cami ile cümle
cami kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Caminin tarihi yeniden inşası 2012-2013 yıllarında gerçekleştirilmiştir.Die jüngste Restaurierung erfolgte 2012–2013.
Bu tür başka taşların bir bölümü yeni caminin duvarlarına 1972 yılında yerleştirilmiştir.Ein anderer Stein aus jenem Jahr ist in die Friedhofsmauer eingelassen.
Cerrahpaşa'daki yapı 1560'larda camiye çevrilmiştir.Diese Kammern wurden im Mai 1560 im Edikt von Romorantin aufgehoben.
Daha önce Camilla Spelta ve Camilla Pisterello ile kaymıştır.Zuvor lief er an der Seite von Adriana Jovino, Camilla Spelta und Camilla Pistorello.
Özgün planda bir camii olarak inşa edilmiştir.Das Ensemble wurde gemäß einem Campus-Konzept gestaltet.
Bunun yanı sıra tarihi bir camisi de mevcuttur.Unter ihnen befindet sich eine historische Glocke.
Cami Mahallesi; İlk yerleşim merkezi durumundadır.Dessen First verläuft quer (zwerch) zum Dachfirst des Hauptdachs.
Bir camisi bulunmaktadir.Eine Halle muss her.
Ve bağlarım ve bahçalarım ve ekin yerlerim ve kafirlerim bu mezkurları, bu camiye vakfettim demektedir.Mein Garten, meine Blumen, mein Haus, meine Möbel: Ich finde mich dieser Freuden auf einmal beraubt.
Bu caminin de tarihi özelliği yoktur.Auch dieser Tanz hat keine historischen Vorbilder.
Malatya merkezinde yaklaşık 100 yıllık tarihi olan bir cami bulunmaktadır.In der Kirche befindet sich eine über 100 Jahre alte Klais-Orgel.
Böylece caminin bugün kullanılmayan fakat eski vesikalarda geçen iki eski ismi daha bilinmektedir.Bis auf zwei Straßennamen erinnert heute nichts mehr an den ehemaligen Ausflugsort.
Bugünkü camiyi de kendisi yaptırmıştır.Dieser hat auch das heutige Schloss errichtet.
Geçmişte cami meşalelerle aydınlatılmakta idi.Ehemals waren die Fassaden mit Harl verputzt.
21 Eylül 2015 tarihinde çıkan yangında cami kullanılamaz hale gelmiştir.Abgerufen am 21. November 2010 No-Sex-Kampagnen sind nutzlos.
Bu çalışma caminin kapasitesini artırmak için yapıldı.Der Umbau diente der Erhöhung der Kapazität.
Yaklaşık beş asırlık Osmanlı döneminde bölgede camiler inşa edilmiştir.In seiner Blutezeit erstreckte es sich auf fünf große Gebäude im Innenort.
Sonra Kahire'de bulunan Müslüman cami ve yapılarında yangınlar görüldü.Ebenso dienten sie als Zufluchtsort bei Bränden und Unruhen.
2011 yılında köye yeni bir cami açılmıştır.Im Jahr 2011 wurde im Süden der Stadt ein neuer Grenzübergang eröffnet.
Devrek Tekke Camii avlusunda toprağa verildi.Beigesetzt wurde er in einem Familiengrab auf dem Campo Verano.
Bunun üzerine Paris'te Camille Saint-Saëns ile çalışmayı düşündüler.Weitere Studien führten ihn auch nach Paris zu Camille Saint-Saëns.
Caminin kadınlar derneği olarak kullanılan müştemilatı.Ein Projekt zu den Frauengestalten Schillers.
Caminin içerisi sekiz pencere ile aydınlatılmaktadır.Der Innenraum ist durch insgesamt acht Fenster lichtdurchflutet.
Daha sonra memleketi Şam'a dönerek Emeviyye Cami muvakkitliğine atandı.Anschließend kehrte er zu seinem Heimatverein nach Cetinje zurück.
Caminin çevresi pek çok dükkân ile çevrilidir.Die Kirche ist von zahlreichen Geschäften umgeben.
Büyük camilerdir.Große Belagerungen.
Cami, köşe başında kalmıştır.Der Bäcker befindet sich gleich um die Ecke.
Trabzon'da cami.Trabant trifft Käfer.
Gazi Hüsrev Bey Camii Resmî siteAl-Husseini, Kamel bei Palestinian Personalities
Nasır Kubbe semtinde bir sene önce inşa edilmiş bir camiye defnedildi.Sie basiert auf den gleichnamigen Kuscheltier, das ein Jahr zuvor eingeführt wurde.
Köy 2 mahalleden oluşmakta olup, 1 camisi bulunmaktadır.Der Ort hat 2 Dienste und stellt 1 Wagen.
Öğle namazı birlikte camiide kılınır.Nur das Freitagsgebet ist definitiv an die Moschee gebunden.
Caminin bir kiliseden camiye çevrildiği rivayeti de bulunmaktadır.Es gibt Spuren eines Svalgangs rund um die Kirche.
29 Temmuz 1929 yılında yağan şiddetli yağmurlar neticesinde Ulu cami Köyü'nde toprak kayması olmuştur.Am 9. Juni 1972 gab es am frühen Abend schwere Regenfälle in den Black Hills.
Camiyi üç sıra pencere aydınlatmaktadır.Das Langhaus gliedern drei Fensterachsen.
Caminin genel mimarisi gibi, minaresi de geleneksel Osmanlı mimarisinden farkılıklar göstermektedir.Wie Kilian entwarf auch der Architekt Max Frisch Häuser.
Gözlüğünü yere düşürüp bir camını kırar.Er brach dabei ein Vorhängeschloss auf und zerschnitt eine Fensterscheibe.
Çeşitli dönemlerde yapılan sekiz camiden pek azı bugün ayaktadır.Es sind acht (bis selten elf) freie Staubblätter vorhanden.
Bu âli camiyi yaptırdı.Er lavierte sich so durch.
Camii’nin minaresi sırlı tuğladan desenli olarak inşa edilmiştir.Camerons finstere Absicht wird jedoch aufgedeckt.
Velipaşa Camii'nin minaresi yıkılmıştır.Die Fertigung der Minolta-Kameras wird aufgegeben.
Camide müezzin mahfeli, kadınlar ve erkekler mahfeli bulunmaktadır.Die Tore der Stadt werden geschlossen, Männer und Frauen getrennt.
Eski caminin duvarlarından çıkan çömlekler köylüler tarafından parçalanmıştır.Vom alten Schloss, durch Bauern zerstört, stehen noch die Ost-Mauern.
Üçüncü camisi inşaat halinde olup taziye evi de yapılmaktadır.Die vierte Seite wurde repariert und bildet das heutige Haus.
Bu valiliği sırasında Kütahya'daki Saadettin Camii'yi yeniden yaptırmıştır.Für diese wurde er im Verhältniswahlblock Kyūshū wieder ins Shūgiin gewählt.
Cami 1575 yılı civarında yapılmıştır.Guami wirkte hier bis etwa 1579.
Camii 1951 yılında yeniden yaptırılmıştır.Kastner wurde 1951 rehabilitiert.
Yakınında ayrıca 2016'da açılan bir cami yer almaktadır.Ein neuer Campingplatz wurde 2016 eröffnet.
Gerçekten de şehir bir Osmanlılık göstergesi olarak sayısız türbe ve camiye sahiptir.Dunedin besitzt für eine Stadt dieser Größenordnung zahlreiche Museen und Galerien.
2 tane camisi vardır.Sie hat zwei Glocken.
1323 yılında Gebze de kendi adında camii yaptırmıştır.Zuletzt soll er die Bezeichnung Camot 317 getragen haben.
Camiide aşırı süsleme yoktur.Für die Maxima gibt es keine einfache Herleitung.
Bazı şehirlerde camiler inşa ettirmiştir.Aus einigen dieser Lager entwickelten sich Städte.
İkinci dünya savaşında 2 camii yıkıldı.Zwei große Glocken wurden dann im Zweiten Weltkrieg vernichtet.
Pek çok kez tadilattan geçen camiye minare 1800'lü yıllarda eklenmiştir.Der Trommelturm wurde mehrfach und besonders umfangreich im Jahr 1800 restauriert.
Bundan başka yine Balıkesir'de camiye ek imaret, medrese yaptırmıştır.Glücklicherweise erscheint wieder die Blaue Fee, die den Fischen aufträgt, ihn zu retten.
Ayrıca bir cami ve okul bulunmaktadır.Sie beinhalten ein Instrument und eine Schule.
Caminin ünü, çini kaplamalarından gelir.Die Innenausmalung stammt von Hans Truijen.
Câmiî'nin inşaatı Ocak 2015'ten beri sürüyor ve 2018 yılında bitirilmektedir.Haus Waldfrieden war seit Januar 2015 geschlossen und wurde im August 2018 neu eröffnet.
Onun ardından da Chevrolet El Camino gelmiştir.Der Name Camino ist demnach in Anlehnung an den El Camino von Chevrolet entstanden.