Savaş cahilliğin en belirgin özelliğidir.Razboiul este exprimarea maxima a ignoranei.
Savaş cahilliğin en belirgin özelliğidir.Война - это выражение крайнего невежества.
Savaş cahilliğin en belirgin özelliğidir.Изобщо. Войната е абсолютното проявление на невежество.
Savaş cahilliğin en belirgin özelliğidir.בכלל... מלחמה היא ביטוי מרבי של בורות.
Savaş cahilliğin en belirgin özelliğidir.على الإطلاق. الحرب تعُبر عن الجهل.
Tabii ki bazıları için önemli olmalı. Fakat, aşkın cahil hastalığı yüzünden...За някои това е важно - пренебрегват семейство, образование, талант.
TV muhabiri Gerg Cahiles.C'est Marawi City", a écrit le journaliste de télévision Gerg Cahiles.
TV muhabiri Gerg Cahiles.É a cidade de Marawi", escreveu o repórter de TV Gerg Cahiles.
Üçüncü yüce doğru cahilliğin aşılabilir olduğunu söyledi.A harmadik nemes igazság szerint a tudatlanság legyőzhető.
Üçüncü yüce doğru cahilliğin aşılabilir olduğunu söyledi.Al 3-lea adevăr nobil spune că ignoranța poate fi depășită.
Üçüncü yüce doğru cahilliğin aşılabilir olduğunu söyledi.De derde waarheid is dat onwetendheid overwonnen kan worden.
Üçüncü yüce doğru cahilliğin aşılabilir olduğunu söyledi.Die dritte Edle Wahrheit besagt: Ignoranz kann bewältigt werden.
Üçüncü yüce doğru cahilliğin aşılabilir olduğunu söyledi.La tercera noble verdad dice que la ignorancia puede ser superada.
Üçüncü yüce doğru cahilliğin aşılabilir olduğunu söyledi.La terza nobile verità è che l'ignoranza può essere superata.
Üçüncü yüce doğru cahilliğin aşılabilir olduğunu söyledi.La troisième noble vérité disait que l'ignorance peut être surmontée.
Üçüncü yüce doğru cahilliğin aşılabilir olduğunu söyledi.Trzecia szlachetna prawda głosi, że niewiedza może zostać przezwyciężona.
Üçüncü yüce doğru cahilliğin aşılabilir olduğunu söyledi.Третата благородна истина твърди, че невежеството може да бъде превъзмогнато.
Üçüncü yüce doğru cahilliğin aşılabilir olduğunu söyledi.Третья благородная истина говорит, что невежество можно преодолеть.
Üçüncü yüce doğru cahilliğin aşılabilir olduğunu söyledi.לפי האמת הנאצלת השלישית, ניתן להתגבר על הבורות.
Üçüncü yüce doğru cahilliğin aşılabilir olduğunu söyledi.الحقيقة النبيلة الثالثة تنص على أنه يمكن التغلب على الجهل
Üçüncü yüce doğru cahilliğin aşılabilir olduğunu söyledi.そして四番目は あきらかに最も重要な
Üçüncü yüce doğru cahilliğin aşılabilir olduğunu söyledi.사제 중 세 번째 멸제(滅諦)는 이 무지가 극복될 수 있다고 이야기합니다.
Ve dahası, bu işe bir editör çizer olarak... ...başladım, yani,... ...tam anlamıyla cahil cesaretiydi.Ce s-a întâmplat a fost că am devenit ilustratoare pentru publicații printr-o ignoranță crasă.
Ve dahası, bu işe bir editör çizer olarak... ...başladım, yani,... ...tam anlamıyla cahil cesaretiydi.Dus wat er gebeurde, was dat ik min of meer een redactioneel illustrator werd, uit pure... onwetendheid.
Ve dahası, bu işe bir editör çizer olarak... ...başladım, yani,... ...tam anlamıyla cahil cesaretiydi.És az történt, hogy szerkesztői illusztrátor lettem, tudják, a tudatlanságomnak köszönhetően.
Ve dahası, bu işe bir editör çizer olarak... ...başladım, yani,... ...tam anlamıyla cahil cesaretiydi.그래서 전 그냥 편집 일러스트레이터가 되었습니다. 완전히 무지함을 통해서 된것입니다.
Ve dahası, bu işe bir editör çizer olarak... ...başladım, yani,... ...tam anlamıyla cahil cesaretiydi.No więc na początku zaczęłam rysować ilustracje dla czasopism dzięki kompletnej niewiedzy, ignorancji.
Ve dahası, bu işe bir editör çizer olarak... ...başladım, yani,... ...tam anlamıyla cahil cesaretiydi.Và vậy là tôi bắt đầu trở thành một người minh họa báo nhờ vào, bạn biết đấy, đơn thuần là sự ngu ngốc.
Ve dahası, bu işe bir editör çizer olarak... ...başladım, yani,... ...tam anlamıyla cahil cesaretiydi.Така започнах, станах илюстратор в списание от, нали знаете, чисто невежество.
Ve dahası, bu işe bir editör çizer olarak... ...başladım, yani,... ...tam anlamıyla cahil cesaretiydi.ומה שקרה זה שהתחלתי פשוט להפוך למאיירת עריכה, אתם יודעים, לגמרי משהו, לגמרי מתוך בורות.
Ve dahası, bu işe bir editör çizer olarak... ...başladım, yani,... ...tam anlamıyla cahil cesaretiydi.و ما حدث أنني بدأت فقط أن أصبح محررة راسمة، تعلمون، أن أنحرف في أي اتجاه، وهذا مجرد جهل.
