burun ile cümle

burun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bütün onlar -- Bir anda tamamen farklı bir anlama büründüler.Esas cosas... han sido repentinamente volteadas de cabeza.
Bütün onlar -- Bir anda tamamen farklı bir anlama büründüler.Ezek a dolgok - hirtelen minden a feje tetejére fordult.
Bütün onlar -- Bir anda tamamen farklı bir anlama büründüler.Những điều như vậy bỗng nhiên trở nên sáo rỗng.
Bütün onlar -- Bir anda tamamen farklı bir anlama büründüler.Quella roba... viene improvvisamente eccitata nella sua testa.
Bütün onlar -- Bir anda tamamen farklı bir anlama büründüler.Όλα αυτά -- όλα έχουν ξαφνικά αναποδογυρίσει.
Bütün onlar -- Bir anda tamamen farklı bir anlama büründüler.Всё это - неожиданно встало с ног на голову.
Bütün onlar -- Bir anda tamamen farklı bir anlama büründüler.Това... внезапно всичко се преобърна с главата надолу.
Bu yüzden bu tarz işlerle ilgilenen bir adam kılığına büründüm tabi ki.Aşa că m-am dat drept om interesat de această afacere.
Bu yüzden bu tarz işlerle ilgilenen bir adam kılığına büründüm tabi ki.Bởi thế tất nhiên tôi đã bí mật giả làm một người quan tâm đến công việc đặc biệt này.
Bu yüzden bu tarz işlerle ilgilenen bir adam kılığına büründüm tabi ki.Donc je me suis fait passer pour un homme interessé par ce genre d'activité, bien sûr.
Bu yüzden bu tarz işlerle ilgilenen bir adam kılığına büründüm tabi ki.Ich gab mich als Mann aus, der sich für speziell dieses Geschäft interessierte.
Bu yüzden bu tarz işlerle ilgilenen bir adam kılığına büründüm tabi ki.Ik ging undercover als iemand met interesse voor deze specifieke business.
Bu yüzden bu tarz işlerle ilgilenen bir adam kılığına büründüm tabi ki.Jeg gik undercover som en mand der var interesseret i denne bestemte business, selvfølgelig.
Bu yüzden bu tarz işlerle ilgilenen bir adam kılığına büründüm tabi ki.그래서 저는 이 일에 관심이 있는 사람으로 가장하여 침투했습니다.
Bu yüzden bu tarz işlerle ilgilenen bir adam kılığına büründüm tabi ki.Portanto, fui disfarçado como um homem que estava interessado nesse negócio especial.
Bu yüzden bu tarz işlerle ilgilenen bir adam kılığına büründüm tabi ki.Sono andato e ho finto di essere un uomo interessato a questo tipo di affare, naturalmente.
Bu yüzden bu tarz işlerle ilgilenen bir adam kılığına büründüm tabi ki.Udawałem mężczyznę zainteresowanego tego typu rzeczami.
Bu yüzden bu tarz işlerle ilgilenen bir adam kılığına büründüm tabi ki.Y fui haciéndome pasar por un hombre que estaba interesado en este negocio particular, por supuesto.
Bu yüzden bu tarz işlerle ilgilenen bir adam kılığına büründüm tabi ki.Так что я, конечно, притворился человеком, заинтересованным в этом виде бизнеса.
Bu yüzden bu tarz işlerle ilgilenen bir adam kılığına büründüm tabi ki.Я вдав із себе чоловіка, зацікавленого у даному бізнесі, звичайно ж.
Bu yüzden bu tarz işlerle ilgilenen bir adam kılığına büründüm tabi ki.אז התחזתי לאיש שהתעניין בעסק הזה באופן מיוחד
Bu yüzden bu tarz işlerle ilgilenen bir adam kılığına büründüm tabi ki.فذهبت متخفياً كرجل مهتم في هذا النوع من الأعمال، بالطبع.
Bu yüzden bu tarz işlerle ilgilenen bir adam kılığına büründüm tabi ki.潜入しました また 本物そっくりの腕を作りました
Congo gölü üzerinden ve Burundi'den akın eden mültecilerle rakamlar çok arttı.A Burundiból és a tó másik oldaláról, Kongóból özönlő menekültek pedig tovább növelik a számukat.
Congo gölü üzerinden ve Burundi'den akın eden mültecilerle rakamlar çok arttı.Als gevolg van de vluchtelingenstroom uit Burundi en uit Congo, van over het meer.
Congo gölü üzerinden ve Burundi'den akın eden mültecilerle rakamlar çok arttı.Dân số tăng do những người tị nạn tràn qua từ Burundi và từ phía bên kia hồ từ Congo.
Congo gölü üzerinden ve Burundi'den akın eden mültecilerle rakamlar çok arttı.Ich liczebność wzrasta z napływem uchodźców z Burundi i z drugiego brzegu jeziora, z Kongo.
Congo gölü üzerinden ve Burundi'den akın eden mültecilerle rakamlar çok arttı.Il numero è salito con i profughi del Burundi e quelli arrivati dal Congo.
Congo gölü üzerinden ve Burundi'den akın eden mültecilerle rakamlar çok arttı.브룬디에서 쏟아져 들어오는 난민들로 사람이 더욱 늘었지요. 호수 건너편 콩고에서도 옵니다.
