cüz ile cümle
cüz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Hata: Cüzdan açılamadı.エラー: ウォレットを開けませんでした。
Hata: XML dosyası bir cüzdan içermiyor.Błąd: plik XML nie zawiera portfela.
Hata: XML dosyası bir cüzdan içermiyor.Chyba: XML soubor neobsahuje úschovnu.
Hata: XML dosyası bir cüzdan içermiyor.Chyba: XML súbor neobsahuje wallet.
Hata: XML dosyası bir cüzdan içermiyor.Eroare: Fișierul XML nu conține un portofel.
Hata: XML dosyası bir cüzdan içermiyor.Erreur & #160;: le fichier XML ne contient pas de portefeuille.
Hata: XML dosyası bir cüzdan içermiyor.Erro: o ficheiro XML não contém uma carteira.
Hata: XML dosyası bir cüzdan içermiyor.Errore: il file XML non contiene un portafogli.
Hata: XML dosyası bir cüzdan içermiyor.Error: el archivo XML no contiene una cartera.
Hata: XML dosyası bir cüzdan içermiyor.Fehler: Die XML-Datei enthält keine digitale Brieftasche.
Hata: XML dosyası bir cüzdan içermiyor.Fejl: XML- filen indeholder ikke en tegnebog.
Hata: XML dosyası bir cüzdan içermiyor.Fel: XML- filen innehåller inte en plånbok.
Hata: XML dosyası bir cüzdan içermiyor.Fout: XML-bestand bevat geen portefeuille.
Hata: XML dosyası bir cüzdan içermiyor.Hiba: az XML- fájl nem tartalmaz jelszótárolót.
Hata: XML dosyası bir cüzdan içermiyor.Napaka: datoteka XML ne vsebuje listnice.
Hata: XML dosyası bir cüzdan içermiyor.Virhe: XML- tiedosto ei sisällä lompakkoa.
Hata: XML dosyası bir cüzdan içermiyor.오류: XML 파일은 지갑을 포함하지 않습니다.
Hata: XML dosyası bir cüzdan içermiyor.Σφάλμα: το αρχείο XML δεν περιέχει πορτοφόλι.
Hata: XML dosyası bir cüzdan içermiyor.Грешка: XML файлът не съдържа данни на системата портфейл.
Hata: XML dosyası bir cüzdan içermiyor.Ошибка: указанный файл XML не содержит бумажник.
Hata: XML dosyası bir cüzdan içermiyor.Помилка: XML- файл не містить торбинку.
Hata: XML dosyası bir cüzdan içermiyor.خطأ: لا يحتوى ملف الـXML على محفظة.
Hata: XML dosyası bir cüzdan içermiyor.エラー: XML ファイルにウォレットはありません。
Her yerde kullanılıyor. Şu anda cüzdanlarımızın içinde.Jest wykorzystywana wszędzie, również w Waszych portfelach.
İkinci el alışveriş cüzdan ve gardırobumun çevre üzerindeki etkisini azaltmak için bana imkan tanıyor.A használt ruha vásárlás megengedi, hogy csökkentsem a szekrényem kihatását a környezetre és a pénztárcámra.
İkinci el alışveriş cüzdan ve gardırobumun çevre üzerindeki etkisini azaltmak için bana imkan tanıyor.중고의류 구매는 환경과 지출에 대한 제 옷이 가지는 영향을
İkinci el alışveriş cüzdan ve gardırobumun çevre üzerindeki etkisini azaltmak için bana imkan tanıyor.Nakupovanie v sekáčoch mi umožňuje znižovať dopad môjho šatníka na životné prostredie a na moju peňaženku.
İkinci el alışveriş cüzdan ve gardırobumun çevre üzerindeki etkisini azaltmak için bana imkan tanıyor.Купівля ношеного одягу дозволяє мені зменшити вплив мого гардеробу на навколишнє середовище і на мій гаманець.
İkinci el alışveriş cüzdan ve gardırobumun çevre üzerindeki etkisini azaltmak için bana imkan tanıyor.קניה מיד שניה מאפשרת לי להוריד את ההשפעה של המלתחה שלי על הסביבה
İkinci el alışveriş cüzdan ve gardırobumun çevre üzerindeki etkisini azaltmak için bana imkan tanıyor.ان شراء الملابس المستعملة يساعدني من تقليل الكلفة البيئية
İkinci el alışveriş cüzdan ve gardırobumun çevre üzerindeki etkisini azaltmak için bana imkan tanıyor.環境にも お財布にもやさしい 洋服選びができます
İnsanların çantalarına bakıyorum.Ceplerine, cüzdanlarına bakıyorum.Belenézek a zsebekbe, táskákba, pénztárcákba.
İnsanların çantalarına bakıyorum.Ceplerine, cüzdanlarına bakıyorum.Ich schaue mir die Taschen der Leute an, schaue in ihre Hosentaschen und Geldbörsen.
İnsanların çantalarına bakıyorum.Ceplerine, cüzdanlarına bakıyorum.Ik kijk bij mensen in hun tassen, hun zakken, hun handtassen.
İnsanların çantalarına bakıyorum.Ceplerine, cüzdanlarına bakıyorum.Jag tittar i folks väskor, i deras fickor, plånböcker.
İnsanların çantalarına bakıyorum.Ceplerine, cüzdanlarına bakıyorum.Je regarde dans les sacs des gens. Je regarde dans leurs poches, leurs portefeuilles.
