Ana içeriğe geç
Sözlük

buz ile cümle

buz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Buz katmanının kalınlığı 400 m'yi bulur.A belföldi jég vastagsága a 400 métert is elérheti.
Avusturya erkek millî buz hokeyi takımı, Avusturya'yı buz hokeyi dalında temsil eden erkek takımıdır.Az osztrák férfi jégkorong-válogatott Ausztria nemzeti csapata, amelyet az Osztrák Jégkorongszövetség irányít.
Soğuk savaş sırasında Murmansk, sovyet denizaltı ve buzkıranların aktivite merkezi oldu.A hidegháború idején Murmanszk a szovjet tengeralattjárók fő támaszpontja volt.
1984'ten beri elektrik enerjisi ve kuru buz üretilmektedir.1934-ben gyártotta a NEBB és a Strømmen.
2005-2006 sezonundan sonra buz dansına yoğunlaşmak için teklerde kaymayı bırakmıştır.A 2005/2006-os szezon után már csak jégtáncosként lépett pályára.
Buz dansı yine bir kadın ve bir erkek sporcu birlikte yaptığı bir disiplindir.A jégkorong is népszerű sport, férfi és női csapatokat is edzenek.
Adanın % 81'i buzullarla kaplıdır.Területe 83%-át őserdők borítják.
Buz Savaşçıları ilk kez ortaya çıkmıştır.Itt jelennek meg először a Jégharcosok.
Bu buz tabakasının kalınlığı 2 km.’ye ulaşır.Itt a jégtakaró vastagsága elérheti a 4 km-t is.
Son buzul çağında bu alçalma 130 m'ye kadar olmuştur.A legutóbbi jégkorszak idején a tó 270 méter mély lehetett.
Litvanya toprakları buzullar tarafından aşındırılmıştır.A litoszféralemezeket a köpenyáramlások mozgatják.
Aynı zamanda, kılıcı en güçlü buz zanpakutousudur.Ez a legerősebb jég típusú lélekölő kard.
Termit buzu patlatabilir.Jeget is képes kibocsátani.
Kalanını poşetlere sararak buzdolabına dizdi.Kénytelen volt a kezeivel odavonszolnia magát a hűtőszekrényhez.
1993 yılında Türkiye Buz Hokeyi Ligi adıyla kurulmuştur.1993-ban Török Szilveszterrel alapította meg az Életerő című havilapot.
Buzul ve buzularası dönemlerin süreleri birbirinden farklı olmuştur.A filmidő és az események ideje eltér.
Erratikler, buz hareketinden kaynaklanan buzul buz erozyonuyla oluşur.A legtöbb tavat, a jég okozta erózió hozta létre.
Bunun sonucunda buz devirleri oluştu.Végre megtört a jég.
Bazı buzullar ise günde birkaç metre hızla hareket eder.Ezúton a csirázás napi több milliméteres sebességet is elérhet.
Taze tüketilen Sulguni buzdolabında en fazla 25 gün bekleyebilir.Szobahőmérsékleten legfeljebb 24 órán át, hűtőszekrényben egy hétig tartható el.
White buz patenine 3 yaşında başladı.White 3 évesen kezdett korcsolyázni.
Buzulların kendine özgü mavimsi renginin nedeni gökyüzünün de mavi görünmesini açıklayan Rayleigh saçılımıdır.A Rayleigh-szórással magyarázható az ég kék színe is.
Buz tutmuş kalbini yansıttığını düşünürler.Mesterséges szíve hűtőfolyadékot keringet.
Ekim-Mayıs ayları arasında buz tutmaktadır.Október és május között jég borítja.
Ancak sürekli buz ve karla kaplıyerlerde ve açık denizlerde temsilcileri bulunmaz.A gyerekeknek soha nem szabad vékony jégen vagy nyílt víz közelében vitorlázni.
Kış (hʉyh) mevsiminde yedi ay boyunca nehirler buz tutar.Télen októbertől mintegy 7 hónapon át jég fedi.
Kazakistan erkek millî buz hokeyi takımı, Kazakistan'ı buz hokeyi dalında temsil eden erkek takımıdır.A kazah férfi jégkorong-válogatott Kazahsztán nemzeti csapata, amelyet a Kazah Jégkorongszövetség irányít.
Buzyalaklarında buz birikir.Jeges érzés a vénákban.
Yeryüzünün en büyük kıyı buzullarından biridir.A Föld egyik legnagyobb csótányfaja.
Freud bilinci okyanustaki buz dağına benzetir.Kinézetük egy megfagyott tóban úszó jéghegyre hasonlít.
Her sene buradan da 10-15 bin kadar buz dağı kopar.Itt évente több mint 500 millió dollárnyi jégkár keletkezik.
Tur otobüsü buzlu yolda kayıp takla atmış, Burton da otobüsün camından fırlayıp altında kalmıştı.Burton kiesett az ablakon és a busz rádőlt, ott helyben meghalt.
Dağın buzullaşma dönemi dördüncü zamanın başlangıcıdır.A Hármashatárhegyen a csúzlis korszak volt a kezdet.
Doktorlar en azından iki hafta buzdan uzak durmasını tavsiye etti.Lääkäri neuvoi häntä olemaan palaamatta jäille kahteen kuukauteen.
