'Ben sizi tekrar görmek ne kadar mutlu düşünemiyorum, eski bir şey canım!' Dedi"Nu puteţi gândi cât mă bucur să te văd din nou, asa draga lucru vechi!", A spus
'Ben sizi tekrar görmek ne kadar mutlu düşünemiyorum, eski bir şey canım!' Dedi"To si nemyslím, že ako som rád, že ťa zase vidím, ty starý dobrý veci!" Povedal
'Ben sizi tekrar görmek ne kadar mutlu düşünemiyorum, eski bir şey canım!' Dedi"To si nemyslím, že jak jsem rád, že tě zase vidím, ty starý dobrý věci!" Řekl
'Ben sizi tekrar görmek ne kadar mutlu düşünemiyorum, eski bir şey canım!' Dedi"Você não pode pensar como estou feliz em vê-lo novamente, você querido coisa velha!", Disse o
'Ben sizi tekrar görmek ne kadar mutlu düşünemiyorum, eski bir şey canım!' Dedi"Vous ne pouvez pas penser combien je suis heureux de vous revoir, vous, chers vieux truc!" Dit le
'Ben sizi tekrar görmek ne kadar mutlu düşünemiyorum, eski bir şey canım!' Dedi"Δεν μπορώ να σκεφτώ την ικανοποίησή μου για να σας δω και πάλι, εσείς αγαπητοί παλαιό πράγμα!", Είπε ο
'Ben sizi tekrar görmek ne kadar mutlu düşünemiyorum, eski bir şey canım!' Dedi'Ви не можете думати, як я радий бачити вас знову, ви дорогі старі речі! "Сказав
'Ben sizi tekrar görmek ne kadar mutlu düşünemiyorum, eski bir şey canım!' Dedi'Вы не можете думать, как я рад видеть вас снова, вы дорогие старые вещи! "Сказал
'Ben sizi tekrar görmek ne kadar mutlu düşünemiyorum, eski bir şey canım!' Dedi"Не можеш да мисля, колко се радвам да ви видя отново, скъпи стари нещо!", Каза на
'Ben sizi tekrar görmek ne kadar mutlu düşünemiyorum, eski bir şey canım!' Dedi"אתה לא יכול לחשוב על כמה אני שמחה לראות אותך שוב, אתה יקר שכמוך!" אמר
'Ben sizi tekrar görmek ne kadar mutlu düşünemiyorum, eski bir şey canım!' Dedi"لا يمكنك التفكير في كيفية وأنا مسرور لرؤيتك مرة أخرى ، أيها الشيء القديم!' وقال
'Ben sizi tekrar görmek ne kadar mutlu düşünemiyorum, eski bir şey canım!' Dedi公爵夫人、彼女はアリスの中に愛情を彼女の腕を押し込めとして、それら
Bir coşku içinde hapsoldum Bu takıntımı yok edersen Canımı çıkarmış olursunNo dejaré que lo entierres
Bir kuş gibi Kurtuldu canımız avcının tuzağından, Kırıldı tuzak, kurtulduk.(123:7) Душа наша избавилась, как птица, из сети ловящих: сеть расторгнута, и мы избавились.
Bir kuş gibi Kurtuldu canımız avcının tuzağından, Kırıldı tuzak, kurtulduk.Duše naše jako ptáče znikla osídla ptáčníků; osídlo se ztrhalo, i vynikli jsme.
Bir kuş gibi Kurtuldu canımız avcının tuzağından, Kırıldı tuzak, kurtulduk.Dusza nasza jako ptaszek uszła z sidła ptaszników; sidło się potargało, a myśmy uszli.
Bir kuş gibi Kurtuldu canımız avcının tuzağından, Kırıldı tuzak, kurtulduk.Escapamos, como um pássaro, do laço dos passarinheiros; o laço quebrou-se, e nós escapamos.
Bir kuş gibi Kurtuldu canımız avcının tuzağından, Kırıldı tuzak, kurtulduk.Kita seperti burung yang lepas dari jerat pemburu, jerat itu sudah putus, dan kita pun lepas
Bir kuş gibi Kurtuldu canımız avcının tuzağından, Kırıldı tuzak, kurtulduk.우리 혼이 새가 사냥군의 올무에서 벗어남 같이 되었나니 올무가 끊어지므로 우리가 벗어났도다
Bir kuş gibi Kurtuldu canımız avcının tuzağından, Kırıldı tuzak, kurtulduk.Lelkünk megszabadult, mint a madár, a madarásznak tõrébõl. A tõr elszakadt, mi pedig megszabadultunk.
Bir kuş gibi Kurtuldu canımız avcının tuzağından, Kırıldı tuzak, kurtulduk.Linh hồn chúng ta thoát khỏi như chim thoát khỏi rập kẻ đánh chim; Rập đã dứt, chúng ta bèn thoát khỏi.
Bir kuş gibi Kurtuldu canımız avcının tuzağından, Kırıldı tuzak, kurtulduk.Linh_hồn chúng_ta thoát khỏi như chim thoát khỏi rập kẻ đánh chim ; Rập đã dứt , chúng_ta bèn thoát khỏi .
Bir kuş gibi Kurtuldu canımız avcının tuzağından, Kırıldı tuzak, kurtulduk.Meidän sielumme pääsi kuin lintu pyydystäjäin paulasta: paula katkesi, ja me pääsimme pois.
Bir kuş gibi Kurtuldu canımız avcının tuzağından, Kırıldı tuzak, kurtulduk.Naša duša unikla jako vtáča z osídla lovca. Osídlo sa potrhalo, a my sme unikli.
Bir kuş gibi Kurtuldu canımız avcının tuzağından, Kırıldı tuzak, kurtulduk.Nuestra alma escapó como un pájaro de la trampa de los cazadores. Se rompió la trampa, y nosotros escapamos
Bir kuş gibi Kurtuldu canımız avcının tuzağından, Kırıldı tuzak, kurtulduk.Sufletul ne -a scăpat ca pasărea din laţul păsărarului; laţul s'a rupt, şi noi am scăpat.
Bir kuş gibi Kurtuldu canımız avcının tuzağından, Kırıldı tuzak, kurtulduk.Unsre Seele ist entronnen wie ein Vogel dem Stricke des Voglers; der Strick ist zerrissen, wir sind los.
Bir kuş gibi Kurtuldu canımız avcının tuzağından, Kırıldı tuzak, kurtulduk.Vår själ kom undan såsom en fågel ur fågelfängarnas snara; snaran gick sönder, och vi kommo undan.
Bir kuş gibi Kurtuldu canımız avcının tuzağından, Kırıldı tuzak, kurtulduk.Vår sjel er undsloppet som en fugl av fuglefangernes snare; snaren er sønderrevet, og vi er undsloppet.
Bir kuş gibi Kurtuldu canımız avcının tuzağından, Kırıldı tuzak, kurtulduk.Vor Sjæl slap fri som en Fugl at Fuglefængernes Snare, Snaren reves sønder, og vi slap fri.
Bir kuş gibi Kurtuldu canımız avcının tuzağından, Kırıldı tuzak, kurtulduk.Η ψυχη ημων ελυτρωθη ως πτηνον απο της παγιδος των θηρευτων η παγις συνετριβη, και ημεις ελυτρωθημεν.
Bir kuş gibi Kurtuldu canımız avcının tuzağından, Kırıldı tuzak, kurtulduk.Душата ни се избави като птица от примката на ловците; Примката се строши, и ние се избавихме.
