Ana içeriğe geç
Sözlük

can sıkıntısı ile cümle

can sıkıntısı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
49
ÖRNEK CÜMLE
13
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Otistik çocuklar can sıkıntısının ne olduğunu bilmezler.Autistic children don't know what boredom is.
Can sıkıntısı en lüks şeylerden biridir.Boredom is one of the most luxurious things.
Can sıkıntısı çok büyük bir sorundur.Boredom is a huge problem.
Can sıkıntısı onun en kötü düşmanı.Boredom is his worst enemy.
Öyleyse yaşam, can sıkıntısı ile acının arasında sallanarak gidip gelendir.To settle the dispute, a fight to the death is ordered between Uhtred and Steapa.
Çünkü onlar yalnız kaldıklarında dayanılmaz bir can sıkıntısına kapılırlar.When they persist, he harshly dismisses them.
Bu sığ sohbetler, can sıkıntısını biraz olsun hafifletiyordu.And, we thought our silent drill would be a little something to arouse their interest a bit more.
"Bu can sıkıntısı beni kurtardı" diye esneme yanıtladı."It saved me from ennui," he answered, yawning.
Üzgünüm, can sıkıntısı krizine girdiğimde buna ihtiyacım olacak.Sorry, I need it in case I get an attack of the blues.
Bu delikte can sıkıntısından ölünür.В этой дыре можно сдохнуть со скуки.
Öyleyse yaşam, can sıkıntısı ile acının arasında sallanarak gidip gelendir.В общине жизнь протекала между делами благочестия и милосердия.
Çünkü onlar yalnız kaldıklarında dayanılmaz bir can sıkıntısına kapılırlar.Когда все сделаются бездеятельными, то (на земле) будет полное спокойствие.»
Çünkü onlar yalnız kaldıklarında dayanılmaz bir can sıkıntısına kapılırlar.ويقال: أَصابتهم جَلِيفةٌ عظيمةٌ إذا اجْتَلَفَتْ أَموالَهم، وهم مُجْتَلَفُون.
Bunu bilinçle mi, içgüdüsüyle mi, can sıkıntısıyla mı yapardı?Co pociąga cię twórczo, na duchu albo emocjonalnie?
Bu sığ sohbetler, can sıkıntısını biraz olsun hafifletiyordu.כבדו את הסתערותם, הללו הבריגדה הקלה.
"Bu can sıkıntısı beni kurtardı" diye esneme yanıtladı."Det räddade mig från tristess", sade han och gäspade.
"Bu can sıkıntısı beni kurtardı" diye esneme yanıtladı."Det reddede mig fra Kjedsomhed," svarede han, gaben.
"Bu can sıkıntısı beni kurtardı" diye esneme yanıtladı."Ele salvou-me de tédio", respondeu ele, bocejando.
"Bu can sıkıntısı beni kurtardı" diye esneme yanıtladı."E mi ha salvato dalla noia," rispose, sbadigliando.
"Bu can sıkıntısı beni kurtardı" diye esneme yanıtladı."Es hat mich gerettet aus Langeweile", antwortete er gähnend.
"Bu can sıkıntısı beni kurtardı" diye esneme yanıtladı."Ez megmentett unalom", felelte, ásítás.
"Bu can sıkıntısı beni kurtardı" diye esneme yanıtladı."Het heeft mij gered uit verveling," antwoordde hij, gapen.
"Bu can sıkıntısı beni kurtardı" diye esneme yanıtladı."Il m'a sauvé de l'ennui," répondit-il, en bâillant.
"Bu can sıkıntısı beni kurtardı" diye esneme yanıtladı."Ini menyelamatkan saya dari kebosanan," jawabnya, menguap.
"Bu can sıkıntısı beni kurtardı" diye esneme yanıtladı."그것은 권태에서 날 구해"고 하품 대답.
"Bu can sıkıntısı beni kurtardı" diye esneme yanıtladı."Me salvó de aburrimiento", respondió, bostezando.
"Bu can sıkıntısı beni kurtardı" diye esneme yanıtladı."Mi-a salvat de la plictiseala," el a răspuns:, căscat.
"Bu can sıkıntısı beni kurtardı" diye esneme yanıtladı."Nó lưu lại cho tôi từ sự buồn bực," ông trả lời, ngáp.
"Bu can sıkıntısı beni kurtardı" diye esneme yanıtladı."Se pelasti minut ikävä", hän vastasi, haukottelu.
"Bu can sıkıntısı beni kurtardı" diye esneme yanıtladı."To ma zachránil pred nudou," odpovedal, zívanie.
"Bu can sıkıntısı beni kurtardı" diye esneme yanıtladı."To me je rešil pred Časa," je odgovoril, zehanje.
"Bu can sıkıntısı beni kurtardı" diye esneme yanıtladı."To mě zachránil před nudou," odpověděl, zívání.
"Bu can sıkıntısı beni kurtardı" diye esneme yanıtladı."To uratowało mnie od nudy", odpowiedział, ziewanie.
"Bu can sıkıntısı beni kurtardı" diye esneme yanıtladı."Μου έσωσε από ανία," απάντησε, χασμουρητό.
"Bu can sıkıntısı beni kurtardı" diye esneme yanıtladı."Він врятував мене від нудьги", він відповів, позіхаючи.
"Bu can sıkıntısı beni kurtardı" diye esneme yanıtladı."Он спас меня от скуки", он ответил, зевая.
"Bu can sıkıntısı beni kurtardı" diye esneme yanıtladı."Тя ме спаси от скуката,", той отговори, прозяване.
"Bu can sıkıntısı beni kurtardı" diye esneme yanıtladı."זה הציל אותי מתרדמת", הוא ענה, מפהק.
"Bu can sıkıntısı beni kurtardı" diye esneme yanıtladı."لقد أنقذني من الملل ،" ، فأجاب : التثاؤب.
"Bu can sıkıntısı beni kurtardı" diye esneme yanıtladı."ああ!私はすでにそれがわたしの上に迫って感じる。
Üzgünüm, can sıkıntısı krizine girdiğimde buna ihtiyacım olacak.Erre még szükségem van! Néha elvesztem a fejem, tudod?
Üzgünüm, can sıkıntısı krizine girdiğimde buna ihtiyacım olacak.Perdón, Io necesito por si de repente me deprimo.
Üzgünüm, can sıkıntısı krizine girdiğimde buna ihtiyacım olacak.Promiň, ale já to potřebuju pro případ deprese.
Üzgünüm, can sıkıntısı krizine girdiğimde buna ihtiyacım olacak.Scuze, îmi trebuie în caz că mă taie melancolia.
Üzgünüm, can sıkıntısı krizine girdiğimde buna ihtiyacım olacak.Sorry, ik heb het nodig voor het geval dat ik een aanval van melancholie krijg.
Üzgünüm, can sıkıntısı krizine girdiğimde buna ihtiyacım olacak.Verzeihung, ich brauche das, falls ich plötzlich in ein Tief stürze.
Üzgünüm, can sıkıntısı krizine girdiğimde buna ihtiyacım olacak.Συγγνώμη το χρειάζομαι σε περίπτωση που μου επιτεθούν.
Üzgünüm, can sıkıntısı krizine girdiğimde buna ihtiyacım olacak.Простите, мне нужно; на тот случай, если что-нибудь стрясется.
Üzgünüm, can sıkıntısı krizine girdiğimde buna ihtiyacım olacak.Съжалявам, това ми трябва, в случай че съвсем го закъсам.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod