camgöz ile cümle
camgöz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Güneşbalığı (sunfish) tanımı da, büyük camgözlerin diğer adıdır."Pesce sole" è un appellativo dello squalo elefante.
Güneşbalığı (sunfish) tanımı da, büyük camgözlerin diğer adıdır."Poisson-soleil" est l'un des noms du requin pèlerin.
Güneşbalığı (sunfish) tanımı da, büyük camgözlerin diğer adıdır.Și " pește-soare " este un alt nume dat rechinilor peregrini.
Güneşbalığı (sunfish) tanımı da, büyük camgözlerin diğer adıdır.Und "Sonnenfisch" ist eines der Worte für Riesenhaie.
Güneşbalığı (sunfish) tanımı da, büyük camgözlerin diğer adıdır.Và "cá mặt trời" là một trong những tên gọi của cá mập khổng lồ.
Güneşbalığı (sunfish) tanımı da, büyük camgözlerin diğer adıdır.Y "pez luna" es una de las denominaciones del tiburón peregrino.
Güneşbalığı (sunfish) tanımı da, büyük camgözlerin diğer adıdır."Ηλιόψαρο" είναι ένα από τα παρατσούκλια του Προσκυνητή.
Güneşbalığı (sunfish) tanımı da, büyük camgözlerin diğer adıdır."Слънчева риба" е едно от имената на гигантските акули.
Güneşbalığı (sunfish) tanımı da, büyük camgözlerin diğer adıdır."Солнечная рыба" — одно из названий гигантской акулы.
Güneşbalığı (sunfish) tanımı da, büyük camgözlerin diğer adıdır.ודג השמש הוא אחת השמות של כריש באסקינג.
Güneşbalığı (sunfish) tanımı da, büyük camgözlerin diğer adıdır.و "سمكة الشمس" هي احد اسماء أسماك القرش المُتشمسة
Güneşbalığı (sunfish) tanımı da, büyük camgözlerin diğer adıdır.つまりウバザメは本当に大切な動物だったのです
Nedendir bilinmez ama sonuçta büyük camgözlerin çeşitliliğinin oldukça düşük olduğu ortaya çıktı.Así que al parecer, por alguna razón, los tiburones peregrinos tienen una diversidad increíblemente baja.
Nedendir bilinmez ama sonuçta büyük camgözlerin çeşitliliğinin oldukça düşük olduğu ortaya çıktı.Es scheint also so zu sein, dass Riesenhaie aus irgendeinem Grunde sehr niedrige genetische Vielfalt haben.
Nedendir bilinmez ama sonuçta büyük camgözlerin çeşitliliğinin oldukça düşük olduğu ortaya çıktı.Het lijkt dat reuzenhaaien, om één of andere reden, een ongelooflijk lage diversiteit hebben.
Nedendir bilinmez ama sonuçta büyük camgözlerin çeşitliliğinin oldukça düşük olduğu ortaya çıktı.그래서 왜 그런지는 모르지만 돌묵상어는 유전적 다양성이 아주 낮은 것으로 나타났죠.
Nedendir bilinmez ama sonuçta büyük camgözlerin çeşitliliğinin oldukça düşük olduğu ortaya çıktı.Nghĩa là những con cá mập kia, vì lý do nào đó, chúng có những sự khác biệt rất nhỏ
Nedendir bilinmez ama sonuçta büyük camgözlerin çeşitliliğinin oldukça düşük olduğu ortaya çıktı.Portanto, parece acontecer que os tubarões-frade, por alguma razão, têm uma diversidade incrivelmente baixa.
Nedendir bilinmez ama sonuçta büyük camgözlerin çeşitliliğinin oldukça düşük olduğu ortaya çıktı.Quindi sembra proprio che i cetorini, per ragioni non note, presentino una diversità molto bassa.
Nedendir bilinmez ama sonuçta büyük camgözlerin çeşitliliğinin oldukça düşük olduğu ortaya çıktı.Takže to vyzerá tak, že tieto žraloky z nejakého dôvodu majú veľmi nízku diverzitu.
Nedendir bilinmez ama sonuçta büyük camgözlerin çeşitliliğinin oldukça düşük olduğu ortaya çıktı.Wydaje się, że żarłacze olbrzymie z jakiegoś powodu mają bardzo małą różnorodność.
