Ana içeriğe geç
Sözlük

cüzdan ile cümle

cüzdan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Cüzdan zaten mevcut. Cüzdanların üzerine yazamazsınız.Plånboksfilen finns redan. Du kan inte skriva över plånböcker.
Cüzdan zaten mevcut. Cüzdanların üzerine yazamazsınız.Takový soubor úschovny již existuje. Nelze přepisovat.
Cüzdan zaten mevcut. Cüzdanların üzerine yazamazsınız.Ta listnica že obstaja. Listnic ne morete nadomestiti.
Cüzdan zaten mevcut. Cüzdanların üzerine yazamazsınız.Tämä lompakkotiedosto on jo olemassa. Et voi ylikirjoittaa lompakoita.
Cüzdan zaten mevcut. Cüzdanların üzerine yazamazsınız.Ten portfel już istnieje. Nie możesz nadpisać tego portfela.
Cüzdan zaten mevcut. Cüzdanların üzerine yazamazsınız.Tento súbor walletu už existuje. Wallety nie je možné prepísať.
Cüzdan zaten mevcut. Cüzdanların üzerine yazamazsınız.Ya existe ese archivo de cartera. No puede sobrescribir carteras.
Cüzdan zaten mevcut. Cüzdanların üzerine yazamazsınız.Αυτό το αρχείο πορτοφολιού υπάρχει ήδη. Δεν μπορείτε να αντικαταστήσετε τα πορτοφόλια.
Cüzdan zaten mevcut. Cüzdanların üzerine yazamazsınız.Вече има такъв файл за портфейла. Портфейлите не могат да бъдат презаписвани.
Cüzdan zaten mevcut. Cüzdanların üzerine yazamazsınız.Такий файл торбинки вже існує. Ви не можете перезаписувати торбинки.
Cüzdan zaten mevcut. Cüzdanların üzerine yazamazsınız.Файл бумажника уже существует. Вы не сможете заменить бумажник.
Cüzdan zaten mevcut. Cüzdanların üzerine yazamazsınız.ملف المحفظة موجود. لا يمكنك الكتابة فوق الَمحافِظ.
Cüzdan zaten mevcut. Cüzdanların üzerine yazamazsınız.そのウォレットファイルは既に存在します。ウォレットは上書きできません。
Daha şimdiden eşinin cüzdanını karıştırmaya mı başladın?Apakah kau menyentuh dompet suamimu juga?
Daha şimdiden eşinin cüzdanını karıştırmaya mı başladın?Deja te atingi de portoflelul sotului ta?
Daha şimdiden eşinin cüzdanını karıştırmaya mı başladın?Em đã đụng vào ví của chồng em rồi phải không hả?
Daha şimdiden eşinin cüzdanını karıştırmaya mı başladın?Già tocchi il portafoglio di tuo marito?
Daha şimdiden eşinin cüzdanını karıştırmaya mı başladın?Har du redan börjat rota igenom din mans plånbok?
Daha şimdiden eşinin cüzdanını karıştırmaya mı başladın?Hast du angefangen an das Portmonee deines Mannes dran zu gehen?
Daha şimdiden eşinin cüzdanını karıştırmaya mı başladın?Już zaczęłaś dotykać portfela swojego męża?
Daha şimdiden eşinin cüzdanını karıştırmaya mı başladın?너 벌써부터 서방님 지갑에 손대는거냐?
Daha şimdiden eşinin cüzdanını karıştırmaya mı başladın?Raak je nu al de portemonnee van je man aan?
Daha şimdiden eşinin cüzdanını karıştırmaya mı başladın?Touches-tu déjà le portefeuille de ton mari ?
Daha şimdiden eşinin cüzdanını karıştırmaya mı başladın?Έχεις ξεκινήσει από τώρα να ψάχνεις στο πορτοφόλι του άντρα σου;
Daha şimdiden eşinin cüzdanını karıştırmaya mı başladın?Ты уже роешься в кошельке у мужа?
Daha şimdiden eşinin cüzdanını karıştırmaya mı başladın?هل تلمسين محفظه زوجكِ بالفعل؟
Daha şimdiden eşinin cüzdanını karıştırmaya mı başladın?いや、そうじゃなくて~
Dışarıda cüzdanınızı buldum.Homstein, je viens de trouver votre portefeuille dehors
Dışarıda cüzdanınızı buldum.- Ja -Ich habe gerade Ihre Brieftasche draußen gefunden.
Dışarıda cüzdanınızı buldum.- Megtaláltuk a pénztárcáját odakint.
Dışarıda cüzdanınızı buldum.- Да. Току-що намерих портмонето ви отвън.
Dışarıda cüzdanınızı buldum.それは?
Dongguan'da satılan her şey gibi bu cüzdanın da taklit bir ürün olduğunu düşünerek ona teşekkür ettim.Agradeci-lhe, assumindo ser falsa, como quase tudo o que se vende em Dongguan.
Dongguan'da satılan her şey gibi bu cüzdanın da taklit bir ürün olduğunu düşünerek ona teşekkür ettim.I-am mulțumit, crezând că e contrafăcut ca toate celelalte lucruri de vânzare din Dongguan.
Dongguan'da satılan her şey gibi bu cüzdanın da taklit bir ürün olduğunu düşünerek ona teşekkür ettim.Ich dankte ihr in der Annahme, es wäre ein Fake wie fast alles, das man in Dongguan kaufen kann.
Dongguan'da satılan her şey gibi bu cüzdanın da taklit bir ürün olduğunu düşünerek ona teşekkür ettim.Ik dacht dat het nep was zoals bijna alles wat in Dongguan te koop was.
Dongguan'da satılan her şey gibi bu cüzdanın da taklit bir ürün olduğunu düşünerek ona teşekkür ettim.그녀에게 감사를 표하며, 전 당연히 그 지갑이 둥관에서 파는 다른 모든 것들과 같이 모조품일거라고 생각했습니다.
Dongguan'da satılan her şey gibi bu cüzdanın da taklit bir ürün olduğunu düşünerek ona teşekkür ettim.Le di las gracias, suponiendo que era falso, como casi todo lo demás que se vendía en Dongguan.
Dongguan'da satılan her şey gibi bu cüzdanın da taklit bir ürün olduğunu düşünerek ona teşekkür ettim.L'ho ringraziata, supponendo che fosse falso, come qualunque altro cosa in vendita a Dongguan.
Dongguan'da satılan her şey gibi bu cüzdanın da taklit bir ürün olduğunu düşünerek ona teşekkür ettim.Megköszöntem neki, feltételezve, hogy hamisítvány, mint majdnem minden Dongguanban, ami eladó.
Dongguan'da satılan her şey gibi bu cüzdanın da taklit bir ürün olduğunu düşünerek ona teşekkür ettim.Podziękowałam jej, zakładając, że to podróbka jak prawie wszystkie towary w Dongguan.
Dongguan'da satılan her şey gibi bu cüzdanın da taklit bir ürün olduğunu düşünerek ona teşekkür ettim.Saya berterima kasih dan mengira itu palsu, seperti hampir semua benda yang dijual di Dongguan.
Dongguan'da satılan her şey gibi bu cüzdanın da taklit bir ürün olduğunu düşünerek ona teşekkür ettim.Tôi cảm ơn cô ấy, bụng cứ nghĩ rằng đó là đồ giả, giống như hầu hết mọi thứ khác được bán tại Đông Quảng.
Dongguan'da satılan her şey gibi bu cüzdanın da taklit bir ürün olduğunu düşünerek ona teşekkür ettim.Zahvalila sem se ji in mislila, da gre za ponaredek, kot večina stvari naprodaj v Dongguanu.
Dongguan'da satılan her şey gibi bu cüzdanın da taklit bir ürün olduğunu düşünerek ona teşekkür ettim.Την ευχαρίστησα, υποθέτοντας ότι είναι ψεύτικο, όπως σχεδόν όλα τα προϊόντα στη Ντονγκουάν.
Dongguan'da satılan her şey gibi bu cüzdanın da taklit bir ürün olduğunu düşünerek ona teşekkür ettim.Благодарих й, предполагайки, че е имитация, като почти всичко останало, което се продава в Донггуан.
Dongguan'da satılan her şey gibi bu cüzdanın da taklit bir ürün olduğunu düşünerek ona teşekkür ettim.Я поблагодарила её, полагая, что это подделка, как почти всё, что можно купить в Донггуане.
Dongguan'da satılan her şey gibi bu cüzdanın da taklit bir ürün olduğunu düşünerek ona teşekkür ettim.Я подякувала їй, подумавши, що це підробка, як і все решту на розпродажі в Донгуані.
Dongguan'da satılan her şey gibi bu cüzdanın da taklit bir ürün olduğunu düşünerek ona teşekkür ettim.הודיתי לה, במחשבה שזה ודאי חיקוי, כמעט כמו כל דבר שמוכרים בדונגואן.
Dongguan'da satılan her şey gibi bu cüzdanın da taklit bir ürün olduğunu düşünerek ona teşekkür ettim.شكرتها، على افتراض أنها تقليد، مثل كل شيء آخر تقريبا للبيع في دونغقوان.
Dongguan'da satılan her şey gibi bu cüzdanın da taklit bir ürün olduğunu düşünerek ona teşekkür ettim.東莞で売っているものは大体 偽物なので これも偽物だろうと思いながらも感謝しました 実家で明はお母さんにもプレゼントを渡しました
Dürüst olmak gerekirse cüzdanı bulmadık Cüzdanı biz hazırladık.Sa fiu sincer cu d-voastra, noi nu doar le-am gasit... noi de fapt le-am facut.
Dürüst olmak gerekirse cüzdanı bulmadıkFör att vara ärlig med dig, finner inte bara vi det...
Dürüst olmak gerekirse cüzdanı bulmadıkOm eerlijk te zijn, hebben we het niet alleen gevonden...
Dürüst olmak gerekirse cüzdanı bulmadıkŐszintén szólva, nem csak megtaláltuk...
Dürüst olmak gerekirse cüzdanı bulmadıkPara ser honestos con usted, no solo la encontramos...
Dürüst olmak gerekirse cüzdanı bulmadıkPer essere onesti,non li abbiamo trovati..
Dürüst olmak gerekirse cüzdanı bulmadıkPo pravde, my sme ju nenašli..
Dürüst olmak gerekirse cüzdanı bulmadıkPour être honnête avec vous, nous ne l'avons pas juste trouvée...
Dürüst olmak gerekirse cüzdanı bulmadıkPrawdę mówiąc, to właściwie nie znaleźliśmy tego
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod