burun ile cümle

burun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ve çok iyi tanımlanmamış bazı rollere bürünmemiz bekleniyordu.Và chúng tôi buộc phải nhận những vai trò không rõ ràng
Ve çok iyi tanımlanmamış bazı rollere bürünmemiz bekleniyordu.Wir sollten Rollenbilder erfüllen, die irgendwie verschwommen waren.
Ve çok iyi tanımlanmamış bazı rollere bürünmemiz bekleniyordu.Y se suponía que encajábamos en roles que eran poco claros.
Ve çok iyi tanımlanmamış bazı rollere bürünmemiz bekleniyordu.Και εμείς έπρεπε να προσαρμοστούμε σε ρόλους που δεν ήταν εντελώς ξεκάθαροι.
Ve çok iyi tanımlanmamış bazı rollere bürünmemiz bekleniyordu.И ние трябваше да се вместим в ролите които бяха донякъде неясни.
Ve çok iyi tanımlanmamış bazı rollere bürünmemiz bekleniyordu.И предполагалось, что мы усвоим эти роли, что было, конечно, притворством.
Ve çok iyi tanımlanmamış bazı rollere bürünmemiz bekleniyordu.והיינו אמורות לעמוד בדרישות האלה שהיו די מעורפלות.
Ve çok iyi tanımlanmamış bazı rollere bürünmemiz bekleniyordu.وكان يتوجب علينا ان نتأقلم مع القواعد الاجتماعية والتي كانت نوعاً ما مبهمة
Ve çok iyi tanımlanmamış bazı rollere bürünmemiz bekleniyordu.当たり前でした ところが -- 何を目指すのかは あいまいでした
Ve, kuş yumurtlamayı hatalı yapar, ötücü kuşlar kitle halinde ölür, şehirler sessizliğe bürünür.A tak sa drozdie vajíčka nevyliahli, spevavé vtáky hromadne vymierali, mestá stíchli.
Ve, kuş yumurtlamayı hatalı yapar, ötücü kuşlar kitle halinde ölür, şehirler sessizliğe bürünür.A więc, z jajek rudzików nic się nie wylęgało, ptaki śpiewające masowo zdychały, miasta umilkły.
Ve, kuş yumurtlamayı hatalı yapar, ötücü kuşlar kitle halinde ölür, şehirler sessizliğe bürünür.E assim, os ovos de pisco não eclodiram, as aves canoras morreram em massa, as cidades ficaram silenciosas.
Ve, kuş yumurtlamayı hatalı yapar, ötücü kuşlar kitle halinde ölür, şehirler sessizliğe bürünür.그래서 울새의 알은 부화하지 않고 노래하던 새들은 떼로 죽었고, 마을은 고요함으로 빠져들었습니다.
Ve, kuş yumurtlamayı hatalı yapar, ötücü kuşlar kitle halinde ölür, şehirler sessizliğe bürünür.Sehingga telur burung robin gagal menetas, burung penyanyi mati secara massal, kota menjadi sunyi.
Ve, kuş yumurtlamayı hatalı yapar, ötücü kuşlar kitle halinde ölür, şehirler sessizliğe bürünür.Und so wurden die Eier der Rotkehlchen nicht ausgebrütet, Singvögel starben in Massen, Städte wurden still.
Ve, kuş yumurtlamayı hatalı yapar, ötücü kuşlar kitle halinde ölür, şehirler sessizliğe bürünür.Và rồi trứng chim sẻ không thể nở và những loài chim hót chết hàng loạt, những thị trấn trở nên yên lặng.
Ve, kuş yumurtlamayı hatalı yapar, ötücü kuşlar kitle halinde ölür, şehirler sessizliğe bürünür.Відтак яйця дрозда не змогли вилупитись, масово загинули співочі птахи, міста потонули в тиші.
Ve, kuş yumurtlamayı hatalı yapar, ötücü kuşlar kitle halinde ölür, şehirler sessizliğe bürünür.И така, птичите яйца не успяват да се излюпят, пойните птици умират масово, градовете замлъкват.
