Aslında, onu caddelerde satış yaparken seyrettim.Ik zag haar daadwerkelijk lopen door de straten, al verkopend.
Aslında, onu caddelerde satış yaparken seyrettim.Jag studerade henne när hon gick och sålde på gatorna.
Aslında, onu caddelerde satış yaparken seyrettim.돌아다니는 제인을 지켜 봤는데요. 순식간에
Aslında, onu caddelerde satış yaparken seyrettim.Obserwowałam ją, gdy sprzedawała, chodząc ulicami.
Aslında, onu caddelerde satış yaparken seyrettim.Saya bahkan melihat dia berjalan dan berjualan.
Aslında, onu caddelerde satış yaparken seyrettim.Trên thực tế, tôi theo dõi cô đi dọc các phố rao hàng.
Aslında, onu caddelerde satış yaparken seyrettim.Την έχω δει να γυρνάει στους δρόμους με το καρότσι της.
Aslında, onu caddelerde satış yaparken seyrettim.Всъщност я гледах как върви по улиците и продава.
Aslında, onu caddelerde satış yaparken seyrettim.Насправді, я бачила, як вона ходить по вулиці з товаром.
Aslında, onu caddelerde satış yaparken seyrettim.Я даже наблюдала как она расхаживает по улицам торгуя.
Aslında, onu caddelerde satış yaparken seyrettim.הולכת ברחובות ורוכלת. ועד מהרה,
Aslında, onu caddelerde satış yaparken seyrettim.تبيع في الشوارع متجولة. وقبل أن تعرفها،
Aslında, onu caddelerde satış yaparken seyrettim.そして気がつけばドレスを買いにたくさんの女性が集まっていました
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.Aceştia sunt adolescenţi, în mod tipic, care stau la colţ de stradă, vânzând drogurile.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.Dit zijn normaal gesproken de tieners, die op de hoek van de straat de drugs staan te verkopen.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.Ezek általában tizenévesek, akik kint állnak az utcasarkon és drogot árulnak.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.Jsou typicky teenageři, kteří postávají na rohu a prodávají drogy.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.그들은 대개 십대들입니다. 길 모퉁이에 서서 마약을 파는 아이들이죠.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.Le plus souvent, ce sont des jeunes qui passent leur journée debout au coin des rues à vendre de la drogue.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.São os adolescentes, normalmente, que se encontravam ao virar da esquina, a vender droga.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.Sie sind meist Jugendliche, die an der Straßenecke Drogen verkaufen.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar. Son derece tehlikeli bir iş.Típicamente son adolescentes parados en una esquina vendiendo las drogas, un trabajo en extremo peligroso.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.Tipicamente, sono i ragazzini che stanno all'angolo delle strade, a vendere la droga.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.To nastolatki. Z narażeniem życia sprzedają towar na ulicy. To nastolatki.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.Αυτοί είναι συνήθως οι έφηβοι που στέκονται στη γωνία του δρόμου και πουλούν τα ναρκωτικά.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.Това са обикновено тинейджъри, които стоят на уличния ъгъл и продават наркотиците.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.Это тинэйджеры, обычно, которые стоят на углах, продают наркотики.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.אלה בדרך כלל נערים, שעומדים בפינת הרחוב ומוכרים את הסמים.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.هم المراهقين عادةً، يقفون في تقاطعات الشوارع، يبيعون المخدرات.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.街角でドラッグを売る-- 大変危険です
Ve bende başka bir mukavva kutu yaptırdım, ve caddelerde yeniden dolaşmaya başladım.Alors je me suis fait faire une autre boîte en carton et je suis retourné marcher dans la rue.
Ve bende başka bir mukavva kutu yaptırdım, ve caddelerde yeniden dolaşmaya başladım.Aşa că am luat o altă cutie de carton şi am ieşit din nou pe străzi.
Ve bende başka bir mukavva kutu yaptırdım, ve caddelerde yeniden dolaşmaya başladım.Así que mandé a hacer otra caja de cartón, y caminé por las calles de nuevo.
