buzdolabı ile cümle
buzdolabı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Tom, buzdolabından portakal suyunu aldı.Tom nam het sinaasappelsap uit de koelkast.
Kardeşim Tom, her zaman olduğu gibi buzdolabını karıştırıyor.Tom, mijn broer, is alwéér in de koelkast aan het kijken, zoals altijd.
Buzdolabı boş.De koelkast is leeg.
Buzdolabındaki ne?Wat is in de koelkast?
Tyler da dedeye öfkeyle saldırıp buzdolabının kapısını kafasına çarparak adamı öldürür.Tyler powala psychopatę na ziemię i zabija go drzwiami od lodówki.
Bir buzdolabını raflarıyla birlikte kolayca yiyebilir.Lubi odpoczywać mając w zasięgu pełną lodówkę.
Karıştırma işlemi bittikten sonra kıyma buzdolabına konuluyor.Jej rozwój przerwała jednak śmierć Lednickiego.
Babası buzdolabı tamircisiydi.Była dworką Friggi.
Günümüzde en yaygın olarak kullanılan soğutucu türü buzdolabıdır.Jest to najczęściej spotykana chłodnica zwrotna.
Sagawa iki gün boyunca çeşitli vücut parçalarını yemiş ve diğer parçaları buzdolabında saklamıştır.Ciało zjadał kawałek po kawałku przez następne miesiące, trzymając fragmenty w zamrażalniku.
Tom buzdolabındaki yemekleri kendisi yemeğe başlar ve ikisi arasında kıyasıya bir mücadele başlar.Za każdym razem, gdy jest u Krawczyków, je z nimi obiad i zagląda do ich lodówki.
Ayrıca bunların ışıktan korunması ve buzdolabında saklanması da önemlidir.Ponadto został on wyposażony w radio i lodówkę.
Buzdolabının mucidi olarak tanınır.Kylskåp räknas som en vitvara.
Tom buzdolabındaki yemekleri kendisi yemeğe başlar ve ikisi arasında kıyasıya bir mücadele başlar.Nästa morgon får han se Roberts penis i kylskåpet och börjar då allvarligt tvivla på deras förhållande.
Buzdolabında saklanır.Blandningen står i kylen.
Buzdolabı bozulmuş.Kylskåpsmagneter.
Pizza salatası, servis edilmeden önce birkaç saat buzdolabında bekletilir.Pizzasalladen brukar stå och dra några timmar eller längre i kylskåp innan den serveras.
Sagawa iki gün boyunca çeşitli vücut parçalarını yemiş ve diğer parçaları buzdolabında saklamıştır.Протягом двох днів Саґава поїдав різні частини її тіла.
Buzdolabında muhafaza edilmelidir.Зберігати в холодильнику.
Elektrikler kesilince buzdolabındaki tüm yiyecekler bozulmuş.Їжа в магазинах і холодильниках зіпсується.
Sonrasında plastik bir kutuda buzdolabından 4-5 gün tutulabilir.Такий клей можна зберігати в холодильнику 4-5 днів.
Buzdolabı bozulmuş.Було відремонтовано холодильне обладнання.
Her bir parçayı buzdolabına koyup 20 dakika kadar (yağ donana kadar) bekletin.Загортаємо у серветку й хвилин на двадцять ставимо у холодильник.
Babası buzdolabı tamircisiydi.Його власником був поміщик Мороз.
Karıştırma işlemi bittikten sonra kıyma buzdolabına konuluyor.Після закінчення операції охолодження відбувається розкриття форми.
Hazırlanan paket, üstü örtülüp, buzdolabında soğutulur.Готові супи зберігаються в холодильнику.
Termoelektrik soğutma Peltier BuzdolabıХолодильна шафа Різновиди холодильних вітрин
Buzdolabına konulmaz.Холодильників не було.
Benim buzdolabım bozuk.У мене не працює холодильник.
Sagawa iki gün boyunca çeşitli vücut parçalarını yemiş ve diğer parçaları buzdolabında saklamıştır.Po dva dny Sagawa konzumoval rozličné části těla.