Nedendir bilinmez ama sonuçta büyük camgözlerin çeşitliliğinin oldukça düşük olduğu ortaya çıktı.Φαίνεται λοιπόν ότι όντως οι Προσκυνητές, για κάποιο λόγο, έχουν πολύ χαμηλή γενετική ποικιλότητα.
Nedendir bilinmez ama sonuçta büyük camgözlerin çeşitliliğinin oldukça düşük olduğu ortaya çıktı.Итак, оказывается, что разнообразие гигантских акул по какой-то причине крайне мало.
Nedendir bilinmez ama sonuçta büyük camgözlerin çeşitliliğinin oldukça düşük olduğu ortaya çıktı.Така че изглежда, че по някаква причина гигантските акули имат изключително ниско генетично разнообразие.
Nedendir bilinmez ama sonuçta büyük camgözlerin çeşitliliğinin oldukça düşük olduğu ortaya çıktı.כך שנראה שלכרישים האלה, מסיבות שונות, יש שונות גנטית מאד נמוכה.
Nedendir bilinmez ama sonuçta büyük camgözlerin çeşitliliğinin oldukça düşük olduğu ortaya çıktı.اذا يبدو أنه ان أسماك القرش المًتشمسة ولسبب ما لديها تنوع مُنخفض
Nedendir bilinmez ama sonuçta büyük camgözlerin çeşitliliğinin oldukça düşük olduğu ortaya çıktı.とても低い多様性しか持っていない ということがわかったのです 12000年前に起きた 遺伝子のせばまり
Örneği genişleterek teste tabii tuttular ve bunun, büyük camgöz DNA'sı olduğunu tespit edebildiler.A fost uimit pentru că chiar a găsit ADN în acea urmă de murdărie.
Örneği genişleterek teste tabii tuttular ve bunun, büyük camgöz DNA'sı olduğunu tespit edebildiler.그리고는 그걸 증폭시켜서 테스트 한 후 그 점액에서 실지로 돌묵상어의 DNA를
Örneği genişleterek teste tabii tuttular ve bunun, büyük camgöz DNA'sı olduğunu tespit edebildiler.Dokonali amplifikacji DNA i go przebadali.
Örneği genişleterek teste tabii tuttular ve bunun, büyük camgöz DNA'sı olduğunu tespit edebildiler.הם הגבירו אותו ובחנו אותו ומצאו, כן, זה למעשה DNA של הכריש,
Örneği genişleterek teste tabii tuttular ve bunun, büyük camgöz DNA'sı olduğunu tespit edebildiler.وكبروه وفحصوه ووجدوا انه بالفعل DNA لسمك قرش مُتشمس
Örneği genişleterek teste tabii tuttular ve bunun, büyük camgöz DNA'sı olduğunu tespit edebildiler.ウバザメのDNAであると 確認しました
Oysa biz, büyük camgözlerin ılıman bölgelerde yaşadığını ve yalnızca bu enlemde gezindiğini düşünüyorduk.A my sme si mysleli, že žraloky žijú len v miernom pásme, len v našich zemepisných šírkach.
Oysa biz, büyük camgözlerin ılıman bölgelerde yaşadığını ve yalnızca bu enlemde gezindiğini düşünüyorduk.A to jsme si mysleli, že žraloci velicí jsou zvířata mírného pásu a že žijí jen v našich zeměpisných šířkách.
Oysa biz, büyük camgözlerin ılıman bölgelerde yaşadığını ve yalnızca bu enlemde gezindiğini düşünüyorduk.E noi pensavamo che i cetorini fossero animali da zone temperate e che vivessero solo alle nostre latitudini.
Oysa biz, büyük camgözlerin ılıman bölgelerde yaşadığını ve yalnızca bu enlemde gezindiğini düşünüyorduk.저희는 돌묵상어가 온대기후 동물이고 우리의 위도에서만 산다고 생각했었지요.
Oysa biz, büyük camgözlerin ılıman bölgelerde yaşadığını ve yalnızca bu enlemde gezindiğini düşünüyorduk.Noi am crezut că rechinii peregrini sunt animale de climă temperată şi că trăiesc doar la latitudinea noastră.
Oysa biz, büyük camgözlerin ılıman bölgelerde yaşadığını ve yalnızca bu enlemde gezindiğini düşünüyorduk.Pensábamos que los tiburones peregrinos eran de clima templado y sólo vivían en nuestra latitud.
Oysa biz, büyük camgözlerin ılıman bölgelerde yaşadığını ve yalnızca bu enlemde gezindiğini düşünüyorduk.Pensávamos que estes tubarões eram animais de zonas temperadas e que apenas viviam na nossa latitude.
