burun ile cümle
burun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bu motifler genellikle çorabın burun ve topuk kısmındadır.Po navadi je bil svitek nameščen med plenjer in glavo.
Bu ajanlar genellikle burundan veya ağızdan (oral) verilerek kullanılırlar.Zaužijemo jih peroralno (skozi usta).
Burunlarının tepeleri ile küçük olan alt çeneleri arasında çıkıntılar bulunur.Nožnični preddvor leži med malima sramnima ustnicama.
Geminin burun yazıları Eckernförde Sualtı Silahları Okulu'nda saklanmaktadır.Korne in ladijske klopi so rezbarili v šoli za lesno stroko v Kočevju.
Burun bölmesiIstrska noša
Muhsin oldukça keskin bir nişancıdır ama her gün ölümle buruna burunadırlar.Vsako leto je drugačen, po navadi pa ima kaj opraviti z ognjem.
Neredeyse kırık burun.Obzor Zdrav Neg.
Spitfire'ın bu modeline çöllerde kullanıldığı için burun altına kum filtresi ilave edilmiştir.Arhimedov vijak je zaradi depresije na Nizozemskem še vedno v uporabi za prečrpavanje vode.
İnsanda parainfluenza virüsü tipik olarak burun, boğaz ve hava yollarında iltihaplanmaya yol açar.Humani virus parainfluence po navadi povzroči vnetje nosne votline, žrela in sapnic.
Burun siyahtır.Glava je črna.
Ağız boşluğunu burun boşluğundan ayırır.Reševalno padalo bo nameščeno v nosu.
Ruanda nüfusunun %84'ü ve Burundi nüfusunun %85'i Hutu kökenlidir.84 % Ruandos ir 85 % Burundžio gyventojų sudaro hutai.
Neredeyse kırık burun.Nosies lūžiai.
Gitega, Burundi'nin başkentidir.Gitega buvo karališkąja Burundžio sostine.
Burunları domuz burnuna benzer.Čantelių apranga tokia, kaip magarų.
Böylece Ankaraspor bir spor kulübü değil, bir futbol kulübü hüviyetine bürünmüştür.Galiausiai, buvo nuspręsta, kad reikia kurti atskirą futbolo klubą, o nebūti KFK dalimi.
Bazı türlerde burun gelişmiş bir duyu organıdır.Iš dalies priekinių galūnių formavosi burnos organai.
Takım üyelerinin hepsinde burun açıklıkları bir tüpe açılır.Visiems straubliuočių būrio atstovams būdingas siurbiamasis burnos aparatas.
Burun bölmesiKaulo lūžimas
Bu ülkeler: Burundi, Kenya, Ruanda, Tanzanya ve Uganda.Jie gyvena Ruandoje, Burundyje, Konge, Tanzanijoje ir Ugandoje.
Litvanca'da harfin adı burunlu u'dur.Lietuvių kalboje raidės pavadinimas yra u nosinė.
Ruanda'da %15, Burundi'de %14 oranında Tutsi yaşamaktadır.Rwanda rahvastikust moodustavad tutsid umbes 15 protsenti, Burundi rahvastikust umbes 14 protsenti.
Yeşil Burun Cumhuriyeti 135.Cabo Verde Vabariik 135.
Bazen bereler ve burun kanamaları görülebilir.Sel juhul saavad mõnikord kannatada närvid ja veresooned.
Bazı yılanların göz ve burunları arasında ince zarlı iki çukur bulunur.Silmade ja mokakilbiste vahel on kaks rida väikseid soomuseid.
Bayağı yaban domuzunun da domuz gibi kendine has bir burun yapısı vardır.Paljudel liikidel on õgijate omaga sarnanev tugev konksja tipuga nokk.
Çünkü o diğer dostları gibi belli bir surete bürünmezdi.Ta ei võtnud kutset vastu, nagu mõned teisedki tema saatusekaaslased.
Karakterlerine bürünüyorlar ve bu her şeyi kolaylaştırıyor."Nad teevad head tööd ja rikuvad siis kõik ära."
Neredeyse kırık burun.Seal on Kärdu lõugas.
Kulak Burun Bogaz Mütehassısıdır.Kõrvade lidusseajamine on hoiatus.
Kısa burunlu tırtak (Delphinus delphis), Akdeniz alt türüdür.Delfiin (ladina Delphinus, lühend Del) on väike põhjataeva tähtkuju.
En önemli duyu organları burunlarıdır.Kõige lähedasemad on nulud seedritele.
Burundi rekorunu elinde bulundurmaktadır.Siin on loetletud Burundi linnu.
Bunun sonucu olarak birçok suikastla burun buruna geldi.Selle tagajärjel hakati kinni panema paljusid mõisakõrtse.
Mozambik genellikle Güney Afrika içinde, Ruanda ve Burundi ise Orta Afrika içinde sınıflandırılır.Tutsid on rahvas Kesk-Aafrikas, peamiselt Rwandas ja Burundis.
Benzer şekilde canavar ve yaşlı ikili de birtakım şeylerin şekle bürünmüş halidir.Kanntaim on kahekojalised, st isas- ja emasõied asuvad sama liigi eri taimedel.
Bu yaşananlar neticesinde Burundi İç Savaşı şiddetini arttırmıştır.Tema tapmine oli Burundi kodusõja ajendiks.
51 Gün 52 Gün: Retina, burun ve parmakların gelişimi51 dagen 52 dagen: de ontwikkeling van het netvlies, neus en vingers
51 Gün 52 Gün: Retina, burun ve parmakların gelişimi51 nap 52 nap: a retina, az orr és az ujjak fejlődése
51 Gün 52 Gün: Retina, burun ve parmakların gelişimi51 день 52 дні: розвивається сітківка ока, ніс та пальці рук
51 Gün 52 Gün: Retina, burun ve parmakların gelişimi51 дней 52 дня: развитие сетчатки, носа и пальцев
51 Gün 52 Gün: Retina, burun ve parmakların gelişimiziua 51 ziua 52 - se dezvoltă retina, nasul și degetele.
Ağzımdan nefes alarak uyurum genelde. Ama her zaman ağzıdan ya da burundan başlar.דרך אחרת היא לחשוב איך אנו נושמים בעצמנו.
Alfa nerd kiţiliđine bürünüp "Senden daha zekiyim.Anh ấy hành động nhiều khi<br/>như một thằng mọt sách chính hiệu:
Alfa nerd kiţiliđine bürünüp "Senden daha zekiyim.Er nimmt diese Alphanerd-Persönlichkeit an, und tut dann ein bisschen so, als würde er denken:
Alfa nerd kiţiliđine bürünüp "Senden daha zekiyim.Han går til det med en form for alfa-nørd personlighed, hvor han fremtoner
Alfa nerd kiţiliđine bürünüp "Senden daha zekiyim.Hij gaat erin op als de persoonlijkheid van een alpha nerd, waar geldt:
Alfa nerd kiţiliđine bürünüp "Senden daha zekiyim.Il pouvait parfois se comporter en "nerd" de base, du genre : "Je suis plus malin que toi.
Alfa nerd kiţiliđine bürünüp "Senden daha zekiyim.Sází na svou osobnost alfa šprta, kdy je to jako,
Alfa nerd kiţiliđine bürünüp "Senden daha zekiyim.Se muestra con esta personalidad nerd, queriendo decir:
Alfa nerd kiţiliđine bürünüp "Senden daha zekiyim.Он берет на этом альфа ботаник личности, где он вроде как:
Alfa nerd kiţiliđine bürünüp "Senden daha zekiyim.Той се хваща за това като някой супер умник, и заявява:
Alfa nerd kiţiliđine bürünüp "Senden daha zekiyim.كان متقمصا شخصية "الطالب المتميّز" حيث كان لسان حاله:
Alfa nerd kiţiliđine bürünüp "Senden daha zekiyim.こんな感じで、「僕はあなたより賢い、 賢いからあなたより鋭い、 だから何をすべきか断言できるんだ」
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Dal nord giunge un aureo chiarore, intorno a Dio è tremenda maestà
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.dela miază-noapte ne vine aurora, şi ce înfricoşată este măreţia care înconjoară pe Dumnezeu!
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Del norte viene un dorado esplendor; alrededor de Dios hay una temible majestad
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Do norte vem o áureo esplendor; em Deus há tremenda majestade.
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.fra Norden kommer en Lysning. Over Gud er der frygtelig Højhed,
Altın parıltısı geliyor kuzeyden, Tanrı korkunç görkeme bürünmüş.Fra Norden kommer gull; om Gud er der en forferdende herlighet.