canın ile cümle
canın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Acı çektiklerinde, imkanı varsa başkalarının canını sıkmak istemezler.Если они испытывают боль, то, если могут, не хотят обременять этим других.
Açık kaynak? Vay canına.Código abierto..!!? .
Açık kaynak? Vay canına.Ανοιχτού κώδικα; Ουάου.
Ah! Birinin kutsal ismini nasıl canın istediği gibi söylersin?Почему ты играешь с чужим священным именем, как хочешь?
Akılsızın ağzı kendisini mahveder, Dudakları da canına tuzaktır.A boca do tolo é a sua própria destruição, e os seus lábios um laço para a sua alma.
Akılsızın ağzı kendisini mahveder, Dudakları da canına tuzaktır.A bolondnak szája az õ romlása, és az õ beszédei az õ életének tõre.
Akılsızın ağzı kendisini mahveder, Dudakları da canına tuzaktır.Dårens mun är honom själv till olycka, och hans läppar äro en snara hans liv.
Akılsızın ağzı kendisini mahveder, Dudakları da canına tuzaktır.Dårens munn er til ulykke for ham selv, og hans leber er en snare for hans liv.
Akılsızın ağzı kendisini mahveder, Dudakları da canına tuzaktır.Der Mund des Narren schadet ihm selbst, und seine Lippen fangen seine eigene Seele.
Akılsızın ağzı kendisini mahveder, Dudakları da canına tuzaktır.Gura nebunului îi aduce pieirea, şi buzele îi sînt o cursă pentru suflet. -
Akılsızın ağzı kendisini mahveder, Dudakları da canına tuzaktır.미련한 자의 입은 그의 멸망이 되고 그 입술은 그의 영혼의 그물이 되느니라
Akılsızın ağzı kendisini mahveder, Dudakları da canına tuzaktır.La boca del necio es su propia ruina; sus labios son la trampa de su vida
Akılsızın ağzı kendisini mahveder, Dudakları da canına tuzaktır.La bocca dello stolto è la sua rovina e le sue labbra sono un laccio per la sua vita
Akılsızın ağzı kendisini mahveder, Dudakları da canına tuzaktır.La bouche de l`insensé cause sa ruine, Et ses lèvres sont un piège pour son âme.
Akılsızın ağzı kendisini mahveder, Dudakları da canına tuzaktır.Miệng kẻ ngu muội là sự bại hoại của nó; Môi nó vốn một cai bẫy gài linh hồn của nó.
Akılsızın ağzı kendisini mahveder, Dudakları da canına tuzaktır.Miệng kẻ ngu_muội là sự bại_hoại của nó ; Môi nó vốn một cai bẫy gài linh_hồn của nó .
Akılsızın ağzı kendisini mahveder, Dudakları da canına tuzaktır.Oma suu on tyhmälle turmioksi ja omat huulet ansaksi hänelle itselleen.
Akılsızın ağzı kendisini mahveder, Dudakları da canına tuzaktır.Tåbens Mund er hans Våde, hans Læber en Snare for hans Liv.
Akılsızın ağzı kendisini mahveder, Dudakları da canına tuzaktır.Ucapan orang bodoh menghancurkan dirinya; ia terjerat oleh kata-katanya
Akılsızın ağzı kendisini mahveder, Dudakları da canına tuzaktır.Usta bedakova so mu v pogubo in ustne njegove so zadrge duši njegovi.
Akılsızın ağzı kendisini mahveder, Dudakları da canına tuzaktır.Ústa blázna k setření jemu, a rtové jeho osídlem duši jeho.
Akılsızın ağzı kendisini mahveder, Dudakları da canına tuzaktır.Ústa blázna sú jeho zkazou, a jeho rty osídlom jeho duši.
Akılsızın ağzı kendisini mahveder, Dudakları da canına tuzaktır.Usta głupiego są upadkiem jego, a wargi jego sidłem duszy jego.
Akılsızın ağzı kendisini mahveder, Dudakları da canına tuzaktır.Zijn grote mond breekt hem op en hij raakt verstrikt in zijn eigen woorden.
Akılsızın ağzı kendisini mahveder, Dudakları da canına tuzaktır.Το στομα του αφρονος ειναι ο αφανισμος αυτου, και τα χειλη αυτου παγις εις την ψυχην αυτου.
Akılsızın ağzı kendisini mahveder, Dudakları da canına tuzaktır.Устата на безумния са погибел за него, И устните му са примка за душата му.
Akılsızın ağzı kendisini mahveder, Dudakları da canına tuzaktır.Язык глупого – гибель для него, и уста его – сеть для души его.
Akılsızın ağzı kendisini mahveder, Dudakları da canına tuzaktır.פי כסיל מחתה לו ושפתיו מוקש נפשו׃
Akılsızın ağzı kendisini mahveder, Dudakları da canına tuzaktır.فم الجاهل مهلكة له وشفتاه شرك لنفسه.
