Ana içeriğe geç
Sözlük

cam ile cümle

cam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom kırılmış bazı camların üstünde kendini kesti.Tom cut himself on some broken glass.
Tom'un Mary'yi çamaşırlarını onun için yıkaması konusunda ikna edebilmesi mümkündür.It's possible that Tom was able to convince Mary to do his laundry for him.
Camila Uruguay'dan. O Uruguaylı.Camila is from Uruguay. She is Uruguayan.
Tom kirli çamaşırlarını ayırdı.Tom sorted his laundry.
Camdan evlerde oturanlar başkalarının evlerine taş atmamalıdır.Those who live in houses made of glass mustn't throw stones at the houses of other people.
Cam şişeler artık çok kullanılmaz.Glass bottles aren't used much anymore.
Bir plastik bardak, gerçek camdan yapılmış olandan daha iyidir.A plastic cup is better than one made of real glass.
Arabamın elektrikli camları ve elektrikli kapı kilitleri var.My car has power windows and power door locks.
Acil durumda, camı kır.Break the glass in case of emergency.
Cam basınç altında kırılma yeteneğine sahiptir.Glass has the ability to be broken under pressure.
Bir şey göremiyorum. Ön cam çok kirli.I can't see anything. The windshield is very dirty.
Kurşun geçirmez cam zaten birçok hayatı kurtardı.Bulletproof glass has already saved many lives.
Çamaşır makinesini bozdun.You broke the washing machine.
Mary'nin çamaşır yıkamak için vakti yok.Mary doesn't have time to do the laundry.
Tom'un botları çamurluydu.Tom's boots were muddy.
Cambaz ayakları üzerinde yürüyebilir misin?Can you walk on stilts?
Yağmur yağarsa, çamaşırı içeri getir.If it rains, bring the washing in.
O, çam ağaçlarının kokusunu sever.She likes the smell of pine trees.
Camdan dışarı sarkma.Do not lean out of the window.
Bu gömlek çamaşırhaneye gitmeli.This shirt must go to the laundry.
Tom çamura düştü.Tom fell into the mud.
Bu camı kim kırdı bilmek istiyorum.I want to know who broke this window.
Biri yeni arabamın ön camını paramparça etti.Someone smashed the windshield of my new car.
Tahta bacaklı ve cam gözlü bir anne geliyor.A mother with a wooden leg and glass eye is coming.
Çam, reçineli bir ağaçtır.Pine is a resinous wood.
Çamur banyosu yaptık.We took a mud bath.
Çamaşır makinesini onarıyorum.I am repairing the washing machine.
Hiç iç çamaşırı giymiyorum.I am not wearing any underwear.
Mary çamaşır asıyor.Mary is hanging up washing.
Camide ilk kez dua ediyorum.It's the first time I pray in a mosque.
Camide ilk kez namaz kılıyorum.It's the first time I pray in a mosque.
Camide ilk defa ibadet ediyorum.It's the first time I pray in a mosque.
Çamaşır makinesini tamir ediyorum.I am fixing the washing machine.
Şimdiye kadar ilk kez balkonda çamaşır astım.This is the first time I've ever hung out washing in the balcony.
Şu ana kadar ilk kez çamaşırımı astım.This is the first time I've ever hung up my washing.
Yarın çamaşır günü.Tomorrow's laundry day.
İç çamaşırlarıyla geziniyor.He's walking around in his underwear.
O çamaşır makinesini monte ediyor.He assembles washing machines.
Yeni bir çamaşır makinesi aldık.We bought a new washing machine.
Hiç çamaşır astın mı?Have you ever hung up washing?
Hiç bir camide dua ettin mi?Have you ever prayed in a mosque?
Camide namaz kıldın mı hiç?Have you ever prayed in a mosque?
Camide hiç ibadet ettin mi?Have you ever prayed in a mosque?
Çamaşır makinası bir evin olmazsa olmazıdır.A washing machine is a must for a house.
Çamaşır makinası bir ev için gerekliliktir.A washing machine is a must for a house.
Çamaşırı mandallayarak asmak zorundayım.I have to peg up the washing.
Çamaşır makinesini tamir etmek zorundayım.I have to fix the washing machine.
İç çamaşırı hariç hiçbir şey giymiyordu.He was wearing nothing but his underwear.
O, iç çamaşırından başka bir şey giymiyordu.She was wearing nothing but her underwear.
Camiye gitmek zorundayım.I have to go to the mosque.
Kamerun'a Fransızcada "Cameroun" denir.Cameroon is called "Cameroun" in French.
İstanbul'da kaç tane cami var?How many mosques are there in Istanbul?
İstanbul'da yaklaşık üç bin tane cami var.There are around three thousand mosques in Istanbul.
Camiye yeni bir imam gerekiyor.This mosque needs a new imam.
"İç çamaşırın ne renk?" "Ben hiç giymiyorum.""What color is your underwear?" "I'm not wearing any."
Tom iç çamaşırıylaydı.Tom was in his underwear.
Tom cam kırıklarının üzerine bastı.Tom stepped on some broken glass.
Tom Mary'ye çamaşırda yardım etti.Tom helped Mary with the laundry.
Tom gömleğini çıkarıp çamaşır makinesine attı.Tom took off his shirt and threw it into the washing machine.
Kağıt, cam ve plastik geri dönüştürülebilir malzemelerdir.Paper, glass and plastic are recyclable materials.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod