Büyü 10. Kıymayın Efendiler 11. Canım Efendim 12. Anne天才てれびくんMAX- 天てれドラマ「ダーリンは11さい?
Phil Spector Ne zaman canım sıkkın olsa bir Elvis şarkısı dinler ve çok iyi hissederdim.しかしサム・フィリップスはエルヴィスがいいものを持っているという印象を受け、スコティ・ムーアに電話して有望な歌手がいると言い名前と電話番号を教える。
Canım yanıyor! Kes şunu!痛い!やめて!
Canım acıyor! Kes şunu!痛い!やめて!
Canım acıyor!痛い!
Canım yanıyor!痛い!
Örneğin; Canekem (Canım), Ezîzekem (Azizim), Kurekem (Oğlum) ...对他们说:「我在此安者,旁有余之子及妻妾。
(Tarzett: "Canım!』予曰: 『唯唯!
Uy canım benim yaa!《Oh, My Dad!
Gir içeri, canım oğlum, dışarıda dikilme karşısına.身根極微,隨身內外,次第而住。
Yeh Hai India (Canım Ah!-Hindistann mı?)Yeh Hai India (오 달링!
Uy canım benim yaa!유비) 사랑비 내가 야!
Çok kolay canım, niçin oynamak istemiyorsun?바둑은 하나도 모르는데, 왜 공감이 되지?.
Gir içeri, canım oğlum, dışarıda dikilme karşısına.경은 태조의 적손이니 속히 출발해서 여기로 오도록 하라.
Dere bizim canımız, kanımız.신은 우리의 기초이며, 우리의 자유이로다.
Resmî site TMC'nin sitesinde Canım Ailem sayfası.KBS 사랑의 가족 - 공식 웹사이트 KBS장애인서비스 사랑의 가족 (구) 홈페이지
Örneğin; Canekem (Canım), Ezîzekem (Azizim), Kurekem (Oğlum) ...시호를 희(釐)라 하였고, 아들 유홍이 작위를 이었다.
Uy canım benim yaa!בֹּאוּ רְדוּ, כִּי-מָלְאָה גַּת!
Nasıl gidiyor canım?מה נשמע, דוק?
Canım Oğlum Canım Babacığım - 2, 1994.ל., מעט לעט: אב ובנו, מעריב, 22 במאי 1959.
Gir içeri, canım oğlum, dışarıda dikilme karşısına.בוא לביתי, למקום צנוע, ושם אפטר!
(Tarzett: "Canım!אריה: "אהובי!
Çok kolay canım, niçin oynamak istemiyorsun?יש לנו אמצעי מניעה פשוטים, מדוע לא נשתמש בהם באופן חופשי?
(Tarzett: "Canım!И си рекох, "Мамка му!
Gir içeri, canım oğlum, dışarıda dikilme karşısına.Говори, приятел, и влез.
"Biliyorum canım elden gidiyor, ancak vatan da elden gidiyor."Защото и аз съм човек и моето отечество е Епиват.”
Biz sadece Türklerden canımızı kurtarmak için Müslüman olduk" dedi.Govorili su da nas je sami Bog poslao da spasimo srpski rod.”
Canım Oğlum Canım Babacığım - 2, 1994.Mene moja baba: pisme (1990.-1992.), 1992.
(Tarzett: "Canım!"OK!", br.
"Canıma da Değsin" - 3:37"Také Dni" – 3:47 4.
(Tarzett: "Canım!Izjavil je tudi: »Gospodje!
Çok kolay canım, niçin oynamak istemiyorsun?Kodėl žaisti yra svarbu?
IMDb'de Ayşecik Canım Annem SinemaTürk'te Ayşecik Canım AnnemTėvas Mykolas – Iki pasimatymo, mama, TV serialas.
Büyü 10. Kıymayın Efendiler 11. Canım Efendim 12. AnneValuga ikka asjatundja juurde. – Kodutohter, 2000, nr 11, lk 20.
35'e karşı 50, büyük bir fark. 9'a 11? Hadi canım!15 contro 21 è un bel salto, ma 4 contro 5?
35'e karşı 50, büyük bir fark. 9'a 11? Hadi canım!Van 15 naar 21, dat is toch een grote verandering vergeleken met van 4 naar 4,5?