Edward’ın cildi “mermere benzer” – çok soluk ve buz gibidir, ayrıca güneş ışığında parlar.Edwardin iho on ”kuin marmoria”; erittäin kalpea, jääkylmä ja se kimaltelee auringossa.
2000 Dünya Buz Hokeyi Şampiyonası için inşa edilmiş ve 2000 yılında açılmıştır.Areena rakennettiin vuoden 2000 jääkiekon maailmanmestaruuskilpailuita varten ja avattiin vuonna 1999.
Buzdolabında muhafaza edilmelidir.Mukulat säilytetään jääkaapissa.
Onlar, aynen senin bir buz bloğu içindeki balığı görebildiğin gibi, katmanların içini görebilirlerdi.He näkivät kerroksien läpi, samaan tapaan kuin sinä näet jäätyneen kalan jäälohkareessa.
Buzluca (Bulgarca: Бузлуджа) Koca Balkan Dağları'nda bulunan 1441 metrelik bir doruktur.Бузлуджа) on Balkanvuoriin (Stara Planina) kuuluva 1441 metriä korkea huippu Bulgariassa.
Isabelle'in ikiz kardeşi Veronique Delobel de Fransa adına yarışmış bir buz patencidir.Delobelin kaksoissisko Veronique Delobel on kilpaillut myös kansainvälisesti jäätanssissa.
Partneri Shae-Lynn Bourne ile birlikte buz dansında yarışmıştır.Hän on voittanut jäätanssissa maailmanmestaruuden parinsa Shae-Lynn Bournen kanssa.
1875 - Kapalı alanda ilk buz hokeyi, Montreal'de oynandı.1875 – Ensimmäinen jääkiekon halliottelu pidettiin Montrealissa, Kanadassa.
Sagawa iki gün boyunca çeşitli vücut parçalarını yemiş ve diğer parçaları buzdolabında saklamıştır.Kahden päivän aikana Sagawa söi osia ruumiista.
Parkta Columbia Icefield'e ait buzullar, sıcak su kaynakları, göller, şelaleler ve dağlar bulunur.Puistoon kuuluu muun muassa Columbia Icefieldin jäätiköt, kuumia lähteitä, järviä, vesiputouksia, ja vuoria.
Buzdolabında 1-2 hafta stabil kalır.Se säilyy jääkaapissa kahdesta kolmeen kuukautta.
Temmuz ve Ağustos aylarında Pennsylvania'nın kuzeybatısından güneye kadar göl ve nehirlerde buzlanma görüldü.Joet ja järvet jäätyivät elokuussa Pennsylvaniassa asti.
Dünyanın en büyük buz sahanlıkları Antarktika'da Ross Buz Sahanlığı ve Filchner-Ronne Buz Sahanlığıdır.Maailman suurimmat jäähyllyt ovat Rossin jäähylly ja Filchnerin–Ronnen jäähylly Etelämantereella.
Neil Armstrong ve Buzz Aldrin Ay'a ayak basan ilk insanlar olarak tarihe geçtiler.Neil Armstrong ja Edwin ”Buzz” Aldrin kävelivät seuraavana päivänä ensimmäisinä ihmisinä Kuun pinnalla.
Bölge Victoria Toprakları'nın bir parçası ve Ross Buz Sahanlığı'nın çoğunu içermektedir.Uuden-Seelannin aluevaatimukset sisältävät osia Victorianmaasta, ja suurimman osan Rossin jäälautasta.
Diğer dağlar buzlanma süreciyle şekillenddirilmiş olabilir ve buzlanma özellikleriyle tarif edebilirler.Toiset vuoret ovat muotoutuneet jääkausien vaiheiden mukaan ja niitä voidaan luonnehtia muotonsa mukaan.
Buz suyun katı halidir.Jää on veden kiinteä olomuoto.
8 Şubat 1977) Rus buz patencisi.8. helmikuuta 1977 Moskova) on venäläinen jäätanssija.
Buzz'a ders verir.Kyllä Siperia opettaa.
Buz hokeyi maçları için HC Davos takımı tarafından kullanılmaktadır.Areenalla pelaa jääkiekkojoukkue HC Davos.
Eğer Grönland'daki buz erirse dünya denizleri 6 metre yükselir.Jos Grönlannin jäätiköt sulaisivat kokonaan, merenpinta nousisi jopa 7 metriä.
90 Derece Doğu Gölü ya da 90°D Gölü Antarktika'da buz altında bir göl."90 astetta itään") on järvi Antarktiksella.
Buzlu çay veya ice tea, genellikle bir bardakta buzlu olarak servis edilen soğuk çay türü.Jäätee on tavallisesti lasista juotavaa kylmää teetä.
Buz dansında partneri Roman Kostomarov ile birlikte 2006 Kış Olimpiyatları şampiyonudur.Hän voitti jäätanssin olympiakullan talviolympialaisissa 2006 parinaan Roman Kostomarov.
Antarktika buz sahanlıkları listesi.Jäätikkökirja: antarktinen päiväkirja.
Partneri Victor Kraatz ile birlikte buz dansında yarışmıştır.Hän on voittanut jäätanssissa maailmanmestaruuden parinsa Victor Kraatzin kanssa.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod