Bando caddelerde geçit töreni yaptı.The band paraded the streets.
Zaman geçirmek için caddelerde dolaştım.I strolled along the streets to kill time.
Anneler çocuklarını caddelerde oynamaktan korumalı.Mothers should keep their children from playing in the streets.
Caddelerde boş boş dolanan yüzlerce insan vardı.There were hundreds of people milling about in the streets.
Kentindeki caddelerde ne çiçek ne de ağaçlar vardı.There were neither flowers nor trees in the streets of his city.
Caddelerde biriken kar, trafiği engelledi.The snow that accumulated in the streets blocked traffic.
Caddelerde kazalar var.There are accidents in the streets.
Binlerce insan caddelerde gider falan.Mii de oameni în stradă".
Ama ben ikna olmuş durumdayım çünkü caddelerde yürüyorsunuz ve değişik şeyler görüyorsunuz.But I'm convinced that it's because you're walking around the streets and seeing things.
Aslında, onu caddelerde satış yaparken seyrettim.In fact, I watched her walk through the streets hawking.
Ve buradaki caddelerden birinin ismine bakarsanız,And if you look at the name of one of those streets,
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.These are the teenagers, typically, who'd be standing out on the street corner, selling the drugs.
Yani ölüm hücresinde olmak, dışarıda caddelerde uyuşturucu satmaktan çok daha güvenlidir.So it's a lot safer being on death row than it is selling drugs out on the street.
Biden'ın jeti Sırp MiG'leri tarafından korunurken, aracı da boşaltılmış caddelerden geçti.Serbian MiGs guarded his jet, while his motorcade passed through sealed-off, deserted streets.
"Nazilerden arındırılma" Adolf Hitler ismi caddelerden kaldırılıyor.Adolf Hitler street sign being taken down in Trier during Denazification
"Nazilerden arındırılma" sırasında Adolf Hitler'in ismi caddelerden kaldırılıyor.Adolf Hitler street sign being taken down in Trier during Denazification
Yaklaşık 500.000 kişi caddelerde tabutun geçişini takip etti.Etwa 500.000 Menschen säumten die Straßen, um den Sarg zu sehen.
Camilerden se'lalar okundu ve caddelerde lastikler yakıldı.Die Lichter brannten noch, und ich sah Menschen in den Kabinen.
Yaklaşık 500.000 kişi caddelerde tabutun geçişini takip etti.Près de 500 000 personnes sont alignées dans les rues pour voir passer le cercueil.
Binlerce insan caddelerde gider falan.Des milliers de gens sont dans les rues.
Via Veneto İtalya'nın Roma kentinde bulunan en ünlü ve pahalı caddelerden birisidir.Via Veneto (ó La Via Veneto) es una de las calles más famosas de Roma, Italia.
Bakü şehrinde ve Salyan ilindeki caddelerden biri onun adını taşıyor.Asimismo, una de las calles en la ciudad de Bakú y otra en la región de Salyan llevan su nombre.
Bu caddelerde otomobiller trafikten men edilmişlerdir.Il transito su queste strade è riservato a veicoli da fuoristrada.
Alanlarda ve caddelerde yavaşlayacağız, tepelerde yavaşlayacağız, asla teslim olmayacağız!Мы будем сражаться на побережье… в полях и на улицах городов… Мы никогда не сдадимся».
Baküdeki caddelerden biri kahramanımızın adını taşıyor.Одна из улиц Благовещенска носит имя Героя.
Caddelerde standlardan almak mümkündür.Таксі легко знайти на вулиці.
Yaklaşık 500.000 kişi caddelerde tabutun geçişini takip etti.Přibližně 500 000 lidí lemovalo ulice, kterými projížděla rakev se Sennovým tělem.
Binlerce insan caddelerde gider falan.Na ulicích je všude mnoho lidí.
Bu caddelerde otomobiller trafikten men edilmişlerdir.Aceste vehicule sunt bine remarcate in trafic.
Binlerce insan caddelerde gider falan.Tusinde mennesker fylder gaderne.
Devrim Arabaları caddelerde gezecek!Tivoligarden marcherer gennem Københavns gader.
Bu caddelerde otomobiller trafikten men edilmişlerdir.På veien må truck-barrierer ødelegges.
Binlerce insan caddelerde gider falan.I noen gater kom alléer.
Yaklaşık 500.000 kişi caddelerde tabutun geçişini takip etti.Sekitar 150.000 orang berjalan melewati peti matinya.
Binlerce insan caddelerde gider falan.Ribuan orang turun ke jalan.
