cıkarmak ile cümle

cıkarmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu yerel girişimci yeteneklerden yararlanmak ve onların potansiyellerini açığa çıkarmak oluyor.כך מקשיבים לכשרון היזמות המקומי ומשחררים את הפוטנציאל של אנשים.
Bu yerel girişimci yeteneklerden yararlanmak ve onların potansiyellerini açığa çıkarmak oluyor.ذلك يعني كيف يمكن الإستفادة من مواهب رجال الأعمال المحليين وتفجير طاقات الناس المكبوتة.
Bu yerel girişimci yeteneklerden yararlanmak ve onların potansiyellerini açığa çıkarmak oluyor.人々の可能性を解き放つやり方です コカコーラの3つ目の成功要素は
Bu yüzden eğer mutluluğun gerçek görünüşünü ortaya çıkarmak istiyorsanız bu ifade için bakmanız gerekecek.Ainsi, si vous voulez démasquer un vrai air de bonheur, vous chercherez cette expression.
Bu yüzden eğer mutluluğun gerçek görünüşünü ortaya çıkarmak istiyorsanız bu ifade için bakmanız gerekecek.Als je de echte blik van geluk wil ontmaskeren, moet je naar deze expressie kijken.
Bu yüzden eğer mutluluğun gerçek görünüşünü ortaya çıkarmak istiyorsanız bu ifade için bakmanız gerekecek.Dacă vrei să demaşti o adevărată faţă a fericirii, vei căuta această expresie.
Bu yüzden eğer mutluluğun gerçek görünüşünü ortaya çıkarmak istiyorsanız bu ifade için bakmanız gerekecek.Jadi jika Anda ingin melihat arti sebenarnya dari kebahagiaan, Anda akan mencari ungkapan ini.
Bu yüzden eğer mutluluğun gerçek görünüşünü ortaya çıkarmak istiyorsanız bu ifade için bakmanız gerekecek.Jeśli chcecie ujrzeć prawdziwe oblicze szczęścia, szukajcie tego wyrazu twarzy.
Bu yüzden eğer mutluluğun gerçek görünüşünü ortaya çıkarmak istiyorsanız bu ifade için bakmanız gerekecek.그러니 만일 여러분이 행복의 진정한 모습을 알고 싶다면, 이 표현을 찾을것입니다
Bu yüzden eğer mutluluğun gerçek görünüşünü ortaya çıkarmak istiyorsanız bu ifade için bakmanız gerekecek.Para identificar una visión verdadera de la felicidad, busquen esta expresión.
Bu yüzden eğer mutluluğun gerçek görünüşünü ortaya çıkarmak istiyorsanız bu ifade için bakmanız gerekecek.Quindi se volete smascherare uno sguardo di vera felicità, dovrete cercare questa espressione.
Bu yüzden eğer mutluluğun gerçek görünüşünü ortaya çıkarmak istiyorsanız bu ifade için bakmanız gerekecek.Vậy nên nếu bạn muốn thể hiện vẻ hạnh phúc thực sự, bạn sẽ tìm ra cách thể hiện này.
Bu yüzden eğer mutluluğun gerçek görünüşünü ortaya çıkarmak istiyorsanız bu ifade için bakmanız gerekecek.Wenn Sie das wahre Gesicht des Glücks finden wollen, suchen Sie nach diesem Ausdruck.
Bu yüzden eğer mutluluğun gerçek görünüşünü ortaya çıkarmak istiyorsanız bu ifade için bakmanız gerekecek.Поэтому, когда надо выявить истинную радость, то показателем будет именно такое выражение лица.
Bu yüzden eğer mutluluğun gerçek görünüşünü ortaya çıkarmak istiyorsanız bu ifade için bakmanız gerekecek.Така че, ако искате да разкриете истинското лице на щастието, трябва да търсите това изражение.
Bu yüzden eğer mutluluğun gerçek görünüşünü ortaya çıkarmak istiyorsanız bu ifade için bakmanız gerekecek.Тому, якщо ви хочете побачити, як насправді виглядає щастя, вам слід шукати цей вираз обличчя.
Bu yüzden eğer mutluluğun gerçek görünüşünü ortaya çıkarmak istiyorsanız bu ifade için bakmanız gerekecek.ואם רוצים לחשוף את מראהו האמיתי של האושר, צריך לחפש את ההבעה הזאת.
Bu yüzden eğer mutluluğun gerçek görünüşünü ortaya çıkarmak istiyorsanız bu ifade için bakmanız gerekecek.لذا إذا كنت ترغب في أن تظهر نظرة سعادة حقيقية فسوف تبحث عن هذا التعبير.
Bu yüzden eğer mutluluğun gerçek görünüşünü ortaya çıkarmak istiyorsanız bu ifade için bakmanız gerekecek.この表情に注目すればいいのです 私たちの喜びはとても古い感情です
Bu yüzden ortakları garanti altına alıp... ...ve nerede iyi olduklarını çıkarmak zorunda kalmışlardır.따라서 확실한 파트너를 확보하는 게 중요하고 숙지해야 할 부분을 파악하는 게 중요합니다
Bu yüzden ortakları garanti altına alıp... ...ve nerede iyi olduklarını çıkarmak zorunda kalmışlardır.Więc musieli naprawdę dobrze ułożyć sprawę partnerów i musieli zrozumieć, w czym musieli być dobrzy.
Bu yüzden ortakları garanti altına alıp... ...ve nerede iyi olduklarını çıkarmak zorunda kalmışlardır.لذا، فقد احتاجوا إلى أن يفهموا الشركاء تماماً كما احتاجوا لفهم ما يحتاجون لإتقانه.
Bu yüzden ortakları garanti altına alıp... ...ve nerede iyi olduklarını çıkarmak zorunda kalmışlardır.熟知すべき分野を知る必要もありました ユニホームの所在を追跡できる
Çeşitli yöntemlerle, siyamatiği görünmeyen şeylerin içeriğini ortaya çıkarmak için kullanabiliriz.A cez viacero spôsobov, akými môžeme aplikovať kymatiku, môžeme začať odkrývať podstatu vecí, ktoré nevidíme.
Çeşitli yöntemlerle, siyamatiği görünmeyen şeylerin içeriğini ortaya çıkarmak için kullanabiliriz.A skrze četné způsoby užití kymatiky, můžeme vlastně začít odhalovat podstatu věcí neviděných.
Çeşitli yöntemlerle, siyamatiği görünmeyen şeylerin içeriğini ortaya çıkarmak için kullanabiliriz.실제로, 사이매틱스를 적용할 수 있는 다양한 방법들을 통해 보이지 않는 물질의 본질을 밝혀낼 수도 있게 되었습니다.
Çeşitli yöntemlerle, siyamatiği görünmeyen şeylerin içeriğini ortaya çıkarmak için kullanabiliriz.Preko številnih načinov uporabe kimatike lahko dejansko začnemo razkrivati bistvo nevidnih stvari.
Çeşitli yöntemlerle, siyamatiği görünmeyen şeylerin içeriğini ortaya çıkarmak için kullanabiliriz.Różnorodne zastosowania dla kymatyki pozwalają ukazać istotę rzeczy niewidzialnych.
Çeşitli yöntemlerle, siyamatiği görünmeyen şeylerin içeriğini ortaya çıkarmak için kullanabiliriz.Và qua nhiều cách ứng dụng mẫu sóng âm chúng ta có thể bắt đầu hé mở bản chất của các vật vô hình.
Çeşitli yöntemlerle, siyamatiği görünmeyen şeylerin içeriğini ortaya çıkarmak için kullanabiliriz.وعبر الطرق المتعددة التي يمكن عبرها تطبيق سيماتكس يمكننا بالفعل البدء في الكشف عن جوهر أشياء غير مرئية.
Çeşitli yöntemlerle, siyamatiği görünmeyen şeylerin içeriğini ortaya çıkarmak için kullanabiliriz.私たちは実際に今まで視覚的に見る事が出来なかった内容を明らかにすることができます ご覧のような、サイマスコープと呼ばれる装置は
Çevresinin haritasını çıkarmak için sensörlerini kullanıyor.A používa tieto senzory, aby vytvoril mapu okolia.
Çevresinin haritasını çıkarmak için sensörlerini kullanıyor.A používá tyto senzory k vybudování mapy prostředí.
Çevresinin haritasını çıkarmak için sensörlerini kullanıyor.Et il utilise ces capteurs pour élaborer une carte de l'environnement.
