşimciler tadının dana etine benzediğini söyledikleri Tasmanya canavarını yiyorlardı.Les premiers colons tasmaniens mangeaient du diable, qui aurait le goût de veau.
Wetigoları insanları kaçırıp yiyen dev canavarlar diye anlatırlar.Ogres : hommes monstrueux dévorant les enfants.
Ancak birden karşısına canavarlar çıkar.Tout devant, un monstre nous regarde.
Göl Canavarının Laneti (İng.In the Domain of Lake Monsters.
Monroe konuşabilir, canavarları görebilir.Il peut voir les fantômes et les monstres.
Bölüm Sonu Canavarı.Article détaillé : Le Monstre.
Mehen kayığı; karanlık canavarlardan korurdu.Charybde garde la Mer des Monstres.
Ama canavar da o an çok sinirlidir.Mais la bête revient furieuse.
Canavarlar Yaratıklar Manyaklar.Ces derniers tombent vers des créatures monstrueuses.
Canavar yaralanıyormuş ama bu yaraları hiç de ölümcül değilmiş.Le monstre marin a reçu une blessure mortelle mais cette blessure est guérie.
Bunun yanında belirli eşyaları düşürmek için de oyundaki canavarlar avlanabilir.Les chasseurs et les monstres peuvent aussi bien utiliser des capacités particulières pendant le jeu.
Kahrolası kulağa hoş geliyor, küçük canavarlar başardı.") şeklinde duyurdu.Cela sonne trop bien, nous avons réussi petits monstres »,.
Canavarlar Denizi, Percy Jackson & Olimposlular serisinin ikinci kitabıdır.Le navire apparaît dans le deuxième tome de la série littéraire Percy Jackson, La Mer des monstres.
Bir nevi Frankenstein canavarının Deadpool versiyonudur.Son aspect est basé sur le monstre de Frankenstein.
Canavarın gülüşü zalimdi.La sonrisa del monstruo era cruel.
Göl Canavarının Laneti (İng.La maldición del monstruo del lago).
(Nina Lykke ile editör) Canavarlar, Tanrıçalar ve Sayborglar Arasında.Con Nina Lykke) Entre Monstruos, Diosas y Cyborgs.
İki özelliği vardır; yemek yemeyi çok sever ve canavarlardan çok korkar.Hay dos cosas que tienen en común que les encanta comer y siempre tienen miedo de los monstruos.
Bu bir canavar.Es un monstruo.
Canavarları pek sevmez.¿Te gustan los monstruos?
Iku-Turso, kötü niyetli deniz canavarı; Tursas ile muhtemelen aynı.Iku-Turso, un monstruo marino malévolo, posiblemente sea otro nombre de Tursas.
Korkunun Canavarları.Los monstruos monstruosos.
Öte yandan, inanışa göre gölde bir canavar yaşamaktadır.Se dice que en el fondo de la laguna aun vive el monstruo.
Adventistler arasında canavarın işaretinin henüz verilmediği bilhassa vurgulanmaktadır.Es un punto de énfasis entre los Adventistas de que la marca de la bestia aún no ha sido dado.
Tam bu sırada Arbace yeni bir haberle gelir; İdamante canavarı öldürmüştür.Arbaces trae la noticia de que Idamante ha matado al monstruo.
Poseidon da Troya'a bir deniz canavarı saldırtır.Antes de la guerra de Troya, Poseidón envió un monstruo marino a atacar Troya.
Kurabiye Canavarı : "Cookie Monster" uyarlamasıdır.Barrio Sésamo «Cookie Monster curbs cookie habit».
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod