cır cır ile cümle
cır cır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bir çırak olarak da, bilirsiniz, böyle yapılır.Det är så man gör, ni vet, när man är lärling.
Bir çırak olarak da, bilirsiniz, böyle yapılır.Essendo un apprendista, lo sapete, si fa così.
Bir çırak olarak da, bilirsiniz, böyle yapılır.Fiind ucenic, ştiţi voi, aşa faci.
Bir çırak olarak da, bilirsiniz, böyle yapılır.Gyakornokként nyilván ezt kell tennem.
Bir çırak olarak da, bilirsiniz, böyle yapılır.Je weet wel, leerling zijnde, doe je dat.
Bir çırak olarak da, bilirsiniz, böyle yapılır.아시다시피 견습생이니까, 그렇게 하는 거죠.
Bir çırak olarak da, bilirsiniz, böyle yapılır.Quand vous êtes apprenti, c'est ce qu'on fait.
Bir çırak olarak da, bilirsiniz, böyle yapılır.Siendo un aprendiz, bueno, eso haces.
Bir çırak olarak da, bilirsiniz, böyle yapılır.Ως μαθητευόμενος αυτό είναι το σωστό.
Bir çırak olarak da, bilirsiniz, böyle yapılır.Будучи подмастерьем, знаете-ли, приходится.
Bir çırak olarak da, bilirsiniz, böyle yapılır.Нали разбирате - така се прави, когато си чирак.
Bir çırak olarak da, bilirsiniz, böyle yapılır.כמתמחה, אתם יודעים, כך עושים.
Bir çırak olarak da, bilirsiniz, böyle yapılır.كوني المتدرب، كما تعلمون، تفعلون ذلك.
Bir çırak olarak da, bilirsiniz, böyle yapılır.アルバートがポケットに手を入れ この黒いバンドを取り出すはず
Bir çırak olarak yaptığım iş çok temeldi.Công việc của một người học nghề rất thô sơ.
Bir çırak olarak yaptığım iş çok temeldi.Die Arbeit als Lehrling war sehr primitiv.
Bir çırak olarak yaptığım iş çok temeldi.El trabajo de aprendiz era muy primitivo.
Bir çırak olarak yaptığım iş çok temeldi.Het werk als leerling was erg primitief.
Bir çırak olarak yaptığım iş çok temeldi.Il lavoro di apprendista era molto primitivo.
Bir çırak olarak yaptığım iş çok temeldi.그 당시에는 견습공으로 일 한다는 것이 쉬운 일이 아니었습니다.
Bir çırak olarak yaptığım iş çok temeldi.Le travail en tant qu'apprenti était très primitif.
Bir çırak olarak yaptığım iş çok temeldi.Munca de ucenic era foarte primitivă.
Bir çırak olarak yaptığım iş çok temeldi.Tanítványként a munka nagyon primitív volt.
Bir çırak olarak yaptığım iş çok temeldi.To była bardzo primitywna praca.
Bir çırak olarak yaptığım iş çok temeldi.Η δουλειά του μαθητευόμενου ήταν πολύ πρωτόγονη.
Bir çırak olarak yaptığım iş çok temeldi.Работата като чирак беше доста примитивна.
Bir çırak olarak yaptığım iş çok temeldi.Работа ученика была незамысловатой.
Bir çırak olarak yaptığım iş çok temeldi.Це - дуже примітивна робота.
Bir çırak olarak yaptığım iş çok temeldi.העבודה בתור שולייה היתה מאוד פרימיטיבית.
Bir çırak olarak yaptığım iş çok temeldi.كان العمل كتلميذ بدائي جداً
Bir çırak olarak yaptığım iş çok temeldi.要するに 陶芸のすべての要素を 手で覚えなければいけませんでした
Bir duvarcının çırağı olmuştum ve şakülü orda öğrendim, gönye ve tesviye aleti.Aprendí con un carpintero, a usar la plomada, la escuadra y el nivel.
Bir duvarcının çırağı olmuştum ve şakülü orda öğrendim, gönye ve tesviye aleti.Ho fatto apprendistato da un carpentiere, ed ho imparato ad usare il piombo, la livella...
Bir duvarcının çırağı olmuştum ve şakülü orda öğrendim, gönye ve tesviye aleti.Ich machte meine Lehre bei einem Schreiner und lernte über senkrecht, rechtwinklich und waagrecht.
Bir duvarcının çırağı olmuştum ve şakülü orda öğrendim, gönye ve tesviye aleti.저는 목수 견습을 했었고, 수직 막대기, 직각자, 수평계를 배웠습니다
Bir duvarcının çırağı olmuştum ve şakülü orda öğrendim, gönye ve tesviye aleti.Mi-am făcut ucenicia cu un tâmplar, şi-am învăţat despre plumb, unghiuri drepte şi nivelă.
Bir duvarcının çırağı olmuştum ve şakülü orda öğrendim, gönye ve tesviye aleti.Uczyłem się na stolarza, więc dowiedziałem się troche o płaszczyznach, kątach i poziomowaniu.
