Ana içeriğe geç
Sözlük

buyrun ile cümle

buyrun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
44
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
O kadar kolaydı ki kimse bu keki misafirlerine ikram edip buyrun "İşte benim kekim" diyemiyordu.Era tão fácil que ninguém podia servir bolo aos seus convidados e dizer: "Aqui está o meu bolo."
O kadar kolaydı ki kimse bu keki misafirlerine ikram edip buyrun "İşte benim kekim" diyemiyordu.Es war so einfach, dass niemand seinen Gästen Kuchen servieren könnte und sagte: "Hier ist mein Kuchen."
O kadar kolaydı ki kimse bu keki misafirlerine ikram edip buyrun "İşte benim kekim" diyemiyordu.케잌 만들기가 너무 쉬워서, 아무도 자기 손님들에게 이 케잌을 대접하면서 "이거 내가 만든거야." 라고 말할 수가 없는겁니다.
O kadar kolaydı ki kimse bu keki misafirlerine ikram edip buyrun "İşte benim kekim" diyemiyordu.Niemand kon zijn cake serveren aan gasten en van harte zeggen: "Dit is mijn cake."
O kadar kolaydı ki kimse bu keki misafirlerine ikram edip buyrun "İşte benim kekim" diyemiyordu.Olyan egyszerű volt, hogy senki sem tálalhatta fel a barátainak, és mondhatta, "Én sütöttem."
O kadar kolaydı ki kimse bu keki misafirlerine ikram edip buyrun "İşte benim kekim" diyemiyordu.Rất dễ dàng để ai đó mang một cái bánh đến cho các vị khách và nói rằng, "Đây là bánh của tôi."
O kadar kolaydı ki kimse bu keki misafirlerine ikram edip buyrun "İşte benim kekim" diyemiyordu.Sangat mudah sehingga tidak ada orang yang bisa meyajikan ke tamunya dan mengatakan, "Ini kue buatan saya."
O kadar kolaydı ki kimse bu keki misafirlerine ikram edip buyrun "İşte benim kekim" diyemiyordu.Ήταν τόσο εύκολο που κανείς δεν μπορούσε να το προσφέρει στους επισκέπτες του και να πει, "Να, το κέικ μου".
O kadar kolaydı ki kimse bu keki misafirlerine ikram edip buyrun "İşte benim kekim" diyemiyordu.Било толкова лесно, че никой не предлагал кекс на гостите си и да каже: "Ето, моят кекс."
O kadar kolaydı ki kimse bu keki misafirlerine ikram edip buyrun "İşte benim kekim" diyemiyordu.Це було так просто, що ніхто не міг запропонувати такий кекс гостям, мовляв: "Це мій пиріг".
O kadar kolaydı ki kimse bu keki misafirlerine ikram edip buyrun "İşte benim kekim" diyemiyordu.Это было настолько просто, что никто не хотел готовить торт для своих гостей и говорить "А вот и мой торт".
O kadar kolaydı ki kimse bu keki misafirlerine ikram edip buyrun "İşte benim kekim" diyemiyordu.זה היה כה קל, שאיש לא היה יכול להגיש עוגה לאורחים, ולומר, "הנה העוגה שלי."
O kadar kolaydı ki kimse bu keki misafirlerine ikram edip buyrun "İşte benim kekim" diyemiyordu.كان من السهل بأنّ لا أحد كان يقّدم الكعكة للضيوف ويقول ،" هذه كعكتي " .
O kadar kolaydı ki kimse bu keki misafirlerine ikram edip buyrun "İşte benim kekim" diyemiyordu.「私のケーキよ」とは言えません いやいや これは誰かのケーキだ
Önden buyrun.Až po tobě.
Önden buyrun. Bir el seç Bir el seç Bir el seç. Şu.Sau em
Önden buyrun.Depois de ti.
önden buyrun.Na u.
Önden buyrun.Na u.