Ve dahası, bu işe bir editör çizer olarak... ...başladım, yani,... ...tam anlamıyla cahil cesaretiydi.編集イラストレーターになりました まったくの無知から始めたんです 私たちはスタジオを開きました
Ve inanmadılar da zaten, çünkü bize şirketler ve sözleşmelerden cahilce sorular sordular.A neví o tom, protože se ptali na otázky ohledně společností.
Ve inanmadılar da zaten, çünkü bize şirketler ve sözleşmelerden cahilce sorular sordular.Dan mereka tak tahu sebab mereka menanyakan soal perusahaannya.
Ve inanmadılar da zaten, çünkü bize şirketler ve sözleşmelerden cahilce sorular sordular.En dat weten ze niet omdat ze vragen hebben lopen stellen over bedrijven.
Ve inanmadılar da zaten, çünkü bize şirketler ve sözleşmelerden cahilce sorular sordular.En dat weten ze niet omdat ze vragen hebben... lopen stellen over bedrijven.
Ve inanmadılar da zaten, çünkü bize şirketler ve sözleşmelerden cahilce sorular sordular.E non lo avrebbero perche' non hanno fatto domande sui contatti, sulle aziende.
Ve inanmadılar da zaten, çünkü bize şirketler ve sözleşmelerden cahilce sorular sordular.És nem is hiszik, mert már kérdezgettek cégekről is.
Ve inanmadılar da zaten, çünkü bize şirketler ve sözleşmelerden cahilce sorular sordular.És nem is hiszik, mert már kérdezgettek cégekrõl is.
Ve inanmadılar da zaten, çünkü bize şirketler ve sözleşmelerden cahilce sorular sordular.Et ils ne peuvent pas le croire car ils ont posé des questions sur les entreprises.
Ve inanmadılar da zaten, çünkü bize şirketler ve sözleşmelerden cahilce sorular sordular.Họ không tin bởi họ đang đặt ra những yêu cầu, những đòi hỏi cho các công ty
Ve inanmadılar da zaten, çünkü bize şirketler ve sözleşmelerden cahilce sorular sordular.I nie uwierzą. Oni chcą wiedzieć jakie firmy za tym stoją.
Ve inanmadılar da zaten, çünkü bize şirketler ve sözleşmelerden cahilce sorular sordular.Ja asiahan on näin koska he ovat pommittaneet yrityksiä kysymyksillä.
Ve inanmadılar da zaten, çünkü bize şirketler ve sözleşmelerden cahilce sorular sordular.그리고 믿지도 않을거야 왜냐면 그들은 '회사'에 대한 것을 계속 물어봤으니까.
Ve inanmadılar da zaten, çünkü bize şirketler ve sözleşmelerden cahilce sorular sordular.Og det gør de ikke, fordi de bliver ved med at spørge om firmaer.
Ve inanmadılar da zaten, çünkü bize şirketler ve sözleşmelerden cahilce sorular sordular.Şi nici nu o fac, pentru că ei pun întrebări despre companii.
Ve inanmadılar da zaten, çünkü bize şirketler ve sözleşmelerden cahilce sorular sordular.Und das tun sie auch nicht. Sie stellen Fragen über Verträge und Unternehmen.
Ve inanmadılar da zaten, çünkü bize şirketler ve sözleşmelerden cahilce sorular sordular.Và bởi vậy họ đã không đặt các câu hỏi về công ty.
Ve inanmadılar da zaten, çünkü bize şirketler ve sözleşmelerden cahilce sorular sordular.Y no lo hacen, porque han estado preguntando acerca de contratos, empresas.
Ve inanmadılar da zaten, çünkü bize şirketler ve sözleşmelerden cahilce sorular sordular.Και δεν το πιστεύουν γιατί ρωτούν συνέχεια για εταιρείες.
Ve inanmadılar da zaten, çünkü bize şirketler ve sözleşmelerden cahilce sorular sordular.А те и не вярват. И постоянно питат за компании и договори.
Ve inanmadılar da zaten, çünkü bize şirketler ve sözleşmelerden cahilce sorular sordular.И они не потому, что они были задавать вопросы о компании.
Ve inanmadılar da zaten, çünkü bize şirketler ve sözleşmelerden cahilce sorular sordular.הם לא מאמינים כי הם שואלים .שאלות על חברות
Ve inanmadılar da zaten, çünkü bize şirketler ve sözleşmelerden cahilce sorular sordular.و لن يفعلوا ذلك لانهم كانوا يسألون أسئلة بخصوص عقودٍ،بخصوص شركاتٍ
Ve inanmadılar da zaten, çünkü bize şirketler ve sözleşmelerden cahilce sorular sordular.会社組織には できなかったんだ
Ve ırk, bizim korkularımızdan ve cahilliğimizden yarattığımız gayrı meşru bir kavram.A 'faj' pedig egy illegitim elmélet, amit az énjeink kreáltak félelemre és tudatlanságra alapozva!
Ve ırk, bizim korkularımızdan ve cahilliğimizden yarattığımız gayrı meşru bir kavram.A rasa to pojęcie niewłaściwe, które nasze 'ja' wytwarza w oparciu o strach i ignorancję.
Ve ırk, bizim korkularımızdan ve cahilliğimizden yarattığımız gayrı meşru bir kavram.E la razza è un concetto illegittimo che abbiamo creato noi basandoci su paura e ignoranza.
Ve ırk, bizim korkularımızdan ve cahilliğimizden yarattığımız gayrı meşru bir kavram.E raça é um conceito ilegítimo que nós criámos baseado no medo e na ignorância.
Ve ırk, bizim korkularımızdan ve cahilliğimizden yarattığımız gayrı meşru bir kavram.그래서 인종은 공포와 무지에 근거한 우리 자신들이 생성한 합법적인 개념이 아닙니다.