Burnu tümsekliydi.שפתם הייתה יידיש.
1488 yılında Bartolomeu Dias Ümit Burnunu geçti.1488 - ברתולומיאו דיאס גילה את כף התקווה הטובה.
Eğitimler sırasında burnunu da kırdığını söylüyor.כמו כן, הם בלטו במלחמתם ב השכלה.
Nal şeklinde burnu vardır.הם מגיעים אף בצורת מגף.
Sonra Yarımadanın batı ucundaki Tekir Burnu üzerine taşındı.על המפנה המערבי שוכן היישוב אודם.
Roca Burnu, (Portekizce: Cabo da Roca), Avrupa'nın en batı ucu.קאבו דה רוקה (פורטוגזית Cabo da Roca) הוא הנקודה המערבית ביותר באירופה היבשתית (לא כולל איים).
Horn Burnu'nundan geçen Alman filosu, Falkland Adaları'nda İngiliz filosuyla karşılaştı.המקדש התגלה בחפירות הארכאולוגיות במשלחת בראשות הארכאולוג האנגלי פלינדרס פיטרי.
Burnu yiyecek ararken toprağı karıştırmaya yarar.הוא משתמש באפו כדי לחפור באדמה אחר מזון.
Kadın kılığında olduğunda çok güzeldir fakat burnunu saklar.טס לבושה יפה אך היא אומללה.
Bu yunus türünün belirgin özelliği konik kafası ve dar burnudur.Характерна особеност на този делфин е неговата конусовидна глава и прав нос.
Ayrıca, kişinin ağzındaki ve burnundaki mukozada hafif kanama olabilir.Болният може също да получи леко кървене от лигавицата на устата и носа.
Burnu çok iyi koku alır.Устата има неприятна миризма.
Ardından gemi Afrika'nın güney ucundaki Ümit Burnu'na (Cape of Good Hope) ilerledi.То започва от южния Атлантически океан и преминава южно от нос Добра надежда в Южна Африка.
Burnu kırılan Ba, 43. dakikada oyundan çıkmak zorunda kaldı.В този мач вкарва гол в 33-тата минута.
Kıyıda bulunan Bağlar Burnu ise ilçenin güneybatı sınırıdır.Ако това е граничен пункт, очевидно е, че границата е била на запад.
Buradan Ünye burnu görülebilir.Тук може да се види късоопашатия орел.
Martina'nin dili ve Heraklonas'in burnu kesilerek ikisi de Rodos'a sürgüne gönderildi.Носът на императора и езикът на Мартина били отрязани и двамата са заточени на остров Родос.
Bu süre zaafı içinde, Mora'nın Mani burnunda yaşayan halkı isyana teşvik etti.В това мрачно за народа време народната гордост у Душо живо трептяла.
Afrika kıtasının en güney ucu olan Agulhas Burnunun 35 km kuzeyindedir.Най-южната точка на Африка е Иглен нос, на около 150 километра югоизточно.
Sen hiç öğretmen varken burnunu karıştırdın mı?Някога бъркал ли си си в носа, докато учителят е бил там?
1979 yılında Jackson her zamanki dans rutini sırasında burnunu kırdı.Godine 1979., Jackson je slomio nos za vrijeme jedne kompleksne plesačke rutine.
Domuzun burnu, kısrağın götü, mezbaha iti, vaftiz edilmemiş kaş, kendi anasını siken.Svinjska figura, konjska guzica, mesarski pas, nekrštena tikva, da ti jebem mater.
Eğitimler sırasında burnunu da kırdığını söylüyor.Također govori da mu je slomljen nos dok su ga tukli.
Justinianos'un burnu ve dili kesilip, Kırım'da Cherson'a sürgüne gönderildi.Svrgnutom caru je dao odsjeći nos i jezik, te ga je poslao u progonstvo u Herson na Krimu.
Buna çok kızan Alusian Delyan'a bir baskın vermiş ve onu yakalayıp gözlerini kör ettirip burnunu kestirmişti.Alusian dal Petrovi odseknúť nos a oslepil ho.
Uçağın burnundan kuyruğuna uzanan eksendir.To vysvetľovalo aj použitie podvozku zaťahovaného do nosu lietadla.
Nogentli Guibert'e göre, burnunun yerine altından bir protez vardır.Guibert Nogentski piše, da je imel namesto nosu zlato protezo.
1482 yılında Diogo Cão Kongo’yu keşfedecek ve 1486 yılında bugünkü Namibya’da bulunan Haç Burnu’na ulaşmıştır.Leta 1482 je reko Kongo raziskal Diogo Cão, ki je leta 1486 nadaljeval na Cape Cross (današnja Namibija).
