Buna Para Caddesi diyebiliriz.誰もが、この通りのどこかに住んでいます。
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.Aceştia sunt adolescenţi, în mod tipic, care stau la colţ de stradă, vânzând drogurile.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.Dit zijn normaal gesproken de tieners, die op de hoek van de straat de drugs staan te verkopen.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.Ezek általában tizenévesek, akik kint állnak az utcasarkon és drogot árulnak.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.Jsou typicky teenageři, kteří postávají na rohu a prodávají drogy.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.그들은 대개 십대들입니다. 길 모퉁이에 서서 마약을 파는 아이들이죠.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.Le plus souvent, ce sont des jeunes qui passent leur journée debout au coin des rues à vendre de la drogue.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.São os adolescentes, normalmente, que se encontravam ao virar da esquina, a vender droga.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.Sie sind meist Jugendliche, die an der Straßenecke Drogen verkaufen.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar. Son derece tehlikeli bir iş.Típicamente son adolescentes parados en una esquina vendiendo las drogas, un trabajo en extremo peligroso.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.Tipicamente, sono i ragazzini che stanno all'angolo delle strade, a vendere la droga.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.To nastolatki. Z narażeniem życia sprzedają towar na ulicy. To nastolatki.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.Αυτοί είναι συνήθως οι έφηβοι που στέκονται στη γωνία του δρόμου και πουλούν τα ναρκωτικά.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.Това са обикновено тинейджъри, които стоят на уличния ъгъл и продават наркотиците.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.Это тинэйджеры, обычно, которые стоят на углах, продают наркотики.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.אלה בדרך כלל נערים, שעומדים בפינת הרחוב ומוכרים את הסמים.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.هم المراهقين عادةً، يقفون في تقاطعات الشوارع، يبيعون المخدرات.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.街角でドラッグを売る-- 大変危険です
Bunu, evinin kutsallığını terkediyorsun, ve caddede araba çarpabilir.Dacă pleci de aici, din siguranţa casei tale, ai putea fi lovit pe stradă.
Bunu, evinin kutsallığını terkediyorsun, ve caddede araba çarpabilir.Itthagyod az otthonod védettségét, és elüthetnek az utcán.
Bunu, evinin kutsallığını terkediyorsun, ve caddede araba çarpabilir.Jeśli opuścisz zacisze domu, może cię coś przejechać na ulicy.
Bunu, evinin kutsallığını terkediyorsun, ve caddede araba çarpabilir.개가 안전한 집을 떠나 문 밖을 나서면 길에서 차에 치일 수도 있습니다.
Bunu, evinin kutsallığını terkediyorsun, ve caddede araba çarpabilir.Saem daqui, da santidade da vossa casa, e podem ser atropelados na estrada.
Bunu, evinin kutsallığını terkediyorsun, ve caddede araba çarpabilir.Se abbandoni la santità della tua casa, potresti essere preso sotto da una macchina.
Bunu, evinin kutsallığını terkediyorsun, ve caddede araba çarpabilir.Si sales de aquí, de la santidad de tu casa te pueden atropellar en la calle.
Bunu, evinin kutsallığını terkediyorsun, ve caddede araba çarpabilir.Si tu sors, si tu quittes le sanctuaire de la maison, tu peux être écrasé dans la rue.
Bunu, evinin kutsallığını terkediyorsun, ve caddede araba çarpabilir.Wanneer je dit gebied, de geborgenheid van je huis, verlaat kan je geraakt worden op de straat.
Bunu, evinin kutsallığını terkediyorsun, ve caddede araba çarpabilir.Wenn du die Sicherheit des Hauses verlässt, könntest du auf der Straße geschlagen werden.
Bunu, evinin kutsallığını terkediyorsun, ve caddede araba çarpabilir.Αν φύγεις από εδώ, από την ασφάλεια του σπιτιού σου, μπορεί να σε χτυπήσουν στο δρόμο.
Bunu, evinin kutsallığını terkediyorsun, ve caddede araba çarpabilir.Ако напуснеш това, неприкосновеността на къщата си, и може да те блъснат на улицата.
Bunu, evinin kutsallığını terkediyorsun, ve caddede araba çarpabilir.Если ты оставишь убежище своего дома, тебя могут сбить на улице.
Bunu, evinin kutsallığını terkediyorsun, ve caddede araba çarpabilir.אתה הולך מכאן, מהבטחון של ביתך ואתה עלול להיפגע ברחוב.
Bunu, evinin kutsallığını terkediyorsun, ve caddede araba çarpabilir.لو غادرت حرم بيتك, قد تُصدم في الشارع.
Bunu, evinin kutsallığını terkediyorsun, ve caddede araba çarpabilir.車にはねられる可能性があります。 つまり、「これは絶対にしてはいけない」という事を
Bu Porto Rikolu küçük bir bakkalda, Christopher caddesinde bir barda, bir bilardo salonunda.Đây là ở Puerto Rican, một cửa hàng kinh doanh nhỏ, ở một quán bar ở đường Christopher, ở sảnh chờ.
Bu Porto Rikolu küçük bir bakkalda, Christopher caddesinde bir barda, bir bilardo salonunda.Este es un pequeño negocio puertorriqueno, de barrio, un bar en la calle Christopher, en un salón de billar.
