cılız ile cümle

cılız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
39
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Sonra solgun, cılız, doğu rüzgarının kavurduğu yedi başak daha bitti.隨後 又 長 了 七 個 穗子 、 枯槁 細弱 、 被 東風 吹焦了
Sonra yedi çirkin ve cılız inek çıktı. Irmağın kıyısında öbür ineklerin yanında durdular.Daarna kwamen nog zeven koeien uit de rivier, maar die waren zo mager dat je hun ribben kon tellen.
Sonra yedi çirkin ve cılız inek çıktı. Irmağın kıyısında öbür ineklerin yanında durdular.그 뒤에 또 흉악하고 파리한 다른 일곱 암소가 하수에서 올라와 그 소와 함께 하숫가에 섰더니
Sonra yedi çirkin ve cılız inek çıktı. Irmağın kıyısında öbür ineklerin yanında durdular.והנה שבע פרות אחרות עלות אחריהן מן היאר רעות מראה ודקות בשר ותעמדנה אצל הפרות על שפת היאר׃
Sonra yedi çirkin ve cılız inek çıktı. Irmağın kıyısında öbür ineklerin yanında durdular.隨 後 又 有 七 隻 母 牛 從 河 裡 上 來 、 又 醜 陋 、 又 乾 瘦 、 與 那 七 隻 母 牛 一 同 站 在 河 邊
Sonra yedi çirkin ve cılız inek çıktı. Irmağın kıyısında öbür ineklerin yanında durdular.隨後 又 有 七 隻 母牛 從河裡 上來 、 又 醜陋 、 又 乾瘦 、 與那 七 隻 母牛 一同 站在 河邊
Şu cılız heriflerden biri diğerini öldürürse, aşireti, ölenin aşiretine yüz deve borçlanır.Când un slăbănog omoară un alt slăbănog, clanul său îi datoreaza clanului celui mort 100 de cămile.
Şu cılız heriflerden biri diğerini öldürürse, aşireti, ölenin aşiretine yüz deve borçlanır.En suhec je ubil drugega suhca. Njegov klan dolguje klanu mrtvega sto kamel.
Şu cılız heriflerden biri diğerini öldürürse, aşireti, ölenin aşiretine yüz deve borçlanır.Jeden chudobný zabije druhého, lebo jeho klan dlžil druhému 100 konzerv.
Şu cılız heriflerden biri diğerini öldürürse, aşireti, ölenin aşiretine yüz deve borçlanır.Jeden somálec zabije druhého, protože jeho klan dlužil druhému 100 velbloudů.
Şu cılız heriflerden biri diğerini öldürürse, aşireti, ölenin aşiretine yüz deve borçlanır.Si un flaco mata a otro flaco, su clan le debe al clan del muerto cien camellos.
Şu cılız heriflerden biri diğerini öldürürse, aşireti, ölenin aşiretine yüz deve borçlanır. Yüz deve. Develer.Ganska roligt, hoo-ah?
Şu cılız heriflerden biri diğerini öldürürse, aşireti, ölenin aşiretine yüz deve borçlanır. Yüz deve. Develer.Lucu juga, ya?
Şu cılız heriflerden biri diğerini öldürürse, aşireti, ölenin aşiretine yüz deve borçlanır. Yüz deve. Develer.Zabawne, co?
Şu cılız heriflerden biri diğerini öldürürse, aşireti, ölenin aşiretine yüz deve borçlanır.Αν ένας Σομαλός σκοτώσει έναν άλλο, η φυλή του χρωστά σ' αυτή του πεθαμένου 100 καμήλες.
Şu cılız heriflerden biri diğerini öldürürse, aşireti, ölenin aşiretine yüz deve borçlanır.Ако една хърба убие друга, неговия клан дължи на клана на убития 100 камили.
Şu cılız heriflerden biri diğerini öldürürse, aşireti, ölenin aşiretine yüz deve borçlanır.השבט שלו חייב לשבט של ההרוג .מאה גמלים
Şu cılız heriflerden biri diğerini öldürürse, aşireti, ölenin aşiretine yüz deve borçlanır.حسنا،استمر.
Şunu dinleyin... Şu cılız heriflerden biri diğerini öldürürse, aşireti, ölenin aşiretine yüz deve borçlanır.Tunnistan itseni
'Uykuda değildi, "diye boğuk bir dedi cılız bir sesle:"Aku tidak tidur," katanya dalam sebuah serak, suara lemah:
'Uykuda değildi, "diye boğuk bir dedi cılız bir sesle: 'Ben size arkadaşlarının diyordun her kelimeyi duydum.'"Am auzit că fiecare cuvânt pe care semenii s-au spus."
'Uykuda değildi, "diye boğuk bir dedi cılız bir sesle: 'Ben size arkadaşlarının diyordun her kelimeyi duydum.''Ho sentito ogni parola che dicevano compagni.'
'Uykuda değildi, "diye boğuk bir dedi cılız bir sesle:"Bil sem ne spi," je rekel s hripavim, slaboten glas:
'Uykuda değildi, "diye boğuk bir dedi cılız bir sesle:"En ollut unessa," hän sanoi käheä, heikko ääni:
'Uykuda değildi, "diye boğuk bir dedi cılız bir sesle:"Ich habe nicht geschlafen", sagte er mit heiserer, schwacher Stimme:
'Uykuda değildi, "diye boğuk bir dedi cılız bir sesle:'Ik sliep niet,' zei hij met schorre, zwakke stem:
'Uykuda değildi, "diye boğuk bir dedi cılız bir sesle:"I nie spał," powiedział ochrypłym, słabym głosem:
'Uykuda değildi, "diye boğuk bir dedi cılız bir sesle:"Jag sov inte, sa han med hes, svag röst:
'Uykuda değildi, "diye boğuk bir dedi cılız bir sesle:"Jeg sov ikke," sagde han i en hæs, svag stemme:
'Uykuda değildi, "diye boğuk bir dedi cılız bir sesle:"Je ne dormais pas, dit-il d'une voix rauque, voix faible:
'Uykuda değildi, "diye boğuk bir dedi cılız bir sesle:"Nem aludtam," mondta rekedt, gyenge hangon:
'Uykuda değildi, "diye boğuk bir dedi cılız bir sesle:"Nespal jsem," řekl chraptivě, slabým hlasem:
'Uykuda değildi, "diye boğuk bir dedi cılız bir sesle:"Nespal som," povedal chrapľavo, slabým hlasom:
'Uykuda değildi, "diye boğuk bir dedi cılız bir sesle:"No estaba dormido," dijo en un ronco, débil voz:
'Uykuda değildi, "diye boğuk bir dedi cılız bir sesle:"Tôi đã không ngủ", ông nói trong một khàn, giọng nói yếu ớt:
'Uykuda değildi, "diye boğuk bir dedi cılız bir sesle:"Δεν κοιμόταν", είπε σε μια βραχνή, αδύναμη φωνή:
'Uykuda değildi, "diye boğuk bir dedi cılız bir sesle:"Не бях заспал," каза той с дрезгав, немощен глас:
'Uykuda değildi, "diye boğuk bir dedi cılız bir sesle:"Я не спав", сказав він хрипким, слабкий голос:
'Uykuda değildi, "diye boğuk bir dedi cılız bir sesle:"Я не спал", сказал он хриплым, слабый голос:

İlgili Sayfalar