İlçede çok sayıda buzul gölü bulunmaktadır.În Munții Anzi există și foarte multe lacuri glaciare.
Daha büyük bir buzul olan Mýrdalsjökull'in batısında ve Skógar'ın kuzeyinde yer almaktadır.Se află la nord de Skógar și la vest de ghețarul mai mare Mýrdalsjökull.
Ancak gemisi bir buz kütlesine çarparak battı.Avionul a aterizat într-un morman de zăpadă.
Bu yüzeylere buzullaşmaya uğramış hemen tüm alanlarda rastlamak mümkündür.Cum toate celulele ajung la suprafață, ele pot fi studiate direct.
Üst troposferde, 5 ila 10 km de sirüs bulutlarındaki buz kristalleri tarafından oluşturulurlar.Ele sunt produse de cristalele de gheață din nori cirus mari (5-10 km sau 3-6 mile) în troposfera superioară.
O çağda Kuzey Amerika buzullarla kaplıydı.În această perioadă SUA a anexat teritoriile din nordul Mexicului.
Buzul yüzeyi kar ve moloz örtüsü ile kaplıdır.Bombele erau acoperite cu pământ și zăpadă.
Geceleyin Boone, otel odasında yalnız oturur ve başına buz koyarken, kapısı vurulur, gelen Shannon'dır.În timpul nopții , Shannon bate la ușa din camera de hotel unde stă Boone și cei doi fac dragoste.
Dağlardaki kalıcı kar ve buzullar alpin çayırların üst sınırını oluşturur.Masele de gheață cantonate pe vârfurile munților înalți formează ghețarii montani.
Buzdolabı bozulmuş.Operația de răcire.
18 Temmuz 1935, Newton Centre, Massachusetts) Amerikalı buz patenci.18 iulie 1935 în Newton Centre, Massachusetts) este o fostă patinatoare americană.
Bu buzul dönemleri, buzul arası dönemlerle birbirinden ayrılmış durumdadır.Interglaciațiunile separă două glaciațiuni consecutive din cadrul aceleiași epoci de gheață.
Buz dansının yanı sıra teklerde de kaymıştır.Această apă trebuie apoi să fie răcită la rândul ei, în turnuri de răcire.
Yılın hemen her ayı, deniz tamamen buzlar ile kaplıdır.Culmile munților sunt acoperite cu zăpadă tot anul.
Bazı buzullar ise günde birkaç metre hızla hareket eder.Plăcile se mai mișcă și azi una spre cealaltă cu o viteză de câțiva centimetri pe an.
Dondurucu soğuktur ve buz gibi parlar.A bate fierul cât e cald.
Süpermarketler şimdi kapalı, bu yüzden buzdolabında kalanlarla yetinmek zorunda kalacağız.Supermarket-urile sunt închise acum, așa că va trebui să ne descurcăm cu ceea ce a rămas în frigider.
Ayaklarınızın altındaki buz kırılacak.Gheața de sub picioarele voastre se va sparge.
Eski buzdolabımdan bıktım.M-am săturat de frigiderul meu vechi.
Ateşe karşı buz savaşı Catnip!A jég harca a tűz ellen Catnip!
Svenska hockeyligan (1975-2013: Elitserien) İsveç'te oynanan en üst düzey buz hokeyi ligidir.A Svenska hockeyligan (1975–2013: Elitserien) a svéd jégkorong legmagasabb osztálya.
Buzdolabında 1-2 hafta stabil kalır.Hűtőszekrényben 1–2 hétig tárolható.
Kimsenin, hatta ünlü Ulysses Moore'un bile ulaşamadığı buzların arasındaki kayıp ülkeye...Ezt a jég birodalmában rejtőző legendás, elveszett várost még Ulysses Moore-nak sem sikerült megtalálnia...
Scott G. Anderson, Frederick Fleet rolünde: Buzdağını gören gözcü.Frederick Fleet (Scott G. Anderson): Az őrszem, aki észrevette a jéghegyet.
Chimborazo'nun buzulları Bolivar ve Chimborazo eyaletlerinin büyük kısmının su ihtiyacını karşılar.A Chimborazo gleccser Bolívar és Chimborazo tartományok vízforrása.
Frappuccino Starbucks tarafından satılan buzlu kahvenin ticari markasıdır.Élelmiszerboltokban is lehet venni Starbucks márkával ellátott jégkrémeket, és kávékat is.
Buz Savaşçıları bu öyküde geri dönmüştür.Ebben a részben térnek vissza a Jégharcosok.
Scott Moir ile birlikte buz dansında yarışmaktadır.Scott Moirral alkotnak egy párt a jégen.
Zane Julien/Beyaz Ninja/Titanyum Ninja: Zane buz ninjasıdır.Zane Julien – A fehér - később a Titánium - nindzsa, a jég nindzsája.