Bu Porto Rikolu küçük bir bakkalda, Christopher caddesinde bir barda, bir bilardo salonunda.Ez egy kicsi családi üzletnél van, egy bárnál a Christopher Street-nél,
Bu Porto Rikolu küçük bir bakkalda, Christopher caddesinde bir barda, bir bilardo salonunda.Là c'est dans une petite boutique portoricaine, dans un bar de Christopher Street, dans une salle de billard.
Bu Porto Rikolu küçük bir bakkalda, Christopher caddesinde bir barda, bir bilardo salonunda.To portorykański sklepik, w barze na Christopher Street, na basenie.
Bu Porto Rikolu küçük bir bakkalda, Christopher caddesinde bir barda, bir bilardo salonunda.Этот расположен в управляемом пуэрториканской семьей магазине, в баре на улице Кристофер, в зале для пула.
Burada caddede ilerlersek, günde yaklaşık 2-3 dolar kazanan bir aile buluruz.이 길을 따라 좀 올라가보면 하루에 2-3불정도 버는 가족을 찾을수잇읍니다.
Burada caddede ilerlersek, günde yaklaşık 2-3 dolar kazanan bir aile buluruz.Ahogy haladunk tovább, találkozunk egy családdal, amelyik két-három dollárt keres naponta.
Burada caddede ilerlersek, günde yaklaşık 2-3 dolar kazanan bir aile buluruz.Andiamo avanti, lungo la strada e qui troviamo una famiglia che guadagna circa due, tre dollari al giorno.
Burada caddede ilerlersek, günde yaklaşık 2-3 dolar kazanan bir aile buluruz.Avanzamos por la calle y encontramos una familia que gana de dos a tres dólares diarios.
Burada caddede ilerlersek, günde yaklaşık 2-3 dolar kazanan bir aile buluruz.Chạy dọc theo con phố này, chúng ta sẽ thấy một gia đình kiếm được từ 2-3 đô-la/ngày.
Burada caddede ilerlersek, günde yaklaşık 2-3 dolar kazanan bir aile buluruz.Jedeme ulicí nahoru, a nacházíme tady rodinu, která vydělává dva až tři dolary na den.
Burada caddede ilerlersek, günde yaklaşık 2-3 dolar kazanan bir aile buluruz.Jedziemy dalej ulicą i znajdujemy rodzinę, która zarabia 2-3 dolary.
Burada caddede ilerlersek, günde yaklaşık 2-3 dolar kazanan bir aile buluruz.Keď prejdeme trochu vyššie, nájdeme rodinu, ktorá zarobí od dvoch do troch dolárov za deň.
Burada caddede ilerlersek, günde yaklaşık 2-3 dolar kazanan bir aile buluruz.Kita bergerak ke jalan ini, kita temukan keluarga yang berpendapatan dua atau tiga dollar sehari.
Burada caddede ilerlersek, günde yaklaşık 2-3 dolar kazanan bir aile buluruz.Mergem cu masina in sus pe strada, aici, gasim aici o familie care castiga cam doi, trei dolari pe zi.
Burada caddede ilerlersek, günde yaklaşık 2-3 dolar kazanan bir aile buluruz.On remonte la rue par-là, et on trouve une famille qui gagne autour de deux, trois dollars par jour.
Burada caddede ilerlersek, günde yaklaşık 2-3 dolar kazanan bir aile buluruz.Subimos a rua aqui, temos uma família que ganha cerca de 2 a 3 dólares por dia.
Burada caddede ilerlersek, günde yaklaşık 2-3 dolar kazanan bir aile buluruz.We rijden verder door de straat, we vinden hier een familie die twee tot drie dollar per dag verdient.
Burada caddede ilerlersek, günde yaklaşık 2-3 dolar kazanan bir aile buluruz.Wir fahren die Straße hinauf, hier finden wir einen Familie, die etwa 2-3 Dollar pro Tag verdient.
Burada caddede ilerlersek, günde yaklaşık 2-3 dolar kazanan bir aile buluruz.Едем дальше по улице. Эта семья живёт на 2-3 доллара в день.
Burada caddede ilerlersek, günde yaklaşık 2-3 dolar kazanan bir aile buluruz.Ми їдемо далі по вулиці та бачимо тут сім"ю, яка заробляє два-три долари на день.
Burada caddede ilerlersek, günde yaklaşık 2-3 dolar kazanan bir aile buluruz.Ще продължим по улицата, ето семействата, които печелят два или три долара на ден.
Burada caddede ilerlersek, günde yaklaşık 2-3 dolar kazanan bir aile buluruz.אנחנו נוסעים במעלה הרחוב כאן אנחנו מוצאים כאן משפחה שמרוויחה בערך שניים או שלושה דולרים ביום
Burada caddede ilerlersek, günde yaklaşık 2-3 dolar kazanan bir aile buluruz.ثم نتجه أعلى الشارع هنا, فنجد أسرة تكسب حوالي إثنان أو ثلاثة دولارات في اليوم.
Burada caddede ilerlersek, günde yaklaşık 2-3 dolar kazanan bir aile buluruz.ここにいる家族は、1日に約2、3ドル稼ぎます。 さらに進みます、通りには初めて庭が現れました、