Buzluktaki buzlar ise bir kaç saat içerisinde eriyordu. Oldukça fena bir durumdu.Das Eis in meiner Kühlbox schmolz innerhalb von Stunden, und mein Leben war einfach erbärmlich.
Buzluktaki buzlar ise bir kaç saat içerisinde eriyordu. Oldukça fena bir durumdu.Đá trong thùng của tôi tan chỉ trong vài giờ, thật đáng thương.
Buzluktaki buzlar ise bir kaç saat içerisinde eriyordu. Oldukça fena bir durumdu.El hielo de mi congelador se derretía en pocas horas, era miserable.
Buzluktaki buzlar ise bir kaç saat içerisinde eriyordu. Oldukça fena bir durumdu.Es di kotak es meleleh dalam hitungan jam, dan ini sangat menyedihkan
Buzluktaki buzlar ise bir kaç saat içerisinde eriyordu. Oldukça fena bir durumdu.Gheața din micul meu frigider se topea în chestiuni de ore, și situația era jalnică.
Buzluktaki buzlar ise bir kaç saat içerisinde eriyordu. Oldukça fena bir durumdu.Il ghiaccio nel contenitore si scioglieva nel giro di qualche ora. e la situazione era davvero deprimente.
Buzluktaki buzlar ise bir kaç saat içerisinde eriyordu. Oldukça fena bir durumdu.Isen i min køleboks smeltede i løbet af få timer, og det var meget sørgeligt.
Buzluktaki buzlar ise bir kaç saat içerisinde eriyordu. Oldukça fena bir durumdu.Jää suli jääkaapissa muutamassa tunnissa ja kaikki oli jokseenkin surkeaa.
Buzluktaki buzlar ise bir kaç saat içerisinde eriyordu. Oldukça fena bir durumdu.La glace fondait, dans la glacière, en quelques heures, c'était plutôt minable.
Buzluktaki buzlar ise bir kaç saat içerisinde eriyordu. Oldukça fena bir durumdu.Led se je v hladilni skrinji stopil v nekaj urah, kar je bilo precej žalostno.
Buzluktaki buzlar ise bir kaç saat içerisinde eriyordu. Oldukça fena bir durumdu.Led v mé ledničce roztál během několik hodin, a bylo to opravdu strastiplné.
Buzluktaki buzlar ise bir kaç saat içerisinde eriyordu. Oldukça fena bir durumdu.Lód w lodówce długo nie wytrzymywał i ogólnie było dość żałośnie.
Buzluktaki buzlar ise bir kaç saat içerisinde eriyordu. Oldukça fena bir durumdu.Τα παγάκια έλιωναν στις παγοθήκες εντός λίγων ωρών και ήταν σκέτη ταλαιπωρία.
Buzluktaki buzlar ise bir kaç saat içerisinde eriyordu. Oldukça fena bir durumdu.Лед в переносном холодильнике таял в течение нескольких часов, и все это выглядело достаточно жалко.
Buzluktaki buzlar ise bir kaç saat içerisinde eriyordu. Oldukça fena bir durumdu.Ледът в хладилната чанта се топеше за часове и беше доста мизерно.
Buzluktaki buzlar ise bir kaç saat içerisinde eriyordu. Oldukça fena bir durumdu.Лід у переносному холодильнику танув за лічені години, було досить кепсько.
Buzluktaki buzlar ise bir kaç saat içerisinde eriyordu.קרח, נמס תוך שעות בצידנית שלי ,
Buzluktaki buzlar ise bir kaç saat içerisinde eriyordu.الثلج في الحافظة ذاب في غضون ساعات،
Buzluktaki buzlar ise bir kaç saat içerisinde eriyordu.本当にひどかった
Çok kalın buzlar üzerinde motorlu kızak ve otomobil sürülebilir.Hyvin paksulla jäällä voi myös ajaa moottorikelkalla ja autolla.
Çok kalın buzlar üzerinde motorlu kızak ve otomobil sürülebilir.När isen är mycket tjock kan man också köra med motorkälke eller bil på den.
Çok kalın buzlar üzerinde motorlu kızak ve otomobil sürülebilir.Sobre capas de hielo de gran espesor, se puede incluso conducir con motos de nieve y en coche.
Çok kalın buzlar üzerinde motorlu kızak ve otomobil sürülebilir.Sur une glace très épaisse, on peut également conduire une motoneige et une voiture.
Çok kalın buzlar üzerinde motorlu kızak ve otomobil sürülebilir.На очень толстом льду можно даже ездить на снегоходе и на автомобиле.
Çok kalın buzlar üzerinde motorlu kızak ve otomobil sürülebilir.على الثلج الجليدي ذي السُمك الكثيف من الممكن أيضاً قيادة السيارة أو الآلة ذات المحرك المتزلجة على الجليد.
Daha on yıl önce Kuzey Kutbu'nun buzları üzerindeydim.제가 10년 전에 북극에 갔을 때만 해도 빙하가 있었지만,
Daha on yıl önce Kuzey Kutbu'nun buzları üzerindeydim.Acum zece ani am stat pe gheaţa de la Polul Nord.
Daha on yıl önce Kuzey Kutbu'nun buzları üzerindeydim.Apenas 10 años atrás, me paré en el hielo del Polo Norte.
Daha on yıl önce Kuzey Kutbu'nun buzları üzerindeydim.Dieci anni fa, ho camminato sul ghiaccio del Polo Nord.
Daha on yıl önce Kuzey Kutbu'nun buzları üzerindeydim.För bara tio år sedan stod jag på isen vid Nordpolen.
