burun ile cümle

burun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
‹‹Sahte peygamberlerden sakının! Onlar size kuzu postuna bürünerek yaklaşırlar, ama özde yırtıcı kurtlardır.احترزوا من الانبياء الكذبة الذين يأتونكم بثياب الحملان ولكنهم من داخل ذئاب خاطفة.
‹‹Sahte peygamberlerden sakının! Onlar size kuzu postuna bürünerek yaklaşırlar, ama özde yırtıcı kurtlardır.你 們 要 防 備 假 先 知 . 他 們 到 你 們 這 裡 來 、 外 面 披 著 羊 皮 、 裡 面 卻 是 殘 暴 的 狼
‹‹Sahte peygamberlerden sakının! Onlar size kuzu postuna bürünerek yaklaşırlar, ama özde yırtıcı kurtlardır.你 們要 防備 假 先知 . 他 們到 你 們這裡來 、 外面 披著 羊皮 、 裡面卻 是 殘暴 的 狼
Sana burundan tüp yardımıyla beslenmenin acı vereceğini söylemiştim.Je t'ai dit que ça ferait mal de manger par le nez.
Sana burundan tüp yardımıyla beslenmenin acı vereceğini söylemiştim.Mit dem Nasenschlauch tut's weh, das habe ich dir doch gesagt. Also ...
Sana burundan tüp yardımıyla beslenmenin acı vereceğini söylemiştim.Mówiłam ci, że przyjmowanie jedzenia przez rurkę będzie bolało.
Sana burundan tüp yardımıyla beslenmenin acı vereceğini söylemiştim.Þi-am spus cã nu doare sã primeºti mâncare prin nas.
Sana burundan tüp yardımıyla beslenmenin acı vereceğini söylemiştim.Σου είπα οτι το να παίρνεις φαί με σωλήνα απο τη μύτη θα πονάει .
Senden aldıkları tek şey, kulak şekli, burun, kafa şeli gibi şeyler.Kaikki mitä he perivät onkorviesi muoto ja nenäsi ja pääsi.
Senden aldıkları tek şey, kulak şekli, burun, kafa şeli gibi şeyler.Единственото, което са наследили, е формата на ушите, носа, главата.
Şimdi, Bahamalar Ayrıca, burun rezonans şişe var sosyal etkileşim ile benekli yunuslarıAle neříkejte to nikomu, je to tajné.
Şimdi, lütfen burunlarınızı açıp derin bir nefes alın.Agora, por favor, destapem o nariz e inspirem profundamente.
Şimdi, lütfen burunlarınızı açıp derin bir nefes alın.이제 손을 풀고 코로 숨을 들이 마셔요.
Şimdi, lütfen burunlarınızı açıp derin bir nefes alın.Ora aprite le narici e inspirate profondamente.
Şimdi o cesaretin ete kemiğe bürünmüş hali çünkü burada durup hepinize konuşma yapacak.Alors, elle est le courage personnifié, parce qu'elle va se tenir ici and parler devant vous tous.
Şimdi o cesaretin ete kemiğe bürünmüş hali çünkü burada durup hepinize konuşma yapacak.A ona je stelesnením odvahy, pretože príde sem hore a bude hovoriť pred vami všetkými.
Şimdi o cesaretin ete kemiğe bürünmüş hali çünkü burada durup hepinize konuşma yapacak.Dialah perwujudan dari keberanian, karena dia akan berdiri di sini dan berbicara dengan Anda semua.
Şimdi o cesaretin ete kemiğe bürünmüş hali çünkü burada durup hepinize konuşma yapacak.Ea e personificarea curajului deoarece va sta aici şi va vorbi cu voi.
Şimdi o cesaretin ete kemiğe bürünmüş hali çünkü burada durup hepinize konuşma yapacak.Ela é a personificação da coragem, porque vai estar aqui e falar para todos vocês.
Şimdi o cesaretin ete kemiğe bürünmüş hali çünkü burada durup hepinize konuşma yapacak.Ella es la personificación del coraje dado que se parará aquí y hablará para todos.
