Ana içeriğe geç
Sözlük

cam ile cümle

cam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Çamaşırımı nereye koymalıyım?Where should I put my laundry?
Ben camı kırarken görüldüm.I was seen to break the window.
Her gün çamaşır yıkarım.I wash clothes every day.
Araba çamurda sıkıştı.The car got stuck in the mud.
Geçen araba bana çamurlu su sıçrattı.The passing car splashed muddy water on me.
Bir arabanın ön camı parçalara ayrıldı.The front windshield of a car was smashed to pieces.
Arabanın camını açabilir misin ?Could you open the car window?
Bir kadın çamaşırı ipe asıyordu.A woman was hanging the washing on the line.
Çocuk yüzü çamurla kaplı döndü.The boy returned with his face covered with mud.
Yerde kırık cam parçaları vardı.There were bits of broken glass on the floor.
Eskiden evimin önünde büyük bir çam ağacı vardı.There used to be a big pine tree in front of my house.
Çamaşır yıkamak benim işimdir.Washing clothes is my work.
Bana çamaşır makinesinin nasıl kullanıldığını söyle.Tell me how to use the washing machine.
Çamaşır makinesinde bir sorun var.Something is wrong with the washing machine.
Çamaşır makinesi harika bir icattır.The washing machine is a wonderful invention.
Çamaşır makinası muhteşem bir icat.The washing machine is a wonderful invention.
Çamaşırhane bodrumdadır.The laundry room is in the basement.
Benim çamaşır hazır mı?Is my laundry ready?
Çamaşırım hazır mı?Is my laundry ready?
Benim çamaşırım hazır mı?Is my laundry ready?
Lütfen çamaşır getirin.Please bring in the washing.
Çamaşırı içeri getir.Bring the laundry in.
Kirli çamaşırı içeri getir.Bring the laundry in.
Camı kıran Jack miydi?Was it Jack that broke the window?
Camı kırdığı için onu cezalandırmayın. O suçlanmayacak.Don't punish him for breaking the window. He is not to blame.
Bu camı kim kırdı?Who broke this window?
O, camı kimin kırdığını sorduğunda, bütün çocuklar masum havasına girdiler.When he asked who had broken the window, all the boys put on an air of innocence.
O cam bölmeyi kim kırdı?Who broke that pane of glass?
Cam kim tarafından kırıldı?By whom was the window broken?
Camı kimin kırdığını düşünüyorsun?Who do you think broke the window?
Camı kim kırdı? Gerçeği söyle.Who broke the window? Tell the truth.
Camı kim kırdı? Doğruyu söyle.Who broke the window? Tell the truth.
Hava çok iyi, kuruması için çamaşırlarımı dışarıya asmayı düşünüyorum.The weather's so good I think I'll hang the laundry out to dry.
Yol oldukça çamurluydu ve daha kötüsü, yağmur yağmaya başlamıştı.The road was quite muddy, and, what is worse, it began to rain.
Pazar günleri çamaşır yıkarım.I do the laundry on Sundays.
Onun camı kıran adam olduğunu düşünüyor musun?Do you think he is the guy that broke the window?
Onun çamurla kaplı yüz aşağı yattığını gördüğümde gülmekten kendimi alamadım.I couldn't help laughing when I saw him lying face down covered with mud.
Evin önünde bir çam duruyor.A pine stands in front of his house.
Onun yüzü çamurla kaplıydı.His face was covered with mud.
Çamur onun ayakkabılarına yapıştı.The mud clung to his shoes.
Onun elleri çamurla kaplıydı.His hands were covered with mud.
O, İngiltere'de Cambridge'de evindeydi.He was in his home in Cambridge, England.
Cambridge Üniversitesi'nde hocaydı.He was a professor at Cambridge University.
Cambridge Üniversitesi'nde profesördü.He was a professor at Cambridge University.
Cambridge'ten onurla mezun oldu.He graduated from Cambridge with honors.
O, çamuru botlarından kazıyarak temizledi.He scraped the mud off his boots.
O, camı kasıtlı olarak kırdı.He deliberately broke the glass.
O, camı kasten kırdı.He deliberately broke the glass.
Tepeden tırnağa çamurla kaplıydı.He was covered with mud from head to foot.
O çamurla kaplıydı.He was covered with mud.
O, dizine kadar çamurun içindeydi.He was knee deep in mud.
Cam vazolardan birini aldı.She picked up one of the glass vases.
Kırık camda parmağını kesti.She cut her finger on the broken glass.
O, masa örtülerini çamaşırhaneye götürdü.She took the tablecloths to the laundry.
Kirli çamaşırları yıkamak istedi.She wanted to wash the dirty clothes.
Onun bir otomatik çamaşır makinesi var.She has an automatic washing machine.
Çamaşırları ipe serdi.She hung the washing on the line.
Çamaşırları ipe astı.She hung the washing on the line.
O, camdaki stickerları yırtıp çıkarttı.She tore away the stickers from the window.
Duvarın üstünde kırık cam vardı.There was broken glass on top of the wall.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod