Hava güneşliyken çamaşır yıkamak zorundayım.I have to do laundry while it's still sunny.
Lütfen ayakkabılarınızdan çamuru çıkarın.Please remove the mud from your shoes.
Kırık cam üstüne basmayın.Don't step on the broken glass.
Kırık cama basma.Don't step on the broken glass.
Deniz cam kadar pürüzsüzdü.The sea was as smooth as glass.
Kırık cam tahta kaplandı.The broken window was boarded up.
Yangın durumunda bu camı kır.Break this glass in case of fire.
Yangın durumunda, camı kırın ve kırmızı düğmeye basın.In case of fire, break the glass and push the red button.
Yangın durumunda, bu camı kır.In case of fire, break this window.
Kirli çamaşırlarını ortaya dökme.Don't wash your dirty linen in public.
Yağmur yağmadan önce çamaşırı içeri alacağım.I'll take in the washing before it rains.
O yağmur yağmaya başladığında çamaşırları yıkadı.She took in the washing when it started to rain.
Yağmur yağmaya başladığında, o, oğlunun çamaşırı içeriye almasını söyledi.When it began to rain, she told her son to take in the washing.
Kırık cam yolun her tarafına dağılmış durumda.Broken glass lay scattered all over the road.
Ben yeni çamaşırlar almak zorundayım.I have to get some new clothes.
Çamaşırhane nerede?Where is the laundry?
Bu çamaşırlarda deterjan var mı?Are there any detergents in the laundry?
Bütün çamaşırımı bir defada yıkayabilir miyim?May I wash all my laundry at once?
Ön camını temizlemem gerekiyor mu?Should I clean your windshield?
Bir plastik bardak gerçek camdan yapılmış olanından daha iyidir.A plastic glass is better than one made of real glass.
Bira şişeleri camdan yapılır.Beer bottles are made of glass.
Çamurlu yol, yeni ayakkabılarımı mahvetti.The muddy road has ruined my new shoes.
Çamurlu yolda dengemi kaybettim.I lost my balance on the muddy road.
Onlar çamurlu.They are muddy.
Tom pencere camını kırdı.Tom broke the window pane.
Tom'un camı kırdığı gün dündü.It was yesterday that Tom broke the window.
O, Tom'un dün kırdığı camdı.It was the window that Tom broke yesterday.
Pencere camını kıran bu çocuktu.It was this boy that broke the windowpane.
Çamaşır makinesi biraz bozuk.The washing machine is somewhat out of order.
Çamaşır makinesi bozuk.The washing machine is out of order.
Çamaşır makinenizi nasıl buluyorsunuz?How do you find your washing machine?
Erkek çocuk geçen hafta sonu beyzbol topu ile camı kırdı.The boy broke the window with a baseball last weekend.
Kız camı kırdı.The girl broke the window.
Merdiven çamurla kaplandı.The ladder was covered with mud.
Cam evlerde yaşayan insanlar taş fırlatmalılar.People who live in glass houses shouldn't throw stones.
Valiz kirli çamaşırlardan başka bir şey içermiyordu.The suitcase contained nothing but dirty clothes.
John dün camı kırdı.John broke the window yesterday.
Bu çamaşır makinesini kullanamazsın.You can't use this washing machine.
Bu çamaşır makinesinde bir sorun var.Something is wrong with this washing machine.
Bu çamaşır makinesini nasıl kullanacağımı bana söyler misin?Could you tell me how to use this washing machine?
Şişe camdan yapılmıştır.The bottle is made of glass.
Camın içine sıcak su dökmeyin yoksa cam çatlar.Don't pour hot water into the glass or it will crack.
Cam parçalara bölündü.The glass broke to pieces.
Cambridge treni 5. platformdan kalkmaktadır.The train for Cambridge leaves from Platform 5.
Çamaşır yıkama servisiniz var mı?Do you have laundry service?
Dün camı kıran oydu.It was him that broke the window yesterday.
Cam kolayca kırılır.Glass breaks easily.
Cam kumdan yapılır.Glass is made from sand.
Cam kase minik parçalara ayrıldı.The glass bowl broke into tiny fragments.
Bir cam parçasıyla sağ elimi kestim.I cut my right hand on a piece of glass.
Bu yol yağmurdan sonra çamur olmaya eğilimlidir.That path is apt to be muddy after rain.
" Çamaşır makineni nasıl buluyorsun?" " O kadar kötü değil.""How do you find your washing-machine?" "Not so bad."
Fiber-optik kablolar insan kılları kadar ince minik cam elyafından oluşur.Fiber-optic cables are made up of tiny glass fibers which are as thin as human hairs.
Sel bir çamur tabakası oluşturdu.The flood deposited a layer of mud.
Uzun boylu çam ağaçları gölün etrafında bir halka yapmaktadır.Tall pine trees make a ring around the lake.
Onun gözünün takıldığı ilk şey camdaki bir parmak iziydi.The first thing that caught his eye was a fingerprint on the glass.
Dün camı kıran kimdi?Who was it that broke the window yesterday?
Dün camı kıran Jack'ti.It was Jack that broke the window yesterday.
Dün camı kıran Tom idi.It was Tom that broke the window yesterday.
Çocuklar çamurda oynuyordu.The children were playing in the dirt.