Daha on yıl önce Kuzey Kutbu'nun buzları üzerindeydim.Há apenas 10 anos estive sobre o gelo no Polo Norte.
Daha on yıl önce Kuzey Kutbu'nun buzları üzerindeydim.Il y a tout juste dix ans, je me tenais au pôle Nord sur de la glace.
Daha on yıl önce Kuzey Kutbu'nun buzları üzerindeydim.Len pred 10 rokmi som stála na ľade na severnom póle.
Daha on yıl önce Kuzey Kutbu'nun buzları üzerindeydim.Mindössze 10 évvel ezelőtt az Északi-sark jegén álltam.
Daha on yıl önce Kuzey Kutbu'nun buzları üzerindeydim.Mới 10 năm trước tôi còn đứng trên những tảng băng ở Cực Bắc.
Daha on yıl önce Kuzey Kutbu'nun buzları üzerindeydim.Nog maar tien jaar geleden stond ik op het ijs van de Noordpool.
Daha on yıl önce Kuzey Kutbu'nun buzları üzerindeydim.Pred samo desetimi leti sem stala na ledu Severnega tečaja.
Daha on yıl önce Kuzey Kutbu'nun buzları üzerindeydim.Sepuluh tahun yang lalu saya berdiri di batu es di Kutub Utara.
Daha on yıl önce Kuzey Kutbu'nun buzları üzerindeydim.Vain 10 vuotta sitten seisoin pohjoisella napajäällä.
Daha on yıl önce Kuzey Kutbu'nun buzları üzerindeydim.Vor nur 10 Jahren stand ich auf dem Eis am Nordpool.
Daha on yıl önce Kuzey Kutbu'nun buzları üzerindeydim.Zaledwie 10 lat temu stałam na lodzie na Biegunie Północnym.
Daha on yıl önce Kuzey Kutbu'nun buzları üzerindeydim.Μόλις πριν από δέκα χρόνια στάθηκα πάνω στον πάγο του Βόρειου Πόλου.
Daha on yıl önce Kuzey Kutbu'nun buzları üzerindeydim.Всего десять лет назад я стояла на льду Северного полюса.
Daha on yıl önce Kuzey Kutbu'nun buzları üzerindeydim.Само преди 10 години стоях на леда на северния полюс.
Daha on yıl önce Kuzey Kutbu'nun buzları üzerindeydim.רק לפני כעשר שנים עמדתי על הקרח של הקוטב הצפוני.
Daha on yıl önce Kuzey Kutbu'nun buzları üzerindeydim.قبل عشر سنوات فقط وقفت على الثلج في القطب الشمالي.
Daha on yıl önce Kuzey Kutbu'nun buzları üzerindeydim.今世紀中には北極海の氷は無くなってしまうかもしれません
Dünyada her bir milyon karbondioksitin bin parçasına sahip olduğumuzda asla buzlar görülmedi.지구는 여지껏 한 번도 얼음이 언적 없다는게 바로 그것인데, 우리가 천 분의 일 단위의 CO2를 가진 동안에 말이죠.
Dünyada her bir milyon karbondioksitin bin parçasına sahip olduğumuzda asla buzlar görülmedi.Die Erde hatte war eisbefreit wenn wir 1000 Teile pro Million CO2 hatten.
Dünyada her bir milyon karbondioksitin bin parçasına sahip olduğumuzda asla buzlar görülmedi.Jorden har aldrig haft nogen is på det når vi har haft 1.000 parts per million CO2.
Dünyada her bir milyon karbondioksitin bin parçasına sahip olduğumuzda asla buzlar görülmedi.la Terre n'a jamais eu de glace sur sa surface quand nous avions mille unités par million de CO2.
Dünyada her bir milyon karbondioksitin bin parçasına sahip olduğumuzda asla buzlar görülmedi.la Tierra nunca ha estado cubierta de hielo cuando hemos tenidos mil partes por millón de CO2.
Dünyada her bir milyon karbondioksitin bin parçasına sahip olduğumuzda asla buzlar görülmedi.Maapallolla ei ole koskaan ollut yhtään jäätä, kun meillä on ollut 1 000 ppm CO2:sta.
Dünyada her bir milyon karbondioksitin bin parçasına sahip olduğumuzda asla buzlar görülmedi.Trái Đất chưa từng có băng tuyết khi chúng ta chỉ có nồng độ CO2 cỡ 1000 phần triệu.
Dünyada her bir milyon karbondioksitin bin parçasına sahip olduğumuzda asla buzlar görülmedi.שכדור הארץ לא ראה שום קרח על פניו כשהיה לנו ריכוז פחמן דו-חמצני גבוה מ-1000 חלקיקים למליון.
Dünyada her bir milyon karbondioksitin bin parçasına sahip olduğumuzda asla buzlar görülmedi.الأرض لم يكن لديها قط أي ثلج فوقها عندما كان لدينا 1000 جزيء في المليون من ثنائي أكسيد الكربون.
Dünyada her bir milyon karbondioksitin bin parçasına sahip olduğumuzda asla buzlar görülmedi.超した時期は地球には 氷が存在しなかったことです 現在 380ppmで上昇中です
Eriyen buzlarla taşan, Kar sularıyla beslenen,de, der var grumset af os, og som Sneen gemte sig i,
Eriyen buzlarla taşan, Kar sularıyla beslenen,die trübe sind vom Eis, in die der Schnee sich birgt:
Eriyen buzlarla taşan, Kar sularıyla beslenen,i quali sono torbidi per lo sgelo, si gonfiano allo sciogliersi della neve