Bize bol bol sabır ver, müslüman olarak canımızı al, dediler.Pour (bestow abundantly) patience on us, and bestow us death as Muslims.”
Üzerimize sabır yağdır ve canımızı müslüman olarak al." derler.Pour (bestow abundantly) patience on us, and bestow us death as Muslims.”
Artık Sen bizi affet, kusurlarımızı bağışla ve iyilerle birlikte bizim canımızı al.” [3,198]Therefore forgive us our sins, and wipe out our evil deeds, and make us die among the virtuous.”
Rabbimiz, günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört ve iyi kişiler olarak canımızı al.Therefore forgive us our sins, and wipe out our evil deeds, and make us die among the virtuous.”
Bu topluluk beni horlayıp hırpaladı. Nerdeyse canımı alıyorlardı.He said, 'Son of my mother, surely the people have abased me, and well nigh slain me.
Canımı Müslüman olarak al ve beni iyilere kat."O receive me to Thee in true submission, and join me with the righteous.'
Rabbimiz! Günahlarımızı bize bağışla, kötülüklerimizi ört, canımızi iyilerle beraber al".Our Lord forgive us our sins, and expiate from us our misdeeds, and let us die along with the pious.
Rabbin hiç değilse canımızı alsın."Let your Lord make an end of us."
Nerdeyse canımı alıyorlardı.Harun (Aaron) said: "O son of my mother!
Nezaketiniz efendim, canımı ayrımcılığınızdan daha çok acıtıyor.Your politeness, Sir, kills me more than your discrimination.
“Sen değilsin canım, suç bende…” Şeker gibi acı gerçekliği kaplayan aşırı bir nezaket.“It’s not you, it’s me…” An over-politeness to sugarcoat a bitter truth.
Hadi canım!"Dream on!"
Belki de bu yüzden, vuvuzelalar gerçekten canımı sıkmaya başladı.Maybe because of that, vuvuzelas are really starting to annoy me.
Canım Kara Dul Popüler Bilim Temmuz 1945 Binbaşı Carroll C. Smith USAAF tarafından.My Sweetheart is a Black Widow Popular Science July 1945 by Major Carroll C. Smith USAAF.
Canım sıkılıyor.Ich bin gelangweilt.
Canım bir bira daha istiyor.Ich habe Lust auf noch ein Bier.
Canım bügün evde kalmak ve bir şey yapmamak istiyor.Mir ist heute nur danach, zuhause zu bleiben und nichts zu tun.
Canım sıkkın ve yapacak hiçbir şeyim yok.Ich bin gelangweilt und habe nichts zu tun.
Canımı yakıyorsun.Du tust mir weh.
Bugün canım bunu yapmak istemiyor.Ich habe keine Lust, es heute zu tun.
Canım çok sıkılıyor.Ich langweile mich sehr!
Tanıdığım birine çok benziyorsun canım.Du siehst jemandem sehr ähnlich, den ich kenne, Schatz.
Neden peki benden bile saklandın, canım?Warum hast du dich denn sogar vor mir versteckt, Schatz?
Acıtıyor canımı, ama sorun değil. Ben buna alışığım.Es tut weh, aber es ist Ordnung. Ich bin es gewohnt.
Çok meleksin, canım benim.Du bist ein Engel, mein Schatz.
Bugün canım annemin ilk ölüm yıldönümü.Heute ist der erste Todestag meiner geliebten Mutter.
Çok geçmiş olsun, acil şifalar diliyorum, canım benim.Gute Besserung und baldige Genesung wünsche ich dir, mein Schatz.
Nur inçinde yat, canım babam!Ruhe in Frieden, mein lieber Vater!
Canım akrabalarım ve dostlarım hayırlı ramazan bayramı candan dilerim.Meinen lieben Verwandten und Freunden wünsche ich von Herzen ein gesegnetes Ramadanfest.
Gir içeri, canım oğlum, dışarıda dikilme karşısına.Bei „bleib steh’n, bleib steh’n“ sucht es sich ein anderes Kind aus und bleib vor diesem stehen.
(Tarzett: "Canım!In: Mon Chéri.
Resmî site TMC'nin sitesinde Canım Ailem sayfası.Hermstedt auf der offiziellen Webseite der Gemeinde Saaleplatte.
Canım Oğlum Canım Babacığım - 2, 1994.19, Nr. 02, Februar 1994.
Dere bizim canımız, kanımız.Unser der Tag, unser das Wort.
Sözcüğün "başına dolayım, azizim, canım" gibi anlamları olduğu söylenir.Denkbar wären zum Beispiel Redewendungen wie: bei meiner Ehre, bei meiner Mutter oder bei Gott.
Canım sıkılıyor.Je m'ennuie.
Canım bir bira daha istiyor.J'ai envie d'une autre bière.
Canım bügün evde kalmak ve bir şey yapmamak istiyor.Aujourd'hui, je désire simplement rester à la maison et ne rien faire.
Öğretmen sorularıyla canımı sıkmaya başladı.Le professeur a commencé à m'accabler de questions.
Benim canım arkadaşım!Mon cher ami !
Üzgünüm fakat canım bugün dışarı çıkmak istemiyor.Désolé, mais je n'ai pas envie de sortir aujourd'hui.
Franklin, canım, çokta tın !Franchement, mon cher, je n'en ai cure !
Benim de canım oynamak istiyor.J'ai, moi aussi, envie de jouer.
Sürekli seyahat ediyorum, sık sık ailemden uzak kalıyorum ve bu çok canımı sıkıyor.Je suis constamment en voyage, je suis souvent loin de ma famille et cela m'ennuie beaucoup.
Ne kadar acemi de dans etseniz 'melek gibi dans ediyorsun canım' oluyor.Même si vous dansez comme un pied « vous dansez comme un ange ».
Canım Oğlum 06.Beautiful Boy 06.
Yeh Hai India (Canım Ah!-Hindistann mı?)Oh Darling, Yeh Hai India!
Bu çocuklar da bizim canımızdır.Ces enfants sont à moi !
(Tarzett: "Canım!On peut y lire : « Mon Dieu !
Uy canım benim yaa!A moi, néant, à moi !
"Canıma da Değsin" - 3:37"Here Comes My Wife" 3:00 17.
Nasıl gidiyor canım?Comment ça va ?
Canım şimdi yemek istemiyor.Ahora no tengo ganas de comer.
Canım şarkı söylemek istiyor.Tengo ganas de cantar.
Canım sıkılıyor.Estoy aburrido.
Canım bir şey yemek istemiyor.No me apetece comer nada.
Canım ağlamak istiyor.Tengo ganas de llorar.
Canım bilim çalışmak istemiyor.No tengo ganas de estudiar ciencias.
Bu gece canım alkol almak istemiyor.Esta noche no tengo ganas de beber alcohol.
Canım şimdi yürüyüş yapmak istiyor.Tengo ganas de dar un paseo ahora.