Sen öğretiyorsun: Bu cömertliktir," dedim.Usted lo enseña: es la generosidad."
Şimdi, çok naziksiniz ve cömert♫ 당신은 정말로 친절하세요 ♫ ♫ 아낌 없는 분이세요 ♫
Şimdi, çok naziksiniz ve cömert Nasıl sürekli vericisiniz bilmiyorumБяхте толкова мил и щедър, не знам как така продължавате да давате.
Şimdi, çok naziksiniz ve cömertהייתם כה טובים ואדיבים,
Şimdi, çok naziksiniz ve cömert♫ الآن، ، لقد كنت لطيفا جداً و -- ♫ ♫ كريم ♫
Şimdi, çok naziksiniz ve cömert寛大でした 人に与え続けるあなた
Son 5 yılda cömertçe nemalandılar, ve risk gerçekleştiğinde, devlet özel sektörün selametini gözetiyor.そして現在リスクを被っており、 政府は基本的に民間部門の為に、 世話をしています。 だからそれは私の中で最悪のアイデアです。
Tamam, biraz cömert olalım.Bądźmy bardziej hojni.
Tamam, biraz cömert olalım.Bon, soyons généreux.
Tamam, biraz cömert olalım. Diyelim ki Avrupa'da 3.5 saniye.Bueno, seamos más generosos, digamos que en Europa la media ronda los 3,5 segundos.
Tamam, biraz cömert olalım.Dobře, buďme štědří.
Tamam, biraz cömert olalım.조금 더 관대하게 생각해서
Tamam, biraz cömert olalım.Okay, lassen Sie uns großzügig sein.
Tamam, biraz cömert olalım.OK, laten we gul zijn.
Tamam, biraz cömert olalım.Ok, să fim generoși.
Tamam, biraz cömert olalım.Ok, siamo generosi.
Tamam, biraz cömert olalım.OK, vì thế hãy nghiêm túc.
Tamam, biraz cömert olalım.Давайте обобщим.
Tamam, biraz cömert olalım.Добре, нека да бъдем по-щедри.
Tamam, biraz cömert olalım.טוב, נהיה נדיבים:
Tamam, biraz cömert olalım.حسنا، دعونا نكون أسخياء.
Tamam, biraz cömert olalım.ヨーロッパでは 3.5秒くらいですかね
Tam o sırada köyün en yoksullarından bir adam beni kulübesine davet ederek cömertçe ikramda bulundu.Da lud mich einer der ärmsten Männer dieses Dorfes in seine Hütte ein und bewirtete mich freundlich.
Tam o sırada köyün en yoksullarından bir adam beni kulübesine davet ederek cömertçe ikramda bulundu.În acel moment, unul dintre cei mai săraci oameni din sat m-a invitat în cocioaba lui și mi-a dat să mănânc.
Tam o sırada köyün en yoksullarından bir adam beni kulübesine davet ederek cömertçe ikramda bulundu.바로 그 때 그 마을의 몹시 가난한 어떤 사람이 마음씨 좋게도 저를 자신의 오두막으로 데려가 음식을 주었어요.
Tam o sırada köyün en yoksullarından bir adam beni kulübesine davet ederek cömertçe ikramda bulundu.Net op dat moment nodigde een van de armste mensen in dat dorp me uit in zijn hut en gaf me gulhartig te eten.
Tam o sırada köyün en yoksullarından bir adam beni kulübesine davet ederek cömertçe ikramda bulundu.Wtedy jeden z najbiedniejszych mieszkańców wioski zaprosił mnie do chaty i wielkodusznie nakarmił.
Tam o sırada köyün en yoksullarından bir adam beni kulübesine davet ederek cömertçe ikramda bulundu.В этот момент один из беднейших жителей деревни пригласил меня в свою хижину и накормил.
Tam o sırada köyün en yoksullarından bir adam beni kulübesine davet ederek cömertçe ikramda bulundu.בדיוק אז, אחד התושבים העניים באותו כפר הזמין אותי לתוך הצריף שלו ובנדיבותו הרבה האכיל אותי.
Tam o sırada köyün en yoksullarından bir adam beni kulübesine davet ederek cömertçe ikramda bulundu.وفي تلك اللحظة، أحد أشد رجال القرية فقراً دعاني إلى كوخه و أطعمني بكل كرم.
Tam o sırada köyün en yoksullarından bir adam beni kulübesine davet ederek cömertçe ikramda bulundu.私を小屋に招き入れ 親切に食物を与えてくれたのです 後に分かったのですが その食物は
Teknoloji, mutlak cömertliği ifade edebilir veya telkin edebilir durumdadır, ve aslında bunu talep etmeliyiz.기술은 이제 다양한 가능성으로 가득 채우고 표현할 수 있는 능력이 있습니다
Teknoloji, mutlak cömertliği ifade edebilir veya telkin edebilir durumdadır, ve aslında bunu talep etmeliyiz.La tecnología es capaz de expresar y de empaparse de cierta generosidad, y debemos, de hecho, exigir eso.
Teknoloji, mutlak cömertliği ifade edebilir veya telkin edebilir durumdadır, ve aslında bunu talep etmeliyiz.Technologia może wyrażać i absorbować swego rodzaju wielkoduszność. Musimy się tego domagać.
Teknoloji, mutlak cömertliği ifade edebilir veya telkin edebilir durumdadır, ve aslında bunu talep etmeliyiz.Technologie je schopna vyjadřovat a být naplněna jistou velkorysostí, a my ji ve skutečnosti musíme požadovat.