Bir kuş gibi Kurtuldu canımız avcının tuzağından, Kırıldı tuzak, kurtulduk.נפשנו כצפור נמלטה מפח יוקשים הפח נשבר ואנחנו נמלטנו׃
Bir kuş gibi Kurtuldu canımız avcının tuzağından, Kırıldı tuzak, kurtulduk.انفلتت انفسنا مثل العصفور من فخ الصيادين الفخ انكسر ونحن انفلتنا.
Bir kuş gibi Kurtuldu canımız avcının tuzağından, Kırıldı tuzak, kurtulduk.我 們 好 像 雀 鳥 從 捕 鳥 人 的 網 羅 裡 逃 脫 . 網 羅 破 裂 、 我 們 逃 脫 了
Bir kuş gibi Kurtuldu canımız avcının tuzağından, Kırıldı tuzak, kurtulduk.我 們 好像 雀鳥從 捕鳥人 的 網羅裡 逃脫.網羅 破裂 、 我們逃脫了
Bir peri masalına aşığım canımı yakıyor olsada.Egy tündérmesébe vagyok szerelmes Bármennyire is fáj.
Bir peri masalına aşığım canımı yakıyor olsada.Ich bin verliebt in ein Märchen auch wenn es schmerzt.
Bir peri masalına aşığım canımı yakıyor olsada.Ich bin verliebt in ein Märchen, auch wenn es schmerzt.
Bir peri masalına aşığım canımı yakıyor olsada.Ik ben verliefd op een sprookje, ondanks dat het pijn doet
Bir peri masalına aşığım canımı yakıyor olsada.Jag är kär i en saga, även fast det gör ont
Bir peri masalına aşığım canımı yakıyor olsada.Jeg er forelsket i et eventyr, selv om det gør ondt.
Bir peri masalına aşığım canımı yakıyor olsada.Jestem zakochany w bajce choć to boli.
Bir peri masalına aşığım canımı yakıyor olsada.Je suis amoureux d'un conte de fées, même si ça fait mal.
Bir peri masalına aşığım canımı yakıyor olsada.Olen rakastunut satuolentoon vaikka se sattuu.
Bir peri masalına aşığım canımı yakıyor olsada.Olen rakastunut satuolentoon, vaikka se sattuu.
Bir peri masalına aşığım canımı yakıyor olsada.Som zalúbený do rozprávky, aj keď to bolí
Bir peri masalına aşığım canımı yakıyor olsada.Sono innamorato di una fiaba, anche se fa male.
Bir peri masalına aşığım canımı yakıyor olsada.Sunt îndrăgostit de o poveste. Chiar dacă este dureroasă,
Bir peri masalına aşığım canımı yakıyor olsada.Szerelmes vagyok egy tündérmesébe bármennyire is fáj.
Bir peri masalına aşığım canımı yakıyor olsada.Ἐρῶ μῦθον, εἰ κἐμὲ βλάπτοντα.
Bir peri masalına aşığım canımı yakıyor olsada.В сказку я навсегда влюблен Забывая боль
Bir peri masalına aşığım canımı yakıyor olsada.Казка в серці назавжди Знаю, що болить
Bir peri masalına aşığım canımı yakıyor olsada.إني مغرم بقصة حواري و لو أن ذلك يؤلمني
Bir peri masalına aşığım canımı yakıyor olsada.في الصباح نتشاجر في المساء نصبح عشيقين
Bizden beklenen bu yolda canımızı vermemiz herhalde.- Mali by sme umrieť, to sa od nás očakáva. - Marija!
Bizden beklenen bu yolda canımızı vermemiz herhalde. - Marija.Ние трябва да умрем, това се очаква от нас.
Bizden beklenen bu yolda canımızı vermemiz herhalde.- Měli by jsme zemřít, to se od nás očekává. - Mario!
Bizden beklenen bu yolda canımızı vermemiz herhalde.Siamo destinati a morire, č quello che ci si aspetta da noi!
Bizden beklenen bu yolda canımızı vermemiz herhalde.We moeten ons kind laten sterven, meer verwacht men niet van ons.