Oksitosin burun spreyini kullanarak, daha fazla çalışma yaptık.옥시토신 흡입기를 이용하여, 우리는 더 많은 연구를 시행했습니다
Oksitosin burun spreyini kullanarak, daha fazla çalışma yaptık.Mit dem Oxytocin-Inhalator führten wir weitere Studien durch.
Oksitosin burun spreyini kullanarak, daha fazla çalışma yaptık.Použili jsme inhalátor oxytocinu, k dalšímu výzkumu.
Oksitosin burun spreyini kullanarak, daha fazla çalışma yaptık.Použitím oxytocínového inhalátora sme urobili viac štúdií.
Oksitosin burun spreyini kullanarak, daha fazla çalışma yaptık.Przeprowadziliśmy więcej badań z wykorzystaniem inhalatora z oksytocyną.
Oksitosin burun spreyini kullanarak, daha fazla çalışma yaptık.Usando o inalador de oxitocina, fizemos mais estudos.
Oksitosin burun spreyini kullanarak, daha fazla çalışma yaptık.Utilisant l'inhalateur d'ocytocine, nous avons réalisé plus d'études.
Oksitosin burun spreyini kullanarak, daha fazla çalışma yaptık.Utilizzando l'inalatore di ossitocina, abbiamo condotto più studi.
Oksitosin burun spreyini kullanarak, daha fazla çalışma yaptık.Ved at bruge oxytocin inhalatoren, gennemførte vi flere undersøgelser.
Oksitosin burun spreyini kullanarak, daha fazla çalışma yaptık.We gebruikten de oxytocineinhaler om nog meer onderzoek te doen.
Oksitosin burun spreyini kullanarak, daha fazla çalışma yaptık.Με τη συσκευή εισπνοών ωκυτοκίνης, κάναμε περισσότερες έρευνες.
Oksitosin burun spreyini kullanarak, daha fazla çalışma yaptık.Використовуючи інгалятор з оксицотином, ми провели ще кілька досліджень.
Oksitosin burun spreyini kullanarak, daha fazla çalışma yaptık.Използвайки инхалатора на окситоцин направихме повече изследвания.
Oksitosin burun spreyini kullanarak, daha fazla çalışma yaptık.Используя ингалятор с окситоцином, мы провели ещё несколько исследований.
Oksitosin burun spreyini kullanarak, daha fazla çalışma yaptık.בעזרת משאף האוקסיטוצין, ערכנו עוד ניסויים.
Oksitosin burun spreyini kullanarak, daha fazla çalışma yaptık.بإستخدام طريقة إستنشاق الأوكسيتوسين قمنا بعمل عدة دراسات لاحقة
Oksitosin burun spreyini kullanarak, daha fazla çalışma yaptık.さらに多くの研究を行いました オキシトシンの投与によって
Okul yemekhanesine gittim ve dedim ki, "Bana okul arkadaşlarımın burun büküp yemediği artıkları verin."Udałem się do szkolnej stołówki i poprosiłem o resztki jedzenia, zostawione przez moich kolegów.
Okul yemekhanesine gittim ve dedim ki, "Bana okul arkadaşlarımın burun büküp yemediği artıkları verin."Я пошёл на школьную кухню и попросил отдать мне остатки еды, которую не стали есть школьники.
Ölümle burun buruna geldiğinizde bu olur.Aºa se întâmplã când te încearcã fiorii morþii.
Ölümle burun buruna geldiğinizde bu olur.Elle a cru sa dernière heure venue.
Ölümle burun buruna geldiğinizde bu olur.-Kan du inte hålla käften?
Ölümle burun buruna geldiğinizde bu olur.Niin käy, kun uhmaa kuolemaa.
Ölümle burun buruna geldiğinizde bu olur.- So ist es, wenn man beinahe stirbt.
Ölümle burun buruna geldiğinizde bu olur.- So ist es, wenn man beinahe stirbt.
Ölümle burun buruna geldiğinizde bu olur.Supongo que esto ocurre cuando uno acaba de ver la muerte de cerca.
Onun sadece başka bir burun deliği daha var. bir yarış kazasından dolayı.A lónak egyel több orrlyuka van egy lovaglóbaleset következtében.
Onun sadece başka bir burun deliği daha var. bir yarış kazasından dolayı.Calului i s-a mai format o nară din cauza unui accident de călărie.
Onun sadece başka bir burun deliği daha var. bir yarış kazasından dolayı.Das Pferd hat eine Nüster, die sich aufgrund eines Reitunfalls neu gebildet hat.
Onun sadece başka bir burun deliği daha var. bir yarış kazasından dolayı.El caballo tiene otro orificio nasal debido a un accidente de cabalgata.
Onun sadece başka bir burun deliği daha var. bir yarış kazasından dolayı.Hästen har helt enkelt en extra näsborre som utvecklades på grund av en ridolycka.
Onun sadece başka bir burun deliği daha var. bir yarış kazasından dolayı.Het paard heeft een nieuwe neusvleugel ontwikkeld noodzakelijk door een ruiterongeluk.
Onun sadece başka bir burun deliği daha var. bir yarış kazasından dolayı.Hevosella on vain ylimääräinen sierain ratsastusonnettomuuden takia.
Onun sadece başka bir burun deliği daha var. bir yarış kazasından dolayı.Il cavallo ha solo un'altra narice che si è sviluppata a causa di un incidente di equitazione.
Onun sadece başka bir burun deliği daha var. bir yarış kazasından dolayı.말은 승마 사고로 잃었던 콧구멍을 새로 하나 얻었습니다.