Şimdi o cesaretin ete kemiğe bürünmüş hali çünkü burada durup hepinize konuşma yapacak.이 아이는 용기의 화신이라고 할 수 있겠죠, 왜냐하면 여기 올라와서 여러분들에게 강연을 할테니까요.
Şimdi o cesaretin ete kemiğe bürünmüş hali çünkü burada durup hepinize konuşma yapacak.Lei è la personificazione del coraggio, perché verrà qui a parlare davanti a tutti voi.
Şimdi o cesaretin ete kemiğe bürünmüş hali çünkü burada durup hepinize konuşma yapacak.Ona jest ucieleśnieniem odwagi, ponieważ zamierza stanąć przed wami i przemawiać.
Şimdi o cesaretin ete kemiğe bürünmüş hali çünkü burada durup hepinize konuşma yapacak.Sie ist die Personifizierung von Mut, weil sie hier zu euch sprechen wird.
Şimdi o cesaretin ete kemiğe bürünmüş hali çünkü burada durup hepinize konuşma yapacak.Ze is de personificatie van moed, want ze gaat jullie allen toespreken.
Şimdi o cesaretin ete kemiğe bürünmüş hali çünkü burada durup hepinize konuşma yapacak.Αυτή η μαθήτρια είναι η προσωποποίηση του θάρρους γιατί θα σηκωθεί εδώ και θα σας μιλήσει.
Şimdi o cesaretin ete kemiğe bürünmüş hali çünkü burada durup hepinize konuşma yapacak.Вона є уособленням сміливості, тому що ця особа стоятиме тут і говоритиме з Вами.
Şimdi o cesaretin ete kemiğe bürünmüş hali çünkü burada durup hepinize konuşma yapacak.Она является олицетворением смелости, поскольку сейчас выйдет сюда и будет перед вами выступать.
Şimdi o cesaretin ete kemiğe bürünmüş hali çünkü burada durup hepinize konuşma yapacak.Тя е олицитворение на смелостта, защото ще застане пред вас и ще говори.
Şimdi o cesaretin ete kemiğe bürünmüş hali çünkü burada durup hepinize konuşma yapacak.והיא הביטוי האנושי של אומץ, כי היא הולכת לעמוד כאן עכשיו ולדבר אתכם.
Şimdi o cesaretin ete kemiğe bürünmüş hali çünkü burada durup hepinize konuşma yapacak.الآن هي تجسيد للشجاعة، لأنها ستقوم بالوقوف هنا، والتحدث معكم جميعا.
Şimdi o cesaretin ete kemiğe bürünmüş hali çünkü burada durup hepinize konuşma yapacak.話そうというのですから ではエイミー 来てくれるかな? (拍手)
Şimdi, yankıyla konum belirleme derken, gırtlaktan, ağızdan veya burundan ses dalgaları yayarlar.Cosa intendo con ecolocalizzazione -- emettono dalla laringe un suono che fuoriesce dalla bocca o dal naso.
Şimdi, yankıyla konum belirleme derken, gırtlaktan, ağızdan veya burundan ses dalgaları yayarlar.Folosesc ecolocația. Ce este ecolocația? Liliecii emit sunete din laringe prin gură sau nas.
Şimdi, yankıyla konum belirleme derken, gırtlaktan, ağızdan veya burundan ses dalgaları yayarlar.Hogy mit értek echolokáción? Hangot bocsájtanak ki a gégefőjükből, a szájukon vagy az orrukon kersztül.
Şimdi, yankıyla konum belirleme derken, gırtlaktan, ağızdan veya burundan ses dalgaları yayarlar.자 그럼, 반향 위치 측정법이란 무엇일까요? 지금부터 설명해드리죠. 박쥐들은 그들의 후두에서 소리를 발생시켜
Şimdi, yankıyla konum belirleme derken, gırtlaktan, ağızdan veya burundan ses dalgaları yayarlar.Mit Echoortung meine ich folgendes: sie stoßen Laute vom Kehlkopf durch den Mund oder die Nase aus.
