buzdolabı ile cümle
buzdolabı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Buzdolabinda tonlarca karpuzumuz var.Wir haben tonnenweise Wassermelonen im Kühlschrank.
Buzdolabinda tonlarca karpuzumuz var.Υπάρχει μπόλικο καρπούζι στο ψυγείο.
Buzdolabinda tonlarca karpuzumuz var.Имаме огромно количество диня в хладилника.
Buzdolabinda tonlarca karpuzumuz var.У нас дома в холодильнике огромное количество арбуза.
Buzdolabinda tonlarca karpuzumuz var.יש כמות מגוכחת של אבטיח במקרר
Buzdolabinda tonlarca karpuzumuz var.هناك كمية سخيفة من البطيخ في الثلاجة.
Buzdolabinda tonlarca karpuzumuz var.でも私のは すごく甘いんですよ! 蜜の味です
Buzdolabına konması gerekmiyor, suya ihtiyacı yok, ki çoğu zaman kısıtlıdır su.Ça n'a pas besoin de réfrigération, pas besoin d'eau, dont on manque souvent.
Buzdolabına konması gerekmiyor, suya ihtiyacı yok, ki çoğu zaman kısıtlıdır su.Det behöver inte vara kylt, det behöver inte vatten, som ofta saknas.
Buzdolabına konması gerekmiyor, suya ihtiyacı yok, ki çoğu zaman kısıtlıdır su.Es muss nicht gekühlt werden, es braucht kein Wasser, welches oft fehlt
Buzdolabına konması gerekmiyor, suya ihtiyacı yok, ki çoğu zaman kısıtlıdır su.Het behoeft geen koeling, geen water, wat vaak ontbreekt.
Buzdolabına konması gerekmiyor, suya ihtiyacı yok, ki çoğu zaman kısıtlıdır su.이것은 냉장보관할 필요도 없고, 자주 고갈되는 그런 물이 필요하지도 않습니다.
Buzdolabına konması gerekmiyor, suya ihtiyacı yok, ki çoğu zaman kısıtlıdır su.Não precisa de frigorífico, não precisa de água, que muitas vezes falta.
Buzdolabına konması gerekmiyor, suya ihtiyacı yok, ki çoğu zaman kısıtlıdır su.Nem szükséges lehűteni, nem kell hozzá víz, ami gyakran hiányzik.
Buzdolabına konması gerekmiyor, suya ihtiyacı yok, ki çoğu zaman kısıtlıdır su.Nemusí to být chlazené, nepotřebuje to vodu, která často chybí.
Buzdolabına konması gerekmiyor, suya ihtiyacı yok, ki çoğu zaman kısıtlıdır su.Nie musi być przechowywana w chłodzie, nie potrzebuje wody, której zresztą często brakuje.
Buzdolabına konması gerekmiyor, suya ihtiyacı yok, ki çoğu zaman kısıtlıdır su.No hay que refrigerarlo y no requiere agua, que a menudo es escasa.
Buzdolabına konması gerekmiyor, suya ihtiyacı yok, ki çoğu zaman kısıtlıdır su.Nó không cần nước hay phải làm lạnh, là những thứ thường xuyên bị thiếu.
Buzdolabına konması gerekmiyor, suya ihtiyacı yok, ki çoğu zaman kısıtlıdır su.Non è necessario tenerlo al fresco, non è necessaria acqua, che spesso manca.
Buzdolabına konması gerekmiyor, suya ihtiyacı yok, ki çoğu zaman kısıtlıdır su.Nu are nevoie să fie refrigerat, nu are nevoie de apă, care adesea lipsesc.
Buzdolabına konması gerekmiyor, suya ihtiyacı yok, ki çoğu zaman kısıtlıdır su.Paket ini tak perlu didinginkan, tak butuh tambahan air, di sana sering kesulitan air.
Buzdolabına konması gerekmiyor, suya ihtiyacı yok, ki çoğu zaman kısıtlıdır su.Δεν χρειάζεται ψυγείο ή νερό, που πολλές φορές λείπει.
Buzdolabına konması gerekmiyor, suya ihtiyacı yok, ki çoğu zaman kısıtlıdır su.Не нужен холодильник, не нужна вода, которой часто не хватает.
Buzdolabına konması gerekmiyor, suya ihtiyacı yok, ki çoğu zaman kısıtlıdır su.Няма нужда да се замразява, не му трябва вода, която често липсва.
Buzdolabına konması gerekmiyor, suya ihtiyacı yok, ki çoğu zaman kısıtlıdır su.אין צורך לאחסנו במקרר, הוא לא זקוק למים שבדרך כלל חסרים
Buzdolabına konması gerekmiyor, suya ihtiyacı yok, ki çoğu zaman kısıtlıdır su.لا يتطلب أن يحفظ بارداً، لا يحتاج للماء، والذي غالباً لا يكون موجوداً.
Buzdolabına konması gerekmiyor, suya ihtiyacı yok, ki çoğu zaman kısıtlıdır su.必要はありません こうした科学技術が
Buzdolabından bir bardak su çıkar. Dolabı aç.Πάρε ένα ποτήρι νερό από το ψυγείο. "νοιξε το ντουλάπι.
