burun ile cümle

burun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
OuagadougouCity in BurundiOuagadougouCity in Burundi
OuagadougouCity in BurundiOuagadougouCity in Burundi
OuagadougouCity in BurundiOuagadougouCity in Burundi
OuagadougouCity in BurundiOuagadougouCity in Burundi
OuagadougouCity in BurundiOuagadougouCity in Burundi
OuagadougouCity in BurundiOuagadougouCity in Burundi
OuagadougouCity in BurundiOuagadougouCity name (optional, probably does not need a translation)
OuagadougouCity in BurundiOuagadougouCity name (optional, probably does not need a translation)
OuagadougouCity in BurundiOuagadougouCity name (optional, probably does not need a translation)
OuagadougouCity in BurundiOuagadougouCity name (optional, probably does not need a translation)
OuagadougouCity in BurundiΟυαγκαντούγκουCity name (optional, probably does not need a translation)
OuagadougouCity in BurundiУагадугуCity in Burundi
OuagadougouCity in BurundiУагадугуCity name (optional, probably does not need a translation)
OuagadougouCity in BurundiواغادوغوCity in Burundi
Öyleyse şan ve şerefe bürün, Görkem ve yücelik kuşan.(40:5) Orne-toi de magnificence et de grandeur, Revêts-toi de splendeur et de gloire!
Öyleyse şan ve şerefe bürün, Görkem ve yücelik kuşan.(40:5) Vậy bây giờ, ngươi hãy trang điểm mình bằng sự cao sang và oai nghi, Mặc lấy sự tôn trọng và vinh hiển.
Öyleyse şan ve şerefe bürün, Görkem ve yücelik kuşan.(40:5) Укрась же себя величием и славою, облекись в блеск и великолепие;
Öyleyse şan ve şerefe bürün, Görkem ve yücelik kuşan.Adórnate, pues, de majestad y alteza; vístete de gloria y esplendor
Öyleyse şan ve şerefe bürün, Görkem ve yücelik kuşan.Aj, hle slon, jejž jsem jako i tebe učinil, trávu jí jako vůl.
Öyleyse şan ve şerefe bürün, Görkem ve yücelik kuşan.Hiasilah dirimu dengan kemegahan dan kebesaran, kenakanlah keagungan dan keluhuran
Öyleyse şan ve şerefe bürün, Görkem ve yücelik kuşan.Împodobeşte-te cu măreţie şi mărime, îmbracă-te cu strălucire şi cu slavă!
Öyleyse şan ve şerefe bürün, Görkem ve yücelik kuşan.Katso Behemotia, jonka minä loin niinkuin sinutkin; se syö ruohoa niinkuin raavas.
Öyleyse şan ve şerefe bürün, Görkem ve yücelik kuşan.Kijk eens naar het nijlpaard. (A) Ik heb hem gemaakt, net zoals Ik u heb gemaakt. Hij eet gras als een os.
Öyleyse şan ve şerefe bürün, Görkem ve yücelik kuşan.너는 위엄과 존귀로 스스로 꾸미며 영광과 화미를 스스로 입을지니라
Öyleyse şan ve şerefe bürün, Görkem ve yücelik kuşan.Nézd csak a behemótot, a melyet én teremtettem, a miként téged is, fûvel él, mint az ökör!
Öyleyse şan ve şerefe bürün, Görkem ve yücelik kuşan.Nože sa ozdob velebnosťou a výsosťou a obleč sa vo veličenstvo a v nádheru!
Öyleyse şan ve şerefe bürün, Görkem ve yücelik kuşan.Odeni se torej z močjo in visokostjo in obleci diko in veličastvo!
Öyleyse şan ve şerefe bürün, Görkem ve yücelik kuşan.Orna-te, pois, de excelência e dignidade, e veste-te de glória e de esplendor.
Öyleyse şan ve şerefe bürün, Görkem ve yücelik kuşan.Ornati pure di maestà e di sublimità, rivestiti di splendore e di gloria
Öyleyse şan ve şerefe bürün, Görkem ve yücelik kuşan.Ozdóbże się teraz zacnością i dostojnością, a w chwałę i w ochędóstwo oblecz się.
Öyleyse şan ve şerefe bürün, Görkem ve yücelik kuşan.Schmücke dich mit Pracht und erhebe dich; ziehe Majestät und Herrlichkeit an!
Öyleyse şan ve şerefe bürün, Görkem ve yücelik kuşan.Se, Behemot, han är ju mitt verk såväl som du. Han lever av gräs såsom en oxe.
Öyleyse şan ve şerefe bürün, Görkem ve yücelik kuşan.Se Nilhesten! Den har jeg skabt såvel som dig. Som Oksen æder den Græs.