Aa, bir şey daha, bir eğitimci olarak, bu gerçekten de benim canımı sıkan birşey:Ah, y algo más, como educador, lo único que realmente me preocupa:
Aa, bir şey daha, bir eğitimci olarak, bu gerçekten de benim canımı sıkan birşey:A ještě jedna věc, a jako učitele mě to velmi trápí:
Aa, bir şey daha, bir eğitimci olarak, bu gerçekten de benim canımı sıkan birşey:És még egy dolog, ami oktatóként, igazán zavar:
Aa, bir şey daha, bir eğitimci olarak, bu gerçekten de benim canımı sıkan birşey:아, 한 가지 더 있습니다. 교육자로서 이게 정말 골치 아픈 건데요.
Aa, bir şey daha, bir eğitimci olarak, bu gerçekten de benim canımı sıkan birşey:Oh, encore une chose.
Aa, bir şey daha, bir eğitimci olarak, bu gerçekten de benim canımı sıkan birşey:Oh, und noch etwas, als Lehrer stört mich das besonders:
Aa, bir şey daha, bir eğitimci olarak, bu gerçekten de benim canımı sıkan birşey:Oh, và một điều nữa, và như là một nhà giáo dục, đây là điều thực sự khiến tôi phật lòng:
Aa, bir şey daha, bir eğitimci olarak, bu gerçekten de benim canımı sıkan birşey:Şi încă ceva, în calitate de pedagog, asta chiar mă deranjează:
Aa, bir şey daha, bir eğitimci olarak, bu gerçekten de benim canımı sıkan birşey:Και κάτι ακόμα, ως εκπαιδευτής αυτό που πραγματικά με ενοχλεί είναι ότι:
Aa, bir şey daha, bir eğitimci olarak, bu gerçekten de benim canımı sıkan birşey:Есть ещё кое-что, что как преподавателя действительно беспокоит меня.
Aa, bir şey daha, bir eğitimci olarak, bu gerçekten de benim canımı sıkan birşey:Є ще одна річ, яка турбує мене як педагога.
Aa, bir şey daha, bir eğitimci olarak, bu gerçekten de benim canımı sıkan birşey:О, и още едно нещо, което като преподавател истински ме тревожи:
Aa, bir şey daha, bir eğitimci olarak, bu gerçekten de benim canımı sıkan birşey:אה, ודבר נוסף, שבתור מחנך, הוא זה שבאמת מטריד אותי:
Aa, bir şey daha, bir eğitimci olarak, bu gerçekten de benim canımı sıkan birşey:أه، بالإضافة إلى شيء آخر، و بصفتي معلم، هذا الشيء يزعجني حقاً:
Aa, bir şey daha, bir eğitimci olarak, bu gerçekten de benim canımı sıkan birşey:それから 教育者として頭が痛いのは 議論を戦争として捉えると
Aah! Canım yandı!Ai, tuo sattui!
Aah! Canım yandı!¡Qué daño!
Aah! Canım yandı!To boli!
Aah! Canım yandı!Πόνεσα!
Acı bana, ya RAB, sıkıntıdayım, Üzüntü gözümü, canımı, içimi kemiriyor.(30:10) Помилуй меня, Господи, ибо тесно мне; иссохло от горести око мое, душа моя и утроба моя.
Acı bana, ya RAB, sıkıntıdayım, Üzüntü gözümü, canımı, içimi kemiriyor.Ai milă de mine, Doamne, căci sînt în strîmtorare: faţa, sufletul, şi trupul mi s'au topit de întristare;
Acı bana, ya RAB, sıkıntıdayım, Üzüntü gözümü, canımı, içimi kemiriyor.a nevydal si ma do ruky nepriateľa a postavil si moje nohy na priestranstve.
Acı bana, ya RAB, sıkıntıdayım, Üzüntü gözümü, canımı, içimi kemiriyor.Aniś mię zawarł w ręce nieprzyjaciela; aleś postawił na przestrzeństwie nogi moje.
Acı bana, ya RAB, sıkıntıdayım, Üzüntü gözümü, canımı, içimi kemiriyor.Aniž jsi mne zavřel v ruce nepřítele, ale postavil jsi na širokosti nohy mé.