canın ile cümle
canın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
O güruhun hiçbiri elinden canını kurtaramadı.Жодному з них не вдалось врятуватись.
Gavril'in müdahalesi en azından kuzeninin canını kurtardı.Василь Сліпак ціною власного життя врятував побратимів.
Bestenin yerine göre, hangi bey çanın kullanılacağı, bestecinin belirtmesi gerekir.У залежності від того, властивості яких сполук хочуть проявити, підбирається оптимальний режим обсмажування.
Canını kurtar!Рятуйте!!
Bu ortak anlayış ruhun ya da “canın ölümsüzlüğü” olarak adlandırılabilir.Всі разом розуміється як безсмертя або «майбутня життя».
Ayrıca uyumsuzluk sorunları da kullanıcıların canını sıkmaktadır.Потрібно підлаштувати труднощі або неприємність користувачеві.
Kendisi de defalarca söylemişti ki eğer canını da verirse bu yolda adım atacaktır.Також вона йому дуже вдячна за те, що він колись, ризикуючи власним життям, заступився за неї.
Kendisini insanlığa adamış, masum insanlar için canını seve seve verebilecek fedakâr bir doktor.Це чесний і самовідданий лікар, здатний віддати життя за ідеали гуманізму.
İçimde yakında birinin canını alacağıma dair his var." dedi.Я раптом зрозумів, що в мені ще залишилося щось потрібне."
K9 veya K-9, İngilizce canine (köpek) sözcüğünün eşseslisi ve kısaltması.Termín K9 či K-9 tvoří v anglickém jazyce zkratku a homonymum slova Canine (v překladu psí, pes).
Kendi canını riske atarak komutanının hayatını kurtaranlar.Zabitím nepřátel tak zachránil život svému veliteli.
Bu yolda ölmek canına minnettir..."Znal svůj chtíč zemřít…“.
Gettoda, halkı toplantıya çağırmak için kullanılan bir çanın olduğu bir belediye sarayı da vardı.Ghetto získalo vlastní radnici s malou zvoničkou sloužící ke svolávání zasedání.
Ayrıca uyumsuzluk sorunları da kullanıcıların canını sıkmaktadır.Dále také pomáhají řešit problémy uživatelů.
Canını kurtar!Zachraň ji.
Canınızı yakarlar.Ich tu dir Weh (něm.
Robb ve Theon hepsini öldürürken Osha'nın (Natalia Tena) canını bağışlar.V tom jim zabrání příchod Robba a Theona, kteří celou skupinku, kromě ženy jménem Oša (Natalia Tena), zabijí.
Molly'nin canını almak ister.Molly dá naději na přežití.
Fakat yeniçeriler tarafından çok tutulmaktaydı ve bunun için canına dokunulması uygun görülmemekteydi.Měli špatné známky a nezáleželo jim tolik na tom, zda budou chyceni.
Nihayet karısı kendi canını vermeye razı olur.V závěru se smíří se svým životem.
Şifacı: Kara birimlerinin canını yenileme özelliğine sahiptir.RECENZE: Kéž by Černé vdovy měly víc rozumu.
Çanın alaşımı % 78 oranında bakır, % 22 de kalaydan bileşir.Byly ulity ze směsi 78 % mědi a 22 % cínu.
Kendisi de defalarca söylemişti ki eğer canını da verirse bu yolda adım atacaktır.Ta zopakovala, že když jí to usnadní pomstu, tak do toho jde.
Kleopatra ise birkaç gün sonra aynı şekilde canına kıydı.Po několika dnech se Karolina skutečně probrala.
Ve bir de uğruna canını verebileceği, aşık olduğu Eyşan'ı vardır.Zželelo se mu zvířete, s nímž se cítil spřízněn, a zachránil ho.
Canine parvovirüs yavru köpeklerde ölüme yol açan enfeksiyona neden olan küçük bir DNA virüsüdür.Babesia canis je parazitický prvok řazený mezi babézie, který způsobuje babesiózu psů.
Kule adını muhtemelen büyük çanın yerleştirilmesinden sorumlu Sör Benjamin Hall'dan almıştır.Clopotul a fost denumit în cinstea lui Sir Benjamin Hall, numele acestuia fiind gravat pe clopot.
Kuşburnu (Rosa canina) Avrupa, kuzeybatı Afrika ve Batı Asya'da yetişen bir tür bitki.Măceșul (Rosa canina) este o specie de plantă nativă în Europa, nord-vestul Africii și în vestul Asiei.