Bir duvarcının çırağı olmuştum ve şakülü orda öğrendim, gönye ve tesviye aleti.Бях чирак на дърводелец и научих за отвесите, квадратите и нивата.
Bir duvarcının çırağı olmuştum ve şakülü orda öğrendim, gönye ve tesviye aleti.Я учился на плотника, и там я узнал об отвесе, площади и уровне.
Bir duvarcının çırağı olmuştum ve şakülü orda öğrendim, gönye ve tesviye aleti.שימשתי כשוליה של נגר ולמדתי על אנכים, מרובעים ופלס.
Bir duvarcının çırağı olmuştum ve şakülü orda öğrendim, gönye ve tesviye aleti.تدربت مع نجاراً, وعرفت عن المربع والمستوى العمودي
‹‹Bir gölge gibi dolaşır insan, Boş yere çırpınır, Mal biriktirir, kime kalacağını bilmeden.انما كخيال يتمشى الانسان. انما باطلا يضجّون. يذخر ذخائر ولا يدري من يضمها
‹‹Bir gölge gibi dolaşır insan, Boş yere çırpınır, Mal biriktirir, kime kalacağını bilmeden.(38:7) Подлинно, человек ходит подобно призраку; напрасно он суетится,собирает и не знает, кому достанется то.
‹‹Bir gölge gibi dolaşır insan, Boş yere çırpınır, Mal biriktirir, kime kalacağını bilmeden.Da, omul umblă ca o umbră, se frămîntă degeaba, strînge la comori, şi nu ştie cine le va lua.
‹‹Bir gölge gibi dolaşır insan, Boş yere çırpınır, Mal biriktirir, kime kalacağını bilmeden.En la oscuridad deambula el hombre; de veras, en vano se inquieta por acumular, y no sabe quién lo recogerá
‹‹Bir gölge gibi dolaşır insan, Boş yere çırpınır, Mal biriktirir, kime kalacağını bilmeden.진실로 각 사람은 그림자 같이 다니고 헛된 일에 분요하며 재물을 쌓으나 누가 취할는지 알지 못하나이다
‹‹Bir gölge gibi dolaşır insan, Boş yere çırpınır, Mal biriktirir, kime kalacağını bilmeden.Kun som en Skygge er Menneskets Vandring, kun Tomhed er deres Travlhed; de samler og ved ej, hvem der får det.
‹‹Bir gölge gibi dolaşır insan, Boş yere çırpınır, Mal biriktirir, kime kalacağını bilmeden.אך בצלם יתהלך איש אך הבל יהמיון יצבר ולא ידע מי אספם׃
‹‹Bir gölge gibi dolaşır insan, Boş yere çırpınır, Mal biriktirir, kime kalacağını bilmeden.世 人 行 動 實 係 幻 影 . 他 們 忙 亂 、 真 是 枉 然 . 積 蓄 財 寶 、 不 知 將 來 有 誰 收 取
‹‹Bir gölge gibi dolaşır insan, Boş yere çırpınır, Mal biriktirir, kime kalacağını bilmeden.世人 行 動實係 幻影 . 他 們忙亂 、 真是 枉然 . 積蓄財寶 、 不 知 將來 有 誰 收取
Bir... iki.... Cırcırböceklerinin ağlama seslerini duyuyor musun ?Hei, auzi greierii plangand?
'Biz Çirkiniz' mağazasından mı?Seperti Jelek untuk kita?
'Biz Çirkiniz' mağazasından mı?-Snarare "Ugly are her"
'Biz Çirkiniz' mağazasından mı?Откъде са тези дрехи - от "Грозните нас"?
Bizler bu dünyayı değiştiremeyeceğiz ama çırpınan ve başaramayan bu insanlara yardımcı olabiliriz.이 사회에 있는 사람들을 도울 수 있습니다. 노력하지만, 대부분 실패하는 사람들을요.
Bizler bu dünyayı değiştiremeyeceğiz ama çırpınan ve başaramayan bu insanlara yardımcı olabiliriz.אך נוכל לעזור לבני האדם באותן חברות שנאבקים ובדרך-כלל נכשלים,
Bizler bu dünyayı değiştiremeyeceğiz ama çırpınan ve başaramayan bu insanlara yardımcı olabiliriz.لكننا يمكن أن نساعد الناس في تلك المجتمعات الذين يكافحون وعادةً ما يفشلون،
Bizler bu dünyayı değiştiremeyeceğiz ama çırpınan ve başaramayan bu insanlara yardımcı olabiliriz.積み重なる不利な条件のため変革しようともがきながらも 通常失敗しているこれらの社会の人を助けることができます
Bizler çirkin kentsel alanların basit ulusal sembollerinin ötesindeyiz.Chúng ta không chỉ là những biểu tượng giản đơn của sự tàn rụi thành thị,
Bizler çirkin kentsel alanların basit ulusal sembollerinin ötesindeyiz.Dar am invatat lectii pline de valoare despre cum sa iesim din siuatii ca acelea.