Onun sadece başka bir burun deliği daha var. bir yarış kazasından dolayı.Kôň má iba o jednu nosnú dierku viac, tá sa vyvinula kvôli jazdeckej nehode.
Onun sadece başka bir burun deliği daha var. bir yarış kazasından dolayı.Kůň má pouze další nosní dírku, která se vyvinula po jezdecké nehodě.
Onun sadece başka bir burun deliği daha var. bir yarış kazasından dolayı.Le cheval a juste une autre narine qui s'est développée à cause d'un accident d'équitation.
Onun sadece başka bir burun deliği daha var. bir yarış kazasından dolayı.O cavalo tem apenas outra narina que se desenvolveu por causa de um acidente.
Onun sadece başka bir burun deliği daha var. bir yarış kazasından dolayı.Ten koń ma po prostu kolejne nozdrze, które powstało na skutek wypadku jeździeckiego.
Onun sadece başka bir burun deliği daha var. bir yarış kazasından dolayı.Το άλογο έχει απλώς ένα τρίτο ρουθούνι, που ανέπτυξε εξαιτίας ενός ατυχήματος.
Onun sadece başka bir burun deliği daha var. bir yarış kazasından dolayı.Конят просто има още една ноздра, която се е развила заради инцидент при яздене.
Onun sadece başka bir burun deliği daha var. bir yarış kazasından dolayı.У лошади просто развилась ещё одна ноздря из-за происшествия при езде.
Onun sadece başka bir burun deliği daha var. bir yarış kazasından dolayı.לסוס פשוט יש עוד נחיר שהתפתח בגלל תאונת רכיבה
Onun sadece başka bir burun deliği daha var. bir yarış kazasından dolayı.لدى الحصان فتحة أنف تماثلت للشفاء وذلك كان بسبب حادث ركوب
Onun sadece başka bir burun deliği daha var. bir yarış kazasından dolayı.このようになってしまいました 治療数週間後です
Onun utanma tepkileri üzerinde, stresini belli eden burun deliklerinin çapı üzerinde tam bir kontrole sahibiz.Abbiamo controllo completo sui suoi rossori, sull'allargarsi delle sue narici per indicare lo stress.
Onun utanma tepkileri üzerinde, stresini belli eden burun deliklerinin çapı üzerinde tam bir kontrole sahibiz.Avem control complet asupra reacţiilor sale de îmbujorare, diametrul nărilor pentru a marca stres.
Onun utanma tepkileri üzerinde, stresini belli eden burun deliklerinin çapı üzerinde tam bir kontrole sahibiz.우리는 그의 얼굴이 빨개지도록 하고 콧구멍 크기를 조절함으로써 스트레스 상태를 알 수 있도록 했습니다
Onun utanma tepkileri üzerinde, stresini belli eden burun deliklerinin çapı üzerinde tam bir kontrole sahibiz.Możemy sprawić, że się zarumieni, rozszerzy nozdrza by pokazać stres.
Onun utanma tepkileri üzerinde, stresini belli eden burun deliklerinin çapı üzerinde tam bir kontrole sahibiz.Nous contrôlons complètement quand il rougit, le diamètre de ses naries pour dénoter un stress.
Onun utanma tepkileri üzerinde, stresini belli eden burun deliklerinin çapı üzerinde tam bir kontrole sahibiz.Temos perfeito controlo sobre a sua capacidade de corar, o diâmetro das narinas que indicam ansiedade.
Onun utanma tepkileri üzerinde, stresini belli eden burun deliklerinin çapı üzerinde tam bir kontrole sahibiz.We hebben volledige controle over zijn blozen, de diameter van zijn neusgaten om stress aan te geven.
Onun utanma tepkileri üzerinde, stresini belli eden burun deliklerinin çapı üzerinde tam bir kontrole sahibiz.Έχουμε πλήρη έλεγχο πάνω στο αν κοκκινίζει, τη διάμετρο της μύτης του για να δείξουμε το άγχος.
Onun utanma tepkileri üzerinde, stresini belli eden burun deliklerinin çapı üzerinde tam bir kontrole sahibiz.Имаме пълен контрол над неговите изчервявания, диаметъра на ноздрите му, за означаване на стрес.
Onun utanma tepkileri üzerinde, stresini belli eden burun deliklerinin çapı üzerinde tam bir kontrole sahibiz.Мы полностью контролируем изменение его румянца, диаметр его ноздрей для обозначения стресса.
Onun utanma tepkileri üzerinde, stresini belli eden burun deliklerinin çapı üzerinde tam bir kontrole sahibiz.יש לנו שליטה מלאה על תגובות ההסמקה שלו, קוטר הנחיריים כדי לדמות לחץ.
Onun utanma tepkileri üzerinde, stresini belli eden burun deliklerinin çapı üzerinde tam bir kontrole sahibiz.فلدينا تحكم كامل بخدوده وبقطر انفه لكي يعبر كل ذلك معا عن مدى توتره
Onun utanma tepkileri üzerinde, stresini belli eden burun deliklerinin çapı üzerinde tam bir kontrole sahibiz.怒ったときの 鼻孔の直径まで すべて制御されています ボディ マッチングを採用しており
Örnek: Şişman bir kız, veya büyük burunlu bir çocuk görsen, çirkin olduklarını söylersin.Prendi questo esempio:vedi una ragazza grassa con un ragazzo che ha un grosso naso.Dirai che sono brutti.