Buzullar, içeriden ve dışarıdan olmak üzere iki şekilde hareket eder.Пары двигаются в закрытой позиции внутрь круга и из него.
Farklı buzul vadilerinin tabanlarında beş adet kaya buzulu yer almaktadır.Практически на вершине горы из породы бьют 5 родников с холодной.
Çapans Dağları'ndaki göller, buzul döneminde oluşmuştur.Холмы Флеминга были образованы в ледниковый период.
Bazı canlı kaya buzullarının boşluklarında duru buz görülür.При определённых условиях для него оказываются губительны сильные морозы.
31.000–16.000 yıl önce: 'Son Buzul Maksimum' '(26.500 yıl önce zirve).23—19 тыс. (календарных лет назад) — «Последний ледниковый максимум»..
Bu kuram, buzul çağlarını Milankovitch döngülerinden daha iyi açıklayabilir.يمكن لهذه النظرية توفر أفضل تفسير العصور الجليدية من دورات ميلانكوفيتش.
Son buzul çağında iklim değişiklikleri hem bitki hem de hayvan topluluklarında değişikliklere neden oldu.وفي أواخر العصر الجليدي تسببت التغيرات المناخية في تغيّر المجتمعات النباتية والحيوانية.
1970'li yıllarda Sovyetler Birliği Vostok istasyonundan 500–952 m derinliğinde buzul karot almıştır.في السبعينات، قام الاتحاد السوفيتي بالتنقيب عن مجموعة العينات في عمق 500-952م تحت الجليد.
13.000–10.000 yıl önce: Son Buzul Maksimum, Son buzul dönemi sonu, iklim ısınmaları, buzullar geri çekilir.13،000 - 10،000 سنة مضت: نهاية العصر الجليدي الأخير، وارتفاع درجة حرارة المناخ وانحسار الأنهار الجليدية.
Himalaya Dağları'ndaki buzulların erimesi, yüz milyonlarca insan için su sıkıntılarına yol verebilir.كما أن ذوبان الأنهار الجليدية في جبال الهيمالايا قد يؤدي أيضاً إلى نقص المياه عن مئات الملايين من الناس.
Son buzul ilerlemesi en yüksek genişlemesine yaklaşık günümüzden 18,000 yıl önce erişmiştir.كان أقصى تقدم للتجلد منذ حوالي 18,000 عام.
Huronian Buzul Çağı, 2.400 milyon ile 2.100 milyon yıl öncesi arasında gerçekleşmiştir.وتم تحديد فترات جليدية تعود إلى فترة الهيوروني، امتد من 2,400 إلى 2,100 مليون سنة مضت.
Göl, buzul beslenimli bir göldür.البحيرة الجليدية هي بحيرة منشأها جليد ذائب.
Göller ve buzullar, ülke topraklarının yaklaşık olarak %6'sını oluşturur.فيما تغطي البحيرات والأنهار الجليدية حوالي 6٪ من الأراضي السويسرية.
Adaların %60'ı buzullardan oluşmakta ve adalarda pek çok dağ ile fiyort bulunmaktadır.وتغطي الأنهار الجليدية حوالي 60٪ من مساحة الأرخبيل، وتظهر في الجزر العديد من الجبال والخلجان.
Jostedalsbreen, Norveç'te, Avrupa anakarasının en büyük buzulu.راكنيهوغن، أكبر جثوة في شمال أوروبا.
Buzullar, içeriden ve dışarıdan olmak üzere iki şekilde hareket eder.و هناك ست طرق رئيسية في داخل وخارج المدينة.
Buzulun çekilmesi sonrasında ablasyon morenleri ile karışırlar.ينقص معدل تصفيته عند إشاركه مع بروبنسيد.
Bu kuram, buzul çağlarını Milankovitch döngülerinden daha iyi açıklayabilir.Isto poderia explicar melhor as idades do gelo do que os ciclos de Milankovitch.
Afrika’da buzul sonrası mega faunal yok oluşlar uzun aralıklarla meydana gelmiştir.Extinções pós-glaciais de megafauna na África têm sido espaçadas por grandes intervalos de tempo.
Buzul, bir vadiyi işgal edince vadinin kenarlarında teras ya da kamalar oluşturabilir.Quando o gelo glaciário ocupa um vale, podem formar-se terraços ou Kames ao longo dos lados do vale.
Bazı buzullar ise günde birkaç metre hızla hareket eder.Em outros casos, contudo, deslocam-se vários metros por dia.
Bir buzul boyut olarak kritik noktaya ulaştığında akışı durur ve buz sabit hale geçer.Quando uma geleira diminui o seu tamanho até chegar a um ponto crítico, o fluxo detém-se e o gelo para.
İlçede çok sayıda buzul gölü bulunmaktadır.Também dentro das fronteiras há um grande número de lagos de origem glacial.
Bazı buzullar o kadar yavaş hareket eder ki, buzulların yarattığı çizikler arasında ağaçlar bile yetişir.Algumas apresentam velocidades tão lentas que as árvores podem estabelecer-se entre os sedimentos depositados.
"Ekranda buzul çağı ilkelliği".«Períodos de glaciação da Terra».
Kayalar ve çökeltiler, değişik sebeplerle buzulların yapısına eklenir.As rochas e os sedimentos são incorporados às geleiras por vários processos.
Jeolojik, kimyasal ve paleontolojik olmak üzere buzul çağlarının üç temel kanıtı bulunmaktadır.Existem três tipos principais de evidências de eras glaciais: geológicas, químicas e paleontológicas.
Eski buzul çağlarından kalan buzul kalıntılarıdır.Eles são testemunhos da última Idade do Gelo.
Son Buzul Çağı’nda oluştukları tahmin edilmektedir.Estima-se que tenha surgido ao fim da última Idade do Gelo.
Bu da kaya buzullarının, gelişiminde rol oynayan buz çekirdeğini koruduğunu ortaya koymaktadır.Ela demonstra ser capaz de segurar as construções de gelo que ela manifesta com sem problemas.
Aslında bunlar yamaç buzullarının aşınma bölgesi sayılabilir.Poderia, na verdade, ser a própria estrada de Araçariguama.
Buzul boynuzları tek bir dağı çevreleyen buzyalakları yüzünden oluşur.No caso dos espigões, o motivo da sua formação são os circos que rodeiam uma única montanha.
Buzul örtüleri, buzul dönemleri boyunca üzerinde bulundukları karayı aşındıran formlardır.Cavernas de gelo são cavidades na rocha, formadas por qualquer dos processos descritos acima.
Buzul Çağı'nın bitmesiyle, yani MÖ 10.500 civarlarında, Sahra yeşil ve bereketli bir vadiydi.Na het einde van de ijstijd waren er perioden waarin de Sahara een groen en vruchtbaar gebied was.
En bilinen buzul göl Crno Gölü (Crno Lake) olarak bilinenidir. ^Het bekendste meer is Crno Jezero (Zwarte Meer).
Buzul bölgesi, Saltfjellet-Svartisen Milli Parkı içindedir.In de gemeente ligt een deel van Saltfjellet-Svartisen Nationaal Park.
Buzul Çağı bu dönemde yaşanmıştır.Dit was het geval tijdens elke ijstijd.
Yarık boyutu genellikle buzulda bulunan sıvı su miktarına bağlıdır.De grootte van de spleet is vaak afhankelijk van de hoeveelheid vloeibaar water in de gletsjer.
Küçük Buz Çağı'nda 19. yüzyılın ortalarında Aletsch Buzulu 2.5 km daha vadi aşağıya uzanırdı.Na het einde van de kleine ijstijd halverwege de 19e eeuw is de Aletschgletsjer met ongeveer 2,5 km geslonken.
Buzul yaklaşık 100 km2'lik bir alana yayılmıştır.Het resterende materiaal werd verspreid over een gebied van ruim honderd vierkante kilometer.
Tam bu esnada buzullar kırılmaya başlar.Op datzelfde moment breken de vliezen.
Bunlardan biri buzulun batısında diğeri ise güneybatısında bulunur.De ene ruimte bevindt zich aan de westzijde, de andere aan de zuidzijde.
Tüm buzullar Alpler üzerinde bulunur.De soort komt verspreid over de Alpen.
Buzul Çağı'na (Pleistosen) kadar Avrupa ve Asya'da da yaşamışlardır.Hij leefde in Europa en Noord-Azië tijdens het Pleistoceen.
Uludağ (2543 m) geç Kuaterner buzullaşmasına uğrayan dağlarımızdandır.De oostelijke top (2703 meter) is echter alleen voor ervaren bergbeklimmers toegankelijk.
Son buzul dönemi de yaklaşık 10,000 yıl önce sona ermiştir.Het laatste glaciaal eindigde ruwweg 10.000 jaar geleden.
Küçük Buz Çağı'nın ardından 1850 yıllarında dünya buzulları oldukça önemli oranda geri çekildi.In Europa trekken sinds 1850 vrijwel alle gletsjers zich terug, na het einde van de Kleine IJstijd.
Langjökull, İzlanda'da bir buzul.De Ystihver is een geiser op IJsland.
63 km uzunluğu ile kutup bölgelerinin dışında kalan en uzun buzullardan biridir.Met een lengte van 62 km is het een van de langste gletsjers buiten de poolgebieden.
Yüzeyin büyük bölümü kar ve buzullarla kaplıdır.Het bovenste deel ervan is in goede conditie en met sneeuw bedekt.
Baltoro Buzulu, Pakistan'nın Gilgit-Baltistan bölgesinde Karakurum dağlarında bulunan bir buzuldur.Hunza is een gebied in de Pakistaanse Karakoram, in de regio Gilgit-Baltistan.
Üzerinde güncel buzullarında bulunduğu Kaçkar dağlarında, 100 kadar buzul gölü bulunmaktadır.Op de hogere delen van de berg zijn meer dan honderd ijsgrotten te vinden.
Dağ yamaçlarındaki buzulların bulundukları bölgeyi aşındırması sonucunda oluşan çukurluklardır.De paarden zijn zeer vast ter been in het bergachtige gebied waar zij vandaan komen.
Bu kuram, buzul çağlarını Milankovitch döngülerinden daha iyi açıklayabilir.Deze initiële natuurlijke temperatuurstijgingen kunnen verklaard worden door de Milanković-cycli.
Her bir drumlin uzun ekseni buzul ilerleme yönüyle paralellik gösterir.Op de lange termijn zal een exponentiële groei elke vorm van lineaire groei overschrijden.
Göl, son Buzul Çağı'nın sonlarında, eriyen buzul suları ile beslenmiştir.De Steengrub is ontstaan in de laatste ijstijd (het Weichselien) door afstromend smeltwater.
Eriyen kar ya da buzul suyudur.Koud dompelbad of ijswak.
Buzullaşmanın bölgesel bir fenomen olduğu üzerinde durdu.Blaffen is waarschijnlijk een gedomesticeerd verschijnsel.
Tortulanmalar daha çok su (akışsal süreç), rüzgâr (esinti süreci) ve buzullar ile taşınır.Bij droogte krimpt hij in, wordt harder en donkerder (tot zwart) van kleur.