Buzdolabından bir bardak su çıkar.Igyál egy pohár vizet.
Buzdolabından bir bardak su çıkar.Prends un verre d'eau.
Buzdolabından bir bardak su çıkar.واشربي كأس ماء بارد من الثلاجة
Buzdolabının, buzluğun ve çamaşır makinesinin altında plastik güvenlik altlığı olması gerekir.Det ska finnas ett läckageskydd av plast under kylskåpet, frysen och diskmaskinen.
Buzdolabının, buzluğun ve çamaşır makinesinin altında plastik güvenlik altlığı olması gerekir.Jääkaapin, pakastimen ja tiskikoneen alla täytyy olla muovinen suoja-allas.
Buzdolabının, buzluğun ve çamaşır makinesinin altında plastik güvenlik altlığı olması gerekir.La nevera, el congelador y el lavavajillas tienen que tener debajo una protección de plástico.
Buzdolabının, buzluğun ve çamaşır makinesinin altında plastik güvenlik altlığı olması gerekir.Une protection en plastique doit être placée sous le lave-vaisselle, le congélateur et le frigo.
Buzdolabının, buzluğun ve çamaşır makinesinin altında plastik güvenlik altlığı olması gerekir.Под холодильником, морозильной камерой и посудомоечной машиной должен быть пластиковый поддон.
Buzdolabının, buzluğun ve çamaşır makinesinin altında plastik güvenlik altlığı olması gerekir.يتوجب أن يكون موجودًا هناك حوض واقٍ من البلاستيك تحت الثلاجة وتحت المجمدة وتحت آلة غسل الأواني.
Çok da kötü değildi açıkçası. Giyince daha ziyade buzdolabına benzedim.Nie zlé, skutočne, vyzerala som ako chladnička.
Çünkü soğuk olarak saklanmalarının gerekiyor. Neredeyse tüm aşıları buzdolabı soğukluğunda saklamamız gerekli.Aproape toate vaccinurile trebuie să fie păstrate la rece.
Farid, kardeşim, her zamanki gibi buzdolabına bakınıyor.Farid, a testvérem, éppen... a hűtőt nyitogatja, mint mindig.
Farid, kardeşim, her zamanki gibi buzdolabına bakınıyor.Farid, mein Bruder, starrt in den Kühlschrank, wie immer.
Farid, kardeşim, her zamanki gibi buzdolabına bakınıyor.Farid, mijn broer, staat weer eens in de koelkast te staren, zoals altijd.
Farid, kardeşim, her zamanki gibi buzdolabına bakınıyor.Farid, min bror - stirrer bare ind i køleskabet igen, som altid.
Farid, kardeşim, her zamanki gibi buzdolabına bakınıyor.Farid, mio fratello, sta... di nuovo con la testa nel frigorifero, come sempre.
Farid, kardeşim, her zamanki gibi buzdolabına bakınıyor.Farid, mój brat znowu się gapi w lodówkę, jak zwykle.
Farid, kardeşim, her zamanki gibi buzdolabına bakınıyor.Farid, mon frère, est juste... en train de fouiller dans le réfrigérateur, comme d'habitude.
Farid, kardeşim, her zamanki gibi buzdolabına bakınıyor.Farid, můj bratr, právě - zase zírá do lednice, jako vždycky.
Farid, kardeşim, her zamanki gibi buzdolabına bakınıyor.Farid, veljeni, on... tuijottaa jälleen jääkaappiin, kuten tavallista.
Farid, kardeşim, her zamanki gibi buzdolabına bakınıyor.제 동생 파리드는 늘 그렇듯이 냉장고 뒤지고 있네요.
Farid, kardeşim, her zamanki gibi buzdolabına bakınıyor.Min bror Farid är bara- nu tittar han i kylskåpet igen, som vanligt.
Farid, kardeşim, her zamanki gibi buzdolabına bakınıyor.Ο Φαρίντ, ο αδερφός μου, ξανά-- ξανακοιτάει στο ψυγείο, όπως πάντα.
Farid, kardeşim, her zamanki gibi buzdolabına bakınıyor.Фарид, мой брат, как всегда, роется в холодильнике.
Farid, kardeşim, her zamanki gibi buzdolabına bakınıyor.وفريد، أخي، فقط-- يحدق مجددًا في الثلاجة، كالعادة.
Farid, kardeşim, her zamanki gibi buzdolabına bakınıyor.冷蔵庫をのぞいてます いつものことです 今僕は車に乗ってます
Giyince daha ziyade buzdolabına benzedim.Aratam ca un frigider.
Giyince daha ziyade buzdolabına benzedim.Eu parecia um frigorífico.
Giyince daha ziyade buzdolabına benzedim.Ich sah aus wie ein Kühlschrank.
Giyince daha ziyade buzdolabına benzedim.Ik zag eruit als een koelkast.
Giyince daha ziyade buzdolabına benzedim.Jag såg ut som ett kylskåp.
Giyince daha ziyade buzdolabına benzedim.Jeg så ud som et køleskab.