Plaka yalnızca alnı değil gözleri ve burnu da koruyordu.Obraz bojevnika je bil prekrit s črnim žametom, bil je brez oči, ust, nosa in zob.
1488 yılında Bartolomeu Dias Ümit Burnu’nu geçerek Hint Okyanusu’na açılan yolu bulmuş olur.Leta 1488 je Bartolomeu Dias po tej dosegel Indijski ocean.
777’nin ana iniş takımlarında 6’şar, burnunda da 2 tekerleği bulunuyor.Posebnost pri 777 je tudi pristajalno podvozje, ima dve nosni kolesi in dve gondoli s po šest kolesi vsaka.
Burnu kırılan Ba, 43. dakikada oyundan çıkmak zorunda kaldı.Z boksom je opravil kmalu potem, ko si je na 24. tekmi zlomil nos.
Kıta topraklarına ilk kaydedilen ve teyit edilen ayak basma ise 1895 yılında Adare Burnu'na oldu.Prvi zapisani in potrjeni pristanek je bil na rtu Adair leta 1895.
1488 yılında Bartolomeu Dias Ümit Burnunu geçti.1488 m. Bartolomėjus Diasas apiplaukė Gerosios Vilties kyšulį.
Uyandığında ağzından ve burnundan gerçekten kan gelmektedir.“Jį palietus iš nosies pasipylė kraujas.
Burunları domuz burnuna benzer.Čantelių apranga tokia, kaip magarų.
Orsalamak: teknenin burnunu rüzgara yaklaştırmak rüzgara olan açıyı azaltmaktır.Švertas sumažina šoninį laivo dreifavimą ir leidžia kilti į vėją.
Bu muharebeyi Ecnomus Burnu Deniz Muharebesi izlemiştir.Pro Oplankį prateka Jūros intakas Barzupė.
1979 yılında Jackson her zamanki dans rutini sırasında burnunu kırdı.Aastal 1979 murdis Jackson keerulist tantsunumbrit tehes ninaluu.
Ölmeden önce Moody nin burnunun büyük bir kısmını parçalamıştır.)Rosier lömastas enne seda Moody nina ära.
Liman burnunda bir misafirhanesi vardır.Nina juures on Suurna sadam.
1497 - Portekizli denizci Vasco de Gama, Ümit Burnu'na vardı.1497 – Vasco da Gama jõudis Hea Lootuse neemele.
1488 yılında Bartolomeu Dias Ümit Burnunu geçti.Edu saavutati aastal 1488, mil Bartolomeu Dias jõudis Hea Lootuse neemeni.
Aynı zamanda oldukça zengindir fakat burnu havada biri değildir.Ta on üsna sage, kuid ei kasva kõrges rohus.
Adam: Bence burnuna sürmesen de olur.Azt hiszem, az orrodat nyugodtan kihagyhatod.
Adam: Bence burnuna sürmesen de olur.Ei varmaan tarvitse levittää nenälle saakka.
Adam: Bence burnuna sürmesen de olur.Ik denk niet dat je het op je neus hoeft te doen.
Adam: Bence burnuna sürmesen de olur.Jag tror inte du behöver ha skum på näsan.
Adam: Bence burnuna sürmesen de olur.Jeg tror ikke, du behøver komme det på næsen.
Adam: Bence burnuna sürmesen de olur.남자: 코에까지 묻힐 필요는 없지 않을까?
Adam: Bence burnuna sürmesen de olur.Na nos si to asi dávat nemusíš.
Adam: Bence burnuna sürmesen de olur.No creo que sea necesario enjabonarte la nariz.
Adam: Bence burnuna sürmesen de olur.Non c'è bisogno di metterla sul naso.
Adam: Bence burnuna sürmesen de olur. Sasha:Auf deiner Nase brauchst du das wohl nicht.
Adam: Bence burnuna sürmesen de olur.T'as pas besoin d'en mettre sur ton nez.
Adam: Bence burnuna sürmesen de olur.Δεν χρειαζόταν να βάλεις και στη μύτη σου.
Adam: Bence burnuna sürmesen de olur.الرجل: لا أعتقد أنه يجب عليك وضعه على أنفك.
Adam: Bence burnuna sürmesen de olur.サーシャ: あ、そうか 男:
A, evet. Birinin burnunu sildiği mendil o takoya değmişti. Bir de, o tako çöp yığınının içindeydi.Třeba po večeři?
A, evet. Birinin burnunu sildiği mendil o takoya değmişti.맞다! 타코위에 누가 코를 풀었던 손수건이 있었어