Çevresinin haritasını çıkarmak için sensörlerini kullanıyor.Ezeket az érzékelőket használja környezetének feltérképezésére.
Çevresinin haritasını çıkarmak için sensörlerini kullanıyor.Het gebruikt deze sensoren om een kaart van de omgeving op te stellen.
Çevresinin haritasını çıkarmak için sensörlerini kullanıyor.이것은 주변환경의 지도를 만들기 위해 이런 센서들을 사용합니다.
Çevresinin haritasını çıkarmak için sensörlerini kullanıyor.Şi foloseşte senzori să creeze o hartă a împrejurimilor.
Çevresinin haritasını çıkarmak için sensörlerini kullanıyor.Und er benutzt diese Sensoren, um eine Karte der Umgebung aufzubauen.
Çevresinin haritasını çıkarmak için sensörlerini kullanıyor.Usa questi sensori per creare una mappa dell'ambiente circostante.
Çevresinin haritasını çıkarmak için sensörlerini kullanıyor.Utiliza estes sensores para construir um mapa do ambiente.
Çevresinin haritasını çıkarmak için sensörlerini kullanıyor.Używa tych czujników do stworzenia mapy otoczenia.
Çevresinin haritasını çıkarmak için sensörlerini kullanıyor.Y usa estos sensores para trazar un mapa del entorno.
Çevresinin haritasını çıkarmak için sensörlerini kullanıyor.Και χρησιμοποιεί αυτούς τους αισθητήρες για να χαρτογραφήσει το περιβάλλοντα χώρο.
Çevresinin haritasını çıkarmak için sensörlerini kullanıyor.За допомогою цих давачів він створює карту середовища.
Çevresinin haritasını çıkarmak için sensörlerini kullanıyor.И използва тези сензори за да изгради карта на обкръжаващата го среда.
Çevresinin haritasını çıkarmak için sensörlerini kullanıyor.Он использует датчики для построения карты окружающей среды.
Çevresinin haritasını çıkarmak için sensörlerini kullanıyor.הוא משתמש בחיישנים אלה ליצירת מפה של הסביבה.
Çevresinin haritasını çıkarmak için sensörlerini kullanıyor.ويستخدم أجهزة الإستشعار هذه ليبني خريطةً للبيئة المحيطة.
Çevresinin haritasını çıkarmak için sensörlerini kullanıyor.周囲の環境の地図を作ります 地図の内容は様々な目印になるもの
Çok çekici olmasa da, cazibeyi açığa çıkarmak ilgi çekici.Ce n'est pas nécessairement séduisant, mais dévoiler le glamour a du charme.
Çok çekici olmasa da, cazibeyi açığa çıkarmak ilgi çekici.Das ist nicht notwendigerweise glamourös, aber den Glamour zu enthüllen hat eine gewisse Anziehungskraft.
Çok çekici olmasa da, cazibeyi açığa çıkarmak ilgi çekici.Het is niet noodzakelijkerwijs glamoureus, maar glamour onthullen heeft iets.
Çok çekici olmasa da, cazibeyi açığa çıkarmak ilgi çekici.반드시 매력적인 것은 아니지만, 매력을 드러내는 것은 호소력을 가집니다.
Çok çekici olmasa da, cazibeyi açığa çıkarmak ilgi çekici.Niekoniecznie zachwycające, ale odkrywa, że glamour posiada powab.
Çok çekici olmasa da, cazibeyi açığa çıkarmak ilgi çekici.No necesariamente es glamuroso, pero descubrir el glamur tiene su atractivo.
Çok çekici olmasa da, cazibeyi açığa çıkarmak ilgi çekici.Non è necessariamente glamour, ma mostra che il glamour ha fascino.
Çok çekici olmasa da, cazibeyi açığa çıkarmak ilgi çekici.Nu e neapărat fermecător, dar dezvăluirea farmecului atrage.
Çok çekici olmasa da, cazibeyi açığa çıkarmak ilgi çekici.Не е непремено бляскаво, но разбулването на блясъка си има апел.
Çok çekici olmasa da, cazibeyi açığa çıkarmak ilgi çekici.Не слишком гламурно, конечно, но имеет претензии на гламур.

İlgili Sayfalar