Akılsızın ağzı kendisini mahveder, Dudakları da canına tuzaktır.愚 昧 人 的 口 、 自 取 敗 壞 . 他 的 嘴 、 是 他 生 命 的 網 羅
Akılsızın ağzı kendisini mahveder, Dudakları da canına tuzaktır.愚昧 人 的 口 、 自取 敗壞 . 他 的 嘴 、 是 他 生命 的 網羅
Ama Albay Mustang ve birligi sayesinde canını kurtarmayı ba,sardı.- men Mustang og hans mænd - - reddede hans liv.
Ama Albay Mustang ve birligi sayesinde canını kurtarmayı ba,sardı.-men överste Mustang och hans män- -räddade hans liv.
Ama Albay Mustang ve birligi sayesinde canını kurtarmayı ba,sardı.Mustang y sus hombres intervinieron y salió con vida.
Ama Albay Mustang ve birligi sayesinde canını kurtarmayı ba,sardı.-mutta eversti Mustangin ansiosta hän selvisi hengissä.
Ama kötü kişi, yaptığı kötülükten döner, adil ve doğru olanı yaparsa, canını kurtaracaktır.Dar dacă cel rău se întoarce dela răutatea lui şi face ce este drept şi bine, îşi va păstra sufletul viu.
Ama kötü kişi, yaptığı kötülükten döner, adil ve doğru olanı yaparsa, canını kurtaracaktır.만일 악인이 그 행한 악을 떠나 법과 의를 행하면 그 영혼을 보전하리라
Ama kötü kişi, yaptığı kötülükten döner, adil ve doğru olanı yaparsa, canını kurtaracaktır.Og når en ugudelig vender om fra sin ugudelige ferd og gjør rett og rettferdighet, da skal han berge sitt liv.
Ama kötü kişi, yaptığı kötülükten döner, adil ve doğru olanı yaparsa, canını kurtaracaktır.Si le méchant revient de sa méchanceté et pratique la droiture et la justice, il fera vivre son âme.
Ama kötü kişi, yaptığı kötülükten döner, adil ve doğru olanı yaparsa, canını kurtaracaktır.Y si el impío se aparta de la maldad que hizo, y practica el derecho y la justicia, hará vivir su alma
Ama kötü kişi, yaptığı kötülükten döner, adil ve doğru olanı yaparsa, canını kurtaracaktır.ובשוב רשע מרשעתו אשר עשה ויעש משפט וצדקה הוא את נפשו יחיה׃
Ama kötü kişi, yaptığı kötülükten döner, adil ve doğru olanı yaparsa, canını kurtaracaktır.واذا رجع الشرير عن شره الذي فعل وعمل حقا وعدلا فهو يحيي نفسه.
Ama kötü kişi, yaptığı kötülükten döner, adil ve doğru olanı yaparsa, canını kurtaracaktır.再 者 、 惡 人 若 回 頭 離 開 所 行 的 惡 、 行 正 直 與 合 理 的 事 、 他 必 將 性 命 救 活 了
Ama kötü kişi, yaptığı kötülükten döner, adil ve doğru olanı yaparsa, canını kurtaracaktır.再者 、 惡人 若 回 頭離開 所 行 的 惡 、 行 正直 與 合理 的 事 、 他 必 將 性命 救 活了
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.Ale Pavel zavolal veľkým hlasom a povedal: Neurob si ničoho zlého, lebo sme všetci tu!
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.Dar Pavel a strigat cu glas tare: ,,Să nu-ţi faci nici un rău, căci toţi sîntem aici.``
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.I zkřikl naň Pavel hlasem velikým, řka: Nečiň sobě nic zlého, však jsme teď všickni.
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.바울이 크게 소리질러 가로되 네 몸을 상하지 말라 우리가 다 여기 있노라 하니
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.Lecz Paweł zawołał głosem wielkim, mówiąc: Nie czyń sobie nic złego: bo jesteśmy sami wszyscy.
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.Mais Paul cria d`une voix forte: Ne te fais point de mal, nous sommes tous ici.
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.Ma Paolo gli gridò forte: «Non farti del male, siamo tutti qui»
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.Mas Paulo bradou em alta voz, dizendo: Não te faças nenhum mal, porque todos aqui estamos.
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.Men Paulus råbte med høj Røst og sagde: "Gør ikke dig selv noget ondt; thi vi ere her alle."
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.Men Paulus ropade med hög röst och sade: »Gör dig intet ont; ty vi äro alla här.»
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.Men Paulus ropte med høi røst: Gjør dig ikke noget ondt! vi er her alle.
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.Mutta Paavali huusi suurella äänellä sanoen: "Älä tee itsellesi mitään pahaa, sillä me kaikki olemme täällä".
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.Nhưng Phao-lô kêu người lớn tiếng rằng: Chớ làm hại mình; chúng ta đều còn cả đây.
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.Nhưng_Phao - lô kêu người_lớn tiếng_rằng : Chớ làm hại mình ; chúng_ta đều còn cả đây .
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi."Niet doen!" schreeuwde Paulus. "Doe uzelf geen kwaad! Wij zijn allemaal nog hier!"
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.Pál azonban nagy fenszóval kiáltá, mondván: Semmi kárt ne tégy magadban; mert mindnyájan itt vagyunk!
İlgili Sayfalar