Ana içeriğe geç
Sözlük

cali ile cümle

cali kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom ve Mary birlikte çalışıyorlardı.Tom and Mary were working together.
Tom ve Mary birlikte çalışmak zorundalar.Tom and Mary have to work together.
Tom'un şimdiye kadar yapmaya çalıştığı en tehlikeli şey bangee jumping'tir.The most dangerous thing Tom ever tried to do was bungee jumping.
Tom Mary ile çalışmaya başladığından beri üç yıl oldu.It's been three years since Tom started working for Mary.
Tom'u Mary ile konuşturmaya çalıştım.I tried to get Tom to talk to Mary.
Tom'un Mary'yi görmezlikten gelmesine çalıştım.I tried to get Tom to ignore Mary.
Tom'a Mary'ye yardım ettirmeye çalıştım.I tried to get Tom to help Mary.
Tom ve Mary'yi John'la oynatmaya çalıştım.I tried to get Tom and Mary to play with John.
Tom'un ne söylemeye çalıştığını anladın mı?Did you understand what Tom was trying to say?
Bütün gün çalıştıktan sonra, Tom gerçekten yorgundu.After working all day, Tom was really tired.
Biraz zaman alacak, fakat sanırım nasıl gitar çalınacağını öğrenebileceğim.It'll take some time, but I think I'll be able to learn how to play the guitar.
Ben her gün sıkı çalışmak zorundayım.I have to study hard each day.
Annem bir büroda çalışır.My mother works at an office.
Bir taneye sahiptim ama o çalındı.I used to have one, but it was stolen.
Bu telefon çalışmıyor.This telephone doesn't work.
Tom'un Mary'yi öldürmeye çalıştığı zaman hakkında bir şey duydun mu?Did you hear about the time Tom tried to kill Mary?
Bunun nasıl çalıştığını sana açıklayayım.Let me explain to you how this works.
Monika çok ders çalışıyor.Monica does study a lot.
Monica çok çalışmadı.Monica didn't study a lot.
Monica çok ders çalışmaz.Monica doesn't study a lot.
Tom cuma günü geç saatlere kadar çalışmaktan nefret eder.Tom hates to work late on Friday.
Erkeklerle eşit olmaya çalışan kadınlar hırstan yoksundur.Women who seek to be equal with men lack ambition.
Onu bulmaya çalışın.Try to find it.
Elimizden geldiğince hızlı çalışıyoruz.We're working as fast as we can.
Mümkün olduğunca seri çalışıyoruz.We're working as fast as we can.
Kız kardeşinin çalıştığı gibi çalışmalısın.You should study like your sister does.
Sadece tesadüfen, ne yapmaya çalışıyorsun?Just by chance, what are you trying to do?
Çalışmayı kes!Stop studying!
Neden Fransızca çalışıyorsun?Why do you study French?
Yoketmeye çalışmıyorum.I'm not trying to destroy.
Nehirde yüzmeye çalıştım.I've tried swimming in the river.
Şu anda 5 saatten az çalışmak zorundayım.Now I have to work in less than 5 hours.
Onun ne söylemeye çalıştığını bilmiyorum.I don't know what he's trying to say.
Onun ne demeye çalıştığını bilmiyorum.I don't know what she's trying to say.
Fransızca dil bilgisi çalışıyorum.I'm studying French grammar.
Gübrelemenin ardındaki kimyasal tepkime üzerine çalışacağız.We will study the underlying molecular occurrences of fertilization.
Evliliğimiz üzerinde çalışıyoruz.We're working on our marriage.
Tom bugün bunu yapmaya çalışmayacak.The important thing is that we're together.
Beni biraz teşvik etmeye çalış.Try to encourage me a little.
Neden Leonardo araştırmacılarının çalışmalarını yarıda bıraktı?Why did Leonardo leave his researcher's work undone?
Aramaya çalıştım ama cevap vermediler.I tried calling, but they didn't answer.
Onun özel hayatına ilişkin belgeler soygunda çalındı.Documents relating to his private life were stolen in the burglary.
Orkestra çalıyor.The orchestra is playing.
O, AIDS araştırmasında çalışıyor.He is working in AIDS research.
Çalışmaya devam etmek zorundasın.You have to continue to study.
Bugün çalışmak istemiyorum.I don't want to work today.
Tom Mary ile çalışır.Tom works with Mary.
Tom, Mary ile çalışıyor.Tom works with Mary.
Tom şafaktan alacakaranlığa kadar çalıştı.Tom worked from dawn to dusk.
Tom daha çok çalışmış olmayı diledi.Tom wished he had studied harder.
Tom Mary ve John'un arasına sığışmaya çalıştı.Tom tried to squeeze in between Mary and John.
Tom, Mary'ye ulaşmaya çalıştı.Tom tried to reach Mary.
Tom Mary'yi öpmeye çalıştı.Tom tried to kiss Mary.
Tom Mary'yi sıcak tutmaya çalıştı.Tom tried to keep Mary warm.
Tom onu Mary'den saklamaya çalıştı.Tom tried to keep it from Mary.
Tom sakin kalmaya çalıştı.Tom tried to keep calm.
Tom bana o şarkının nasıl çalınacağını öğretti.Tom taught me how to play that song.
Sayacı çalışırken bırak.Keep the meter running.
Ekonomide hiçbir sistematik çalışma dayanışmayı öngörmezNo systematical study in economics assumes solidarity.
Çalışmak zorunda oldukları saatleri düşünerek öğretmenlerin çoğu iyi geçinmiyor.Most teachers don't make a decent living considering the hours they have to work.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod