Ekipte Britanyalı bir buzulbilimci bulunuyordu.Se supone que pertenecían a algún equipo británico.
31.000–16.000 yıl önce: 'Son Buzul Maksimum' '(26.500 yıl önce zirve).26,000-20,000 años atrás: Último Máximo Glacial.
Adalar ağır buzul ve volkanik kökenlidir.Las islas se encuentran fuertemente glaciarizadas y son de origen volcánico.
Fiyortlara dökülen bu tür buzullara Norveç ve Alaska'da rastlanır.Este tipo de puentes pueden encontrarse en Suecia y Noruega.
Kısmen birkaç buzul bölgesi adalarını içermektedir.Contiene muchas zonas glaciares.
Erratikler, buz hareketinden kaynaklanan buzul buz erozyonuyla oluşur.Los bloques erráticos se forman por la erosión glacial resultando de los movimientos del hielo.
Bu buzul 1900 yılından günümüze kadar bir miktar küçülmüş olsa da, kalınlığı halen 440 metre civarındadır.De todos modos, y pese a estos avances, desde 1900 su zona de fusión ha subido unos 400 metros.
Buzul, bir vadiyi işgal edince vadinin kenarlarında teras ya da kamalar oluşturabilir.Cuando el hielo glaciar ocupa un valle pueden formarse terrazas de kame a lo largo de los lados del valle.
Genç buzultaşlarından oluşan doğudaki tepelerde, çok sayıda göl vardır.En el fondo de los numerosos glaciares de montaña hay muchos lagos.
Tüm buzullar Alpler üzerinde bulunur.Esta especie se encuentra en los Alpes.
Çıkan sonuca göre buzul alanında yaklaşık %25 oranında bir gerileme söz konusu olmuştur.Por lo tanto, en promedio, alrededor del 25% del tráfico desapareció.
Erime suyunun diğer bir rolü ise, tabansal kayma şeklindeki buzul hareketine imkan vermesidir.Aun así, su uso más habitual es el de dar forma de bola a la crema de helado.
Bu buzul dönemleri, buzul arası dönemlerle birbirinden ayrılmış durumdadır.Todavía encontramos estos fenómenos al margen de los glaciares actuales.
Son buzul dönemi de yaklaşık 10,000 yıl önce sona ermiştir.La última glaciación terminó hace unos 11 000 años.
Karadeniz Gölü: Çeymakçur buzul vadisinde yer almaktadır.Cold Seed: Una fábrica de almacén en medio de la nieve.
Chimborazo'nun buzulları Bolivar ve Chimborazo eyaletlerinin büyük kısmının su ihtiyacını karşılar.Su glaciar es la fuente de agua para la población de las provincias ecuatorianas de Bolívar y Chimborazo.
Dağın yamaçlarını Balmaceda ve Serrano buzulları örter.Tres serranitas le lloran al pie del monte serrano.
Son buzul çağı boyunca buzlanma ve insanoğlunun doğuşu Avrupa faunasının yayılmasını etkiledi.La più recente glaciazione e la presenza dell'uomo, hanno influenzato la distribuzione della fauna europea.
Bu ekosistemlerin devamılığı, bu ekozonun paylaşılmış buzul çağının sonucudur.La continuità degli ecosistemi è collegata dalla comune storia glaciale di queste ecozone.
Son buzul ilerlemesi en yüksek genişlemesine yaklaşık günümüzden 18,000 yıl önce erişmiştir.La massima estensione della glaciazione avvenne approssimativamente 18.000 anni fa.
Bu da buzul dalgasına uğrayan buzulların neden bazı bölgelerde toplandıklarını açıklar.Questo spiega perché i ghiacciai soggetti a surge tendono a raggrupparsi in alcune aree.
G. camelopardalis yaklaşık 1 milyon yıl önce Buzul Çağı sırasında Afrika'nın doğusunda ortaya çıkmıştır.G. camelopardalis fece la sua comparsa circa 1 milione di anni fa in Africa orientale durante il Pleistocene.
Batı buzultaşı Kranzberg Buzultaşı diye adlandırılırken, doğudaki Trugberg Buzultaşı adını taşır.La parte occidentale della morena è stata chiamata Kranzbergmoräne, mentre quella orientale Trugbergmoräne.
Vatnajökull, İzlanda'nın en büyük buzuludur.Il Þórisvatn è il più grande bacino idrico dell'Islanda.
Son buzul dönemi de yaklaşık 10,000 yıl önce sona ermiştir.In questo senso l'ultima glaciazione è finita circa 10 000 anni fa.
Buzulun en geniş biçimi bütün bir aralık boyunca sürmemektedir.L'ultimo giorno di vrishika non è presente in tutti gli anni.
Commonwealth Buzulu resimleriGiochi del Commonwealth
Bu buzullar birdenbire hızlanana kadar normal hızda hareket eder.Durante questo periodo ogni cosa si muove a velocità normale.
En yüksek noktası 351 metredir ve adanın büyük bölümü buzullar ile kaplıdır.La massima elevazione raggiunge i 780 m. Circa il 65% dell'isola è coperta da ghiacciai.
Küçük Buz Çağı'nın ardından 1850 yıllarında dünya buzulları oldukça önemli oranda geri çekildi.Dopo la fine della piccola era glaciale, dal 1850 ad oggi i ghiacciai delle Alpi si sono fortemente ritirati.
Tüm buzullar Alpler üzerinde bulunur.Tutti gli itinerari sono alpinistici.
Yeryüzünün en büyük kıyı buzullarından biridir.È una delle risorse più importanti della costa.
Huronian Buzul Çağı, 2.400 milyon ile 2.100 milyon yıl öncesi arasında gerçekleşmiştir.La glaciazione uroniana è una glaciazione durata da 2.400 a 2.100 milioni di anni fa.
Haziran ve Temmuz aylarında büyük kahverengi martılar buzul gölünün yakınlarına yuva yaparlar.Nel mese di Aprile o Maggio gli splendidi giardini privati di Buggiano Castello vengono aperti al pubblico.
Langjökull, İzlanda'da bir buzul.Neve e ghiaccio su Londra.
Adanın % 81'i buzullarla kaplıdır.Meno dell'1% della regione è protetto.
Bunlara buzul yarığı adı verilir.Da qui la denominazione ghiaccio caldo.
Buzul dalgalarının oluşmasını açıklayan birçok teori olmuştur.Ci sono molte teorie riguardo al perché i surge glaciali si verificano.
Kutupta buzullara deniz yüzeyinde rastlanır.Siamo lieti di vederne la bandiera sui mari.
Finlandia, Finlandiya'da üretilen altı sıralı arpa ve buzul kaynak suyundan üretilen bir votka türüdür.Finlandia — водка, изготовляемая в Финляндии из шестирядного ячменя и талой ледниковой воды.
Severny Adası sayısız buzulları ile bilinir.С севера — несколько безымянных островов.
Buzul dilinin bittiği alanda üzerinde kar ve buz bulunan bir moren set gölü bulunur.У конца языка ледника располагается озеро Штайн.
Bu zamanda buzul dili deniz seviyesinden yaklaşık 1700 m yüksektedir.Конец языка ледника в настоящее время расположен на высоте около 1 700 метров на уровнем моря.
Havalar soğumaya başlamıştır ve buzul çağı yaklaşıyordur.Погода все ухудшается начинает идти снег.
Buzul devrinin antik izleri görülür.Распространены следы древнего оледенения.
Ancak aslında buzul duvarlara çok yaklaşmak tehlikeli olabilir.Вести его сквозь тяжёлые льды — истинное наслаждение.
Park içinde bulunan buzul sayısı ise 60'i geçmektedir.Ледник в некоторых местах достигал сороковой параллели.
Kar yağışının fazla olduğu yörede, buzulun yukarı kesimleri yılın büyük kısmında karla örtülü durumdadır.Вершина голая, расположена выше пояса растительности, большую часть года находится под снегом.
Dağda bazı buzullar vardır.В горной части имеются заросли кустарников.
MÖ 6000'lerde buzul çağının sona ermesiyle su altında kalarak yok oldu.В Америке, например, лошадь к концу ледникового периода исчезла полностью.
Buzul devrinin son aşamasında oluşmuş bir batık vadidir.Долина сформировалась во время последнего ледникового периода.
Bundan takriben bir milyon yıl önceye rastlayan bu dönem buzul çağıdır.Около миллиона лет назад наступило похолодание, которое ознаменовало начало ледникового периода.
Buzul Çağı boyunca cüceleşmiş Stegodon sompoensis Sulawesi'de yaşamıştır.Карликовый Stegodon sompoensis жил во времена плейстоцена на острове Сулавеси.
Günümüzdeki Galler bölgesindeki ilk yerleşimciler bölgeye Buzul Çağı'nın sonuna doğru gelmişlerdir.Люди заселили территорию нынешнего Уэльса в конце последнего ледникового периода.
Gölün yakınlarında iki buzul gölü daha bulunur.Вблизи озера имеются несколько ледников.
Son buzul dönemi yaklaşık 15.000 yıl önce sona erdi.Этот ледник начал истончаться около 13500 лет назад.
Buzula fiyort üzerinden tekne yolculuğu ile ulaşılır.Приезжает свадебный поезд с Февронией.
Folgefonna buzul çağından kalma değildir.Из хозяйственных построек не сохранился ледник.
Kuzey Amerika’nın Göller Bölgesi’nde bulunan eski bir buzul gölüne Agassiz Gölü adı verilmiştir.Наконец, гигантское ледяное озеро Агассис, располагавшееся в центре Северной Америки.
Buzul çağının sonuna doğru, 200.000 yıl önce Ren nehri Schaffhausen'den batıya doğru akmaya başladı.Около 13 000 лет назад ледник отступил к северу от горы Биллинген.