Oysa biz, büyük camgözlerin ılıman bölgelerde yaşadığını ve yalnızca bu enlemde gezindiğini düşünüyorduk.Und wir dachten, dass Riesenhaie gemäßigte Klimazonen bevorzugen und nur in unseren Breitengraden leben.
Oysa biz, büyük camgözlerin ılıman bölgelerde yaşadığını ve yalnızca bu enlemde gezindiğini düşünüyorduk.Và chúng tôi tưởng rằng cá mập khổng lồ là loài động vật ôn đới và chỉ sinh sống trên cùng vĩ độ với chúng ta.
Oysa biz, büyük camgözlerin ılıman bölgelerde yaşadığını ve yalnızca bu enlemde gezindiğini düşünüyorduk.Wij dachten dat reuzenhaaien gematigde dieren waren en alleen in onze breedtecirkel leefden.
Oysa biz, büyük camgözlerin ılıman bölgelerde yaşadığını ve yalnızca bu enlemde gezindiğini düşünüyorduk.Και νομίζαμε ότι οι Προσκυνητές ήταν είδη εύκρατων περιοχών και ζούσαν μόνο στα δικά μας πλάτη.
Oysa biz, büyük camgözlerin ılıman bölgelerde yaşadığını ve yalnızca bu enlemde gezindiğini düşünüyorduk.А мы считали гигантских акул сдержанными существами, обитающими только в наших широтах.
Oysa biz, büyük camgözlerin ılıman bölgelerde yaşadığını ve yalnızca bu enlemde gezindiğini düşünüyorduk.А ние смятахме, че гигантските акули предпочитат умерен климат и живеят само в нашите ширини.
Oysa biz, büyük camgözlerin ılıman bölgelerde yaşadığını ve yalnızca bu enlemde gezindiğini düşünüyorduk.חשבנו שהכרישים האלה הם חיות מקווי רוחב בינוניים וחיים רק בקו הרוחב שלנו.
Oysa biz, büyük camgözlerin ılıman bölgelerde yaşadığını ve yalnızca bu enlemde gezindiğini düşünüyorduk.وكنا نعتقد ان أسماك القرش المًتشمسة هي حيوانات مُعتدلة الحرارة تعيش فقط فق خطوط العرض التي نعيش فيها
Oysa biz, büyük camgözlerin ılıman bölgelerde yaşadığını ve yalnızca bu enlemde gezindiğini düşünüyorduk.アイルランドの緯度にしか住んでいないと思っていました しかし実際は赤道も横切っています
Peki bu leş yiyen geliyor, ki bu dev bir camgöz köpekbalığı.Acest necrofag apare, este vorba despre un rechin cu șase branhii uriaș.
Peki bu leş yiyen geliyor, ki bu dev bir camgöz köpekbalığı.Also kommt dieser Aasfresser, ein riesiger Sechskiemerhai.
Peki bu leş yiyen geliyor, ki bu dev bir camgöz köpekbalığı.Arriva quindi questo saprofago, uno squalo gigante a sei branchie.
Peki bu leş yiyen geliyor, ki bu dev bir camgöz köpekbalığı.Así que entra este carroñero que es un tiburón gigante sixgill.
Peki bu leş yiyen geliyor, ki bu dev bir camgöz köpekbalığı.Ce charognard arrive, c'est un requin maquereau géant.
Peki bu leş yiyen geliyor, ki bu dev bir camgöz köpekbalığı.Denne ådselæder kommer ind, hvilket er en seksgællet haj.
Peki bu leş yiyen geliyor, ki bu dev bir camgöz köpekbalığı.Deze aaseter komt erop af, een gigantische zeskieuwhaai.
Peki bu leş yiyen geliyor, ki bu dev bir camgöz köpekbalığı.Então, este necrófago chega, um tubarão Hexanchus nakamurai.
Peki bu leş yiyen geliyor, ki bu dev bir camgöz köpekbalığı.Így megjelenik ez a dögevő, Egy nagy hatkpoltyús szürkecápa.
Peki bu leş yiyen geliyor, ki bu dev bir camgöz köpekbalığı.Jadi si pemulung ini datang yaitu ikan hiu sixgill raksasa.
Peki bu leş yiyen geliyor, ki bu dev bir camgöz köpekbalığı.생물 하나가 접근하는데, 거대한 돌목상어입니다.