Yehuda, "Yusuf ne de olsa kardeşimizdir, canına kıymayalım.Iosif nu s-a mai putut abține și printre lacrimi a strigat: „Eu sunt fratele vostru, Iosif!
Muoth canına kıyar ve ölür.Ivan țipă și moare.
Nihayet karısı kendi canını vermeye razı olur.În ultimul moment, soția lui este de acord sa i se alăture.
Yeni gelin kraliçe canına kıymıştı. ^ a b Erdemol, Haluk.A fost mama vitregă a La Grande Mademoiselle. ^ a b c d
Canın bir içki istiyor mu?Vrea suflețelul tău o băutură??
Artık canını sıkmayacağım.Nu te voi mai deranja.
II. Dünya Savaşı ve Almanya'nın işlediği soykırımlar, Avrupa'da yaklaşık 35 milyon insanın canına mal oldu.A második világháború és a náci népirtás 35 millió ember halálát okozta Európában.
Sizin kendi evinizdeki misafir sizi rencide eder, canınızı sıkarsa siz de ona karşı zalimce davranın.Ha birtokodon egy vendég bosszant, kegyetlenül és kímélet nélkül bánj el vele.
Light için canını bile vermekten çekinmez.Nem kell aggódnia a megvilágításért.
Lincoln’ın canına tak eder.Az Öld meg Lincolnt!
Soğuran küre: Canın azaldığında büyü kalkanı sağlar.Tanulsága: a hideg gondolat érintésére elszáll a varázs.
1799 yılında “Wallenstein”ı, ayrıca “Çanın Şarkısı”nı da bitirdi.1799-ben Schiller befejezte a Wallenstein című drámát, valamint Das Lied von der Glocke c. költeményt.
Kule adını muhtemelen büyük çanın yerleştirilmesinden sorumlu Sör Benjamin Hall'dan almıştır.Az elnevezés valószínűleg az építés vezetőjének, Benjamin Hallnak az emlékét őrzi.
Fakat yeniçeriler tarafından çok tutulmaktaydı ve bunun için canına dokunulması uygun görülmemekteydi.Nagyon elfoglalt voltam a turnék miatt, ami különben sem lett volna jó a gyerek számára.
Zalim bir yıldız mı canını sıktı?Egy hullócsillagot követtek?
Sizin kendi evinizdeki misafir sizi rencide eder, canınızı sıkarsa siz de ona karşı zalimce davranın.Jos vieras asumuksessasi ärsyttää sinua, kohtele häntä julmasti ja armottomasti.
Hiçbiri, ona canını vermez.Emme halua satuttaa häntä.
Muoth canına kıyar ve ölür.Sinun puolestas elää ja kuolla.
1975) Bruno Canino (d.1949) Bruno Canino (s.
Kendisi de defalarca söylemişti ki eğer canını da verirse bu yolda adım atacaktır.Hän kertoi aina totuuden vaikka se riskeeraisi hänen henkensä.
Tekrar canınız yanar.Sitä paitsi, se sattuu.
Altın Post'un çalınması sonrasında canından olmuştur.Verovelvollisen kuoltua jälkiverotuksen kohteeksi tuli hänen kuolinpesänsä.
Beni görür görmez tanıdı ve canının çok yanmayacağını umduğunu söyledi.He näyttivät vähän epäuskoisilta ja kysyivät, olinko tosissani.
Vay canına!Mahtavaa!
Sizin kendi evinizdeki misafir sizi rencide eder, canınızı sıkarsa siz de ona karşı zalimce davranın.Αν ένας φιλοξενούμενος στην κηδεία σας σας ενοχλεί, να τον μεταχειριστείτε σκληρά και χωρίς έλεος.
Canını kurtar!Ζωντάνεψε!
Bu yolda ölmek canına minnettir..."Εμοί τοίος ίτω θάνατος» .
Lucien Bonaparte arması, Canino ve Musignano Prensi.Θυρεός του Λουκιανού Βοναπάρτη, πρίγκιπα του Κανίνο και του Μουζινιάνο.
İşte dalgıç çanında da bunun aynısı yapılmaktadır.Det er i princippet det samme, der sker i din bughule.
Canınızı yakarlar.How you doin.
2,5 yıl aradan sonra 7 Ocak 2008'de Canın Sağolsun adlı albümünü çıkardı.Efter to års venten, udkom den 17. oktober 2008 hendes nye album Incredible.
Molly'nin canını almak ister.Kærligheden til Molly lever videre.
İlgili Sayfalar