'O burnu ile söndürmeye OLABİLECEK, biliyor musun?'"Como ele poderia transformá-los para fora com seu nariz, você sabe? '
'O burnu ile söndürmeye OLABİLECEK, biliyor musun?'"¿Cómo iba a resultar con la nariz, ¿sabes?"
'O burnu ile söndürmeye OLABİLECEK, biliyor musun?'"Cum a putut el le transforma cu nasul lui, ştii?"
'O burnu ile söndürmeye OLABİLECEK, biliyor musun?''Hoe kon hij hen weer met zijn neus, weet je?'
'O burnu ile söndürmeye OLABİLECEK, biliyor musun?'"Hogyan lehetne ő viszont ki őket az orra, tudod?"
'O burnu ile söndürmeye OLABİLECEK, biliyor musun?'"Hur kunde han vända dem ut med näsan, du vet?"
'O burnu ile söndürmeye OLABİLECEK, biliyor musun?''Hvordan kunne han slå dem ud med næsen, du ved? "
'O burnu ile söndürmeye OLABİLECEK, biliyor musun?'"Jak by mohl udělat z nich se svým nosem, víte?"
'O burnu ile söndürmeye OLABİLECEK, biliyor musun?'"Jak on mógł włączyć je nosem, wiesz?"
'O burnu ile söndürmeye OLABİLECEK, biliyor musun?'"Kako je mogel jih izkaže s svojim nosom, veste?"
'O burnu ile söndürmeye OLABİLECEK, biliyor musun?''어떻게이 코에 그들을 될 수도, 알아? "
'O burnu ile söndürmeye OLABİLECEK, biliyor musun?'"Kuinka hän ottaa ne pois hänen nenäänsä, tiedäthän?"
'O burnu ile söndürmeye OLABİLECEK, biliyor musun?'Làm thế nào ông có thể biến chúng với mũi của mình, bạn biết không? '
'O burnu ile söndürmeye OLABİLECEK, biliyor musun?'"Wie konnte er sie wiederum mit der Nase, weißt du?"
'O burnu ile söndürmeye OLABİLECEK, biliyor musun?'"Πώς μπορούσε ο ίδιος να αποδειχθεί με τη μύτη του, το ξέρεις;"
'O burnu ile söndürmeye OLABİLECEK, biliyor musun?'"Как би могъл да ги превърне с носа си, знаеш ли?"
'O burnu ile söndürmeye OLABİLECEK, biliyor musun?'"Как он мог превратить их со своим носом, ты знаешь?
'O burnu ile söndürmeye OLABİLECEK, biliyor musun?'"Як він міг перетворити їх зі своїм носом, ти знаєш?
'O burnu ile söndürmeye OLABİLECEK, biliyor musun?'"איך הוא יכול להפוך אותם עם האף שלו, אתה יודע?"
'O burnu ile söndürmeye OLABİLECEK, biliyor musun?'"كيف يمكن ان تتحول بها مع أنفه ، وانت تعرف؟
'O burnu ile söndürmeye OLABİLECEK, biliyor musun?'"それは、踊りの最初の位置です。"
O burnu o kadar var! "Evet, efendim."Dia telah mendapatkan itu hidungnya "!" Ya, Sir. "
O burnu o kadar var! "Evet, efendim."El a luat-up nas lui! " Da, domnule. "
O burnu o kadar var! "Evet, efendim."Er hat einfach die Nase! " Ja, Sir. "
O burnu o kadar var! "Evet, efendim."Ha capito il suo naso! " Sì, signore. "
O burnu o kadar var! "Evet, efendim."Han har fået den op hans næse! " Ja, sir. "
O burnu o kadar var! "Evet, efendim."Han har fått upp näsan! " Ja, sir. "
O burnu o kadar var! "Evet, efendim."Hän on saanut sen ylös nenästään! " Kyllä, sir. "
O burnu o kadar var! "Evet, efendim."Hij heeft het op zijn neus! " Ja, meneer. "
O burnu o kadar var! "Evet, efendim."Il a levé son nez! " Oui, monsieur. "
O burnu o kadar var! "Evet, efendim."그는 코를 그것을 가지고! "예, 각하. "
O burnu o kadar var! "Evet, efendim."Már megvan az orrát! " Igen, uram. "
O burnu o kadar var! "Evet, efendim."Ông đã có mũi " Vâng, thưa ngài. "
O burnu o kadar var! "Evet, efendim."On je dobil svoj nos! " Ja, gospod. "
O burnu o kadar var! "Evet, efendim."On ma to w nosie! " Yes, sir ".
O burnu o kadar var! "Evet, efendim."Získal ho v nose! " Ano, pane. "
O burnu o kadar var! "Evet, efendim."Získal ho v nose! " Áno, pane. "
O burnu o kadar var! "Evet, efendim."Έχει πήρε στη μύτη του! " Ναι, κύριε. "
O burnu o kadar var! "Evet, efendim."Він отримав його в ніс! " Так, сер ".
O burnu o kadar var! "Evet, efendim."Он получил его в нос! " Да, сэр ".
O burnu o kadar var! "Evet, efendim."Той е станал носа му! " Да, сър. "
O burnu o kadar var! "Evet, efendim."لديه حصلت عليه حتى أنفه! " نعم ، سيدي ".
O burnu o kadar var! "Evet, efendim.""まあ、私は非難さはならない、あなたは知らない。あなたは私の叔母アガサが何であるか知っている!"
O çok temiz görünüyordu ve burnunu yukarı çevirdi ve onun yanakları gelincikler gibi kırmızı veDia tampak sangat bersih dan hidungnya muncul dan pipinya semerah bunga poppy dan
O çok temiz görünüyordu ve burnunu yukarı çevirdi ve onun yanakları gelincikler gibi kırmızı ve그는 매우 깨끗한 모습과 그의 코에가 설정되어와 그의 뺨을 양귀비처럼 붉은되었으며
O çok temiz görünüyordu ve burnunu yukarı çevirdi ve onun yanakları gelincikler gibi kırmızı veSembrava molto pulito e il naso alzato e le guance rosse come papaveri e
O çok temiz görünüyordu ve burnunu yukarı çevirdi ve onun yanakları gelincikler gibi kırmızı veSe veía muy limpia y su nariz respingona y las mejillas rojas como amapolas y
O çok temiz görünüyordu ve burnunu yukarı çevirdi ve onun yanakları gelincikler gibi kırmızı veVypadal velmi čisté a nos se otočil a jeho tváře rudé jako mák a
O çok temiz görünüyordu ve burnunu yukarı çevirdi ve onun yanakları gelincikler gibi kırmızı veVyzeral veľmi čisté a nos sa otočil a jeho tváre červené ako mak a
O çok temiz görünüyordu ve burnunu yukarı çevirdi ve onun yanakları gelincikler gibi kırmızı veWyglądał bardzo czysty, a jego nosek i policzki czerwone jak maki i
O çok temiz görünüyordu ve burnunu yukarı çevirdi ve onun yanakları gelincikler gibi kırmızı veהוא נראה נקי מאוד ואפו הופיע והלחיים שלו היו אדומות כמו פרגים
O çok temiz görünüyordu ve burnunu yukarı çevirdi ve onun yanakları gelincikler gibi kırmızı veوقال انه يتطلع نظيفة جدا وظهر أنفه وخديه والحمراء ومثل الخشخاش
O çok temiz görünüyordu ve burnunu yukarı çevirdi ve onun yanakları gelincikler gibi kırmızı ve女王メアリーは、どの少年の顔のようなラウンドとそのような青い目を見たことがなかったこと。
Oh, harika. Bütün gün bir şey yememiştim! [bekçi öksürür ve burnunu çeker]- É. uh
Okyanus da burnumuzun dibinde..Biển ở ngay trước mặt.
Okyanus da burnumuzun dibinde..Dan laut yang tepat di hadapan kita.
Okyanus da burnumuzun dibinde..E l'oceano è proprio davanti al nostro naso.
Okyanus da burnumuzun dibinde..En de oceaan is recht voor onze neuzen.
Okyanus da burnumuzun dibinde..Et l'océan est juste en face de nous.
Okyanus da burnumuzun dibinde..I mamy ocean tuż pod nosem.