cır cır ile cümle

cır cır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Aslında bu kadar çirkin görünmüyorum ama kamera o kadar yakın ki görüntü bozuk.Ik ben niet echt zo lelijk, de camera is zo dichtbij dat hij vervormt.
Aslında bu kadar çirkin görünmüyorum ama kamera o kadar yakın ki görüntü bozuk.Je ne suis pas vraiment si moche, mais la caméra est tellement près que c'est juste déformé.
Aslında bu kadar çirkin görünmüyorum ama kamera o kadar yakın ki görüntü bozuk.저렇게 못생기진 않았는데 카메라가 너무 가까워서 좀 왜곡되어 보입니다.
Aslında bu kadar çirkin görünmüyorum ama kamera o kadar yakın ki görüntü bozuk.No me veo tan mal, pero la cámara está tan cerca que está distorsionado.
Aslında bu kadar çirkin görünmüyorum ama kamera o kadar yakın ki görüntü bozuk.Non sono davvero così brutto, ma la videocamera è così vicina che l'immagine è distorta.
Aslında bu kadar çirkin görünmüyorum ama kamera o kadar yakın ki görüntü bozuk.Nu arăt chiar atât de urât, dar camera e atât de aproape încât imaginea e distorsionată.
Aslında bu kadar çirkin görünmüyorum ama kamera o kadar yakın ki görüntü bozuk.Saya tidak terlihat seburuk itu namun kamera itu sangat dekat sehingga gambarnya terganggu.
Aslında bu kadar çirkin görünmüyorum ama kamera o kadar yakın ki görüntü bozuk.Tak naprawdę nie jestem tak brzydki, ale kamera jest tak blisko, że obraz jest zniekształcony.
Aslında bu kadar çirkin görünmüyorum ama kamera o kadar yakın ki görüntü bozuk.Thực ra tôi trông không xấu đến thế đâu, nhưng camera gần quá làm biến dạng hết cả.
Aslında bu kadar çirkin görünmüyorum ama kamera o kadar yakın ki görüntü bozuk.Всъщност не изглеждам толкова грозен, но камерата е толкова близко, че образът е изкривен.
Aslında bu kadar çirkin görünmüyorum ama kamera o kadar yakın ki görüntü bozuk.Я даже не очень страшно выгляжу, но камера так близко, что изображение деформировано.
Aslında bu kadar çirkin görünmüyorum ama kamera o kadar yakın ki görüntü bozuk.אני לא באמת כזה מכוער, אבל המצלמה כה קרובה שהתמונה מעוותת.
Aslında bu kadar çirkin görünmüyorum ama kamera o kadar yakın ki görüntü bozuk.أنا لا أبدو هكذا بشع، لكن الكاميرا كانت جدا قريبة حتى أنني تشتت.
Aslında bu kadar çirkin görünmüyorum ama kamera o kadar yakın ki görüntü bozuk.カメラが近すぎて少し歪んで映っています また来ました 上を泳いでいます
Aslında, sizi uyarmam lazım, hayal kırıklığına uğrayacaksınız. Çünkü aslında o kadar da çirkin bir şey değil.W sumie, wiecie co, muszę was ostrzec, bo będziecie zawiedzeni. bo, w sumie, nie jest taki ohydny.
Avustralya Başbakanı 'Çirkin, Gürültülü' Rüzgar Çiftliklerinden Memnun DeğilAl primer ministro de Australia no le gustan las 'feas y ruidosas' granjas eólicas
Baba üzerine eğildi, böyle yakaladı ve yüzünü çirkin bir hal verdi.Az apa fölé hajol. megragadja valahogy így, és nagyon csúnyán néz rá.
Baba üzerine eğildi, böyle yakaladı ve yüzünü çirkin bir hal verdi.Cuando el papá se agacha y lo toma de esta forma y le hace una cara horrible.
Baba üzerine eğildi, böyle yakaladı ve yüzünü çirkin bir hal verdi.Der Vater lehnt sich rüber, schnappt ihn sich so und macht das häßliche Gesicht
Baba üzerine eğildi, böyle yakaladı ve yüzünü çirkin bir hal verdi.De vader leunt naar voren, pakt hem zo vast en geeft een lelijk gezicht.
