cüzdanı ile cümle
cüzdanı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Varsayılan olarak kullanılacak cüzdanı seçin:Selecteer de portefeuille die u standaard wilt gebruiken:
Varsayılan olarak kullanılacak cüzdanı seçin:Seleziona il portafogli predefinito:
Varsayılan olarak kullanılacak cüzdanı seçin:Standardbrieftasche:
Varsayılan olarak kullanılacak cüzdanı seçin:Vælg den tegnebog der skal bruges som standard:
Varsayılan olarak kullanılacak cüzdanı seçin:Valitse oletuksena käytettävä lompakko:
Varsayılan olarak kullanılacak cüzdanı seçin:Välj plånbok som ska användas som standard:
Varsayılan olarak kullanılacak cüzdanı seçin:Vyberte štandardný wallet:
Varsayılan olarak kullanılacak cüzdanı seçin:Wybierz domyślny portfel:
Varsayılan olarak kullanılacak cüzdanı seçin:Zvolte, kterou úschovnu implicitně použít:
Varsayılan olarak kullanılacak cüzdanı seçin:Επιλέξτε πορτοφόλι για χρήση ως προκαθορισμένο:
Varsayılan olarak kullanılacak cüzdanı seçin:Выберите бумажник, который будет использоваться по умолчанию:
Varsayılan olarak kullanılacak cüzdanı seçin:Избор на портфейл, който да се използва по подразбиране:
Varsayılan olarak kullanılacak cüzdanı seçin:Типово використовувати торбинку:
Varsayılan olarak kullanılacak cüzdanı seçin:حدد محفظة لتصبح المحفظة الافتراضية:
Varsayılan olarak kullanılacak cüzdanı seçin:デフォルトで使うウォレット:
Ve işte bu, benim bir günde hayatım. Kadın: Bu benim Marc Jacobs cüzdanım.A to jest mój dzień z życia. kobieta: to jest mój portfel od Marca Jacobsa.
Ya da ilacınızı buz dolabınıza değil de, cüzdanınıza koyabilirsiniz.Alebo si môžete lieky vložiť do peňaženky namiesto do chladničky.
Ya da ilacınızı buz dolabınıza değil de, cüzdanınıza koyabilirsiniz.Atau Anda dapat menaruh obat dalam dompet dan tak harus dalam kulkas.
Ya da ilacınızı buz dolabınıza değil de, cüzdanınıza koyabilirsiniz.Hoặc bạn có thể để thuốc vào trong ví mình, chứ không phải trong tủ lạnh.
Ya da ilacınızı buz dolabınıza değil de, cüzdanınıza koyabilirsiniz.Je zou geneesmiddelen in je portemonnee kunnen bewaren in plaats van in je koelkast.
Ya da ilacınızı buz dolabınıza değil de, cüzdanınıza koyabilirsiniz.아니면 냉동실이 아니라 지갑 안에 약을 널 수도 있습니다.
Ya da ilacınızı buz dolabınıza değil de, cüzdanınıza koyabilirsiniz.Medikamente wären im Geldbeutel statt im Kühlschrank aufbewahrbar.
Ya da ilacınızı buz dolabınıza değil de, cüzdanınıza koyabilirsiniz.Nebo můžete skladovat léky ve své penžence na místo lednice.
Ya da ilacınızı buz dolabınıza değil de, cüzdanınıza koyabilirsiniz.On peut aussi bien garder les médicaments dans un portefeuille au lieu d'un frigo.
Ya da ilacınızı buz dolabınıza değil de, cüzdanınıza koyabilirsiniz.O podrían poner los medicamentos en sus billeteras en lugar de la heladera.
Ya da ilacınızı buz dolabınıza değil de, cüzdanınıza koyabilirsiniz.Oppure potreste tenere i vostri medicinali nel portafoglio invece che nel frigo.
Ya da ilacınızı buz dolabınıza değil de, cüzdanınıza koyabilirsiniz.Ou podemos guardar remédios na carteira, e não no frigorífico.
Ya da ilacınızı buz dolabınıza değil de, cüzdanınıza koyabilirsiniz.Sau îți poți ține medicamentele în portofel, și nu în frigider.
Ya da ilacınızı buz dolabınıza değil de, cüzdanınıza koyabilirsiniz.Vagy a gyógyszereket a pénztárcájukban is tarthatnák, és nem a hűtőben.
Ya da ilacınızı buz dolabınıza değil de, cüzdanınıza koyabilirsiniz.Zdravila lahko tudi hranimo v denarnici in ne v hladilniku.
Ya da ilacınızı buz dolabınıza değil de, cüzdanınıza koyabilirsiniz.Ή θα μπορούσαμε να τοποθετήσουμε τα φάρμακα στο πορτοφόλι και όχι στο ψυγειο.
Ya da ilacınızı buz dolabınıza değil de, cüzdanınıza koyabilirsiniz.Или вы могли бы держать лекарства в бумажнике, а не в холодильнике.
Ya da ilacınızı buz dolabınıza değil de, cüzdanınıza koyabilirsiniz.Или можете да си държите лекарствата в портфейла, а не в хладилника.
Ya da ilacınızı buz dolabınıza değil de, cüzdanınıza koyabilirsiniz.או, ניתן להניח תרופות בתוך ארנק ולא במקרר.
Ya da ilacınızı buz dolabınıza değil de, cüzdanınıza koyabilirsiniz.أو يمكنكم وضع الأدوية في محفظة نقودكم بدل الثلاجة.
Ya da ilacınızı buz dolabınıza değil de, cüzdanınıza koyabilirsiniz.そこでペニシリンの入った
Yani Yunus Kaptan onu yargıç ere, Yunus'un cüzdanın süresini test etmek için hazırlar. açıkça.Dus Jona's Captain bereidt het testen van de lengte van de tas Jona's, eer hij hem veroordelen openlijk.
Yani Yunus Kaptan onu yargıç ere, Yunus'un cüzdanın süresini test etmek için hazırlar. açıkça.Então o capitão Jonas prepara para testar a duração da bolsa de Jonas, antes que ele julgá-lo abertamente.
Yani Yunus Kaptan onu yargıç ere, Yunus'un cüzdanın süresini test etmek için hazırlar. açıkça.Jadi Kapten Yunus mempersiapkan untuk menguji panjang dompet Yunus, sebelum ia menghakimi dirinya terbuka.
Yani Yunus Kaptan onu yargıç ere, Yunus'un cüzdanın süresini test etmek için hazırlar. açıkça.Jonáš kapitán sa pripravuje na skúšky Dĺžka kabelky Jonah, ere sa súdiť otvorene.
Yani Yunus Kaptan onu yargıç ere, Yunus'un cüzdanın süresini test etmek için hazırlar. açıkça.Jonáš kapitán se připravuje na zkoušky Délka kabelky Jonaha, ere se soudit otevřeně.
Yani Yunus Kaptan onu yargıç ere, Yunus'un cüzdanın süresini test etmek için hazırlar. açıkça.Jónás kapitánya készül, hogy teszteljék a hossza Jónás pénztárcáját, mire bíró őt nyíltan.
Yani Yunus Kaptan onu yargıç ere, Yunus'un cüzdanın süresini test etmek için hazırlar. açıkça.그래서 요나의 선장은 그가 판단 오히려, 요나의 가방의 길이를 테스트하기 위해 준비
Yani Yunus Kaptan onu yargıç ere, Yunus'un cüzdanın süresini test etmek için hazırlar. açıkça.Niin Joona kapteeni valmistelee testata pituus Joonan kukkaro, ennenkuin hän tuomarin hänelle avoimesti.
Yani Yunus Kaptan onu yargıç ere, Yunus'un cüzdanın süresini test etmek için hazırlar. açıkça.Så Jonas 'Kaptajn forbereder at teste længden af Jonas' pung, førend han dømme ham åbent.
Yani Yunus Kaptan onu yargıç ere, Yunus'un cüzdanın süresini test etmek için hazırlar. açıkça.Så Jonas kaptenen förbereder sig för att testa längden på Jonas handväska, innan han döma honom öppet.
Yani Yunus Kaptan onu yargıç ere, Yunus'un cüzdanın süresini test etmek için hazırlar. açıkça.So Jonas Kapitän bereitet sich auf die Länge des Jonas Geldbörse testen, ehe er ihn richten offen.
Yani Yunus Kaptan onu yargıç ere, Yunus'un cüzdanın süresini test etmek için hazırlar. açıkça.Torej, Captain Jona je pripravlja na preizkus dolžine zapornih Jonah je, ere mu sodnik odkrito.
Yani Yunus Kaptan onu yargıç ere, Yunus'un cüzdanın süresini test etmek için hazırlar. açıkça.Vì vậy, Jonah của thuyền trưởng chuẩn bị để kiểm tra độ dài của ví Jonah, ere, ông đánh giá ông công khai.
Yani Yunus Kaptan onu yargıç ere, Yunus'un cüzdanın süresini test etmek için hazırlar. açıkça.Więc kapitan Jonasza przygotowuje się do testu długość torebki Jonasza, zanim osądzi go otwarcie.
Yani Yunus Kaptan onu yargıç ere, Yunus'un cüzdanın süresini test etmek için hazırlar. açıkça.Έτσι Captain Ιωνά προετοιμάζει για να ελέγξετε το μήκος του πορτοφόλι του Ιωνά, ΕΡΕ αυτός τον δικαστή ανοιχτά.
Yani Yunus Kaptan onu yargıç ere, Yunus'un cüzdanın süresini test etmek için hazırlar. açıkça.Така капитан на Йона се подготвя да тества дължина на чантата на Йона, преди той го съди открито.
Yani Yunus Kaptan onu yargıç ere, Yunus'un cüzdanın süresini test etmek için hazırlar. açıkça.Так капитан Иона готовится проверить длину кошелек Ионы, прежде чем он судить его открыто.
Yani Yunus Kaptan onu yargıç ere, Yunus'un cüzdanın süresini test etmek için hazırlar. açıkça.Так капітан Іона готується перевірити довжину гаманець Іони, перш ніж він судити його відкрито.
Yani Yunus Kaptan onu yargıç ere, Yunus'un cüzdanın süresini test etmek için hazırlar. açıkça.אז הקפטן של יונה מכין לבדוק את אורך התיק של יונה, בטרם הוא לשפוט אותו
Yani Yunus Kaptan onu yargıç ere, Yunus'un cüzdanın süresini test etmek için hazırlar. açıkça.حتى الكابتن جوناه تستعد لاختبار طول مال جوناه ، وهو يحرث نحكم عليه
Yani Yunus Kaptan onu yargıç ere, Yunus'un cüzdanın süresini test etmek için hazırlar. açıkça.公然と。彼は三度通常の和、彼を充電し、と
Yemek istiyorsan, dun yaptigini denize dalip benim cuzdanimi alarak duzeltmen gerekiyor.Si quieres comer, repara lo que hiciste ayer, entra al mar y busca mi billetera.
Yemek istiyorsan, dun yaptigini denize dalip benim cuzdanimi alarak duzeltmen gerekiyor.Si tu veux manger, va dans l'océan et retrouve mon portefeuille.
Yemek istiyorsan, dun yaptigini denize dalip benim cuzdanimi alarak duzeltmen gerekiyor.Αν θέλεις να φας, βούτα στο λιμάνι, βρες το πορτοφόλι μου και διόρθωσε την κατάσταση.