Ve, kuş yumurtlamayı hatalı yapar, ötücü kuşlar kitle halinde ölür, şehirler sessizliğe bürünür.Поэтому птенцы не вылуплялись из яиц, певчие птицы массово погибали, в городах воцарилась тишина.
Ve, kuş yumurtlamayı hatalı yapar, ötücü kuşlar kitle halinde ölür, şehirler sessizliğe bürünür.אז ביצי אדומי-החזה לא בקעו, ציפורי השיר מתו בהמוניהן, הערים נדמו,
Ve, kuş yumurtlamayı hatalı yapar, ötücü kuşlar kitle halinde ölür, şehirler sessizliğe bürünür.وبدأ تأثير ذلك يظهر عليه .. فأصبحت قشور بيوضه هشة جداً فصوت العصافير .. اختفى .. والمدن باتت صامتة ..
Ve, kuş yumurtlamayı hatalı yapar, ötücü kuşlar kitle halinde ölür, şehirler sessizliğe bürünür.鳴き鳥は一斉に死に 街は静まり返る ゆえに『沈黙の春』という題名なのです
Yargını göklerden açıkladın, Yeryüzü korkup sessizliğe büründü,(75:9) С небес Ты возвестил суд; земля убоялась и утихла,
Yargını göklerden açıkladın, Yeryüzü korkup sessizliğe büründü,(76:9) Du haut des cieux tu as proclamé la sentence; La terre effrayée s`est tenue tranquille,
Yargını göklerden açıkladın, Yeryüzü korkup sessizliğe büründü,Ai rostit hotărîrea dela înalţimea cerurilor; pămîntul s'a îngrozit şi a tăcut,
Yargını göklerden açıkladın, Yeryüzü korkup sessizliğe büründü,Dari langit Engkau menyatakan keputusan-Mu; bumi takut dan diam
Yargını göklerden açıkladın, Yeryüzü korkup sessizliğe büründü,Desde los cielos hiciste oír el juicio. La tierra tuvo temor y call
Yargını göklerden açıkladın, Yeryüzü korkup sessizliğe büründü,Desde o céu fizeste ouvir o teu juízo; a terra tremeu e se aquietou,
Yargını göklerden açıkladın, Yeryüzü korkup sessizliğe büründü,Du, du är fruktansvärd; vem kan bestå inför dig, när du vredgas?
Yargını göklerden açıkladın, Yeryüzü korkup sessizliğe büründü,Du - forferdelig er du, og hvem kan bli stående for ditt åsyn når du blir vred?
Yargını göklerden açıkladın, Yeryüzü korkup sessizliğe büründü,Fra Himlen fældte du Dom. Jorden grued og tav,
Yargını göklerden açıkladın, Yeryüzü korkup sessizliğe büründü,주께서 하늘에서 판결을 선포하시매 땅이 두려워 잠잠하였나니
Yargını göklerden açıkladın, Yeryüzü korkup sessizliğe büründü,Sinä olet peljättävä, kuka kestää sinun edessäsi, kun sinä vihastut?
Yargını göklerden açıkladın, Yeryüzü korkup sessizliğe büründü,Te, te rettenetes vagy, és ki állhat meg orczád elõtt, mikor haragszol?
Yargını göklerden açıkladın, Yeryüzü korkup sessizliğe büründü,Tu sei terribile; chi ti resiste quando si scatena la tua ira
Yargını göklerden açıkladın, Yeryüzü korkup sessizliğe büründü,Từ trên trời Chúa truyền đoán ngữ ; Khi_Ðức_Chúa_Trời chổi dậy đoán xét ,
Yargını göklerden açıkladın, Yeryüzü korkup sessizliğe büründü,Từ trên trời Chúa truyền đoán ngữ; Khi Ðức Chúa Trời chổi dậy đoán xét,
Yargını göklerden açıkladın, Yeryüzü korkup sessizliğe büründü,Ty jsi, ty velmi hrozný, a kdo jest, ješto by před tebou ostál v rozhněvání tvém?
Yargını göklerden açıkladın, Yeryüzü korkup sessizliğe büründü,Ty si strašný, ty, a kto by obstál pred tvojou tvárou, keď sa zapáli tvoj hnev?!