Teknoloji, mutlak cömertliği ifade edebilir veya telkin edebilir durumdadır, ve aslında bunu talep etmeliyiz.Технологія здатна виражати і бути пронизаною певною щедрістю, і ми маємо цього вимагати, насправді.
Teknoloji, mutlak cömertliği ifade edebilir veya telkin edebilir durumdadır, ve aslında bunu talep etmeliyiz.הטכנולוגיה מסוגלת לבטא ולכלול בתוכה רוחב לב מסויים,
Teknoloji, mutlak cömertliği ifade edebilir veya telkin edebilir durumdadır, ve aslında bunu talep etmeliyiz.التكنلوجيا قادرة على التعبير وكونها مشبَّعة بكرم وسخاء معيَّن،
Teknoloji, mutlak cömertliği ifade edebilir veya telkin edebilir durumdadır, ve aslında bunu talep etmeliyiz.ある種の寛容さを表現し 吹き込むことができ 私たちは実際それを求めるべきなのです
Ve her şeye rağmen,... en güzel şekilde yaşayalım diye cömertçe vermeye devam ediyor...Και παρόλα αυτά συνεχίζει να μας προσφέρει γενναιόδωρα τη καλύτερη εμπειρία από τότε που βρεθήκαμε εδώ
Ve İnsan Hakları Kampanyası'nın cömert desteği olmadan bunun hiçbirini yapamazdık.A nebyli bychom schopni udělat nic z toho bez štědré podpory Human Rights Campaign.
Ve İnsan Hakları Kampanyası'nın cömert desteği olmadan bunun hiçbirini yapamazdık.Ebből egyet sem tudtunk volna, az Emberi Jogok Mozgalom nagylelkű támogatása nélkül.
Ve İnsan Hakları Kampanyası'nın cömert desteği olmadan bunun hiçbirini yapamazdık.E não teria sido possível fotografar nenhum deles sem o generoso apoio da Campanha Pelos Direitos Humanos.
Ve İnsan Hakları Kampanyası'nın cömert desteği olmadan bunun hiçbirini yapamazdık.E non avremmo potuto fare nulla senza il generoso sostegno della Human Rights Campaign.
Ve İnsan Hakları Kampanyası'nın cömert desteği olmadan bunun hiçbirini yapamazdık.Et nous n'aurions rien pu faire sans le soutien généreux de la Human Rights Campaign.
Ve İnsan Hakları Kampanyası'nın cömert desteği olmadan bunun hiçbirini yapamazdık.In tega ne bi mogli storiti brez radodarne pomoči Kampanje za človekove pravice.
Ve İnsan Hakları Kampanyası'nın cömert desteği olmadan bunun hiçbirini yapamazdık.그리고 우리는 인권위원회의 배려 없이는 이 일을 도저히 해내지 못했을 겁니다.
Ve İnsan Hakları Kampanyası'nın cömert desteği olmadan bunun hiçbirini yapamazdık.Nie dokonalibyśmy tego, gdyby nie hojna pomoc ze strony Human Rights Campaign.
Ve İnsan Hakları Kampanyası'nın cömert desteği olmadan bunun hiçbirini yapamazdık.Och vi hade inte kunnat genomföra något av det utan det generösa stöd vi fått av Human Rights Campaign.
Ve İnsan Hakları Kampanyası'nın cömert desteği olmadan bunun hiçbirini yapamazdık.Og det ville vi ikke have været i stand til at gøre uden den gavmilde støtte af Human Rights Campaign.
Ve İnsan Hakları Kampanyası'nın cömert desteği olmadan bunun hiçbirini yapamazdık.Und wir wären dazu nicht in der Lage gewesen, ohne die großzügige Unterstützung der Menschenrechtskampagne.
Ve İnsan Hakları Kampanyası'nın cömert desteği olmadan bunun hiçbirini yapamazdık.Và chúng tôi sẽ không thể làm điều này nếu không có sự hỗ trợ hào phóng của Tổ chức Vận động vì Nhân quyền.
Ve İnsan Hakları Kampanyası'nın cömert desteği olmadan bunun hiçbirini yapamazdık.We hadden het allemaal niet kunnen doen zonder de genereuze steun van de Human Rights Campaign.
Ve İnsan Hakları Kampanyası'nın cömert desteği olmadan bunun hiçbirini yapamazdık.И мы бы не смогли ничего этого сделать без щедрой поддержки Кампании за права человека.
Ve İnsan Hakları Kampanyası'nın cömert desteği olmadan bunun hiçbirini yapamazdık.И нямаше да можем да направим нито една без щедрата подкрепа на Кампанията за правата на човека.
Ve İnsan Hakları Kampanyası'nın cömert desteği olmadan bunun hiçbirini yapamazdık.ולא היינו מצליחים לעשות זאת בלי התמיכה הנדיבה של "הארגון לזכויות האדם".
Ve İnsan Hakları Kampanyası'nın cömert desteği olmadan bunun hiçbirini yapamazdık.و لم نستطع القيام باي شيئ منها بدون الدعم من حملة حقوق الانسان
Ve İnsan Hakları Kampanyası'nın cömert desteği olmadan bunun hiçbirini yapamazdık.支援なしには達成できませんでした 私はこの取り組みを 全国で行いたい
Ve sosyal bağlayıcılar yazılı anlaşmaların yaratacağından daha cömert bir kültür yarattı.A hlavne, sociálne obmedzenia vytvorili kultúru, ktorá bola štedrejšia než akú vytvorili zmluvné obmedzenia.
Ve sosyal bağlayıcılar yazılı anlaşmaların yaratacağından daha cömert bir kültür yarattı.A především společenské regule vytvořily kulturu, která byla více velkorysá, než ta na základě smlouvy.