canın ile cümle

canın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kleopatra ise birkaç gün sonra aynı şekilde canına kıydı.Клеопатра го следва дни по-късно.
Hiçbiri, ona canını vermez.Никой нищо нема да ви стори.
Her zaman "Annem bunu gördüğünde sizin canınıza okuyacak!" der.Uvijek pitam mamu kada ćeš doći ...
Bu arada Grimsrud Jean'ı, canını sıktığı için öldürmüştür.Grimsrud je ubio Jerryjevu suprugu zbog toga što ga je jednostavno živcirala.
İnsanların canını almakla görevlidir.Vama su potrebne žrtve!
Hiçbiri, ona canını vermez.Nič ho nerobí šťastným.
Alice de zor durumdadır ve Don ona yardım edemeyerek kendi canını kurtarır ve kaçar.Vtedy sa nenápadne priplavil Will a pomohol jej utiecť.
Brutus'un Octavianus'u yenmesine karşın, Antonius, kendi canına kıyan Cassius'u yendi.Hoci Brutus porazil Octaviana, Antonius porazil Cassia, ktorý spáchal samovraždu.
21 yaşındaki cesur savaşçımız canından değerli tuttuğu toprağı uğruna kahramanca öldü."Zomrieť v prvých radoch je krásne, ak padne v boji chrabrý, statočný muž, bojujúci za svoju vlasť.
Fakat yeniçeriler tarafından çok tutulmaktaydı ve bunun için canına dokunulması uygun görülmemekteydi.Viselo však pre ňu veľmi vysoko, nedosiahla na neho a musela si nechať prejsť chuť.
Canını azaltmak için, iki çatı bulunmaktadır.Na zavlažovanie slúžili dve studne.
Etkisi biten felaketin sonunda sadece bir küçük grup canını kurtarabilmişti.Jeho priateľom sa z neho podarilo zachrániť len menšiu časť.
Canınız ne istiyorsa, onu yapın.Ta pa naj potem naredi z njim, kar ga bo volja.
Muoth canına kıyar ve ölür.Zaradi tega trpi in umre.
Sizin kendi evinizdeki misafir sizi rencide eder, canınızı sıkarsa siz de ona karşı zalimce davranın.Jei svečias tavo namuose jus pykdo, elkitės su jais žiauriai ir be pasigailėjimo.
Kleopatra ise birkaç gün sonra aynı şekilde canına kıydı.Dar kelias dienas pasikamavusi mirė ir Liusė.
Tekrar canınız yanar.Galima susirgti pakartotinai.
35:12 Takip edileni koru, gerekirse takip edenin canını al Deut.5:12–21) kirjeldab, allub ta surmale ja mööduvusele.
Canını zor kurtaran Nadir Han, bütün ağırlıklarını bırakarak kaçtı.Refugio jõupingutused poja tagasivõitmiseks jooksevad aina luhta, mis tõukab ta masendusse ja ta kaotab töö.
150 yıl boyunca balina avcilarından canını kurtarmış olabilir.150년의 고래사냥에서 살아 남은 것이지요.
150 yıl boyunca balina avcilarından canını kurtarmış olabilir.Den kunne have overlevet 150 års hvalfangst.
150 yıl boyunca balina avcilarından canını kurtarmış olabilir.Dia mungkin telah bertahan selama 150 tahun dari penangkapan ikan paus.
150 yıl boyunca balina avcilarından canını kurtarmış olabilir.Elle pourrait avoir survécu 150 ans de pêche à la baleine.
150 yıl boyunca balina avcilarından canını kurtarmış olabilir.Er könnte 150 Jahre Walfang überlebt haben.
150 yıl boyunca balina avcilarından canını kurtarmış olabilir.Hij zou 150 jaar walvisjacht kunnen hebben overleefd.
150 yıl boyunca balina avcilarından canını kurtarmış olabilir.Mohla přežít 150 let lovu velryb.
150 yıl boyunca balina avcilarından canını kurtarmış olabilir.Możliwe, że przeżył 150 lat wielorybnictwa.
150 yıl boyunca balina avcilarından canını kurtarmış olabilir.Nó có thể đã sống sót qua 150 năm nghề đánh bắt cá voi.
150 yıl boyunca balina avcilarından canını kurtarmış olabilir.Poderia ter sobrevivido a 150 anos de caça à baleia.