Yargını göklerden açıkladın, Yeryüzü korkup sessizliğe büründü,Tyś jest, ty bardzo straszliwy; i któż jest, coby się ostał przed obliczem twojem, gdy się zapali gniew twój?
Yargını göklerden açıkladın, Yeryüzü korkup sessizliğe büründü,U bent groot en beroemd; niemand kan in leven blijven als Uw toorn ontbrandt.
Yargını göklerden açıkladın, Yeryüzü korkup sessizliğe büründü,Wenn du das Urteil lässest hören vom Himmel, so erschrickt das Erdreich und wird still,
Yargını göklerden açıkladın, Yeryüzü korkup sessizliğe büründü,Z neba si dal slišati sodbo, zemlja se je zbala in utihnila,
Yargını göklerden açıkladın, Yeryüzü korkup sessizliğe büründü,Εξ ουρανου εκαμες να ακουσθη κρισις η γη εφοβηθη και ησυχασεν,
Yargını göklerden açıkladın, Yeryüzü korkup sessizliğe büründü,Направил си да се чуе от небето присъда; Земята се убоя и утихна
Yargını göklerden açıkladın, Yeryüzü korkup sessizliğe büründü,משמים השמעת דין ארץ יראה ושקטה׃
Yargını göklerden açıkladın, Yeryüzü korkup sessizliğe büründü,‎من السماء اسمعت حكما. الارض فزعت وسكتت
Yargını göklerden açıkladın, Yeryüzü korkup sessizliğe büründü,你 從 天 上 使 人 聽 判 斷 . 神 起 來 施 行 審 判 、 要 救 地 上 一 切 謙 卑 的 人 . 那 時 地 就 懼 怕 而 靜 默 。 〔 細 拉
Yargını göklerden açıkladın, Yeryüzü korkup sessizliğe büründü,你 從 天上 使 人聽 判斷 . 神起 來 施行 審判 、 要 救 地上 一切 謙卑 的 人 . 那 時地 就 懼怕 而 靜默 。 〔 細拉
Yıllar geçtikçe, 19. yüzyıldan 20.yüzyıla geçiş sırasında, diğer aldatmaca haline bürünmeye başladı.그리고 수 년 동안, 20세기가 바뀔 즈음에, 매력은 조금은 다른 정의를 가지기 시작했습니다.
Yıllar geçtikçe, 19. yüzyıldan 20.yüzyıla geçiş sırasında, diğer aldatmaca haline bürünmeye başladı.E nel corso degli anni, verso la fine del Ventesimo secolo,
Yıllar geçtikçe, 19. yüzyıldan 20.yüzyıla geçiş sırasında, diğer aldatmaca haline bürünmeye başladı.ובמשך השנים, בסביבות המפנה של המאה ה-20, זה התחיל לקבל משמעות שונה מעט של הטעיה --
Yıllar geçtikçe, 19. yüzyıldan 20.yüzyıla geçiş sırasında, diğer aldatmaca haline bürünmeye başladı.وبمرور السنين عند دخول القرن العشرين بدأت تأخذ هذه الكلمة منحى مختلف من التضليل
Yıllar geçtikçe, 19. yüzyıldan 20.yüzyıla geçiş sırasında, diğer aldatmaca haline bürünmeye başladı.グラマーは別の定義を 持つようになりました 「モノに対する 人為的な関心や連想で -
Zeka, her yerde olabilir, çok farklı şekillere bürünebilir.Az intelligencia megjelenik mindenütt körülöttünk, mindenféle formában.
Zeka, her yerde olabilir, çok farklı şekillere bürünebilir.Inteligence se zjevuje všude kolem, všelijak přestrojená.
Zeka, her yerde olabilir, çok farklı şekillere bürünebilir.Inteligencja pojawia się wszędzie, w różnych przebraniach.
Zeka, her yerde olabilir, çok farklı şekillere bürünebilir.Inteligenţa apare peste tot, sub tot felul de forme.
Zeka, her yerde olabilir, çok farklı şekillere bürünebilir.Intelligentie ontstaat overal, in allerlei vormen.
Zeka, her yerde olabilir, çok farklı şekillere bürünebilir.Intelligenz entsteht überall, in allen möglichen Gestalten.

İlgili Sayfalar