cadı ile cümle

cadı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O, Cadılar Bayramı için bir itfaiyeci gibi giyindi.He dressed as a fireman for Halloween.
Cadılar Bayramından nefret ediyorum.I hate Halloween.
Ben çadırımı kurmak için bir yer seçtim.I chose a place to pitch my tent.
Çadır kurmak için bir yer seçmek zorundayız.We have to pick a place to set up the tent.
Çadırda kamp yapmaktan nefret ediyorum.I hate camping out.
Tom her Cadılar bayramında aynı kostümü giyer.Tom wears the same costume every Halloween.
Cadılık, Svaziland'da bir şaka konusu değildir.Witchcraft is not a joking matter in Swaziland.
Cadılık, Svaziland'da bir alay konusu değildir.Witchcraft is not a joking matter in Swaziland.
Cadı, kazanını karıştırıyor.The witch is stirring her cauldron.
Cadılar Bayramı için siyah bir kazanda balkabağı çorbası yaptı.She made pumpkin soup in a black cauldron for Halloween.
O bir cadı, aynı annesi gibi.She's a witch, just like her mother.
O, kötü bir cadı.She's an evil witch.
O hayırsever bir cadı.She's a benevolent witch.
Tom uyku tulumunu çadırın içine attı.Tom tossed his sleeping bag into the tent.
Bu çadır iki kişi için mükemmel.This tent is perfect for two people.
Bu dört kişilik çadır iki kişi için mükemmel.This four person tent is perfect for two.
Çadır için bir yerin var mı?Do you have a place for a tent?
Cadılar bayramı ekimde kutlanır.Halloween's celebrated in October.
Bu yıl Cadılar Bayramı için ne olacaksın?What are you going to be for Halloween this year?
Cadılar bayramı partisine gittim.I went to a Halloween party.
Mary Cadılar bayramı kostümü üzerinde çalışıyor.Mary is working on her Halloween costume.
Tom Cadılar bayramı için Pikachu gibi giyinmeye karar verdi.Tom decided to dress as Pikachu for Halloween.
Tom ve Mary birkaç Cadılar bayramı partisine katılmayı planlıyorlar.Tom and Mary plan to attend several Halloween parties.
O beni Cadılar bayramı partisine davet etti.He invited me to a Halloween party.
İnsan tırnakları, cadı içkisinin bir parçasıydı.Human nails were part of the witch's brew.
Cadılar Bayramı bitti!Halloween is over!
Cadılar Bayramından nefret ediyorsun, değil mi?You hate Halloween, don't you?
O Cadılar bayramından nefret ediyor.He hates Halloween.
Tom Cadılar bayramından nefret ediyor.Tom hates Halloween.
Cadılar Bayramından nefret eder.She hates Halloween.
Mary Cadılar bayramından nefret ediyor.Mary hates Halloween.
Biz cadılar bayramından nefret ederiz.We hate Halloween.
Onlar Cadılar bayramından nefret ederler.They hate Halloween.
O bir çadırı ateşe verdi.She set fire to a tent.
Çok küçük bir çadırda uyuduk.We slept in a very small tent.
Cadı bir büyü yaptı ve asasından dışarı bir ışık demeti fırladı.The witch cast a spell and a beam of light shot out of her wand.
Bu Cadılar Bayramı gecesinde oldu.It happened on Halloween night.
Sen gerçek bir cadısın.You're a real witch.
Biz bir çadır kurduk.We put up a tent.
Tom Cadılar Bayramı için bir kız gibi giyindi.Tom dressed like a girl for Halloween.
Çadırını kurmak için gerçekten aptalca bir yer seçtin.You really picked a stupid place to pitch your tent.
Tom arabaya çadır koymayı unutarak kamp gezimizi mahvetti.Tom ruined our camping trip by forgetting to put the tent in the car.
Girdikten sonra çadırın fermuarını kapatmayı unutma.Don't forget to close the fly of the tent after you enter.
"Ben kumun cadısıyım." "Kum cadısı mı?""I'm the witch of the sand." "The sand witch?"
Çadır kurmak için bunun iyi bir yer olduğunu düşünüyor musun?Do you think this is a good place to pitch the tent?
Cadı, onun erkek arkadaşını bir kurbağaya dönüştürdü.The witch turned her boyfriend into a frog.
Biz çadırımızı bir tarlada kurduk.We pitched our tent in a field.
Çadırımızı nehrin kıyısına kurduk.We pitched our tent on the bank of the river.
Çadırımızı büyük bir ağacın gölgesi altına kurduk.We pitched our tent under the shade of a large tree.
Henüz çadırımızı kurmak için iyi bir yer bulmadık.I haven't found a good place to pitch our tent yet.
Onlar çadırlarda yaşıyor.They live in tents.
Tom çadırı kurmak için iyi bir yer arıyor.Tom is looking for a good place to pitch the tent.
Tom çadırını nehirden çok uzakta olmayan bir yere kurdu.Tom has pitched his tent not too far from the river.
Tom bir cadılar bayramı maskesi takıyor.Tom is wearing a Halloween mask.
Çadırımızı büyük bir ağacın gölgesinde kurduk.We put up our tent in the shade of a large tree.
Cadılar ağlamaz.Witches don't cry.
"Cadılar ağlamaz," diye usulca fısıldadı."Witches don't cry," she whispered softly.
Mary Cadılar Bayramı kostümüyle sevimli ve şirin görünüyordu.Mary looked adorable and cute in her Halloween costume.
Mary, çocuklarının cadılar bayramı kostümlerini yaptı.Mary made her children's Halloween costumes.
Cadılar Bayramı kıyafetinin ne olacağına karar verdin mi?Have you decided what your Halloween costume will be?
İlgili Sayfalar