Yaklaşık 500.000 kişi caddelerde tabutun geçişini takip etti.約50万の人々が沿道に並び、棺を見送った。
Uzunluğu maratonun yarısıdır ve genellikle şehir içi caddelerde koşulur.거리는 마라톤 거리의 절반이며, 경주는 도로에서 보통 펼쳐진다.
Binlerce insan caddelerde gider falan.По улиците излизат около 100 хиляди човека.
Baküdeki caddelerden biri kahramanımızın adını taşıyor.Námestíčku vo Vrútkach chcú dať meno po staviteľovi.
Yaklaşık 500.000 kişi caddelerde tabutun geçişini takip etti.Okrog pol milijona ljudi se je zbralo ob ulicah, po katerih so nesli krsto.
Bu caddelerde otomobiller trafikten men edilmişlerdir.Na teh otokih je cestni promet dovoljen.
Ama ben ikna olmuş durumdayım çünkü caddelerde yürüyorsunuz ve değişik şeyler görüyorsunuz.Ale jestem przekonany, że to dlatego że spacerujesz ulicami i widzisz różne rzeczy.
Ama ben ikna olmuş durumdayım çünkü caddelerde yürüyorsunuz ve değişik şeyler görüyorsunuz.Dar sunt convins că asta se întâmplă pentru că te plimbi pe străzi și vezi astfel de lucruri.
Ama ben ikna olmuş durumdayım çünkü caddelerde yürüyorsunuz ve değişik şeyler görüyorsunuz.Dit komt omdat je op straat rondloopt en kijkt.
Ama ben ikna olmuş durumdayım çünkü caddelerde yürüyorsunuz ve değişik şeyler görüyorsunuz.Ich bin überzeugt, das liegt daran, dass man durch die Straßen geht und Dinge wahrnimmt.
Ama ben ikna olmuş durumdayım çünkü caddelerde yürüyorsunuz ve değişik şeyler görüyorsunuz.하지만 어찌보면 당신이 길을 지나고 많은것들을 볼수 있기 때문이겠죠
Ama ben ikna olmuş durumdayım çünkü caddelerde yürüyorsunuz ve değişik şeyler görüyorsunuz.Mais je suis convaincu que c'est parce qu'on se promène dans les rues et qu'on voit des choses.
Ama ben ikna olmuş durumdayım çünkü caddelerde yürüyorsunuz ve değişik şeyler görüyorsunuz.Ma sono convinto che sia perché si cammina per le strade e si vedono delle cose.
Ama ben ikna olmuş durumdayım çünkü caddelerde yürüyorsunuz ve değişik şeyler görüyorsunuz.Pero estoy convencido de que es porque estás caminando por la calles y viendo cosas.
Ama ben ikna olmuş durumdayım çünkü caddelerde yürüyorsunuz ve değişik şeyler görüyorsunuz.Но съм убеден, че това е, защото вървиш по улиците и виждаш разни неща.
Ama ben ikna olmuş durumdayım çünkü caddelerde yürüyorsunuz ve değişik şeyler görüyorsunuz.Я убеждён, что это потому, что вы ходите по улицам и видите вещи.
Ama ben ikna olmuş durumdayım çünkü caddelerde yürüyorsunuz ve değişik şeyler görüyorsunuz.אבל אני משוכנע שזה בגלל שאתה מסתובב ברחובות ורואה דברים.
Ama ben ikna olmuş durumdayım çünkü caddelerde yürüyorsunuz ve değişik şeyler görüyorsunuz.لكنني مقتنع أنه بسبب مشيك بالطريق ورؤيتك للأشياء
Ama ben ikna olmuş durumdayım çünkü caddelerde yürüyorsunuz ve değişik şeyler görüyorsunuz.見歩いているからだと思います 赤は滑稽でもあり このかわいそうにも
Aslında, onu caddelerde satış yaparken seyrettim.Am urmărit-o mergând pe străzi.
Aslında, onu caddelerde satış yaparken seyrettim.A ona obchoduje opravdu dobře.
Aslında, onu caddelerde satış yaparken seyrettim.En fait, je la regardais prospecter dans la rue.
Aslında, onu caddelerde satış yaparken seyrettim.Eu observei-a a andar pelas ruas a vender.
Aslında, onu caddelerde satış yaparken seyrettim.Faktisk så jeg hende falbydende gå gennem gaderne.
Aslında, onu caddelerde satış yaparken seyrettim.Ich habe sie sogar beobachtet, wie sie durch die Straßen ging und verkaufte.