Peki, tamam. Önden buyrun.Bien, bien
- Şahane! -Buyrun, buyrun-Ω αυτό είναι φανταστικό!<Br>Ω ναι καλώς ήλθατε!
- Şahane! -Buyrun, buyrunאוי זה נהדר<BR>או כן ברוכים הבאים
- Şahane! -Buyrun, buyrunاه هذا رائع !ـ اه نعم أهلا وسهلا !ـ
- Şahane! -Buyrun, buyrunここ ここに座ろう!
Seyircilerin arasında gelmek isteyen var mı? Buyrun gelin.Er der flere derude?
Seyircilerin arasında gelmek isteyen var mı? Buyrun gelin.저쪽에 누가 있나요? 들어오세요.
Seyircilerin arasında gelmek isteyen var mı? Buyrun gelin.Mais alguém por aí?
Seyircilerin arasında gelmek isteyen var mı? Buyrun gelin.Υπάρχει κάποιος άλλος εκει έξω; Ελάτε μέσα.
Seyircilerin arasında gelmek isteyen var mı? Buyrun gelin.יש עוד מישהו שם? בואו תצטרפו.
Seyircilerin arasında gelmek isteyen var mı? Buyrun gelin.هل هناك احد اخر؟ هيا تفضلوا
Seyircilerin arasında gelmek isteyen var mı? Buyrun gelin.水は気持ちいいわよ
Üzgünüm Sharon. Buyrun bakın.미안해요, 샤론. 여기 당신 사진이에요.
Üzgünüm Sharon. Buyrun bakın.סליחה, שרון. הנה את.
Video'yu görelim. Buyrun.やりました
Yani, bütün bu düzen benim size bir konuşma daha yapmam için ayarlanmış bir oyun. İşte buyrun.Deci, acest întreg eveniment a fost o construcţie elaborată în aşa fel încât să mai fac unul, aşa că iată-l.
Yani, bütün bu düzen benim size bir konuşma daha yapmam için ayarlanmış bir oyun. İşte buyrun.Donc, cette conférence a été un coup monté pour que je vous en fasse une autre, alors la voici.
Yani, bütün bu düzen benim size bir konuşma daha yapmam için ayarlanmış bir oyun. İşte buyrun.L'intero evento è stato un'elaborata messa in scena per farmene fare un altro, quindi eccolo qui.
Yani, bütün bu düzen benim size bir konuşma daha yapmam için ayarlanmış bir oyun. İşte buyrun.Så, hela denna event har varit ett genomarbetat uppbygge för mig att göra en annan åt er, så här är det.
Yani, bütün bu düzen benim size bir konuşma daha yapmam için ayarlanmış bir oyun. İşte buyrun.Todo este evento foi construído de forma elaborada para eu poder fazê-lo mais uma vez.
Yani, bütün bu düzen benim size bir konuşma daha yapmam için ayarlanmış bir oyun. İşte buyrun.To mnie skłoniło aby po raz kolejny podzielić się moimi przemyśleniami.
Yani, bütün bu düzen benim size bir konuşma daha yapmam için ayarlanmış bir oyun. İşte buyrun.Vậy nên sự kiện này đã được chuẩn bị hết sức kĩ lưỡng để tôi quay thêm một clip nữa cho thoả lòng quý vị.
Yani, bütün bu düzen benim size bir konuşma daha yapmam için ayarlanmış bir oyun. İşte buyrun.Ves ta dogodek je bil torej dovršena reklama zame, da naredim še enega in tukaj je.
Yani, bütün bu düzen benim size bir konuşma daha yapmam için ayarlanmış bir oyun. İşte buyrun.Така, цялото това събитие е сложно наслагване да направя още една за вас, така че ето я.
Yani, bütün bu düzen benim size bir konuşma daha yapmam için ayarlanmış bir oyun. İşte buyrun.Тож, ці всі події призвели до того, щоб я зробив ще одну доповідь для вас.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod