Ana içeriğe geç
Sözlük

buzu ile cümle

buzu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Şu anda buzun içinden geçmeliyiz.融解探査機がいります
Şu anda Kanada 'da yaşıyorum, bölgedeki buzullardan birisini ziyaret ediyorum.Agora vivo no Canadá, por isso tenho visitado um dos glaciares locais.
Şu anda Kanada 'da yaşıyorum, bölgedeki buzullardan birisini ziyaret ediyorum.A ja teraz vlastne žijem v Kanade, takže navštevujem jeden z miestnych ľadovcov.
Şu anda Kanada 'da yaşıyorum, bölgedeki buzullardan birisini ziyaret ediyorum.Alors, vivant au Canada, alors je suis allée rendre visite à nos glaciers à nous.
Şu anda Kanada 'da yaşıyorum, bölgedeki buzullardan birisini ziyaret ediyorum.Also ich lebe jetzt in Kanada und habe einen meiner örtlichen Gletscher besucht.
Şu anda Kanada 'da yaşıyorum, bölgedeki buzullardan birisini ziyaret ediyorum.Én mostanság Kanadában élek, és meg szoktam látogatni a saját, helyi gleccseremet.
Şu anda Kanada 'da yaşıyorum, bölgedeki buzullardan birisini ziyaret ediyorum.Eu locuiesc în Canada acum, aşa că am vizitat unul dintre gheţarii mei locali.
Şu anda Kanada 'da yaşıyorum, bölgedeki buzullardan birisini ziyaret ediyorum.Hiện giờ tôi đang sống ở Canada, và tôi đã đến thăm một vùng băng ở địa phương
Şu anda Kanada 'da yaşıyorum, bölgedeki buzullardan birisini ziyaret ediyorum.제가 지금 캐나다에 살고 있어서 집 근처에 있는 빙하를 계속 방문하고 있어요
Şu anda Kanada 'da yaşıyorum, bölgedeki buzullardan birisini ziyaret ediyorum.Nu ik in Canada woon breng ik af en toe een bezoek aan een van mijn lokale gletsjers.
Şu anda Kanada 'da yaşıyorum, bölgedeki buzullardan birisini ziyaret ediyorum.Ora abito in Canada, e ho visitato uno dei ghiacciai dalle mie parti.
Şu anda Kanada 'da yaşıyorum, bölgedeki buzullardan birisini ziyaret ediyorum.Saat ini saya tinggal di Kanada, dan saya sudah mengunjungi salah satu glasier di daerah saya.
Şu anda Kanada 'da yaşıyorum, bölgedeki buzullardan birisini ziyaret ediyorum.Teď žiji v Kanadě a v poslední době často navštěvuji jeden ze svých místních ledovců.
Şu anda Kanada 'da yaşıyorum, bölgedeki buzullardan birisini ziyaret ediyorum.Vivo en Canadá en realidad, y he estado visitando mis glaciares.
Şu anda Kanada 'da yaşıyorum, bölgedeki buzullardan birisini ziyaret ediyorum.Żyję teraz w Kanadzie, gdzie odwiedzam jeden z lokalnych lodowców.
Şu anda Kanada 'da yaşıyorum, bölgedeki buzullardan birisini ziyaret ediyorum.Ζω στον Καναδά τώρα, και επισκέπτομαι τελευταία ένα τοπικό παγετώνα.
Şu anda Kanada 'da yaşıyorum, bölgedeki buzullardan birisini ziyaret ediyorum.І ось, я зараз якраз живу в Канаді, тому я ходила в гості до одного з місцевих льодовиків.
Şu anda Kanada 'da yaşıyorum, bölgedeki buzullardan birisini ziyaret ediyorum.Тъй като в момента живея в Канада посещавам често един от ледниците наблизо.
Şu anda Kanada 'da yaşıyorum, bölgedeki buzullardan birisini ziyaret ediyorum.Я сейчас как раз живу в Канаде, поэтому я ходила в гости к одному из местных ледников.
Şu anda Kanada 'da yaşıyorum, bölgedeki buzullardan birisini ziyaret ediyorum.אז אני גרה בקנדה עכשיו, אז ביקרתי את אחד מהקרחונים המקומיים שלי.
Şu anda Kanada 'da yaşıyorum, bölgedeki buzullardan birisini ziyaret ediyorum.وبما أنني مقيمة حالياً في كندا، فأنا أعكف على زيارة أحد الأنهار المتجمدة المحلية بمنطقتي.
Şu anda Kanada 'da yaşıyorum, bölgedeki buzullardan birisini ziyaret ediyorum.地元の氷河に通っています この氷河は特に面白いです
Şu donmuş gölün üzerinde kızak yapmadan önce buzun sağlam olduğundan emin olmak isterim.Antes de intentar patinar a través de un lago congelado Quiero asegurarme de que el hielo este solido.
Şu donmuş gölün üzerinde kızak yapmadan önce buzun sağlam olduğundan emin olmak isterim.Bevor ich auf dem See eislaufen gehe, stelle ich fest, ob der Eis stabil ist.
Şu donmuş gölün üzerinde kızak yapmadan önce buzun sağlam olduğundan emin olmak isterim.Mais lorsque cela touche au supernaturel
Şu donmuş gölün üzerinde kızak yapmadan önce buzun sağlam olduğundan emin olmak isterim.Πριν προσπαθησω να κάνω πατινάζ σε όλη αυτή τη παγωμένη λίμνη πρεπει να βεβαιωθω ότι ο πάγος είναι η στερεος
Şu donmuş gölün üzerinde kızak yapmadan önce buzun sağlam olduğundan emin olmak isterim.Преди да се пързалям по замръзнало езеро, ще се уверя дали ледът е дебел.
Suyun donması, buzun hemen dayanıklılık kazanmış olduğu anlamına gelmez.Cuando el agua se congela, al principio no es resistente.
Suyun donması, buzun hemen dayanıklılık kazanmış olduğu anlamına gelmez.Då isen fryser håller den inte genast för att gå på.
Suyun donması, buzun hemen dayanıklılık kazanmış olduğu anlamına gelmez.Kun vesi jäätyy, niin se ei ole heti kestävää.
Suyun donması, buzun hemen dayanıklılık kazanmış olduğu anlamına gelmez.Lorsque l’eau gèle, la glace n’est pas immédiatement résistante.
Suyun donması, buzun hemen dayanıklılık kazanmış olduğu anlamına gelmez.Сразу же как только вода замерзает, лед еще не прочный
Suyun donması, buzun hemen dayanıklılık kazanmış olduğu anlamına gelmez.عندما تتجمد المياه، فإنها لا تكون قاسية فوراً
Tabii ki eğer buzun üzerindeyseniz sadece bir engel görebilirseniz bayır veya bir su parçası.Als je op het ijs bent, zie je maar één obstakel per keer, of het nou een drukrand is of open water.
Tabii ki eğer buzun üzerindeyseniz sadece bir engel görebilirseniz bayır veya bir su parçası.물론, 얼음 위에 서있을때는, 눈앞에 있는 압력능선이나 해빙구역 같은 - 장애물이 그때그때 하나만 보이지요.
Tabii ki eğer buzun üzerindeyseniz sadece bir engel görebilirseniz bayır veya bir su parçası.Quando estamos no gelo, só vemos um obstáculo de cada vez, seja uma fenda ou um pouco de água.
Tabii ki eğer buzun üzerindeyseniz sadece bir engel görebilirseniz bayır veya bir su parçası.Természetesen a jégen egyszerre csak egy akadályt látsz, legyen az egy jégtaréj vagy egy nyílt vízfelület.
Tabii ki eğer buzun üzerindeyseniz sadece bir engel görebilirseniz bayır veya bir su parçası.Когато си на леда препятствията идват едно след друго, без значение дали е ръб на леда или вода.
Tabii ki eğer buzun üzerindeyseniz sadece bir engel görebilirseniz bayır veya bir su parçası.Когда находишься на льду, видно только одно препятствие за раз, будь это торос или полоска воды.
Tabii ki eğer buzun üzerindeyseniz sadece bir engel görebilirseniz bayır veya bir su parçası.כמובן, כשאתה על הקרח, אתה יכול לראות רק מכשול אחד בכל פעם, בין אם זה רכס של קרח לחוץ או מים פתוחים.
