Ailem aptal şeyler hakkında tartışmayı sürdürüyor. Bu çok can sıkıcı!My parents keep arguing about stupid things. It's so annoying!
O, can sıkıcı bir soru.It's an embarrassing question.
O tip bir kişi can sıkıcıdır.That type of person is dull.
Senin can sıkıcı sorularınla beni rahatsız etmeyi kes!Stop bugging me with your annoying questions!
Onlar can sıkıcı işlerinden dolayı bitkindiler.They are weary of their tedious work.
Ebeveynlerimin konserde benim hakkımda övünme tarzı can sıkıcıydı.It was embarrassing the way my parents bragged about me at the concert.
Çocuklar can sıkıcı öğretmenlerden nefret ederler.Children hate annoying teachers.
O can sıkıcı değil mi?Isn't that annoying?
İnsanlar iş yerlerinde cinsel ilişkide bulunduğunda, bu can sıkıcıdır.It's annoying when people make out at work.
Can sıkıcı reklamcı evimi aradı.The annoying advertiser called my house.
Benim için yüksek sesle müzik dinlemek can sıkıcı.For me, listening to loud music is annoying.
Zaman zaman can sıkıcı baş ağrısı çekti.At times, he suffered from a painful headache.
O can sıkıcı ve bencildir.She's annoying and selfish.
Gerçekten can sıkıcısın.You are really annoying.
Gerçek bir yalandan daha can sıkıcı olabilir.The truth can be more painful than a lie.
Ne can sıkıcı!How annoying!
Ah çocuk, bu can sıkıcı.Oh boy, that's embarrassing.
Bu iş can sıkıcıdır.This job is a pain in the neck.
Bütün bu formları doldurmak can sıkıcı.Filling out all these forms is a pain in the neck.
Toplu taşıma aracı ile oraya gitmek can sıkıcı.It's a pain in the neck to get there by public transportation.
Bunu yapmak can sıkıcı olabilir fakat onu yapmak zorundayız.It might be a pain in the neck to do this, but we have to do it.
O can sıkıcı.She's annoying.
Sen can sıkıcısın.You're annoying.
Lütfen can sıkıcı bir şey söyleme.Please don't say anything embarrassing.
Bu can sıkıcı mı?Is this annoying?
O oldukça can sıkıcı.That's pretty annoying.
Bu can sıkıcı bir alışkanlık.That's an annoying habit.
Onu can sıkıcı buluyor musun?Do you find that annoying?
Tom sadece Mary kadar can sıkıcı.Tom is just as annoying as Mary.
Onun ne kadar can sıkıcı olabileceğini görebiliyorum.I can see how that might be annoying.
Bu sadece şu can sıkıcı moda sözcüklerden biri.It's just one of those annoying buzzwords.
Siz ikiniz şimdiye kadar karşılaştığım en can sıkıcı insanlarsınız.The two of you are the most annoying people I've ever met.
Etrafta uçuşan bir sürü can sıkıcı böcekler vardı.There were a lot of annoying insects flying around.
Arkadaşın can sıkıcı.Your friend is tiresome.
Geçen hafta can sıkıcı bir şey oldu.Something embarrassing happened last week.
Can sıkıcı olmayın.Don't be pathetic.
Çok can sıkıcı.It's very embarrassing.
O çok can sıkıcı.That's so annoying.
Can sıkıcı insanlar beni rahatsız ediyor.Annoying people irritate me.
Can sıkıcı bir şey yapma.Don't do anything embarrassing.
Onun can sıkıcı bir kişiliği var.He has an irksome personality.
Asla can sıkıcı bir şey yapmam.I never do anything embarrassing.
O can sıkıcıydı.That was embarrassing.
Anne ve babasını can sıkıcı buluyor.She finds her parents embarrassing.
O gerçekten can sıkıcıydı.It was really embarrassing.
Bu can sıkıcı olmalı.That's got to be painful.
Bu çok can sıkıcı.This is so annoying.
Kadınlar niçin böyle can sıkıcı varlıklardır.Why are women such bothersome creatures?
Tom can sıkıcı.Tom is annoying.
Tom'un can sıkıcı olduğunu düşündüm.I thought Tom was annoying.
Tom çok can sıkıcı, değil mi?Tom is very annoying, isn't he?
Tom can sıkıcı, değil mi?Tom is annoying, isn't he?
Tom çok can sıkıcı.Tom is very annoying.
Bu can sıkıcı.This is annoying.
Bu sorun gerçekten can sıkıcı.This problem is really annoying.
Bu biraz can sıkıcı.It's a little annoying.
Kibarlığın aşırıya kaçması can sıkıcı.Excess of politeness is annoying.
Bu gerçekten can sıkıcı.It's really very annoying.
Sokulgan davranış gerçekten can sıkıcı olabilir.Ingratiating behaviour can be really annoying.
Birçok çocuk can sıkıcı bir şekilde bağırıyor.Many children are yelling annoyingly.