Tyler da dedeye öfkeyle saldırıp buzdolabının kapısını kafasına çarparak adamı öldürür.Tyler shodí dědečka na zem a opakovaně mu skřípne hlavu mezi ledničku a zabije jej.
Buzdolabının içindeki ısıyı dışarı taşımak için kullanılan akışkan maddelerdir.Potřebné skupenské teplo odebírá z vnitřku ledničky.
Bir buzdolabını raflarıyla birlikte kolayca yiyebilir.Jak poznáte, že vaše lednice umí sama odmrazit?.
Buzdolabında saklanır.Lednice . .
Soğuyana kadar buzdolabına konulur.Je na čase vyčistit chladničku.
Buzdolabına konulmaz.Nepotřeboval chladič.
Kalanını poşetlere sararak buzdolabına dizdi.Jeho srdce uložil do ledničky.
Üzerine ince doğranmış dereotu serpiyoruz ve buzdolabına koyuyoruz.Lebku opět natřel našedo a uložil v ledničce.
Buzdolabı bozulmuş.Operația de răcire.
Süpermarketler şimdi kapalı, bu yüzden buzdolabında kalanlarla yetinmek zorunda kalacağız.Supermarket-urile sunt închise acum, așa că va trebui să ne descurcăm cu ceea ce a rămas în frigider.
Eski buzdolabımdan bıktım.M-am săturat de frigiderul meu vechi.
Buzdolabında 1-2 hafta stabil kalır.Hűtőszekrényben 1–2 hétig tárolható.
Üzerine ince doğranmış dereotu serpiyoruz ve buzdolabına koyuyoruz.Adjuk hozzá a kihűlt szirupot, majd hűtsük le a hűtőszekrényben.
Tom buzdolabındaki yemekleri kendisi yemeğe başlar ve ikisi arasında kıyasıya bir mücadele başlar.A Lehel Hűtőgépgyár jövője tulajdonképpen kettőjük együttműködésével innentől kezdve bontakozott ki.
Buzdolabında saklanır.Tálalásig hűtőben tároljuk.
Kalanını poşetlere sararak buzdolabına dizdi.Kénytelen volt a kezeivel odavonszolnia magát a hűtőszekrényhez.
Taze tüketilen Sulguni buzdolabında en fazla 25 gün bekleyebilir.Szobahőmérsékleten legfeljebb 24 órán át, hűtőszekrényben egy hétig tartható el.
Buzdolabında muhafaza edilmelidir.Mukulat säilytetään jääkaapissa.
Sagawa iki gün boyunca çeşitli vücut parçalarını yemiş ve diğer parçaları buzdolabında saklamıştır.Kahden päivän aikana Sagawa söi osia ruumiista.
Buzdolabında 1-2 hafta stabil kalır.Se säilyy jääkaapissa kahdesta kolmeen kuukautta.
Buzdolabı bozulmuş.Jäähdytin oli kiinteä.
Termoelektrik soğutma Peltier BuzdolabıRef / Frigidaire – jääkaappi.
Buzdolabında saklanır.Το αέριο κυκλοφορεί μέσα στο ψυγείο.
Buzdolabında muhafaza edilmelidir.Σε διαφορετική περίπτωση θα πρέπει να τοποθετηθούν στο ψυγείο.
Buzdolabında saklanır.Køleskab
Buzdolabında muhafaza edilmelidir.Køleskab Selskab Interessentskab
Ardından bu cam şişeler soğuması için buzdolabına konur.Der findes køleskabe specielt beregnet til vinflasker.
Her bir parçayı buzdolabına koyup 20 dakika kadar (yağ donana kadar) bekletin.Farsen trækker i køleskab 10-20 minutter.
Buzdolabında 1-2 hafta stabil kalır.I kjøleskapet, 1/2-1 time.
Babası buzdolabı tamircisiydi.Isskap er forløperen til kjøleskapet.