Tabii ki eğer buzun üzerindeyseniz sadece bir engel görebilirseniz bayır veya bir su parçası.بالطبع عندما تكون على الجليد فقط ترى العوائق بينما هي مجرد تلال وماء
Tabii ki eğer buzun üzerindeyseniz sadece bir engel görebilirseniz bayır veya bir su parçası.いちどにひとつの障害物しか見えません それで恐らく僕は滑走路の長さをあまり気にしなかったのだと思います
Tam üstünde uçtuk, ve fırlatılan ince buzun içinde oldukça tatmin edici miktarlarda organik madde bulduk.Am zburat chiar deasupra lui şi am aflat că sunt destule materiale organice emise în combinaţie cu gheaţa.
Tam üstünde uçtuk, ve fırlatılan ince buzun içinde oldukça tatmin edici miktarlarda organik madde bulduk.Chúng tôi bay ở phía trên, và thấy có một lượng kha khá các chất hữu cơ đang phun trào kết hợp với băng.
Tam üstünde uçtuk, ve fırlatılan ince buzun içinde oldukça tatmin edici miktarlarda organik madde bulduk.Fölérepültünk, és az derült ki, hogy szerves anyagok is vannak a jégsugárban.
Tam üstünde uçtuk, ve fırlatılan ince buzun içinde oldukça tatmin edici miktarlarda organik madde bulduk.그 위로 지나갔는데, 얼음과 함께 상당량의 유기물이 분출되고 있다는 걸 알아냈습니다.
Tam üstünde uçtuk, ve fırlatılan ince buzun içinde oldukça tatmin edici miktarlarda organik madde bulduk.Okazało się, że wraz z lodem z gejzerów wypływa sporo substancji organicznych.
Tam üstünde uçtuk, ve fırlatılan ince buzun içinde oldukça tatmin edici miktarlarda organik madde bulduk.Прелетяхме над него и открихме добро количество от органичен материал, който е изпускан в комбинация от лед.
Tam üstünde uçtuk, ve fırlatılan ince buzun içinde oldukça tatmin edici miktarlarda organik madde bulduk.טסנו מעל השיא שלו, וגילינו שיש שם הרבה חומר אורגני שנפלט יחד עם הקרח.
Tam üstünde uçtuk, ve fırlatılan ince buzun içinde oldukça tatmin edici miktarlarda organik madde bulduk.مررنا بقمة الرذاذ، و وجدنا أنه هناك كمية لا بأس بها من المواد العضوية التي يتم اصدارها ممزوجة مع الجليد.
Tam üstünde uçtuk, ve fırlatılan ince buzun içinde oldukça tatmin edici miktarlarda organik madde bulduk.氷と共に有機物が噴出するのを観測できました そして土星を何年か周回するうち
Tesla'yı buzun üzerinde görüyoruz.שמראה את ה"טסלה" בפעולה על גבי קרח.
Tesla'yı buzun üzerinde görüyoruz.الذي يكشف فعالية سيارة "تيسلا" على الجليد.
Tesla'yı buzun üzerinde görüyoruz.텔사가 얼음 위에서 움직입니다.
Tesla'yı buzun üzerinde görüyoruz.別にニューヨーク・タイムズを 当てこすってるわけじゃありません
Troy buzun üzerinde sigara içiyordu ve bir kaç fotoğraf çektirdik.트로이 - 트로이는 얼음위에서 담배를 피웠죠. 우리는 사진을 몇장 찍었지요.
Troy buzun üzerinde sigara içiyordu ve bir kaç fotoğraf çektirdik.Troy a fumé une cigarette sur la banquise, on a pris quelques photos.
Troy buzun üzerinde sigara içiyordu ve bir kaç fotoğraf çektirdik.Troy -- anh đang hút thuốc Chúng tôi đã chụp 1 vài tấm hình.
Troy buzun üzerinde sigara içiyordu ve bir kaç fotoğraf çektirdik.Troy egy cigerettát szívott a jégen, csináltunk néhány képet.
Troy buzun üzerinde sigara içiyordu ve bir kaç fotoğraf çektirdik.Troy estava a fumar um cigarro no gelo. Tirámos umas fotos.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod