Ana içeriğe geç
Sözlük

cali ile cümle

cali kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Çalışıyor olduğumuz zor şartları anlayacağınızı umuyoruz.We hope you will understand the difficult circumstances we're working under.
Bu, amcamın bir spiker olarak çalıştığı TV istasyonu.This is the TV station where my uncle works as an announcer.
Otobüsler bir saat içinde ne sıklıkta çalışırlar?How often do the buses run in an hour?
Burada çalışabilir miyim?Can I study here?
Ne kadar süredir burada çalışmaktasın?How long have you been working here?
Burada çalıştırmayın.Don't run here.
Burada otobüsler her on dakikada bir çalışır.The buses run every ten minutes here.
Burası benim babamın çalıştığı yer.This is where my father works.
Burası onun sekreter olarak çalıştığı yer.This is the place where she works as a secretary.
Ken yeterince sıkı çalışmadı, bu yüzden sınavda başarısız oldu.Ken didn't work hard enough, so he failed the exam.
Ken yanımda çalışıyordu.Ken was running beside me.
Ken dün gece İngilizce çalıştı.Ken studied English last night.
Ken o zaman çalışıyordu.Ken was running at that time.
Kelly düşünceye kadar çalıştı.Kelly worked until he dropped.
Kate şimdi sahada çalışıyor.Kate is running in the field now.
O, Kate'in bakış açısına göre çok çalışıyor.From Kate's point of view, he works too much.
Kredi kartım çalındığı için arıyorum.I'm calling because my credit card has been stolen.
Chris yarın çalışamaz.Chris can't work tomorrow.
Bay Green'in önünde elinden geldiğince kibar olmaya çalış.Try to be as polite as you can before Mr Green.
Sınıftaki bütün erkek çocukları çok çalıştı.All the boys in class worked hard.
Klimayı çalıştırır mısın?Would you put on the air conditioning?
Klima çalışmıyor.The air conditioner has got out of order.
Klima çalışıyor gibi görünmüyor.The air conditioner doesn't seem to work.
Carol çok sıkı çalışıyor. Henry de öyle.Carol studies very hard. So does Henry.
Carol İspanyolca çalışıyor.Carol is studying Spanish.
Baban bir bankada çalışıyor, değil mi?Your father works for a bank, doesn't he?
Onun bizim şirketimiz için çalışıyor olduğundan eminim.I'm sure of his working for our company.
Çok sıkı çalışıyor olmalısın.You must have been working too hard.
Kim gitar çalıyor?Who is playing the guitar?
Zavallı yaşlı kadının parası çalındı.The poor old woman was robbed of her money.
Orada bırakırsan fotoğraf makinen çalınabilir.Your camera may be stolen if you leave it there.
Karım uyumaya çalışıyor.My wife's trying to sleep.
Kafeteryada çalışmak istiyorum.I'd like to work at the cafeteria.
Hastanedeki annen nedeniyle daha çok çalışmak zorunda kalacaksın.With your mother in the hospital, you'll have to work harder.
Babamın bir dinlenmeye ihtiyacı var. O üç saattir bahçede çalışmaktadır.Dad needs to take a rest. He's been working in the garden for three hours.
Her zaman başka birini suçlamaya çalışıyorsun.You always try to blame somebody else.
Sen çok çalışmışsın.You're overworked.
Seninle çalışmak her zaman bir zevkti.It has always been a pleasure to work with you.
Uşaklar efendilerinin siparişini gerçekleştirmeye çalıştı.The servants tried to carry out their master's order.
Birbirimizi anlamaya çalışalım.Let's try to understand one another.
Param çalınmıştı.My money was stolen.
Param çalındı.My money was stolen.
Para tasarruf etmeye çalışıyorum.I'm trying to save money.
Biraz ödünç para almaya çalışarak tüm kasabayı koştum.I ran all over town trying to borrow some money.
Biz müşteri memnuniyeti için çalışıyoruz.We aim to please.
Beni öldürmeye çalışıyorsun.You are trying to kill me.
Yarı zamanlı çalıştığını biliyorum.I know you're working part-time.
Amcam bir otel çalıştırıyor.My uncle runs a hotel.
Yılbaşı gecesinde, trenler bütün gece boyunca çalışır.On New Year's Eve, the trains will run all night.
Motoru çalıştırdım.I got the engine going.
Motoru çalışırken bırak.Leave the engine running.
Lütfen bana motoru nasıl çalıştıracağımı söyle.Please tell me how to start the engine.
Motor çalışmazdı.The engine wouldn't start.
Motor çalışmadı.The engine would not start.
Motor çalışmaz.The engine doesn't work.
Emi İngilizce çalışacak.Emi will study English.
Amy geçen Cumartesi bahçede çalıştı.Amy worked in the yard last Saturday.
Bizim TV çalışmıyor.Our TV is out of order.
Onu şimdi tamir etmeye çalışmanın bir faydası yok.It's no use trying to fix it now.
Kuzenim evimize yakın bir dükkânda çalışıyor.My cousin works in a shop near our home.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod