cömertçe ile cümle
cömertçe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Meg her zaman cömertçe davranıyor.Meg always acts generously.
Kim gençken çalışmaya başlarsa, yaşlandıklarında cömertçe yaşarlar.Whoever starts working in their youth, gets to live lavishly when they're older.
Cömertçe ödüllendirileceksin.You will be rewarded handsomely.
Lütfen cömertçe verin.Please give generously.
Beni eski imparator (Taizong) alıp cömertçe tedavi ettirdi; ama ben ona ihanet ettim.The former emperor treated me generously, but I betrayed him.
Arafat'ın temas ettiği işadamları ve petrol işçileri cömertçe el-Fetih örgütüne yardım etti.These businessmen and oil workers contributed generously to the Fatah organization.
Yaptıkları 'em cömertçe onlar vurdu olacak? "'em handsomely they'll be shot if they do?"
Bu çok cömertce, arkdaşım.That's being a bit too honest, mate.
Kötüler ödünç alır, geri vermez; Doğrularsa cömertçe verir.The wicked borrow, and don't pay back, but the righteous give generously.
O hep cömertçe ödünç verir, Soyu kutsanır.All day long he deals graciously, and lends. His seed is blessed.
Bunlara, (Allah tarafından) bağışlama ve cömertçe bir rızık vardır.There is forgiveness for them and a gracious provision.
Onlara Rablerinin katında mertebeler, mağfiret ve cömertçe verilmiş rızıklar vardır.There are for them (high) ranks with their Lord, and pardon and noble provision.
Onlara mağfiret ve cömertçe verilmiş rızıklar vardır.For them is forgiveness and noble sustenance.
Cömertçe verilmiş rızık ve mağfiret, inanan ve yararlı iş işleyenleredir.For those who believe and do the right is forgiveness and gracious provision.
Artık o kimseyi, bağışlanma ve cömertçe verilecek bir ecirle müjdele.So give him good news of forgiveness and a generous reward.
Bunlara bir mağfiret ve cömertçe bir rızık vardır.For them is forgiveness and noble sustenance.
İşte onlar için bir mağfiret ve cömertçe verilmiş bol rızık vardır.For them will be forgiveness and worthy sustenance.
Onlara cömertçe verilecek ecir hazırlamıştır.And He has prepared for them a generous wage.
(Allah) onlar için cömertçe bir mükafat hazırlamıştır.And He has prepared for them a generous wage.
Çünkü O'dur Berr, cömertçe iyilik eden; O'dur rahmeti sınırsız olan."Verily, He is Al-Barr (the Most Subtle, Kind, Courteous, and Generous), the Most Merciful."
İşte bunlara mağfiret ve cömertçe verilmiş rızık vardır.There is forgiveness for them, and a generous provision.
B92, Miskoviç'in konumunu Sırp siyasi partilerini cömertçe besleyerek koruduğunu iddia etti.Miskovic protects his position by generously financing Serbian political parties, B92 claimed.
Saraybosna'nın etnik Hırvat nüfusunun yoğun olduğu Stup semti her yıl cömertçe süsleniyor.The Stup district of Sarajevo, populated largely by ethnic Croats, is decorated lavishly each year.
Pu Shougeng, Moğollar tarafından cömertçe ödüllendirildi.Pu Shougeng himself was lavishly rewarded by the Mongols.
Alkinoos, Odysseus'u memleketi İthaka'ya götürecek gemileri cömertçe ona sağlar.Alcinous then generously provides Odysseus with the ships that finally bring him home to Ithaca.
Beni eski imparator (Taizong) alıp cömertçe tedavi ettirdi; ama ben ona ihanet ettim.L'ancien empereur m'a traité généreusement, mais je l'ai trahi.
Mihail iktidarını kurmak gayreti ile orduya, bürokrasiye ve kiliseye cömertçe para dağıttı.Anderzijds voelde hij zich verplicht veel geld uit te geven aan het leger, aan de bureaucratie en aan de Kerk.
Servetini cömertçe dağıtmaya, özellikle fakir ressamlara destek olmaya başladı.Rozwinęła na Powązkach szeroką działalność charytatywną, głównie dla ubogich dzieci.
Arafat'ın temas ettiği işadamları ve petrol işçileri cömertçe el-Fetih örgütüne yardım etti.Biznesmeni i pracownicy naftowi hojnie wspierali finansowo struktury al-Fatah.
Mihail iktidarını kurmak gayreti ile orduya, bürokrasiye ve kiliseye cömertçe para dağıttı.Medan statens inkomster minskade fördelade han generöst pengar till armén, förvaltningen och kyrkan.
Mihail iktidarını kurmak gayreti ile orduya, bürokrasiye ve kiliseye cömertçe para dağıttı.Mikhael dengan murah hati membagikan uang kepada tentara, birokrasi, dan Gereja dalam upaya membangun dirinya.
Arafat'ın temas ettiği işadamları ve petrol işçileri cömertçe el-Fetih örgütüne yardım etti.Những nhà doanh nghiệp và công nhân dầu khí này đã đóng góp một cách rất hào hiệp cho tổ chức Fatah.
Servetini cömertçe dağıtmaya, özellikle fakir ressamlara destek olmaya başladı.慈善活動に多額の金を使い、特に貧しい年少の芸術家たちへの支援は惜しまなかった。
Dişiliğini erkekleri etkilemek için cömertçe kullanan şımarık zengin kızı (Sue Lyon).黄龍親衛隊(おうりゅうしんえいたい) 美黄が誘拐した少女達を洗脳して力を与えた忠実な部下。
Böylece Rabbimiz ve Kurtarıcımız İsa Mesihin sonsuz egemenliğine girme hakkı size cömertçe sağlanacaktır.Così infatti vi sarà ampiamente aperto l'ingresso nel regno eterno del Signore nostro e salvatore Gesù Cristo
Böylece Rabbimiz ve Kurtarıcımız İsa Mesihin sonsuz egemenliğine girme hakkı size cömertçe sağlanacaktır.for på denne måte skal det rikelig gis eder inngang i vår Herre og frelser Jesu Kristi evige rike.