150 yıl boyunca balina avcilarından canını kurtarmış olabilir.Potrebbe essere sopravvissuta a 150 anni di caccia alla balena.
150 yıl boyunca balina avcilarından canını kurtarmış olabilir.Prežila 150 rokov lovu veľrýb.
150 yıl boyunca balina avcilarından canını kurtarmış olabilir.Pudo haber sobrevivido a 150 años de cacerías.
150 yıl boyunca balina avcilarından canını kurtarmış olabilir.Se on saattanut selvitä 150 vuotta valaanpyyntiä.
150 yıl boyunca balina avcilarından canını kurtarmış olabilir.Se poate să fi supravieţuit timp de 150 de ani de vânătoare de balene.
150 yıl boyunca balina avcilarından canını kurtarmış olabilir.Túlélhetett 150 évnyi bálnavadászatot.
150 yıl boyunca balina avcilarından canını kurtarmış olabilir.Може да е оцелял 150 години на китолов.
150 yıl boyunca balina avcilarından canını kurtarmış olabilir.Можливо, він пережив 150 років полювання на китів.
150 yıl boyunca balina avcilarından canını kurtarmış olabilir.Он смог выжить после 150 лет охоты на китов.
150 yıl boyunca balina avcilarından canını kurtarmış olabilir.יכול להיות שהוא שרד 150 שנות ציד לווייתינים.
150 yıl boyunca balina avcilarından canını kurtarmış olabilir.وقد استطاع ان يستمر في الابحار طول تلك المدة
150 yıl boyunca balina avcilarından canını kurtarmış olabilir.そして今一番の脅威は北の氷の消失です
21. yüzyıl parası elde ettik ve bu çığır açıcı bir olaydı. Vay canına!Dat was baanbrekend.
21. yüzyıl parası elde ettik ve bu çığır açıcı bir olaydı. Vay canına!정말 대단한 일입니다. 와~
21. yüzyıl parası elde ettik ve bu çığır açıcı bir olaydı. Vay canına!זו היתה פריצת דרך. וואו!
21. yüzyıl parası elde ettik ve bu çığır açıcı bir olaydı. Vay canına!وذلك كان فتحا. واو!
21. yüzyıl parası elde ettik ve bu çığır açıcı bir olaydı. Vay canına!この作った野菜をどうするかって?
4. yıl, vay canına, pazarda bir şeyler değişiyor.4년째가 되니, 시장에 뭔가 변화가 있습니다
4. yıl, vay canına, pazarda bir şeyler değişiyor.El tercer ańo, podría ser horizontal.
4. yıl, vay canına, pazarda bir şeyler değişiyor.Rok czwarty, kurczę, coś się zmieniło na rynku.
4. yıl, vay canına, pazarda bir şeyler değişiyor.На четвертий, оце так диво! щось змінилося на ринку.
4. yıl, vay canına, pazarda bir şeyler değişiyor.في السنة الرابعة، يا إلهي! شيء ما تغير بشأن السوق.
4. yıl, vay canına, pazarda bir şeyler değişiyor.転換点、変曲点を迎えます
Acı çektiklerinde, imkanı varsa başkalarının canını sıkmak istemezler.Cuando les duele algo, no dicen nada para no molestar.
Acı çektiklerinde, imkanı varsa başkalarının canını sıkmak istemezler.Hvis de har smerter, - - vil de ikke besvære andre.
Acı çektiklerinde, imkanı varsa başkalarının canını sıkmak istemezler.Jeśli coś ich zrani, o ile mogą, starają się uchronić innych.
Acı çektiklerinde, imkanı varsa başkalarının canını sıkmak istemezler.Kun heihin sattuu, he eivät halua rasittaa muita, ellei ole pakko.
Acı çektiklerinde, imkanı varsa başkalarının canını sıkmak istemezler.Om de har ont- -vill de inte besvära nån annan.
Acı çektiklerinde, imkanı varsa başkalarının canını sıkmak istemezler.Quando estão a sofrer, não querem sobrecarregar ninguém, se puderem evitá-lo.
Acı çektiklerinde, imkanı varsa başkalarının canını sıkmak istemezler.Quando soffrono, non vogliono gravare sugli altri, se possono evitarlo.
Acı çektiklerinde, imkanı varsa başkalarının canını sıkmak istemezler.Όταν νιώθουν πόνο, δεν θέλουν να επιβαρύνουν άλλους, αν δεν υπάρχει διέξοδος.
İlgili Sayfalar