Göllerin çoğu buzul süreçleri ile oluşan dağlarda bulunur.A tavak többsége a hegyekben helyezkedik el, melyeket jeges folyamatok táplálnak.
Buz sahanlıklarının %44'ü Antarktika kıyı şeridine bağlıdır.Az Antarktisz partjainak 44%-ához csatlakozik selfjég.
Heyacanlı anlarda bedeni karakteristik buz haline dönüşebilir.Idővel képessé vált testét egyfajta szerves jéggé átalakítani.
14 ile 19. yüzyıl arasında Küçük Buz Çağı yaşanmıştır.Ennek oka, hogy a 19. századig tartott a kis jégkorszak.
Buzz - Kabadayı olmak isteyen kaba çocuktur.Bella – Kicsi lepke, aki tündérré szeretne válni.
Günümüzdeki Galler bölgesindeki ilk yerleşimciler bölgeye Buzul Çağı'nın sonuna doğru gelmişlerdir.Wales első lakosai az utolsó jégkorszak végén telepedtek le.
Doktorlar en azından iki hafta buzdan uzak durmasını tavsiye etti.A jég fogságából csak két nap elteltével tudtak szabadulni.
Kırmızı Gül Buz İçinde.Rózsák a jégen.
Tampere'nin Ilves ve Tappara adlarında iki buz hokeyi takımı ile Ilves adında bir futbol takımı bulunmaktadır.Tampere két jégkorongcsapata a Tappara és az Ilves.
Babası Ted Irvine, New York Rangers adlı bir takımda oynayan buz hokeyi oyuncusuydu.Édesapja (Ted Irvine) a New York Rangers csapatában jégkorongozott.
Karl Emil Julius Ulrich Salchow (7 Ağustos 1877 - 19 Nisan 1949), İsveçli buz patenci.Karl Emil Julius Ulrich Salchow (1877. augusztus 7. – 1949. április 19.) olimpiai bajnok svéd műkorcsolyázó.
Buzdağları gemiler için büyük tehlikedir.A félsziget körüli tengerek a hajók számára veszélyesek.
Amodio buz patenine dört yaşında başladı ve 15 yıl boyunca koçu Bernard Glesser tarafından çalıştırıldı.4 évesen kezdett el korcsolyázni, 15 évig Bernard Glesser volt az edzője.
Salon HDD Olimpija Ljubljana isimli profesyonel buz hokeyi kulübünün iç saha maçlarına ev sahipliği yapar.Míg a nagyobb csarnok a HDD Olimpija Ljubljana professzionális jégkorong csapatnak.
Karşı duranları ölümle ya da buz üzerinde yürümekle cezalandırırlar.Az ellenségeit fagyasztással és jéggel támadja.
Buzdolaplarındaki termostat bu tiptendir.Ilyen a legtöbb háztartási hűtőszekrény.
Kışın buzlar delinerek balık avlanır.Jég alatt télen eleven halak úszkálnak.
Antarktika'nın %98'i buz tabakası ile kaplıdır.A sziget teljes területének mintegy 93%-át jégtakaró borítja.
Buzz'ın mobil versiyonu Google Maps ile iç içe çalışır, böylece kullanıcı çevresinde kim olduğunu görebilir.A mobilos verziót a Google Térképpel is integrálták, így a felhasználók láthatják a körülöttük lévőket.
Andy Davis: Woody ve Buzz'un 8 yaşındaki sahibi.Andy Davis: Nyolcéves kisfiú, Woody és a többi játék szerető tulajdonosa.
Buz sarkıtları.Jégcsapretek.
Nisandan sonra buzları erimeye başlar.Ekkorra a jégmező megolvad.
Üzerine ince doğranmış dereotu serpiyoruz ve buzdolabına koyuyoruz.Adjuk hozzá a kihűlt szirupot, majd hűtsük le a hűtőszekrényben.
Tom buzdolabındaki yemekleri kendisi yemeğe başlar ve ikisi arasında kıyasıya bir mücadele başlar.A Lehel Hűtőgépgyár jövője tulajdonképpen kettőjük együttműködésével innentől kezdve bontakozott ki.
Görünüşe göre su buzundan oluşmaktadır.A szorost a víz formálta ki.
Buzdağlarının rengi genellikle beyazdır.Színezésük általában fehér.
Buz gücüne sahiptir.Ereje a jég.
Buzdolabında saklanır.Tálalásig hűtőben tároljuk.
Kış mevsiminde ise sabah akşam buz gibidir.Télen jellemző a hajnali partmenti köd.
Yakın çevrede bir buz pateni pisti açmak ve soğutma ünitelerini kullanmaya karar verdiler.A későbbi típusokon egy egyszárnyú ajtót használtak, elhagyták a hűtőrács és a fényszóró fedél alkalmazását.
Bu arada Iraxxa, sayısız Buz Savaşçısını uyandırmaya başlar.Megfagyasztja az ellenséget egy óriási jégcsóvával.