Baba üzerine eğildi, böyle yakaladı ve yüzünü çirkin bir hal verdi.Il padre si china, lo afferra così e gli mostra una faccia cattiva.
Baba üzerine eğildi, böyle yakaladı ve yüzünü çirkin bir hal verdi.아버지는 아들 쪽으로 몸을 굽히더니 이렇게 손을 움켜쥐고 험상궂은 얼굴을 해보였습니다.
Baba üzerine eğildi, böyle yakaladı ve yüzünü çirkin bir hal verdi.Le père se penche, l'attrape comme ça et lui fait une grimace.
Baba üzerine eğildi, böyle yakaladı ve yüzünü çirkin bir hal verdi.Ojciec się przechyla, łapie go, o tak i robi "wredną minę".
Baba üzerine eğildi, böyle yakaladı ve yüzünü çirkin bir hal verdi.O pai inclina-se, agarra-o assim e faz-lhe a cara feia.
Baba üzerine eğildi, böyle yakaladı ve yüzünü çirkin bir hal verdi.Tatăl se apleacă, îl apucă aşa şi se uită urât la el.
Baba üzerine eğildi, böyle yakaladı ve yüzünü çirkin bir hal verdi.Ο πατέρας σκύβει, τον αρπάζει έτσι και κάνει μια άσχημη γκριμάτσα.
Baba üzerine eğildi, böyle yakaladı ve yüzünü çirkin bir hal verdi.Бащата се навежда, сграбчва го ето така и му прави грозна физиономия.
Baba üzerine eğildi, böyle yakaladı ve yüzünü çirkin bir hal verdi.Отец нагнулся, схватил его вот так и сделал страшное лицо.
Baba üzerine eğildi, böyle yakaladı ve yüzünü çirkin bir hal verdi.האבא מתכופף, תופס אותו כך ועושה לו פרצוף רע.
Baba üzerine eğildi, böyle yakaladı ve yüzünü çirkin bir hal verdi.الأب ينحني ، ويلتقطه هكذا ويعطيه الوجه القبيح.
Baba üzerine eğildi, böyle yakaladı ve yüzünü çirkin bir hal verdi.怖い顔というのは、子供や子犬に面と面で向かい
Baksana kedi çırmalamış ve ölümden dönmüşJe klinkt als Bette White
Baksana kedi çırmalamış ve ölümden dönmüşLão thì xưa như trái đất rồi !
Baksana kedi çırmalamış ve ölümden dönmüşTu sens comme Bette White
Baksana kedi çırmalamış ve ölümden dönmüşVocê cheira a velho
Bana sadece ustayla çırak arasındaki bir ilişki olduğunu söylersen, yemem!Đừng có nói là quan hệ kiểu sư phụ và đệ tử gì đó nhé!
Bana sadece ustayla çırak arasındaki bir ilişki olduğunu söylersen, yemem!Kalau ku memberitahuku itu hanya hubungan antara guru dengan muridnya, aku tidak bodoh!
Bana sadece ustayla çırak arasındaki bir ilişki olduğunu söylersen, yemem!Ne me faites pas croire que c'est une simple relation enseignant-élève, je ne vous croirai pas.
Bana sadece ustayla çırak arasındaki bir ilişki olduğunu söylersen, yemem!Ne próbálja elhitetni, hogy ez csak tanár-diák kapcsolat, mert nem veszem be.
Bana sadece ustayla çırak arasındaki bir ilişki olduğunu söylersen, yemem!Non provare a convincermi che si tratta di un rapporto insegnante-allieva, non mi freghi.
Bana sadece ustayla çırak arasındaki bir ilişki olduğunu söylersen, yemem!!لو قلتِ لي بأنها مجرد علاقة بين المدرب و الطالبة , أنا لن أنخدع
Bayanlar ve baylar, bu silaha bakarken insanoğlunun çirkin tarafıyla yüleşiyoruz.Damas y caballeros, al mirar este fusil, nos enfrentamos al lado oscuro del género humano.
