buzdolabı ile cümle
buzdolabı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.28
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
13
ORT. KELİME
Yani dünyanın en soğuk bölgesinde bir buzdolabının içinde çalışıyorlar.والعمل في ابرد منطقة في الارض يشابه العمل في براد تجميد
Yani dünyanın en soğuk bölgesinde bir buzdolabının içinde çalışıyorlar.冷凍庫の中で作業しているのです 氷を扱っている傍らで
Yöntem bölümünde "Sonra da arıları buzdolabına koyduk (ve arı pastası yaptık), deyip gülen surat koyuyor.A metodyka mówi: "Wtedy umieściliśmy pszczoły w lodówce (i zrobiliśmy pszczeli placek)," uśmiechnięta buzia.
Yöntem bölümünde "Sonra da arıları buzdolabına koyduk (ve arı pastası yaptık), deyip gülen surat koyuyor.A v použitých metódach sa píše: "Potom sme včely dali do chladničky (a urobili včelí koláč), " smajlík.
Yöntem bölümünde "Sonra da arıları buzdolabına koyduk (ve arı pastası yaptık), deyip gülen surat koyuyor.Bei der Methode: "Dann steckten wir die Bienen in den Kühlschrank (und machten Bienenkuchen)," Smiley.
Yöntem bölümünde "Sonra da arıları buzdolabına koyduk (ve arı pastası yaptık), deyip gülen surat koyuyor."Depois colocámos as abelhas "no frigorífico e fizemos tarte de abelhas", um smile (sorriso) Certo?
Yöntem bölümünde "Sonra da arıları buzdolabına koyduk (ve arı pastası yaptık), deyip gülen surat koyuyor.En de methode: "Dan zetten we de bijen in de koelkast (en maakten bijenkoek)." Smiley!
Yöntem bölümünde "Sonra da arıları buzdolabına koyduk (ve arı pastası yaptık), deyip gülen surat koyuyor.그리고 방법론에는 "그 다음엔 꿀벌을 냉장고에 넣고 (꿀벌파이를 만들죠)" 미소가 지어집니다.
Yöntem bölümünde "Sonra da arıları buzdolabına koyduk (ve arı pastası yaptık), deyip gülen surat koyuyor.Şi Metodica spune: "Apoi am pus albinele în frigider (şi am făcut plăcintă de albine)," faţă zâmbitoare.
Yöntem bölümünde "Sonra da arıları buzdolabına koyduk (ve arı pastası yaptık), deyip gülen surat koyuyor.Y en los métodos dice: "Luego pusimos las abejas en el refrigerador (e hicimos tarta de abeja)", sonrisa.
Yöntem bölümünde "Sonra da arıları buzdolabına koyduk (ve arı pastası yaptık), deyip gülen surat koyuyor.Στη μεθοδολογία λένε: "Τότε βάλαμε τις μέλισσες στο ψυγείο (και φτιάξαμε μελισσόπιτα)" γελαστό πρόσωπο.
Yöntem bölümünde "Sonra da arıları buzdolabına koyduk (ve arı pastası yaptık), deyip gülen surat koyuyor.А в методах сказано: "Затем мы засунули пчёл в холодильник (и сделали пчелиный пирог)".
Yöntem bölümünde "Sonra da arıları buzdolabına koyduk (ve arı pastası yaptık), deyip gülen surat koyuyor.В методите се казва: "Когато сложихме пчелите в хладилника (и една мъжка пчела се завъртя), усмивка.
Yöntem bölümünde "Sonra da arıları buzdolabına koyduk (ve arı pastası yaptık), deyip gülen surat koyuyor.ובשיטה, כתוב, "ואז שמנו את הדבורים בתוך המקרר (והכנו פשטידת דבורים)" פרצוף מחייך. הבנתם?
Yöntem bölümünde "Sonra da arıları buzdolabına koyduk (ve arı pastası yaptık), deyip gülen surat koyuyor.وعرض الأساليب، يقول، "ثم نضع النحل في الثلاجة (ونصنع فطيرة نحل)، " وجه ضاحك. صحيح؟ (ضحك)
Yöntem bölümünde "Sonra da arıları buzdolabına koyduk (ve arı pastası yaptık), deyip gülen surat koyuyor.「それからミツバチを冷蔵庫に入れ (ミツバチパイを作り☺)」(笑) 科学論文としての出版を 目指していたんですからね
Yumurta, domates, marul ve balkabağı vardı. Hepsi buzdolabı şehrinde yaşardı.Był Jajko, Pomidor, Główka Kapusty i Dynia, którzy żyli w Chłodziarkowym mieście.
Yumurta, domates, marul ve balkabağı vardı. Hepsi buzdolabı şehrinde yaşardı.Có 1 quả trứng, 1 quả cà chua, 1 bắp xà-lách và 1 quả bí đỏ, tất cả sống trong thành phố tủ lạnh nọ.
Yumurta, domates, marul ve balkabağı vardı. Hepsi buzdolabı şehrinde yaşardı.Er was een ei, een tomaat, een kropsla en een pompoen, en ze woonden allemaal in koelkast-stad.
Yumurta, domates, marul ve balkabağı vardı. Hepsi buzdolabı şehrinde yaşardı.Havia um ovo, um tomate, uma alface e uma abóbora, e todos eles viviam nesta cidade frigorífico.
Yumurta, domates, marul ve balkabağı vardı. Hepsi buzdolabı şehrinde yaşardı.Volt egy tojás, egy paradicsom, egy fejes saláta és egy tök, ők mindannyian a Hűtőszekrényvárosban laktak.
Yumurta, domates, marul ve balkabağı vardı. Hepsi buzdolabı şehrinde yaşardı.Среди них было яйцо, помидор, головка салата и тыква, жившие в городе-холодильнике.
Yumurta, sağlam bir yumurta düşük entropili bir yapıya sahiptir. ama buzdolabınızı açıtğınızda,깨지지 않은 달걀은 엔트로피가 낮은 구성이지만 우리는 냉장고 문을 열면서 "우리 냉장고
Yumurta, sağlam bir yumurta düşük entropili bir yapıya sahiptir. ama buzdolabınızı açıtğınızda,Vajíčko, nerozbité vajíčko, má nízkou entropii a přece když otevřeme ledničku, nedivíme se:
Yumurta, sağlam bir yumurta düşük entropili bir yapıya sahiptir. ama buzdolabınızı açıtğınızda,Vajíčko, nerozbité vajíčko, má nízku úroveň entropie, a predsa, keď otvoríme našu chladničku, neskríkneme:
Yumurta, sağlam bir yumurta düşük entropili bir yapıya sahiptir. ama buzdolabınızı açıtğınızda,ביצה, ביצה שלמה, היא מערך בעל אנטרופיה נמוכה, ובכל זאת, כאשר אנו פותחים מקרר,
Yumurta, sağlam bir yumurta düşük entropili bir yapıya sahiptir. ama buzdolabınızı açıtğınızda,البيضة ،بيضة غير مكسورة، هو تكوين منخفض الأنتروبيا، و مع ذلك ، عندما نفتح باب الثلاجة،
Yumurta, sağlam bir yumurta düşük entropili bir yapıya sahiptir. ama buzdolabınızı açıtğınızda,でも冷蔵庫を開けて 「こんな低エントロピーなものが