cüz ile cümle

cüz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Bir & program açık bir cüzdana erişmeye çalıştığında uyar& Preguntar cuando una aplicación accede a una cartera abierta
Bir & program açık bir cüzdana erişmeye çalıştığında uyar& Pytaj kiedy program uzyskuje dostęp do otwartego portfela
Bir & program açık bir cüzdana erişmeye çalıştığında uyarSpørg når et program får adgang til en åben tegnebog
Bir & program açık bir cüzdana erişmeye çalıştığında uyar& Upozornit, když nějaká aplikace přistupuje k otevřené úschovně
Bir & program açık bir cüzdana erişmeye çalıştığında uyar& Vyzvať pri pokuse aplikácie o otvorenie walletu
Bir & program açık bir cüzdana erişmeye çalıştığında uyar& Ερώτηση όταν μία εφαρμογή προσπελάσει ένα ανοικτό πορτοφόλι
Bir & program açık bir cüzdana erişmeye çalıştığında uyarЗапитувати підтвердження, коли програма звертається до відкритої торбинки
Bir & program açık bir cüzdana erişmeye çalıştığında uyar& Запрос при открытии бумажника
Bir & program açık bir cüzdana erişmeye çalıştığında uyarПредупреждение при опит за достъп на отворен портфейл от програма
Bir & program açık bir cüzdana erişmeye çalıştığında uyarإظهار رسالة عند دخول تطبيق لمحفظة مفتوحة
Bir & program açık bir cüzdana erişmeye çalıştığında uyarアプリケーションが開いているウォレットにアクセスするときに通知する(P)
Bir tonluk atığa karşılık cüzzi bir miktar olan 448 kilogram karbondioksit tasarrufu yapardınız.그러면 낭비되는 식량 1톤당 448 킬로그램의 탄소를
Bir tonluk atığa karşılık cüzzi bir miktar olan 448 kilogram karbondioksit tasarrufu yapardınız.חוסכים 448 ק"ג אפסיים של פחמן דו-חמצני
Bir tonluk atığa karşılık cüzzi bir miktar olan 448 kilogram karbondioksit tasarrufu yapardınız.سنوفر 448 كيلو غرام من ثاني أكسيد الكربون
Bir tonluk atığa karşılık cüzzi bir miktar olan 448 kilogram karbondioksit tasarrufu yapardınız.削減できません 豚にあげたほうがはるかに効率的です
Bobo Yale Tıp Okulundan beni aradı ve şöyle dedi, "Shawn, cüzzama yakalandım."Bobo felhívott telefonon a Yale Orvosi Egyetemről, és Bobo és azt mondta:
Bobo Yale Tıp Okulundan beni aradı ve şöyle dedi, "Shawn, cüzzama yakalandım."Bobo m-a sunat de la Facultatea de Medicină din Yale şi a spus:
Bobo Yale Tıp Okulundan beni aradı ve şöyle dedi, "Shawn, cüzzama yakalandım."Bobo menelepon saya dari sekolah kedokteran Yale, dan Bobo mengatakan, "Shawn, saya menderita lepra."
Bobo Yale Tıp Okulundan beni aradı ve şöyle dedi, "Shawn, cüzzama yakalandım."Bobo mi ha telefonato alla Yale Medical School, e Bobo mi ha detto "Shawn, ho la lebbra."
Bobo Yale Tıp Okulundan beni aradı ve şöyle dedi, "Shawn, cüzzama yakalandım."Bobo mi zatelefonoval z lekárskej fakulty na Univerzite Yale a povedal, "Shawn, mám lepru."
Bobo Yale Tıp Okulundan beni aradı ve şöyle dedi, "Shawn, cüzzama yakalandım."Bobo rief mich von der Yale Medical School an, und Bobo sagte:
Bobo Yale Tıp Okulundan beni aradı ve şöyle dedi, "Shawn, cüzzama yakalandım."Bobo ringede til mig fra Yale Medical School, og Bobo sagde, "Shawn, jeg har spedalskhed."
Bobo Yale Tıp Okulundan beni aradı ve şöyle dedi, "Shawn, cüzzama yakalandım."Bobo zadzwonił do mnie ze szkoły medycznej w Yale, i oznajmił:
Bobo Yale Tıp Okulundan beni aradı ve şöyle dedi, "Shawn, cüzzama yakalandım." (Kahkahalar)Bobo m'a téléphoné depuis l"École de Médecine de Yale, et m'a dit : " Shawn, j'ai la lèpre. " (Rires)
Bobo Yale Tıp Okulundan beni aradı ve şöyle dedi, "Shawn, cüzzama yakalandım." (Kahkahalar)Một lần, Bobo gọi điện cho tôi từ trường y khoa Yale, và nói, "Shawn, tôi bị phong rồi" (tiếng cười)
Bobo Yale Tıp Okulundan beni aradı ve şöyle dedi, "Shawn, cüzzama yakalandım."Ο Μπόμπο με πήρε στο κινητό μου από την Ιατρική Σχολή του Γιέιλ, και μου είπε, "Σον, έχω λέπρα."
Bobo Yale Tıp Okulundan beni aradı ve şöyle dedi, "Shawn, cüzzama yakalandım."Бобо ми се обади по телефона от медицинското училище в Йейл, и Бобо каза:
Bobo Yale Tıp Okulundan beni aradı ve şöyle dedi, "Shawn, cüzzama yakalandım."Бобо подзвонив мені з Медичної школи Єльського університету і сказав, "Шон, у мене проказа".
Bu benim Marc Jacobs cüzdanım.Dit is mijn portemonnee van Marc Jacobs.
Bu benim Marc Jacobs cüzdanım.Ez a Marc Jacobs pénztárcám.
Bu benim Marc Jacobs cüzdanım.Här är min plånbok från Marc Jacobs.
Bu benim Marc Jacobs cüzdanım.Her er min pung fra Marc Jacobs.
Bu benim Marc Jacobs cüzdanım.Questo è il mio portafogli firmato Marc Jacobs.
Bu benim Marc Jacobs cüzdanım.Tady je moje peněženka od Marca Jacobse.
Bu benim Marc Jacobs cüzdanım.Tässä Marc Jacobsin lompakkoni.
Bu benim Marc Jacobs cüzdanım.Αυτό είναι το πορτοφόλι μου, μάρκας Marc Jacobs.
Bu benim Marc Jacobs cüzdanım.Это бумажник от Марка Джейкобса.
Bu bir cüzdan dosyası değil.A fájl nem jelszótároló.
Bu bir cüzdan dosyası değil.Ei ole lompakkotiedosto.
Bu bir cüzdan dosyası değil.Geen portefeuillebestand
Bu bir cüzdan dosyası değil.Ikke en tegnebogsfil.
Bu bir cüzdan dosyası değil.Inte en plånboksfil.
Bu bir cüzdan dosyası değil.Keine Datei der digitalen Brieftasche.
Bu bir cüzdan dosyası değil.지갑 파일이 아닙니다.
Bu bir cüzdan dosyası değil.Não é um ficheiro de carteira.
Bu bir cüzdan dosyası değil.N'est pas un fichier portefeuille.
Bu bir cüzdan dosyası değil.Nie je súbor wallet.
Bu bir cüzdan dosyası değil.Ni listnična datoteka.
Bu bir cüzdan dosyası değil.No es un archivo de cartera.
Bu bir cüzdan dosyası değil.Non è un file del portafogli.
Bu bir cüzdan dosyası değil.Nu este un fișier- portofel.
Bu bir cüzdan dosyası değil.To nie jest plik portfela.
Bu bir cüzdan dosyası değil.Toto není soubor úschovny.
Bu bir cüzdan dosyası değil.Δεν είναι αρχείο πορτοφολιού.
Bu bir cüzdan dosyası değil.Не портфейлен файл.
Bu bir cüzdan dosyası değil.Це не файл торбинки.
Bu bir cüzdan dosyası değil.Это не файл бумажника.
Bu bir cüzdan dosyası değil.ليس ملف حافظة.
Bu bir cüzdan dosyası değil.ウォレットファイルではありません。
Bu Coach marka cüzdan ailesini ziyarete giderken Min'in trende bana verdiği hediye.이 Coach 지갑은 Min과 함께 가족을 보러 고향에 가는 기차안에서 받은 그 지갑입니다.

İlgili Sayfalar