Bayanlar ve baylar, bu silaha bakarken insanoğlunun çirkin tarafıyla yüleşiyoruz.Dames en heren, het zien van dit wapen confronteert ons met de donkere kant van de menselijke geest.
Bayanlar ve baylar, bu silaha bakarken insanoğlunun çirkin tarafıyla yüleşiyoruz.Dámy a pánové, dívajíc se na tuto pušku jsme konfrontováni s ohyzdnou stránkou lidské mysli.
Bayanlar ve baylar, bu silaha bakarken insanoğlunun çirkin tarafıyla yüleşiyoruz.Doamnelor și domnilor, privind această armă, vedem partea urâtă a minții umane.
Bayanlar ve baylar, bu silaha bakarken insanoğlunun çirkin tarafıyla yüleşiyoruz.Hölgyeim és uraim, erre a fegyverre tekintve az emberi elme sötét oldalával találjuk magunkat szemben.
Bayanlar ve baylar, bu silaha bakarken insanoğlunun çirkin tarafıyla yüleşiyoruz.여러분, 이 총을 보면, 우리는 인간의 마음에 있는
Bayanlar ve baylar, bu silaha bakarken insanoğlunun çirkin tarafıyla yüleşiyoruz.Mesdames et Messieurs, en regardant ce fusil, nous sommes confrontés au côté hideux de l'esprit humain.
Bayanlar ve baylar, bu silaha bakarken insanoğlunun çirkin tarafıyla yüleşiyoruz.Mine damer og herrer, når vi ser på dette våben konfronteres vi med menneskelighedens mørke side.
Bayanlar ve baylar, bu silaha bakarken insanoğlunun çirkin tarafıyla yüleşiyoruz.Panie i panowie, patrząc na tę broń, stawiamy czoła ohydnej stronie ludzkiego umysłu.
Bayanlar ve baylar, bu silaha bakarken insanoğlunun çirkin tarafıyla yüleşiyoruz.Senhoras e senhores, ao olhar para esta arma, nós somos confrontados com o lado feio da mente humana.
Bayanlar ve baylar, bu silaha bakarken insanoğlunun çirkin tarafıyla yüleşiyoruz.Signore e signori, guardando questo fucile pensiamo al lato oscuro del genere umano.
Bayanlar ve baylar, bu silaha bakarken insanoğlunun çirkin tarafıyla yüleşiyoruz.Thưa quí vị, nhìn vào cây súng này, chúng ta đang đối mặt với mặt xấu của con người.
Bayanlar ve baylar, bu silaha bakarken insanoğlunun çirkin tarafıyla yüleşiyoruz.Κυρίες και κύριοι, αντικρίζοντας αυτό το όπλο ερχόμαστε αντιμέτωποι με την άσχημη πλευρά της ανθρώπινης φύσης.
Bayanlar ve baylar, bu silaha bakarken insanoğlunun çirkin tarafıyla yüleşiyoruz.Дами и господа, гледайки това оръжие, ние сме изправени срещу грозната страна на човешкия ум.
Bayanlar ve baylar, bu silaha bakarken insanoğlunun çirkin tarafıyla yüleşiyoruz.Пані та панове, дивлячись на цю зброю, ми бачимо огидний бік людського розуму.
Bayanlar ve baylar, bu silaha bakarken insanoğlunun çirkin tarafıyla yüleşiyoruz.גבירותיי ורבותיי, כאשר מסתכלים על רובה זה, אנו עומדים בפני
Bayanlar ve baylar, bu silaha bakarken insanoğlunun çirkin tarafıyla yüleşiyoruz.سيداتي سادتي بالنظر الى هذه البندقية نحن نواجه
Bayanlar ve baylar, bu silaha bakarken insanoğlunun çirkin tarafıyla yüleşiyoruz.この銃を見てください 我々は 人の心の醜い側面と 対峙しています

İlgili Sayfalar