Congo gölü üzerinden ve Burundi'den akın eden mültecilerle rakamlar çok arttı.Leur nombre s'est accru à cause des réfugiés qui arrivent du Burundi et du Congo, par le lac.
Congo gölü üzerinden ve Burundi'den akın eden mültecilerle rakamlar çok arttı.Los números aumentaron por los refugiados que van llegando de Burundi y a través del lago desde el Congo.
Congo gölü üzerinden ve Burundi'den akın eden mültecilerle rakamlar çok arttı.Numărul a crescut din cauza refugiaților care vin în valuri din Burundi sau trec lacul din Congo.
Congo gölü üzerinden ve Burundi'den akın eden mültecilerle rakamlar çok arttı.O número aumentou devido aos refugiados que vêm em catadupa do Burundi e através do lago, do Congo.
Congo gölü üzerinden ve Burundi'den akın eden mültecilerle rakamlar çok arttı.Ο πληθυσμός αυξήθηκε με την έλευση των προσφύγων από το Μπουρούντι και το Κογκό.
Congo gölü üzerinden ve Burundi'den akın eden mültecilerle rakamlar çok arttı.Броя на хората се увеличи от бежанците идващи от Бурунди и от езерото от Конго.
Congo gölü üzerinden ve Burundi'den akın eden mültecilerle rakamlar çok arttı.Їхня кількість зростає за рахунок біженців, які їдуть з Бурунді і переправляються через озеро із Конго.
Congo gölü üzerinden ve Burundi'den akın eden mültecilerle rakamlar çok arttı.Число их растет за счет беженцев, которые едут из Бурунди и переправляются через озеро из Конго.
Congo gölü üzerinden ve Burundi'den akın eden mültecilerle rakamlar çok arttı.מספרם גדל כאשר פליטים זרמו לאיזור מבורונדי ועל פני האגם מקונגו.
Congo gölü üzerinden ve Burundi'den akın eden mültecilerle rakamlar çok arttı.ارتفعت الأعداد عبر تدفق اللاجئين من بورندي وعلى البحيرة من الكنغو.
Congo gölü üzerinden ve Burundi'den akın eden mültecilerle rakamlar çok arttı.湖の対岸のコンゴやブルンディから 押し寄せる難民により 人口が増えました 人々はとても貧しく 他の地域から 食料を買うことができません
Çula büründüğüm zaman Alay konusu oldum.(68:12) и возлагаю на себя вместо одежды вретище, – и делаюсь для них притчею;
Çula büründüğüm zaman Alay konusu oldum.(69:12) Je prends un sac pour vêtement, Et je suis l`objet de leurs sarcasmes.
Çula büründüğüm zaman Alay konusu oldum.Además, me puse cilicio como vestido y llegué a servirles de refrán
Çula büründüğüm zaman Alay konusu oldum.Ak plačem trápiac pôstom svoju dušu, je mi to na potupu.
Çula büründüğüm zaman Alay konusu oldum.Aku memakai kain karung tanda berduka, tetapi mereka menyindir aku
Çula büründüğüm zaman Alay konusu oldum.Gdym płakał i trapił postem duszę moję, stało mi się to pohaóbienie.
Çula büründüğüm zaman Alay konusu oldum.Ich habe einen Sack angezogen; aber sie treiben Gespött mit mir.
Çula büründüğüm zaman Alay konusu oldum.Ik huilde terwijl mijn hele hart zich op U richtte, maar het werd mij als schande aangerekend.
Çula büründüğüm zaman Alay konusu oldum.i Sæk har jeg klædt mig, jeg blev dem et Mundheld.
Çula büründüğüm zaman Alay konusu oldum.Jag grät, ja, min själ grät under fasta, men det blev mig till smälek.
Çula büründüğüm zaman Alay konusu oldum.Když jsem plakal, postem trápiv duši svou, bylo mi to ku potupě obráceno.
Çula büründüğüm zaman Alay konusu oldum.내가 굵은 베로 내 옷을 삼았더니 내가 저희의 말거리가 되었나이다
Çula büründüğüm zaman Alay konusu oldum.Ko sem se oblačil v raševino, tedaj sem jim bil v pregovor.
Çula büründüğüm zaman Alay konusu oldum.Mă îmbrac cu sac, şi ei mă batjocoresc.
Çula büründüğüm zaman Alay konusu oldum.Minä, minun sieluni itki ja paastosi, mutta siitä koitui minulle vain herjausta.
Çula büründüğüm zaman Alay konusu oldum.Mi sono estenuato nel digiuno ed è stata per me un'infamia
Çula büründüğüm zaman Alay konusu oldum.Og min sjel gråt mens jeg fastet, og det blev mig til spott.
Çula büründüğüm zaman Alay konusu oldum.Quando me vesti de cilício, fiz-me para eles um provérbio.
Çula büründüğüm zaman Alay konusu oldum.sírok és bõjtöléssel [gyötröm] lelkemet, az is gyalázatomra válik.
Çula büründüğüm zaman Alay konusu oldum.Tôi lấy bao gai mặc làm áo xống, Bèn trở nên câu tục ngữ cho chúng nó.

İlgili Sayfalar