Böylece Rabbimiz ve Kurtarıcımız İsa Mesihin sonsuz egemenliğine girme hakkı size cömertçe sağlanacaktır.이같이 하면 우리 주 곧 구주 예수 그리스도의 영원한 나라에 들어감을 넉넉히 너희에게 주시리라
Böylece Rabbimiz ve Kurtarıcımız İsa Mesihin sonsuz egemenliğine girme hakkı size cömertçe sağlanacaktır.Lebo tak vám bude bohate poskytnutý vchod do večného kráľovstva nášho Pána a Spasiteľa Ježiša Krista.
Böylece Rabbimiz ve Kurtarıcımız İsa Mesihin sonsuz egemenliğine girme hakkı size cömertçe sağlanacaktır.Porque assim vos será amplamente concedida a entrada no reino eterno do nosso Senhor e Salvador Jesus Cristo.
Böylece Rabbimiz ve Kurtarıcımız İsa Mesihin sonsuz egemenliğine girme hakkı size cömertçe sağlanacaktır.Pues de esta manera os será otorgada amplia entrada en el reino eterno de nuestro Señor y Salvador Jesucristo
Böylece Rabbimiz ve Kurtarıcımız İsa Mesihin sonsuz egemenliğine girme hakkı size cömertçe sağlanacaktır.Så skall inträdet i vår Herres och Frälsares, Jesu Kristi, eviga rike förlänas eder i rikligt mått.
Böylece Rabbimiz ve Kurtarıcımız İsa Mesihin sonsuz egemenliğine girme hakkı size cömertçe sağlanacaktır.Tak bowiem hojnie wam dane będzie wejście do wiecznego królestwa Pana naszego i Zbawiciela, Jezusa Chrystusa.
Böylece Rabbimiz ve Kurtarıcımız İsa Mesihin sonsuz egemenliğine girme hakkı size cömertçe sağlanacaktır.Tako namreč vam bo dan zmagoslaven vhod v večno kraljestvo Gospoda našega in Zveličarja Jezusa Kristusa.
Böylece Rabbimiz ve Kurtarıcımız İsa Mesihin sonsuz egemenliğine girme hakkı size cömertçe sağlanacaktır.Takť zajisté hojné způsobeno vám bude vjití k věčnému království Pána našeho a Spasitele Jezukrista.
Böylece Rabbimiz ve Kurtarıcımız İsa Mesihin sonsuz egemenliğine girme hakkı size cömertçe sağlanacaktır.Thi så skal der rigelig gives eder Indgang i vor Herres og Frelsers Jesu Kristi evige Rige.
Böylece Rabbimiz ve Kurtarıcımız İsa Mesihin sonsuz egemenliğine girme hakkı size cömertçe sağlanacaktır.ибо так откроется вам свободный вход в вечное Царство Господа нашего и Спасителя Иисуса Христа.
Böylece Rabbimiz ve Kurtarıcımız İsa Mesihin sonsuz egemenliğine girme hakkı size cömertçe sağlanacaktır.Так бо щедро дозволить ся вам вхід у вічне царство Господа нашого і Спаса Ісуса Христа.
Böylece Rabbimiz ve Kurtarıcımız İsa Mesihin sonsuz egemenliğine girme hakkı size cömertçe sağlanacaktır.כי כן יפתח לפניכם לרוחה המבוא אל מלכות עולם אשר לאדנינו ומושיענו ישוע המשיח׃
Böylece Rabbimiz ve Kurtarıcımız İsa Mesihin sonsuz egemenliğine girme hakkı size cömertçe sağlanacaktır.لانه هكذا يقدم لكم بسعة دخول الى ملكوت ربنا ومخلّصنا يسوع المسيح الابدي
Böylece Rabbimiz ve Kurtarıcımız İsa Mesihin sonsuz egemenliğine girme hakkı size cömertçe sağlanacaktır.這 樣 、 必 叫 你 們 豐 豐 富 富 的 、 得 以 進 入 我 們 主 救 主 耶 穌 基 督 永 遠 的 國
Böylece Rabbimiz ve Kurtarıcımız İsa Mesihin sonsuz egemenliğine girme hakkı size cömertçe sağlanacaktır.這樣 、 必 叫 你們豐豐 富富 的 、 得以 進入 我 們主 救主 耶穌基督 永遠 的 國
Bu çok cömertce, arkdaşım.Cred că eşti un pic prea sincer, amice.
Bu çok cömertce, arkdaşım.Dat is een beetje te eerlijk, partner.
Bu çok cömertce, arkdaşım.Đó là là một chút quá trung thực, người bạn đời.
Bu çok cömertce, arkdaşım.Es demasiada honestidad junta, amigo.
Bu çok cömertce, arkdaşım.To bylo asi trochu moc uprímný.
Bu çok cömertce, arkdaşım.To je malo preveč odkrito, starina.
Bu çok cömertce, arkdaşım.Αυτό παραήταν ειλικρινές, φίλε.
Kötüler ödünç alır, geri vermez; Doğrularsa cömertçe verir.(36:21) Нечестивый берет взаймы и не отдает, а праведник милует и дает,
Kötüler ödünç alır, geri vermez; Doğrularsa cömertçe verir.Bezbožný požičiava a neplatí, ale spravedlivý sa zmilováva a dáva.