Öyleyse şan ve şerefe bürün, Görkem ve yücelik kuşan.Se på Behemot*, som jeg har skapt like så vel som dig; den eter gress som en okse. / {* flodhesten.}
Öyleyse şan ve şerefe bürün, Görkem ve yücelik kuşan.Στολισθητι τωρα μεγαλοπρεπειαν και υπεροχην και ενδυθητι δοξαν και ωραιοτητα.
Öyleyse şan ve şerefe bürün, Görkem ve yücelik kuşan.Украси се сега с превъсходство и достолепие, И облечи се в чест и величие.
Öyleyse şan ve şerefe bürün, Görkem ve yücelik kuşan.עדה נא גאון וגבה והוד והדר תלבש׃
Öyleyse şan ve şerefe bürün, Görkem ve yücelik kuşan.تزيّن الآن بالجلال والعزّ والبس المجد والبهاء.
Öyleyse şan ve şerefe bürün, Görkem ve yücelik kuşan.你 要 以 榮 耀 莊 嚴 為 妝 飾 、 以 尊 榮 威 嚴 為 衣 服
Öyleyse şan ve şerefe bürün, Görkem ve yücelik kuşan.你 要 以 榮耀莊 嚴為妝飾 、 以 尊榮 威嚴為 衣服
Özellikle bir nedenden dolayı burunlarını.특히 그들의 코를 말입니다. 이유는 왠지 모르겠습니다. 그리고 그들은
Özellikle bir nedenden dolayı burunlarını.lemmer af. Især deres næser af en eller anden grund.
Özellikle bir nedenden dolayı burunlarını.loro le appendici, in particolare i nasi, per qualche motivo.
Özellikle bir nedenden dolayı burunlarını.בעיקר את אפיהם, מסיבה כלשהי.
Parasal sistemde insanların rolleri üç ana şekle bürünür.Ihmisten roolit rahajärjestelmässä voidaan pohjimmiltaan jakaa kolmeen kategoriaan.
Parasal sistemde insanların rolleri üç ana şekle bürünür.I ruoli delle persone nel sistema monetario sono fondamentalmente divisi in 3.
Parasal sistemde insanların rolleri üç ana şekle bürünür. İşveren, çalışan ve tüketici.Ролите на хората в монетарната система могат да се разделят на три групи: работник, работодател и потребител.
Parasal sistemde insanların rolleri üç ana şekle bürünür.Les rôles des gens dans le système monétaire sont basiquement divisés en trois catégories.
Parasal sistemde insanların rolleri üç ana şekle bürünür.Los roles de la gente en el sistema monetario están básicamente partidos en tres distinciones.
Parasal sistemde insanların rolleri üç ana şekle bürünür.Människors roller i det monetära systemet är i huvudsak nedbrutna i tre kategorier.
Parasal sistemde insanların rolleri üç ana şekle bürünür.Menschen können im Geldsystem in drei Kategorien unterteilt werden.
Parasal sistemde insanların rolleri üç ana şekle bürünür.O empregado, o Empregador, e o consumidor.
Parasal sistemde insanların rolleri üç ana şekle bürünür.Peran orang dalam sistem moneter dasarnya dibagi menjadi tiga bagian.
Parasal sistemde insanların rolleri üç ana şekle bürünür.Роли людей при монетаризме можно выделить всего три:
Polislik bir meslek ve size işlerin renkli üniformaya bürünmüş kölelikten ibaret olduğunu gösterdik.El policía representa una profesión y vemos que el oficio es una forma de esclavitud vestida de colores vivos.
Polislik bir meslek ve size işlerin renkli üniformaya bürünmüş kölelikten ibaret olduğunu gösterdik.Упражняването на професията полицай, както видяхме, е просто форма на робство, облечена в ярки цветове.
"Politik bir direniţi örgütleyin" dediđimde, iktidarla burun buruna gelmemiz gerektiđini ima ediyorum.주요 기관들과 대부분의 사람들은 절대로 우리 편에 서 주지 않을 거란 겁니다.
RAB egemenlik sürüyor, görkeme bürünmüş, Kudret giyinip kuşanmış. Dünya sağlam kurulmuş, sarsılmaz.여호와께서 통치하시니 스스로 권위를 입으셨도다 여호와께서 능력을 입으시며 띠셨으므로 세계도 견고히 서서 요동치 아니하도다
RAB egemenlik sürüyor, görkeme bürünmüş, Kudret giyinip kuşanmış. Dünya sağlam kurulmuş, sarsılmaz.TUHAN adalah Raja; Ia berpakaian keagungan dan kekuatan. Bumi berdiri teguh tak dapat goyah
RAB egemenlik sürüyor, görkeme bürünmüş, Kudret giyinip kuşanmış. Dünya sağlam kurulmuş, sarsılmaz.יהוה מלך גאות לבש לבש יהוה עז התאזר אף תכון תבל בל תמוט׃

İlgili Sayfalar