Ve bende başka bir mukavva kutu yaptırdım, ve caddelerde yeniden dolaşmaya başladım.Così dovetti costruire un'altra scatola di cartone e tornare ancora una volta sulle strade.
Ve bende başka bir mukavva kutu yaptırdım, ve caddelerde yeniden dolaşmaya başladım.Dus liet ik een nieuwe kartonnen doos maken en ging ik weer op straat lopen.
Ve bende başka bir mukavva kutu yaptırdım, ve caddelerde yeniden dolaşmaya başladım.그래서 제가 종이상자 하나를 더 만들어서 거리로 다시 나가 돌아다녔죠.
Ve bende başka bir mukavva kutu yaptırdım, ve caddelerde yeniden dolaşmaya başladım.Szóval fogtam még egy papírdobozt, és visszamentem az utcára.
Ve bende başka bir mukavva kutu yaptırdım, ve caddelerde yeniden dolaşmaya başladım.Tak więc zleciłem komuś stworzenie kolejnej kartonowej makiety i wyszedłem z nią na ulice.
Ve bende başka bir mukavva kutu yaptırdım, ve caddelerde yeniden dolaşmaya başladım.Und so ließ ich einen neuen Karton bauen, und ging wieder zurück auf die Straßen.
Ve bende başka bir mukavva kutu yaptırdım, ve caddelerde yeniden dolaşmaya başladım.Аз си направих нова картонена кутия и пак излязох на улиците.
Ve bende başka bir mukavva kutu yaptırdım, ve caddelerde yeniden dolaşmaya başladım.אז בניתי קופסת קרטון נוספת, וחזרתי לשוטט ברחובות.
Ve bende başka bir mukavva kutu yaptırdım, ve caddelerde yeniden dolaşmaya başladım.فحملت صندوق الورق المقوى مرة اخرى و جلت الشوارع مجددا
Ve bende başka bir mukavva kutu yaptırdım, ve caddelerde yeniden dolaşmaya başladım.町へ出かけたんです
Ve buradaki caddelerden birinin ismine bakarsanız,'브레드 스트릿'* 이라는 거리 이름을 보시면, (*약 14세기 형성된 칩사이드와 동일지역에 위치한 거리로 과거 빵을 굽고, 팔던 거리.)
Ve buradaki caddelerden birinin ismine bakarsanız,A když se podíváte na jméno jedné z těch ulic,
Ve buradaki caddelerden birinin ismine bakarsanız,Al fijarnos en los nombres de esas calles,
Ve buradaki caddelerden birinin ismine bakarsanız,Dan jika Anda lihat nama salah satu jalannya,
Ve buradaki caddelerden birinin ismine bakarsanız,En als je naar de namen van een van deze straten kijkt,
Ve buradaki caddelerden birinin ismine bakarsanız,És ha megnézzük ezeknek az utcáknak a neveit,
Ve buradaki caddelerden birinin ismine bakarsanız,Et si vous regardez le nom de l'une de ces rues,
Ve buradaki caddelerden birinin ismine bakarsanız,Jeżeli spojrzymy na nazwę jednej z tych ulic,
Ve buradaki caddelerden birinin ismine bakarsanız,Og hvis I kigger på vejenes navne,
Ve buradaki caddelerden birinin ismine bakarsanız,Se fate caso al nome di una di queste strade,
Ve buradaki caddelerden birinin ismine bakarsanız,Se olharmos para o nome duma dessas ruas,
Ve buradaki caddelerden birinin ismine bakarsanız,Şi dacă ne uităm la numele uneia dintre aceste străzi,
Ve buradaki caddelerden birinin ismine bakarsanız,Und wenn man sich einen der Straßennamen ansieht,
Ve buradaki caddelerden birinin ismine bakarsanız,Và nếu bạn nhìn vào tên của một trong những con phố đó,
Ve buradaki caddelerden birinin ismine bakarsanız,Και αν κοιτάξουμε το όνομα ενός από αυτούς τους δρόμους,
Ve buradaki caddelerden birinin ismine bakarsanız,Ако погледнете името на една от онези улици,
Ve buradaki caddelerden birinin ismine bakarsanız,И если вы посмотрите на название одной их этих улиц,