Şimdi, yankıyla konum belirleme derken, gırtlaktan, ağızdan veya burundan ses dalgaları yayarlar.Под эхолокацией я подразумеваю то, что они издают гортанный звук через рот или через нос.
Şimdi, yankıyla konum belirleme derken, gırtlaktan, ağızdan veya burundan ses dalgaları yayarlar.Що ж я розумію під "ехолокацією" - вони випускають звук із гортані через рот або через ніс.
Şimdi, yankıyla konum belirleme derken, gırtlaktan, ağızdan veya burundan ses dalgaları yayarlar.כעת מה שאני מתכוונת באקו-לוקיישן -- הם פולטים קול מתיבת הקול שלהם דרך הפה שלהם
Şimdi, yankıyla konum belirleme derken, gırtlaktan, ağızdan veya burundan ses dalgaları yayarlar.ما أعنيه بتحديد الموقع بالصدى هو -- أنها تقوم بإصدار صوت من الحنجرة من خلال الفم
Şimdi, yankıyla konum belirleme derken, gırtlaktan, ağızdan veya burundan ses dalgaları yayarlar.喉から口や鼻を経由して音を出すことを指します この音波は周囲にある物体に反射し
Şişman bir kız, veya büyük burunlu bir çocuk görsen, çirkin olduklarını söylersin.Anda melihat gadis gemuk atau anak yang memiliki hidung besar. Anda akan mengatakan bahwa mereka jelek.
Şişman bir kız, veya büyük burunlu bir çocuk görsen, çirkin olduklarını söylersin.Je zult zeggen dat ze lelijk zijn. Maar waarom?
Somali, Burundi, Gazze, Batı Şeria,Avevo parlato [con la gente] in Somalia, Burundi, Gaza, Cisgiordania,
Somali, Burundi, Gazze, Batı Şeria,Beszéltem Szomáliában, Burundiban, a Gázai övezetben, Ciszjordániában,
Somali, Burundi, Gazze, Batı Şeria,Govoril sem v Somaliji, Burundiju, Gazi, Zahodnem bregu,
Somali, Burundi, Gazze, Batı Şeria,Había hablando en Somalia, Burundi, Gaza, Cisjordania,
Somali, Burundi, Gazze, Batı Şeria,Ich hatte in Somalia, Burundi, Gaza, der Westbank,
Somali, Burundi, Gazze, Batı Şeria,Ik sprak in Somalië, Burundi, Gaza, de Westelijke Jordaanoever,
Somali, Burundi, Gazze, Batı Şeria,Jag hade talat i Somalia, Burundi, Gaza, Västbanken,
Somali, Burundi, Gazze, Batı Şeria,저는 소말리아와 부룬디, 가자지구와 서안지구에도 뜻을 전했습니다.
Somali, Burundi, Gazze, Batı Şeria,Přednášel jsem v Somálsku, Burundi, Gaze, na Západním břehu,
Somali, Burundi, Gazze, Batı Şeria,Rozmawiałem w Somalii, Burundi, Gazie, Zachodnim Brzegu,
Somali, Burundi, Gazze, Batı Şeria,Saya sudah berbicara di Somalia, Burundi, Tepi Barat,
Somali, Burundi, Gazze, Batı Şeria,Tinha falado na Somália, Burundi, Gaza, Cisjordânia,
Somali, Burundi, Gazze, Batı Şeria,Tôi nên phát biểu ở Somalia, Burundi, Gaza, bờ Tây,
Somali, Burundi, Gazze, Batı Şeria,Vorbisem în Somalia, Burundi, Gaza, West Bank,
Somali, Burundi, Gazze, Batı Şeria,Говорих в Сомалия, Бурунди, Газа, Западния бряг,
Somali, Burundi, Gazze, Batı Şeria,Я был в Сомали, Бурунди, Газе, на Западном берегу,

İlgili Sayfalar