İnsanların çantalarına bakıyorum.Ceplerine, cüzdanlarına bakıyorum.사람들의 가방을 들여다 보거나 사람들의 주머니, 지갑을 보았습니다.
İnsanların çantalarına bakıyorum.Ceplerine, cüzdanlarına bakıyorum.Mă uit în genţile oamenilor, în portofelele lor, în poşete.
İnsanların çantalarına bakıyorum.Ceplerine, cüzdanlarına bakıyorum.Miro los bolsos de las personas. Miro sus bolsillos y monederos.
İnsanların çantalarına bakıyorum.Ceplerine, cüzdanlarına bakıyorum.Olho para dentro dos sacos das pessoas, dos bolsos, das carteiras das pessoas.
İnsanların çantalarına bakıyorum.Ceplerine, cüzdanlarına bakıyorum.Zaglądałem do ich toreb. Zaglądałem do ich kieszeni, portfeli.
İnsanların çantalarına bakıyorum.Ceplerine, cüzdanlarına bakıyorum.Влизам в чантите на хората. Гледам в джобовете, портмонетата на хората.
İnsanların çantalarına bakıyorum.Ceplerine, cüzdanlarına bakıyorum.Я рассматривал содержимое сумок. Я заглядывал в карманы и кошельки.
İnsanların çantalarına bakıyorum.Ceplerine, cüzdanlarına bakıyorum.אני נכנס לתיקים של אנשים, אני מביט בכיסים של אנשים, ארנקים.
İnsanların çantalarına bakıyorum.Ceplerine, cüzdanlarına bakıyorum.أبحث في حقائب الناس، في جيوبهم ومحافظهم.
İnsanların çantalarına bakıyorum.Ceplerine, cüzdanlarına bakıyorum.世界中を訪問して人々の家の中を調べました
İnsanların doyamadığı ya da cüzdanlarını açıp önünüzde... ...boşalttıkları bir ürün mü inşa ediyorum?De nuevo, van a poner a prueba su conocimiento de las necesidades del cliente y si su solución es acorde.
İnsanların doyamadığı ya da cüzdanlarını açıp önünüzde... ...boşalttıkları bir ürün mü inşa ediyorum?사람들이 완전히 반할 만한 상품인 건지 아니면 그저 지갑을 열게 만들 수 있을 정도의 상품인 건지 알아봐야겠죠
İnsanların doyamadığı ya da cüzdanlarını açıp önünüzde... ...boşalttıkları bir ürün mü inşa ediyorum?هل سأنشأ شيء سيكتفي الناس منه، أو هل سيكونون على استعداد لتفريغ محافظهم أمامك لشراءه؟
İnsanların doyamadığı ya da cüzdanlarını açıp önünüzde... ...boşalttıkları bir ürün mü inşa ediyorum?あなたの会社は作れるでしょうか フェーズ4は次に進むかピボットかの判断です
İnsanlar yine aynı miktarda tasarruf yapıyorlar, cüzdanlarındaki nakit para miktarı aynı.Ludzie mają takie same oszczędności, tyle samo pieniędzy w portfelu
İnsanlar yine aynı miktarda tasarruf yapıyorlar, cüzdanlarındaki nakit para miktarı aynı.У людей є однакові збереження. У них однакова кількість грошей у кишенях.
İsa elini uzatıp adama dokundu, ‹‹İsterim, temiz ol!›› dedi. Adam anında cüzamdan kurtuldu.A Ježiš vystrel ruku, dotkol sa ho a povedal: Chcem, buď čistý! A hneď odišlo od neho malomocenstvo.
İsa elini uzatıp adama dokundu, ‹‹İsterim, temiz ol!›› dedi. Adam anında cüzamdan kurtuldu.Ðức Chúa Jêsus giơ tay rờ đến người ấy, mà phán rằng: Ta khứng, hãy sạch đi. Tức thì, bịnh phung liền hết.
İsa elini uzatıp adama dokundu, ‹‹İsterim, temiz ol!›› dedi. Adam anında cüzamdan kurtuldu.Entonces extendió la mano y le tocó diciendo: --Quiero. ¡Sé limpio! Al instante la lepra desapareció de él
İsa elini uzatıp adama dokundu, ‹‹İsterim, temiz ol!›› dedi. Adam anında cüzamdan kurtuldu.Gesù stese la mano e lo toccò dicendo: «Lo voglio, sii risanato!». E subito la lebbra scomparve da lui
İsa elini uzatıp adama dokundu, ‹‹İsterim, temiz ol!›› dedi. Adam anında cüzamdan kurtuldu.In iztegnivši roko, se ga dotakne in reče: Hočem, bodi očiščen! In precej so mu prešle gobe.
İsa elini uzatıp adama dokundu, ‹‹İsterim, temiz ol!›› dedi. Adam anında cüzamdan kurtuldu.Isus a întins mîna, S'a atins de el, şi i -a zis: ,,Da, voiesc, fii curăţit!`` Îndată, l -a lăsat lepra.
İsa elini uzatıp adama dokundu, ‹‹İsterim, temiz ol!›› dedi. Adam anında cüzamdan kurtuldu.I vztáh Ježíš ruku, dotekl se ho, řka: Chci, buď čist. A hned odešlo od něho malomocenství.
İsa elini uzatıp adama dokundu, ‹‹İsterim, temiz ol!›› dedi. Adam anında cüzamdan kurtuldu.Jésus étendit la main, le toucha, et dit: Je le veux, sois pur. Aussitôt la lèpre le quitta.